resim
Okan Buruk
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:52
Uyruk:Türkiye
  • 23976
    laf edenin utanması olmayan; dört dörtlük hocamız.

    patalojik vakaları durmadan karşımıza çıkaran winner.

    diyelim ki kendisi sadece şanslı: bu bile desteklenmesi için yeterli.

    haksızca, kalitesizce, mesnetsizce eleştirenler; rakiplerin değiştirdikleri hocalardan hangisini beğendiğini de merak ediyorum. sergen mi gelsin, tedesco, şenol, mourinho, jesus haaa ismail kartal gelsin o bizi evimizde yendi. okan hoca sadece şanslıya bunlardan biri şampiyonlar ligini alır bu kadroyla değil mi!?

    bu ne idüğü belirsiz tatminsiz, hoşnutsuz tipler hep medyada “galatasaray başarısızı hemen gönderir bak hiç tutmaz hemen aksiyon alır ha, işte başarı böyle gelir” diyen serdar ali gibiler yüzünden peydahlandı.

    şimdi o kadar şımardılar, o kadar ileri gidiyorlar ki artık şampiyon olan ama iki üç maç kaybedeni bile gönderecek halde, kalitede olduklarını sanıyorlar.
  • 23977
    nacizane, kendi kapasitemde 40 yildir galatasaray'i takip ediyorum.

    tum galatasaray kamuoyundaki global seviyedeki aktif tek futbol akli okan buruk, galatasaray yonetiminin tercihleri ve galatasaray taraftarinin irrasyonel tavirlari arasinda sikisip kalmis durumda.

    okan buruk'un mauro icardi'nin, hatta mario lemina'nin kontratinin uzatilmasini istedigine ben kisisel olarak inanmiyorum. son mac sonrasi yaptigi aciklamalarin da bunu yansittigi ortada.

    okan hoca galatasaray'in son 20 sezondaki en basarili sezonundan sonra dahi surekli istifaya davet edilen bir teknik direktor olarak daha fazla kendini polarize etmek istemiyor: cunku takimdaki oyunculari da yonetmek zorunda ve takimda icardi'yle yillardir arkadas olan bir cok oyuncu var.

    okan buruk 4 yildir sampiyon, ve tek bir defa yonetime sikinti cikarmadi. aurier, vinicius, ndombele gelirken dahi... bunun odulu ise icardi'yi gonderirken bile ihalenin kendisine birakilmasi.

    galatasaray yonetimi bu kadar ideal bir teknik direktor bulmusken, icardi'nin ayriligi konusunda "bu adama biraz destek olalim bari" deyip destek olmak yerine "dursun ozbek anlasti, top teknik ekipte" tarzi haberler yaptirmayi tercih ediyor. bu tek kelimeyle cok cirkin bir tavir. fatih terim bunlari yeterince yasadigi icin "gecimsiz" oldu. okan buruk ise daha yolun basinda oldugu icin halen yapici bakiyor...

    fatih terim'e "e faruk suren hatali, ozhan canaydin hatali, unal aysal hatali, mustafa cengiz hatali, bir tek sen mi haklisin?" diye soruldu yillarca. fakat gercek ortadaydi: galatasaray yonetimleri hic bir zaman teknik direktorlerin gosterdigi "elestiriyi gogusleme" refleksini gostermedi. transferler yetismedi, tamamen yapilmadi, eksik ve yanlis yapildi, kampa yetismedi, ucretler odenmedi, fakat ben tek bir defa "yonetimi satan" bir teknik direktor galatasaray'da gormedim.

    ancak teknik direktorunu ortada birakan yonetim cok gordum.

    malesef okan buruk tum cabasina, iyi niyetine ragmen, fatih terim'in damgalandigi bu noktaya itiliyor. fatih terim kendi kendisine "yonetimlerle gecinemeyen adam" olmadi: sayisiz tutulmamis ozhan canaydin sozu, unal aysal kibiri buna yol acti. mustafa cengiz takimin 10 numarasinin kontratini ligin son donemecinde gercekleri soyledigi icin feshederken kibirli fatih terim, mutevazi rahmetli oldu...

    galatasaray kulubunun elestiri kulturunu, acik diyalogunu tabi ki takdir ediyoruz. ancak sportif gerceklikten kopuklugunu, liseli olmayan ancak terim, buruk gibi isin mutfagindan gelmis, kulube bu kadar deger katmis insanlari tum taraftan baskisina ve zor islere maruz birakma refleksi de bu kulubun zayif karni...

    terim buna her maruz kaldiginda mazlum bir taraftar olarak tum sesimi buna itiraz etmek icin kullandim. ayni sey okan buruk'a yapilirsa elimden gelen sadece sesimi daha fazla cikarmak olacak. herkesi beklerim.
  • 23978
    transferde fikir danışılmaması gereken, onun dışında her konuda fikri 1. sırada olması gereken winner teknik direktörümüz. 5. şampiyonlukla rekor kıracak inşallah.

    gitsin diyenler; nasıl olsa gidecek. gittiğinde geri dön diye ağlamalarınızı keyifle izleyeceğim. bizim taraftar çok şımardı.

    şu adam fenerbahçe'de olsa heykelini stadın yanına dikmişlerdi.
  • 23979
    taraftarın yine “fatih terim” hastalığına yakalanmaya başladığını gösteren teknik direktörümüz.

    kendisini eleştirince utanmaz, arlanmaz oluyorsunuz.

    fatih hoca döneminde de bu durum böyleydi.

    hem fatih hocanın, hem de kendisinin başarılarını takdir ediyor ve kendilerini de seviyoruz. sözlükte kendisini çok eleştirenlerden biri olarak ben her ikisine de büyük bir sevgi ve saygı besliyorum.

    ama yanlışa yanlış denmeyecekse, o zaman bu takım aziz yıldırım, ali koç fenerbahçe’sinden farksız hale gelir. oradaki fark teknik direktöre değil, başkanlara karşı bu sınırsız sevgi ve güven paradoksu.

    okan buruk’un galatasaray’ı sahada iyi futbol oynamak isterse oynuyor. ama zaten sorun bu. “isterse” oynuyor.

    ben, takımın sonuca gitmesine rağmen bu derece istikrarsız futbol oynamasını büyük bir kusur ve başarısızlık olarak değerlendiriyorum.

    fikrime saygı duymayabilirsiniz, ama her sene beş maç iyi, beş maç kötü oynayıp şampiyon olan, avrupa’da “eh işte” bir galatasaray’dan ziyade her sene makine gibi top oynayıp ligi ilk üçte bitiren, her sene avrupa’da en az son 16-çeyrek final yapan bir galatasaray’ı tercih ederim.

    4 yıllık maceranın sonunda benim gördüğüm, okan hocanın bunu çok sağlayamayacağı.

    bu nedenle ben kendim bir tercih hakkına sahip olsam icardi’ye, osimhen’e, sane’ye 20 milyon ücret verir gibi diego simeone’ye, guardiola’ya, klopp’a yıllık 20 milyon verir ve derwall’in yarattığına benzer bir devrimi yaratmaya çalışırdım.

    umarım okan hoca bu sene istikrarlı futbol oynayan, sonuca kolay gidebilen, avrupa’da dikiş tutturabilecek bir kadro ve buna uygun bir futbol mantalitesi inşa eder.

    yoksa önümüzdeki sezon düşünüldüğü kadar çantada keklik olmayacak.
  • 23980
    her başarılı futbol adamı gibi hadsizce, acımasızca, şımarıkça eleştirilmesi gerekiyor.
    her maç başında ıslıklanmalı ki ayağını denk almalı, galibiyet geldiğinde yüzüne bakılmamalı, berabere kaldığında yüzüne tükürülmeli, yenildiğinde galatasaray tarihinden adı silinmeli, ezkaza şampiyonluk kaybederse görüldüğü yerde linç edilmeli. avrupa kupalarına zaten hiç götürülmemeli.

    oyuncu değişikliklerini zamanında yapacak, takımı küçük büyük her takıma en üst seviye efor sarfettirecek, taraftarın istemediği topçuyu kadro dışı bırakacak, gönderecek, sözleşme yapılmaması için benzin döküp kendini yakacak, elindeki her topçudan verim alamıyorsa istifasını verecek, her maç 4-5 gol atılmadığında veya bir tanecik gol yenildiği takdirde yana yakıla özür dileyecek, galatasaraylı olmayacak, parasını çarçur edecek hocaya ihtiyacımız var.

    x’te gelecek sezona 500 milyon euro var haberi geziyordu, parayı kurutması için hemen pep guardiola, kloop, conte, luis enrique..
  • 23981
    eleştiri illa olur. mantıklısına amenna. ama eleştiri adı altında en ufak bir sıkıntıda boş yapan, hakaret eden arsızlar hayatta ne başarmış ki kendilerini eleştiriyorlar, çok merak ediyorum. sosyal medyada nereye çekersen, oraya giden bir amip sürüsü var; üstelik bunu "burası galatasaray, burada eleştiri kültürü var" vs. hikâyelerle haklı çıkartmaya çalışıyor. ben fatih terim hariç hiçbir teknik direktör hatırlamıyorum ki bu kadar düşmanı olsun. o geldiğinden beri gelen rakip teknik direktörlere bakın.

    hangisinin bu kadar düşmanı vardı? okan hocaya tff bile düşman bırak içeridekileri. yani bazı şeyleri bir 5 saniye durup düşününce aslında aklında oturtabiliyorsun, doğrusunu, ama işte.

    düşmanlarının içinden geçeyim, hocam.
  • 23982
    kendisinin durumunu şöyle izah edeyim; arkadaş ekibi ile turnuva yapıyorsunuz. arkadaşlarınız beşiktaş, fener, trabzonu alıyor siz galatasaray'ı alıyorsunuz. burada okan hoca siz oluyorsunuz. şimdi hepiniz ortalama oyuncular olun büyük ihtimalle turnuvayı siz kazanıyorsunuz. çünkü güç farkı sizden yana.

    sonra arkadaşlarınız diyor ki bu çok adaletsiz oldu, şöyle yapalım bir tur daha atalım ama bu sefer adaletsizlik bizden yana olsun. öyle senin ligine yakın değil dünyanın en iyi liglerinin en iyi takımlarından sırasıyla biri atletico madrid'i, liverpool'u, juventus'u, bayern'i, man utd'yi, ajax'ı biri de bodo'yu alıyor. turnuva tekrar başlıyor. siz bu sefer bodo büyük süpriz yapıyor önüne geleni tokatlıyor ama size gelince vinizde 3 atıp yolluyorsunuz, atletico'yu elinizden kaçırıyorsunuz, juveye 5 atıyorsunuz, bayern'i sallıyor ama hakem ve beceriksizlikle yıkamıyorsunuz, man utd'yi paspas ediyorsunuz, liverpool'u 3 maçın ikisinde deviriyorsunuz ama netice itibariyle aralarından çıkamıyorsunuz. çünkü 50 kere oynansa aslında bu turnuvayı kazanma şansınız kadrolara bakınca yok hatta maçları kazanma şansınız bile yok. fakat siz tüm rakiplerinize doğrunuzla yanlışınızla kök söktürsenizde herkes ikinci turnuvadan sonra size diyor ki " eee hani ilk turnuvada bizi ezmiştin şimdi ne oldu? madem o kadar iyi oyuncuydun bu sefer bizi yenmene rağmen nasıl oldu da kazanamadın? demek ki sende iş yok."

    işte okan hocanın özeti budur. şimdi yerel de işi kolay diye biz avrupa'yı boş mu geçelim? bardağa ne taraftan baktığına göre değişir. yerelden bakarsan başka globalden bakarsan başka görürsün. ben 43 yaşında bir taraftar olarak "yetmez bize bu kupa hedef artık avrupa" düsturu ile gidiyorum. her türlü eleştiriye açık zaten kendisi. hataları, geliştirmesi gereken şeyler var, bazı maçlar donup kaldı, silik oyunlar oynattı ama yaptıklarını bu derece göz ardı edilmesini anlayamıyorum. ağzıyla kuş tutsa neden fil yakalamadın diyorlar.

    sanki babasının oğlu gibi herkes hakkında atıp tutuyor önce hak ettiği saygıyı verip sonra konuşmak lazım galatasaray'ın hocasına ya da oyuncusuna. ben böyle gördüm böyle yapıyorum.
  • 23986
    kendisine yıkıcı ve değersizleştirici olan eleştirilerin, rakiplerin mevcut kötü durumları ve kulüp ekonomimiz üzerinden küçümsemelerin tamamen aşağılık kompleksinden olduğunu düşünüyorum.

    bir yerli isim bunları yapamaz, altyapımızdan çıkmış eski bir futbolcumuz bunları yapamaz, çeşitli kutsalları harici herhangi bir isim bunları yapamaz. ya da biz meslek hayatımızda böyleyken başkası farklı olamaz. dolayısıyla değersiz göstermeliyiz. aynı tüm bu sezonlarda rakiplerin yaptığı itibar suikastine benzer bir çaresizlik. bunların yarısını yabancı biri yapsaydı daha farklı anılırdı, bu klişeden ziyade bir realite.

    başarılarını saymaya lüzum yok. ama 25-26 sezonu 4. üst üste şampiyonluk ve şampiyonlar ligi son 16’sı ile kulüp tarihinde en az ilk 3’e zaten girdi. avrupa’nın en büyük kulüplerinin dahi yana yakıla hoca aradığı dönemde kendisine sahip olduğumuz için çok şanslıyız.
  • 23987
    bir zamanlar fatih terim için yapılan kahramanlaştırma algısı kendisi için de yapılıyor. herkes kendisine düşman, okan buruk da galatasaray'ın iyiliği için promethus misali kötü tanrıları karşısına almış bir kahraman.
    bir kere mevcut siyasi konjonktürde okan buruk'un öteki olması ihtimal dahilinde bile değil. kendisi sınıf ve taban olarak mevcut konjonktürün tam merkezinde yer alıyor. tıpkı diğer dostları, acun ılıcalı, emre belözoğlu,arda turan gibi.
    bu arkadaşların hepsi sahte bir savaş yaratıp tam da istedikleri oyunu oynuyorlar. coğrafya zaten kahraman yaratmaya uygun.
    altı-üstü futbol oynuyor ya da yönetiyor bu insanlar. yani aslında bizi mutlu etmeleri gereken yerde sahte kutuplaştırmalar yaratarak futbolcusundan, yönetcisine, gazeticisine kadar keselerini dolduruyorlar. diğer taraftan ise, son zamanlarda da gördüğümüz fatih terim-acun ılıcalı, fatih terim-serdar ali örneğinde olduğu gibi belki çoğumuzun hayatımız boyunca tadamayacağımız konfor ortamlarında dostça takılıyorlar.
    eyvallah; yesinler, içsinler, birbirleriyle sosyalleşsinler hadi bizi de kutuplaştırsınlar. eyvallah da biz sahada ne izliyoruz abi.
    takım dört sene şampiyon oldu. futbolcuların ekstra motive oldukları birkaç derbi ve avrupa maçı hariç kaç maç keyifle, gözlerinizin uykudan kapanmadan maç izlediniz?
    ben çok maç izlemedim. mevcut takım bütçesinin de dönen paraların transfer edilen oyuncuların karşılığı izlediğimiz oyunlar değil.
    kaç yıl oldu takımın hala bir set oyunu yok. futbolcuların doğal yeteneklerine bağlı doğaçlama hücum aksiyonları izliyoruz. fatih terim'in giderayak takıma kazandırdığı genç yeteneklerin dışında okan hocanın döneminde rotasyonu genişletme açısından bile takıma kazandırdığı bir yetenek yok. tersine, istikrarlı bir oyun planı olmaması nedeniyle, rakipler kadar olmasa da, transfer obezliği gösteriyor. hem de aldırdığı adamlar az buçuk paralara da alınmıyor.
    galatasaray ilk defa üst üste dört sene şampiyon olmadı. galatasaray ilk defa şampiyonlar liginde son on altıya kalmadı. galatasaray ilk defa bir sürü lig rekoru kırmadı.
    okan hoca, fatih hoca galatasaray'ın büyüklüğü nedeniyle büyüdüler. zira bizimle şampiyonlar liginde türkiye'de futbolun belki hala emekleme aşamalarında yarı final oynayan mustafa denizli aynı kupada fenerbahçe ile sıfır çekerek tarihe geçmiş, beşiktaş ile de aynı rekorun kapısından dönmüştür.
    kişilere tapınmak isteyen buyursun tapınsın. benim taraftarlığımın merkezinde galatasaray var. galatasaray da rasyonellik demek.
    eğer talisca penaltıyı kaçırmamış olsa, muhtemelen süper kupa finallerinde beşiktaş'a ve fernebahçe'ye karşı yaşadığımız rezilliğin bir benzerini yaşayacak ve şu an hepimiz hüzünlü bir sezonu geride bırakmış olacaktık. zira geriye düştüğümüz çoğu maçta okan hoca bir b planı olmadığından panik yapıyor ve takımı geri dönüşü olmayan bir yola sokuyor.
    kısaca, ben hamza hamzooğluna da mevcut kadro verilse dört sene üst üste şampiyon olacağına inanıyorum. ama biz sadece bunu mu istiyoruz?
  • 23988
    bizde yakaladığı başarıyı dünyada kendisi dışında yaşayacak birisi yoktur. varsa da bir kaç tanedir. uzun yıllar daha takımda kalması gerekiyor. ama eksik durumları da var.
    mesela birinci eksiği asla genç oyunculara güvenmemesi. 4 senedir hem alt yapıdan hem de transfer ile çıkardığı oynattığı tek bir genç oyuncu yok.
    düzenli oynattığı tek genç oyuncuyu sacha boey olarak sayabilirim o da 22 yaşındaydı ve kadro dışıydı.
    ikinci olarak da sistemde esneklik. 4-2-3-1 sistemi dışında oynatabildiği bir sistem yok.
    üçlü savunmayı geçtim 4-3-3 bile yok.
    son olarak da transfer işleri. yıllardır üçlü savunmaya göre transferler yapıp dörtlü savunmada kullandığı için kaç tane oyuncuyu göndermek zorunda kaldık.
    iyi olan yönleri de ,
    4 senede takımda hiçbir disiplin sorunu yaşanmadı. yani ikili ilişkileri çok iyi.
    yönetim ile uyumlu. bu çok önemli çünkü fatih terim hangi yönetimle çalışırsa çalışsın sorun çıkmıştır.
    4-2-3-1 sistemini belki dünyada en iyi uygulayan hocalardan birisi.
    saha dışı olaylara pek girmez. 4 senede saha dışı olaylardan dolayı aldığı ceza çok azdır.
    mesela aynı hakem sorunlarını fatih terim yaşasaydı her iki maçtan birisini tribünden izlerdi.
    yani artıları eksilerinden çok daha fazla olan hocamız.
  • 23989
    taraftarın eleştirdiği ve haklı olduğu noktalar var fakat bu kadar rekabetçi bir ortamda, bu kadar pisliğin döndüğü yerde gençlere şans veremediğini düşünüyorum. armando bu sene süre almadı denebilir. zaten devre arası alma sebebimiz kulüpten yetişme sayılmasıydı oynatmak değil. nhaga oynadı mesela. seneye süresinin daha da artacağını düşünüyorum. daha hazır gençler gelirse 11'e monte edecektir. can uzun bunlardan biri bence.
  • 23992
    icardi’yi istediğine ihtimal vermediğimiz hocamız. zaten yıl boyu bunla uğraştı, puan kayıplarının yarısını icardi’yi oynatma veya bir umut form tutar mı diye verdi. iş bilen bir yönetim olsa zaten geçen yıl osimhen’in afrika kupası'na gideceği yılda, 32 yaşında acl sakatlığından dönen adama yedek forvet olarak güvenmeyip yerine birini alırdı. bu senede bu tip saçmalıklarla uğramamış olurduk.
    hocanın handikapı geçen yıl ederson ısrarı ve singo oldu bana kalırsa, uğurcan’ın yarattığı kırılım dursun özbek gibi zaten kafasına estiğini yapmayı seven bir başkana koz oldu. transfer işlerinden hocanın kankası kavukçu’yu da alması bunun sonuçları. hoca’nın transferlerini ve kadro mühendisliğini ben de beğenmiyorum ama 4 yıl üst üste şampiyon olan bir teknik direktör bazı konulardan beğenirsin beğenmezsin ama daha fazla söz hakkı olması gerekir.
  • 23993
    10+4 kuralına neden yüksek perdeden itiraz ve şikayet ettiğini anlayamadığım teknik direktörümüz.

    tamam, avrupa vizyonu ile hareket edelim.
    ilk olarak avrupayı hedeflediğimizde, yerli topçu kalitesi kısa kalıyor buna da tamam.
    ucl'de başatı zorlayacak kalitede u 23 ler ateş pahası ve o oyuncular için siz 1. tercih de değilsiniz.
    bunların hepsine tamam.

    hoca'nın işine karışacak değiliz.
    haddimi de biliriim.
    ya hem başarılı ol hem de bu oyuncularla başarılı ol demek de dünyanın en saçma işi.
    tabiki hoca kendi kadrosunu imkanlar dahilinde istediği şekilde kurmalı.
    ama hocam,
    singo'ya 30+ verdik. adamı oynatmıyoruz.
    üzerine boey geldi.
    sallai ile sezonu tamamladık nerdeyse.
    singoyu oynatmayacaksak çıkalım ondan.

    sonra van dijk, bernardo silva.
    bunların ikisi de 30+ topçular. biz bunları transfer etmeyi gerçekten istiyor muyuz?

    içeriye bakalım:
    ilkay, kaan ayhan. ne verdiği meçhul iki arkadaş.
    yaşları ilerlemiş ve bu sezondaki durumlarından da anlaşılacağı üzere, yedeklenmesi gereken topçular da var: abdülkerim, lemina ve torreira.
    üzerine sara'nın ve sallai ile ciddi şekilde ilgilenildiği ve gidebilecekleri konuşuluyor.

    şimdi böyle bakınca,
    yerel ligde de rakiplerin yabancı sayılarına bakınca
    diyorum ki 10 +4 bizim için kötü bir şey değil.
    hatta umarım değişmez de bütün transferleri bu kurala uygun yaparız diyorum.
  • 23994
    mauro icardi ile sözleşme yenileme olayına red çeker ve eski öğrencisi vedat muriç’i galatasaray’a getirirse bütün takıma “buranın patronu benim” mesajını daha sezon başlamadan verecek hocadır.

    ben olsam bu fırsatı asla tepmezdim. 5. sezona başlamadan, iplerin sıkı tutulacağı mesajını verirdim. bu mesaj verilirse takımdaki tüm yabancı futbolcular gereken mesajı alıp ciddiyetle sezona başlayacaktır.
  • 23995
    kendisi özelinde tüm takımın bu sezon yaşadığı bir probleme değinmek istiyorum çünkü bu sorunu düzeltebilecek tek kişi kendisi.

    şampiyonlar ligi deplasman performansımız bu sezon iç sahanın tam aksine rezaletti. bunu osimhen’de dile getirmişti juventus deplasmanından sonra. rakip 10 kişi kalmasına rağmen biz 10 kişiymişiz gibi oynadık ve osimhen o maç takımdakilerden, hücum yapmayışımızdan rahatsız olmuştu.

    mesela bodo ile deplasmanda oynasak muhtemelen yenilirdik. keza evimizde yenildik ama usg deplasmanıda bizim için sıkıntı olurdu. rahat geçebildiğimiz tek deplasman ajax deplasmanı oldu.

    evet deplasman zor anlıyorum. her deplasman maçını kazamayız fakat oyun olarak rezalettik. takım rakip kaleye gitmekte zorlanır halde oluyor deplasmanlarda. bunun yanı sıra oldukça fazla gol pozisyonu veriyoruz. yani ne hücum edebiliyoruz ne savunma yapabiliyoruz. liverpool deplasmanı uğurcan olmasa tarihi farka gidebilecek bir skor alacaktık.

    bu sorunun bence başlıca nedenlerinden biri orta saha ikilimiz. lemina ve torreira ikilisi ile deplasmanlarda ne hücum yapabiliyoruz ne savunma. lemina stoperlerin arasına girip hücumda eksik bırakırken, torreira defansif olarak sıkıntı yaşatıyor ve çoğu maçta kayboluyor. ekstra olarak driplinglede top taşıyamadığı için orta sahayı geçmek uzun toplara kalıyor. atılan uzun topların çoğu rakipte kalıyor çünkü osimhen hepsinde fake deniyor. takım deplasman maçlarında sanki 2’ye bölünmüş gibi devasa bir boşlukta ve aşırı kopuk oynuyor.

    okan hoca umarım bu yaz bu problemin üzerine gider ve önümüzdeki sezon için çözüm bulur. bir taraftar olarak bu sezon iç saha maçlarından ne kadar keyif aldıysam deplasman maçlarında o kadar keyifsiz maçlar izledim.
  • 23996
    kendisine transferde danışılmaması gerektiği konusunda yapılan yorumlarla büyük ayıp edilen teknik direktör. örnek olarak da ederson - uğurcan vakası gösteriliyor. öncelikli olarak galatasaray kaleci transferinde ilk hedefi petrovic idi. hatta hoca görüntülü konuşup oyuncuyu ikna etmişti. sonradan 30 milyon bir kaleciye verilir mi denilerek iptal oldu. adam bournmoutha gitti ve iyi performans gösteriyor.

    o dönem uğurcan’ı fb yoklamıştı ve ertuğrul doğan asporda epey tepki göstermişti. kimse kusura bakmasın o dönem kimsenin aklında uğurcanın transfer edilebileceği fikri yoktu.

    ağustos ayına gelince fırsatlar bir bir kaçınca rota edersona döndü. hoca oyun kurulumunda iyi ayağa sahip bir kaleci istiyordu ve bu işin vakkosu edersondu. rakamlarda o dönemde 6 milyon maaş 6 bonservis konuşuluyordu. araya fener girince fiyatlar da patladı tabi.

    dursun özbek o dönem çok mantıklı bir manevrayla ertuğrul doğanı ikna etti ve transferi bitirdi ancak bitiremeyebilirdi de. liste vermeye çok az bir zaman kalmıştı. sırf bu manevra yüzünden dursun özbek’in övülüp okan burukun yerilmesi bana adil gelmiyor.

    singo transferine gelince de sezon başı herkesin genel görüşü rakip kanat oyuncuları karşısında fiziken zorlanmayacak bir oyuncu isteniyordu ve bu işin en iyilerinden birisi olan singo seçildi. başta herşey iyi gidiyordu. liverpool ve ajax maçlarında godts ve gakpo gibi oyuncuları iyi sindirmişti ama sakatlık sonrası yine okan hoca tartışıldı.

    okan hoca, boey gibi oyuncuyu yetiştirip 30 a sattı. yerine para harcamamak için aurier alındı. doue alınamayınca jelert alındı. ondan da verim alınamayınca para harcayalım denilip singo alındı. singo sakatlanınca sallai’yi o bölgeye çekip oyuncunun değerini artırdı. yine de transfer konusunda sadece hoca suçlanıyor.
  • 23999
    daha geçen hafta fatih terim'in acun ılıcalı ve sonrasında serdar ali çelikler ile görünmesinin ardından fatih terim başlığında girdiğim entrynin son paragrafında kendisinin olaylara bakış açısıyla ilgili bir not eklemiştim.

    ilgili entry burada, son paragrafa bakabilirsiniz.
    (bkz: #4437338)

    açıkçası bu gibi şeyler beni şaşırtmadığı gibi takıldığım konular olmaktan da uzun zamandır çıkmış durumda. futbol camiasındaki kişiler böyleler. mesela okan buruk'un son maç rakibimiz olan kasımpaşa'nın ligde kalmasına da emre belözoğlu ile olan ilişkisi sebebiyle sevindiğine de adım gibi eminim.

    bana göre bunlar kafaya takılması gereken şeyler değil, bu adamlar tribün holiganı değil profesyonel futbol adamları. tribün liderlerimizin de başka takım tribünlerinin liderleriyle olan samimiyetini biliyoruz. ki o da bir yerde normal karşılanmalı çünkü renkler farklı olsa da aynı topluluğun insanları. aralarında arkadaşlık ilişkisi olması da çok doğal.
  • 24000
    bir daha galatasaray taraftarına federasyon veya fenerbahçe yöneticileri konusunda sığınmaması gereken teknik direktör.

    madem kendisi her şeye profesyonel bakıyor o zaman bizden de ‘profesyonel taraftarlık’ dışında bir şey beklemeye yüzü olmamalı. önümüzdeki sezonun bir yerinde illa ki kenetlen galatasaray gibi klasik sloganlarından birini atacak. işte ben de o gün bu başlığa tekrar gelip acun'la birlikte kenetlenirsin yazacağım.

    önce fatih terim sonra okan buruk. ikisi de taraftarın hassasiyetlerini zerre kadar umursamıyorlar. yazıklar olsun ne diyeyim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın