resim
Okan Buruk
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:52
Uyruk:Türkiye
  • 23526
    takımı kurumsal şirket gibi yöneten teknik direktörümüz. açıkçası bu durumun bir çok avantajı da var dezavantajları da var. hoca takım içinde papazlar ve kaptan pozisyonunu mini müdürler olarak kullanıyor. bu adamlara asla dokundurmuyor. ıcardi, torrik, kaan ayhan ve apokerim bu gruptaki oyuncular. yedek olan günay'dan da iyi destek aliyor. bu beş oyuncu takımı iyi konsolide ediyorlar. geçmişte muslera ve mertens de bu etki grubunda idi. ancak bu gizli organizasyon şeması oyun ve kadro seçimindeki eksikliklerimizi giderme konusunda bizi yavaşlatıyor. ayrıca bu grupla geçinmeyi başaramayan oyuncular da takımdan hızla ayrılıyor. yani iyi kötü belli bir kurum kültürü yaratmış okan hoca. bu anlamda üç sene üst üste şampiyonluk tesadüf değil.

    bu nedenle asla yeni transferler hemen sahaya çıkamıyorlar. belli bir süreç dahilinde yavaş yavaş sahne alıyorlar. ön planda görünemiyorlar. farkındaysanız takımın bu sezon tartışmasız en formda ve başarılı oyuncusu uğurcan olmasına rağmen ön plana çıkamadı tam manasıyla.

    takımda bir statüko mevcut. 2025 - 2026 özelinde ise artık statükoda yıpranma var. takımda topyekûn bir yenilenme lazım. okan hoca gelecek sene kalır mı kalmaz mi bilemem. ancak eğer kalırsa müdür organizasyonunda net değişime gitmek zorunda kalacak. zira takım yaşlanıyor, müdürler sivriliyor. bu nedenle bize yeni bir kan değişimi ufukta gözüküyor. şampiyonlar ligi sonrası takımda bir çok oyuncunun dünya kupası sonrası kariyer değişimine gitmek istemesi de sürpriz degil. bu anlamda takımda motivasyon düşüşü olması da normal. okan hoca gemiyi limana yanaştırabilirse eğer büyük bir iş yapmış olacak. zira takımın liverpool maçından sonrası gelen düşüşü, sadece bu sezonu değil, önümüzdeki sezonu da riske eden bir görünüm çiziyor. farkındaysanız liverpool maçlarında zirve oyununu oynayan barış alper, elenme arkasından dünya kupasını düşünerek kendini stand-by moduna aldı. bu örnekler takımda çok, ancak barış en sert iniş çıkışları yaşadığı için yazdım.

    özetle kala kala dört maç kaldı ligde ama hocanın işi bütün sezonlardan daha zor. zira kendisi de dahil olmak üzere bu takım son dört senede hiç bu kadar motivasyon olarak düşmedi. nefesimiz finişe kadar yeter umarım. bu anlamda ben fener maçında beraberlik yerine galibiyet parolası ile maça çıkmamız gerektiğine inanıyorum. bu takımın son üç maçını kazanacağının hiç bir garantisi yok zira.
  • 23527
    bir şey yapıyor, sonuç alamıyor.

    sonra aynını tekrar yapıyor. ondan da sonuç alamıyor.

    ardından bir daha yapıyor ve yine sonuç alamıyor.

    yetmiyor, bir daha yapıyor. bu sefer hiçbir şey alamıyor?

    sonra yine bunlar hiç olmamış, yaşanmamış, her şey çok normalmiş, zaten yapması gereken buymuş gibi aynı şeyi sukunetle yine, yeniden, tekrardan yapıp, yine bir şey alamıyor?? ve her şey çok normal gözüküyor kendisi adına.

    emre özcan'ın ''dünya üzerinde merkezden bu kadar boşalarak hücum yapmaya çalıştığına şahit olduğumuz başka bir teknik adam daha hatırlamıyorum'' cümlesini kurması üstünden 3 sene falan geçti.. her sene de tekrarlamak zorunda kalıyor. 2026'nın ortasına geldik hala merkezden oyuncu boşaltırken rakip sahaya yıkılmış oyunda, topu geri kazanamamaya başladığımız için önce oyunun önce dengeye girdiğini, sonra da kendi kendini kırdığını falan izliyorum aynı teknik adamın. yani bu korkunç bir şey artık ya..

    4 sene üstüste şampiyon olacak olan bir teknik adam ancak bu kadar korkunç bir intiba bırakabilir kendi üzerinde. mümkün değil şu olay. hayır sayesinde galatasaray taraftarının tek eğlencesi fenerbahçeyle dalga geçmek haline geldi. çünkü kendi oyunumuzdan keyif alamıyoruz. bu sene onu da elimizden aldı. adamlar her türlü tarihi kırılmayı yaşıyor, ertesi güne can suyu olarak koşmayı becerebiliyoruz.

    şunca rezilliğe rağmen yarıştan bile kopamadılar.

    (bkz: 22 nisan 2026 galatasaray gençlerbirliği maçı)
  • 23528
    yedek kulübesini o üzülmesin, bu kırılmasın kafasıyla oluşturduğu müddetçe gençlerbirliği gibi maçları yaşamaya devam edecek hocadır. *

    kaan ayhan biliyor ki 2-3 maç şans gelecek ve oynayacak. zamlı sözleşmeyi de kapmış niye kendini versin? keyif onun değil mi?
    eren elmalı'nın bir eli yağda diğeri balda. gelişmek için sebebi yok.
    arjantinli influancer ara versek de tatil yapsam modunda takılıyor son iki senedir olduğu gibi. enayileri kandırsam da sözleşmeyi kapsam diyor. kilo verme derdi hiçbir zaman olmadı.
    günay arada bir denk gelir de taraftara oynar, takımda yerimi almaya devam ederim diyor.
    seneye yeni stoper alınca davinson ve apo da salacak. nasılsa arada şans gelir yatarım maçıma bakarım diyecekler. gelişme veya formlarını koruma gibi bir dertleri olmayacak.

    osimhen'i geçtim, osi haricinde ilk onbirden 4 adam sakat veya cezalı olursa takım gene patlayacak çünkü yedektekiler başıma bir şey gelmesin de ne olursa olsun modunda olmaya devam edecekler.

    milyon euroluk bütçeleri hatır gönül ilişkisiyle planlayınca bu tip saha sonuçları kaçınılmaz olacaktır. sezon sonunda geniş kadrodan en az 7-8 oyuncuyu değiştirmesi gerekir fakat böyle bir şey yapmayacaktır.
  • 23529
    şu aralar hiç konsantre olamayan ve kontrolünü kaybetmiş gibi duran teknik direktör.
    2025-2026 sezonu sonunda şampiyon olsa dahi kan değişimi gerektiğini düşünenlerdenim. yalnız dursun aydın özbek yönetiminin yerine arda turan’ı ne bileyim fatih terim’i falan getiremeyeceğini, onun yerine kalitesi tartışılacak, ligi öğrenene kadar havlu atacak b sınıfı saçma bir yabancı hoca veya camianın evladı kontenjanından c sınıfı bir yerli hoca getireceğini bildiğim için, bunu istediğim için çok pişman olacağımı düşünüyorum.
  • 23530
    arda turan bugün altyapıdan çıkan bir futbolcu olsaydı, okan buruk teknik direktörken şans bulamayacaktı. belki de mlada boleslav maçı hiç yaşanmayacaktı. aydın yılmaz, okan buruk döneminde altyapıdan çıksaydı, konyaspor’a o gol hiç atılmayacaktı. maalesef para harcamayı seven, risk almayan, taraftara ve takıma can suyu olabilecek ve sahayı ateşleyecek genç oyuncuları yok eden bir tarzı var. 3 şampiyonluk aldı tabi ona lafım yok ama neden barcelona ya da bayern münih olamayacağımızı da bize gösteriyor sağolsun.
  • 23532
    yönettiği galatasaray futbol takımı kendisinden düşük seviyede gördüğü takımlara karşı oynayacağı, kolay geçmesi gereken maçlara sürekli "nasıl olsa kazanırız" kafasıyla çıkıyor ve mental olarak dağılıyor işler ters giderse. önceden de bu yaşanıyordu. tek tük olurken sayısı giderek arttı ve bu sezon* yaşanma sıklığı arşa çıktı. bütün takım gevşek oynadığı için anlaşılan kendisi de maç hazırlığı boyunca takımın sahada davrandığı gibi davranıyor. kendisi maç hazırlığında işi sıkı tutmalı ki takım da ona uysun.

    bence bu sorun kapalı savunmaları açamamaktan, set oyunu sorunundan falan daha büyük bir sorun.
  • 23534
    --- alıntı ---
    rakip alana yerleşip bireysel becerimizle bunu açabilirdik lig maçında olduğu gibi.
    --- alıntı ---

    her açamadığı oyunu bireysel yetenek ve günlük performans üzerinden açıklamasından memnun olmadığım teknik direktör. sıkışan oyunlardan sonra özellikle oyunu bu kavramlar üzerinden okuyor ve ben futbol oyununda bu "bireysellik" ve "yetenek" vurgularının çok doğru olmadığını düşünüyorum. bireysel beceriye ön plana koyduğunuzda takım oyunu ve kolektif eforu arkaya atarsınız. bu bakışla sorunları ilişkili bir sistem içinde ve bağlantılı görerek, beraber çözmek yerine basite indirgeyip tekil ele alarak hareket eder ve bireysel beceri ile çözeceğinizi zannedersiniz. oyuncular çözümü kendileri aradığında da yardımlaşma ve beraber hareket etme kaybolur. oyuncular kendi insiyatifleri ile doğaçlama hareket etmeye başlar ki bunu da takımda bolca görüyoruz. takımdaki yetenekli oyuncu sayısına göre belki birileri o gün çıkıp iyi performansla maç alıyor ve sizi kurtarıyor ancak sonraki günü kurtaramıyorsunuz. bu anlayış yerine hocanın daha kolektif bir takım oyunu üzerine düşünmesini ve sıkışan noktalarda takımca çözümler üretmesini tercih ederdim. kolektif çözümlenmesi gereken bir oyunda birey, yetenek açıklamalarında bulunuyorsanız bana göre oradaki yaklaşımda sorunlar olması muhtemeldir.

    tüm açıklamları: https://www.galatasaray.org/...si-aciklamalar/60161

    (bkz: 22 nisan 2026 galatasaray gençlerbirliği maçı)
  • 23535
    bu zamana kadar hep arkasında oldum, bu kadar disiplinsiz takım gördüğümde eleştirimi yapacağım hocam. kusura bakma.

    bu kadar disiplinsizliğin sebebi elbette lider olan kişidir. herkesin bireysel olarak çok öncelendiği kadrolar kaybetmeye mahkum olur. eren elmalı bile sıfır katkıyla triplere giriyorsa sorumlusu okan hocadır.

    şampiyonlar işine dört elle sarılır. ciddi olur.

    bu takımdaki ciddiyetsizlikten son derece rahatsızım.
  • 23536
    galatasaray'ın son dönemdeki saha içi performansına ve gelecek stratejilerine baktığımda, hepimizin hayalini kurduğu o "bayern münih gibi bir dominasyon kurma" vizyonundan ne kadar uzaklaştığımızı çok net görüyorum. herkese her fırsatta söylediğim gibi; aslında bu takımdaki asıl kırılma noktası ikinci şampiyonluk senesindeki o iç saha fenerbahçe maçıdır. okan buruk'un oyunu tam olarak o gün iflas etti.

    nitekim bir sonraki sezona, yani geçen seneye başladığımızda, takım victor osimhen gelene kadar çıktığı maçların ancak yarısını kazanabilen (4 galibiyet, 3 mağlubiyet), tam anlamıyla yüzde 50 bandında galibiyet alabilen bir takıma dönüşmüştü.

    ancak sezona bu kötü tabloyla başlamamıza rağmen, osimhen'in gelişi ve art arda aldığımız o seri galibiyetler maalesef hepimize gerçekleri unutturdu. osi'nin takıma kattığı inanılmaz güç, sahadaki yapısal sorunların üzerini örttü.

    öyle ki, iki senedir sakatlandığında ya da afrika kupası'na gittiğinde yaşadığımız puan kayıplarını çok basit bir şekilde "takımın b planı yok" diyerek geçiştirdik. oysa asıl acı gerçek şuydu: ortada işleyen bir a planımız da kalmamıştı. oyun çoktan çökmüştü ve biz osi'nin yarattığı muazzam anomali yüzünden gerçeklere tamamen kör olmuştuk.

    oyunumuzun bu denli çökmesinin ardındaki asıl neden ise hocanın sisteminin tamamen yüksek fiziksel efora dayanması. ön alandaki baskımız kırıldığında/yapacak gücümüz olmadığında bizim için oyun da bitiyor. diego simeone'nin yaptığı gibi, kilo fazlası olan adamı idmana almamak gibi katı fiziksel disiplin kurallarımız da yok maalesef. hal böyle olunca sistemin işlemesi tamamen oyuncunun şahsi antrenman özverisine kalıyor.

    o da bir yere kadar gidiyor. keza okan buruk'un başakşehir döneminde de gözlemlediğim bu durum, galatasaray'daki kariyerinin iki yılın sonlarına doğru tekrar etti; takım tükendi ve tabiri caizse oyuncuların posası çıktı.

    istatistiklere baktığımda bu yapısal çöküşü çok net bir standart sapma ile doğrulayabiliyorum. zira zaten rotasyon yapılan türkiye kupası maçları çıkarıldığında geçen sene osimhen olmadan çıktığımız 13 maçta sadece 7 galibiyet almıştık. ne tesadüftür ki bu sene onsuz çıktığımız 13 maçta da 7 galibiyet aldık.

    evet, iki sezonun da galibiyet yüzdesi birebir aynı. üstelik galatasaray gibi oldukça az puan kaybeden bir takım için söz konusu bu rakamlar. keza okan buruk'un rekorlar kırdığı puan istatistiğini düşüren o veriler hep osi'nin olmadığı maçlara denk gelmiş.

    bu kadar düşük bir standart sapma, hocadaki basit bir form düşüklüğünü değil; takımın osimhen olmadan gerçekten sadece yüzde 50 kazanma kapasitesine sahip sıradan bir takıma dönüştüğünü gösteriyor. yani herkesin düşündüğünün aksine biz a planını da iki sene önce fenerbahçe maçında yitirmiştik zaten.

    özetle bu tablo bana seneye neler olacağını matematiksel olarak gösteriyor. dolaysıyla yönetime de açık bir reçete sunuyor.

    kendi açımdan karar analizi girdilerini ortaya koyduğumda durum çok açık:

    1-eğer osimhen takımdan ayrılırsa, elimizdeki bu enkazla takımın ligde ilk üçe girmesi bile bence mümkün değil; inanın hiç şansımız yok. okan hoca kalacaksa bu ihtimali en başta ekmek lazım.

    2-okan hoca giderse yerine gelecek kişinin daha başarılı olacağının da garantisi yok. karar yönetimin ama bence bu şıkkı da elemek lazım.

    zira en azından okan hoca ve osi ile beraber çalışan bir sistem var bir plan olmasa bile. peki bu sistem nasıl plan haline getirilebilir?

    3-eğer osimhen ve okan hoca ile yola devam edeceksek, o efor oyununu sürdürebilmemiz için takımın tüm omurgasını baştan aşağı yenilememiz şart.

    ama biliyorum ki futbolda bu ölçekteki revizyonlar her zaman başarı getirmiyor; kusursuz işleyen manchester city sistemi bile tek bir rodri'nin yokluğunda nasıl sarsıldı, geçen sene hepimiz gördük.

    birçok takım bu denli büyük değişimlerin ilk sezonu havlu atar. bunu 13. olduğumuz sezondan buralara geldiğimizi unutarak yazmıyorum. sadece hayal ettiğimiz, her sene 2-3 oynama ile bu ligin bayern'i olacağız hayalimizden ne denli uzakta olduğumuza işaret ediyorum.

    0-bu söylediklerim kesinlikle "10 adam alınsın ya da okan hoca gitsin" yorumu değil; sadece objektif bir durum tespiti yapmaya çalışıyorum. zira okan hoca gitse bile yerine gelecek ismin bu enkazı toparlayıp toparlayamayacağından ciddi şüphelerim var.

    benim asıl korkum ve gördüğüm sorun, kulübün bu süreci ve bu büyük değişimi yönetecek bir kapasitede olduğuna dair inancımı kaybetmiş olmam. ama diğer taraftan takımımız mevcut kurguyla hiçbir şey yapmadan bu şekilde kalırsa da matematik yalan söylemiyor.

    edit: genel toparlama, maddelendirme.
  • 23538
    bu sezonu şampiyon tamamlarsa seneye galatasaray kariyerinin en zor sezon başlangıcını yaşayacak olan hoca.
    ilk senesinde avrupa yoktu. hem dünya kupası hem de deprem felaketlerinden dolayı lige aralar verildi. yanlış hatırlamıyorsam dünya kupasına da çok fazla ve kilit oyuncu göndermedik.
    2. sezonunda iskelet aynı kaldı. yapması gereken oyuncularını ikna etmekti ve başardı. avrupa'da da kısmen başarılı oldu. genelinde kötüydi ancak zorlu maçları iyi oynattı.
    şimdi ise 4. sezon bittikten sonra neredeyse tüm takımı yenilemek zorunda. burada hata yapma lüksü yok artık. zira yeni alacağımız oyuncular yerine eskileri oynatacak halde değil. çoğu as oyuncu olacak mental değil.
  • 23539
    çok iyi performans gösteriyor ancak kadro kurmak konusunda mahir değil. tıpkı fatih terim gibi. kadro planlamasını düzgün yapan iyi bir sportif direktöre ihtiyacımız var önümüzdeki sene. galatasaray dominasyonu nereye gideceğini gösterek 26/27 sezonu. çok açık bir durum var ki kadro planlaması oyuncu stili ve fiziki durumu dışında okan hocaya bırakılmamalı. ısrarla istediği ve galatasaray’a büyük katkı veren oyuncu nerdeyse yok.

    destan yazıyor ama önümüzdeki sene bu işlerden iyi anlayan biri iyi bir kadro kurup anahtarı okan hocaya teslim etmeli.
  • 23541
    takımımızda uzatmaları oynayan teknik direktör belgeli eski futbolcu.

    "bu adam 3 sezon takımı şampiyon yaptı" diyor birçok kişi. hayır, bu takım kendisini şampiyon yaptı. tek bir planla buraya kadar gelmesi mucize. kağıt üzerinde başarılı mı başarılı ama gerçekte sıradan bir teknik direktör.

    ilk sezon takımda yeni dedik, hataları giderir, gençtir, gelişir dedik.

    ikinci sezon şampiyonlar ligiyle çabaladı ama ilerisi olmadı. hatalardan ders alır dedik. sonra şampiyonlar ligi elemesinde elendi avrupa ligi takımlarına karşı hatalar devam etti.

    şimdi dördüncü sezondayız. şampiyonlar ligi'nde ev maçlarında taraftar desteği ve futbolcular sayesinde ilerleyebilik. ama deplasmanlarda aynı hatalardan patladık.

    4 sezon içerisinde ilk kez takımı sırtlayan bir oyuncu maç yapamadı ve yeri de dolmadı. okan buruk'un takkesi düştü keli göründü.

    4 sezon hiçbir şeyini düzeltmedi. ikinci bir plan yapmadı. ne kadro planlaması yapabildi ne de rotasyon yapmayı becerebildi. ders aldık dediği maç sonrası daha da kötüsünü yaptı.

    bunca zaman biz şampiyon olduysak fb'nin beceriksizliği sayesinde de olduk. 4. şampiyonluğu alıp alamamamız fb ve trabzonspor'a bağlı yine.

    okan buruk gelişmeyerek kendisini harcadı resmen. kendisini zavallı hale sokuyor her geçen gün. gelişmeye çalıştığından da şüpheliyim. ikinci sezondaydı sanırım bu takımın duran top organizasyonu yok diye şikayet ediyorduk. kendisi bir şey yapmadı. ek bir hoca getirdiler duran top çalıştırdı o sezon. hala o zamanın ekmeğini yemeye çalışıyoruz duran toplarda. üzerine bir şey koyamadık o zamandan beri.

    yazık.

    aynı şeyi deneyip farklı şeyler bekliyor sürekli. oyuncuların bireysel performansına bağımlıyız. onların inisiyatifindeyiz. futbolcular kötü günündeyse ve veya yoksa vay takımın haline. bir hocaya ihtiyaç duyuyoruz o durumda ama başımızdaki isim daha da kötü yapıyor orta sahayı boşaltma hastalığıyla. veya saçma savunma oyuncusu değişimleriyle.

    her geçen sezon rakipler bizi kolayca öğreniyor ve çalışıyor çünkü biz yeni bir şey katamıyoruz takıma. bu dördüncü sezonu olan 2025-26 sezonunda derbilerde çok kötü bir performans gerçekleştirdik en sonunda. ikili averajda, üçlü averajda falan en alta düşeriz.

    kendisi aynı şeyle farklı şeyler elde etmeye çalışırken şu karikatürdeki sineğin yaptığını yapmaya çalışıyor bir nevi. oysa yapılacak şey basit ancak kendisi bir şeyde diretiyor.

    https://gss.gs/D3G.jpeg
  • 23542
    hocayı seviyorum, 3 yıl üst üste şampiyon olmuş 4. yılında hala şampiyonluğun en büyük adayı bu zamana kadar o kadar derbi kazanmış birçok şey başarmış bir adam tabii ki çok hayal kırıklığı olan maçları da var mesele benim için bunlar değil.

    mesele hocanın aynı hataları tekrar tekrar yapması, gönül bağları kopmasın diye uğraşması kusura bakma hocam ama burası galatasaray senin bile koltuğun çok sağlam değilken miladı dolmuş oyuncuları takımda, kulübede tutarak aynı hataları tekrar tekrar yaparak bu işi yürütemezsin evet 3 yıl yürüdü, 4. yıl yine yürüyor ama bunlar her sezon birkaç oyuncunun ekstra mücadelesi ile oldu artık gönül bağları gibi boş işlere değil de profesyonel düşüncelere yönelmen, başarıya doymuş, performansı anadolu takımları için bile yetersiz oyuncuları gönderip yeni bir yapılanma içine girmen şart yoksa sen gidersin bu işin sonunda.
  • 23543
    mevcut formuyla galatasaray değil de basaksehir’i veya göztepe’yi çalıştırsa çoktan gönderilmişti. çünkü artık uzun bir süredir oynattığı oyun değil bireysel yetenekler maç kazandırıyor.
    bu sezon ligde iyi futbolla kazandığımız maç sayısı bir elin parmağını geçmez.
    4 senedir takımın başında olmasına rağmen hiç set hücumu üretemiyor.
    4 yıl, yüz milyonlarca euro harcamanın karşılığı şiddetli ön alan presi ve kaos futbolundan fazlası olmalıydı.
    ben daha iyisini yapacağım sözünü veriyorsa kalmalı. takımda miladi dolan birçok oyuncu var o değişimi yapabilecek enerjiyi kendinde görüyorsa kalmalı aksi taktirde yollar ayrılmalı. yorgunluk ve bıkmışlık görüyorum kendisinde, iyi sinyaller vermiyor.
  • 23544
    --- alıntı ---

    rakip alana yerleşip bireysel becerimizle bunu açabilirdik lig maçında olduğu gibi.

    --- alıntı ---

    bu tespitini duyunca hocanın tüylerim diken diken oldu. takım oyununda sisteminin rakibi açamadığı noktalarda bireyselliği ararsın. ama bu asla ilk tercih olmamalı. anlaşılan o ki hoca oyundan değil, bireysellikten medet umuyor. korkutucu bir itiraf bence bu ve maalesef takımdaki en büyük yıldızın olmadığında düştüğümüz durumun da sebebi.

    başka oyunumuz varsa lütfen biri yazsın. pres oyunu oynuyoruz. hızlı kaleye iniyoruz. ekseriyetle kanatları kullanıyoruz. peki bu tutmadığında, rakip kapandığında ve ileri vurduğunda, kanatları yardımlı savunduğunda biz ne yapıyoruz?

    (bkz: 22 nisan 2026 galatasaray gençlerbirliği maçı)
  • 23545
    coken bir oyun plani vs gibi bir konu olduguna inanmiyorum olay tamamen metal yorgunlugu. dunki maci ben bile kaale almazken ki ben 40 senelik galatasarayliyim, futbolcular nasil kaale alsinlar. herkesin kafasi haftasonki macta isi bitirip gitmek istiyorlar bu ilk madde. ikincisi zaten takim kontakti liverpool macindan sonra kapatti aci ama gercek. ucuncu etkende artik takimin degismesi gerekiyor. ben bile bir firmada 3 seneden fazla calismaya baslayinca sagim solun farkli oynuyor bu adamlarin bence artik hep ayni simalari gormek hep ayni seyleri konusmaktan ici sismistir. hatta ailesinden cok goruyordur birbirlerini. bu takim kalsin seneye sampiyon olamaz mesela. ayni 4 sene ust uste olup 5. sene olamayip tum takimi degistirdigimiz ilk senesi oldugumuz gibi. oyuzden sikin disinizi uc mac daha sampiyon olalim bakariz sonrasina.
  • 23546
    26 nisan 2026 galatasaray fenerbahçe maçı kendisi için final maçı oldu. bu maçı kazanamazsa hatta üstüne mağlup olursa samsunspor maçına çıkmasına gerek kalmayacak.
    bir türlü adamı ikna edemedik yaptığı yanlışlar üzerine.
    ya yanındaki adamlar da mı uyuyor be kardeşim 4 senedir aynı hataları eveleyip geveleyip yapıyorsun? herkes burada kadro değişiminden söz ediyor ancak eğer olur da şampiyon olup hoca kalırsa asıl değişimi teknik heyete yapması şart. mümkün değil bu kadar kör olmak. kimse uyarmıyor mu hocayı yanlış yaptığına dair?
    adamlar orta sahalara milyonlar döküyor. mücadeleci, fizikli, teknik, kesici adamlar alıyorlar. bizim elimizde 3 adam var gerisi tırt. torreira-lemina-sara üçlüsü aynı anda oynasa bir dert oynamasa bir dert. lemina'yı da geçen sene taraftar zorla aldırdı. yoksa geçen sene de verecekti şampiyonluğu.
    belki de bu sene geçmiş senelere göre en kolay şampiyonluğumuzu alacaktık. şu an 2. olan rakibimizin 10 beraberliği 1 mağlubiyeti var. 23 puan bırakmış adamlar. daha ne yapacaklar. kaldı ki o beraberliklerin de nasıl alındığını herkes biliyor. ona rağmen hırs yapmayan, oyuncusunu konsantre edemeyen bir teknik adamla beraberiz.
    bu sene son 4 yılın en kötü futbolunu izletiyor bize. ne kadroyu geniş tutabiliyor, ne oyuna müdahale edebiliyor, ne kulübeyi kontrol edebiliyor. oyuncuların üstündeki disiplin etkisi 0. bir oyuncuya 1 yıl boyunca kilo verdirtememek disiplin sorunudur.
    işin özü bize değişim lazım. kendisiyle mi olup olmayacağına yine kendisi karar verecek.
    fener maçını alamadığı her ihtimalde galatasaray kariyeri tehlikeye girmiş olacak.
  • 23547
    3 temel problemi var; disiplin, hücum planı ve verim alabilme.

    kaan’ın halen oynaması, icardi’nin durumları vs. disiplinsizliğinin ispatı.

    bu sezon iyice ayyuka çıksa da bence geçen yıldan beri süregelen bir hücum planı problemi var. özellikle osimhen geldikten sonra tüm plan kanatlardan orta açmaya, bu olmuyorsa özellikle abdülkerim’in barış ve osimhen’e uzun şişirmesine döndü. bu plansızlıkla derbi maçlarında bu sezon aldığımız sonuçlar hiç tesadüf değil.

    son olarak okan hocanın bir oyuncudan %110’unu aldığını asla göremedik.
    fatih terim 3. döneminde riera, emre çolak, engin baytar, johan elmander, semih kaya gibi oyunculardan, kalli 2008’de barış özbek, serkan çalık, ayhan akman, emre güngör gibi oyunculardan %150 almayı bildi.
    okan buruk’ta bu asla yok. fazlasını geçtim osimhen, leroy sane, noa lang gibi oyunculardan %100 bile alsa nisan’da şampiyonluk kutlardık.

    hocayı anlıyorum. 4 yıldır sürekli göz önünde olmak, baskı altında olmak, beklentileri karşılamaya çalışmak insanı yıpratıyor. bu yıpranmışlık ve yorgunluk ile hoca kendisinden bile %100 sahaya koyamıyor.

    yazın devam kararının yanında hocaya teşekkür etme seçeneği de masada olmalı. galatasaray menfaati neyi gerektiriyorsa o gözetilmeli. yollar ayrılsa da okan buruk’un tek galatasaray hocalığı bu dönemle sınırlı kalmayacaktır.
  • 23548
    aklı sürekli başka yerlerde olan bir takımı yöneten hoca. lig maçı oynarız, akılları 4 gün sonraki şampiyonlar ligi maçındadır. ertesi hafta lig maçı oynarız, akılları 4 gün önceki şampiyonlar ligi maçındadır. türkiye kupası oynarız akılları hafta sonu oynanacak lig maçındadır. hocanın aklı nerede işte onu hiç bilmiyorum. böyle böyle üç tane adamakıllı maç oynayamadan sezon bitti. bu eziyeti çekmeye değmez. kendisine yol verilmeli.

    (bkz: 22 nisan 2026 galatasaray gençlerbirliği maçı)
  • 23549
    galatasaray’ın puan kaybı yaşadığı maçlardan sonra sözlüğe gelip bakıyorum, herkes futbolcu başlıklarının altında veryansın edip şikayet ediyor.

    bu futbolcuları hafta içinde çalıştıran, sahaya süren, sahada ne yapmaları gerektiğini söyleyen kişiyse bundan en az nasibini alıyor.

    okan buruk, bu futbol mantalitesiyle galatasaray futbol takımının değil bir kaç adım, bir adım daha ileri gitmesine yardımcı o-la-maz!!!

    çok bilindik bir örnek vereceğim, diego simeone.

    atletico madrid’in uzun yıllar antrenörlüğü yaptı ve yapmaya devam ediyor. liginde dünyanın en prestijli iki futbol takımı barcelona ve real madrid varken takım için hedef ligi en az ilk 4’te bitirmek, avrupa’da da hep belli bir aşamaya ulaşmak oluyor.

    simeone uzun süredir takıma bir başarı kazandırmış değil, ama la liga’nın en çok kazanan antrenörlerinden biri olarak %100 güven oyuyla göreve devam ediyor.

    neden? çünkü saha içerisindeki sonuçlar ve oynanan futbol hep istikrarlı!

    okan buruk sonuç alıyor mu? evet, 3 yıldır sezon bittiğinde ipi göğüslüyor. ya oynanan futbol?

    hep soru işareti. hiç bir zaman güven veren bir futbol yok sahada. oyuncu performanslarına aşırı bağlı, sadece prese dayalı bir futbol…

    türkiye’nin bayern münih’i olduğunu ve olacağını iddia eden bir takım için kabul edilemez. bayern, teknik direktörü takımı şampiyon yapamadığı, şampiyonlar liginde yarı finale kadar çıkartamayan teknik direktörünü sene bitmeden kovuyor. neden? çünkü takımları her sezon aynı standarta giderken bir anda oyun ve sonuçların bozulduğu senaryoda cezayı hemen kesiyor.

    bazı maçlar premier lig takımı gibi oynayan galatasaray, bazı maçlarda bayburt il özel idare gibi oynuyor. futbolcuları bir maç uçan kaçan haldeyken bir maç tanınmaz halde.

    galatasaray futbol şubesi kurumsal ve büyümek isteyen bir yönetim ve teknik direktör tarafından yönetilmiyor. okan buruk ve galatasaray birlikteliği, en çok takımı ligde şampiyon yapar, iki üç sezonda bir belki türkiye’de bir duble yaptırır ve 3-4 sezonda bir avrupa’da son 16’ya çıkartır.

    ekonomik koşulları düşündüğümüzde bu takımın her sezon ligde şampiyon, kupada yarı final ve şampiyonlar liginde son 16-çeyrek final yapması lazım ki gider gelir dengesi korunabilsin.

    okan buruk ve bu ciddiyetsiz futbol anlayışıyla bu başarım elde edilemez. bu nedenle takımı şampiyon yapsa bile sene sonunda kendisine veda edilmelidir.
  • 23550
    vallahi bu kadar pasif yonetim varken, turkiye'de ki yerel turnuvalara konsantre olamamasina cokta kizmamaya basladim. sen daha iyi takim olsanda, daha iyi taktik gelistirsende bi kiytirik hakem gelip, seni pacandan asagi gelip cekiyor. ılk devrede ki fenerbahce maci ornegin, resmen ezdik top gostermedik noldu hakem ikinci yari senin lehine faul dahi calmadi, rakibinin yuzde yuz kirmizi kartini vermedi, maci berabereye bagladi. daha gecen hafta ofsayt dahi olmayan pozisyonda pasif ofsayt, cografi konum sacma sapan golunu afiyetle yediler. 5-0 bitecek mac, ikina ikina 2-1 bitti anca. cunku takimin, oyuncularin, hocanin mentali karardan etkilendi. neticede bu adamlar milyon eurolar aliyorlar, ama insanlar. ıs yerinde haksiz bir karar alindiginda, ya da haketmeyen bir kisi senin onune gecip terfi aldiginda senin motivasyonun etkilenmiyor mu? ılla ki etkileniyor, hepimiz insaniz.

    bu haksizliklar oncesinde de oluyordu, ama bu sene artik isin suyu gercekten cikti. sunni olarak yaris devam ettirilmeye calisiliyor. rakipler biz nasil daha iyi oluruz kafasinda degil, nasil galatasaray'i asagi cekerizi dusunup, ona gore aksiyon aliyor. muhtemeldir ki, futbol disi aktorler de bu sene bazi planlar icinde, bu apacik.

    ama okan hocadan once, mutlaka ve mutlaka yonetimin sorgulanip degismesi gerekiyor. cunku artik bu asiri pasiflik ve hak koruyamama fena can sikmaya basladi, ve sahada bizi yenemeyen rakipler, saha disinda bizi sindirmeye basladi.

    yoksa okan hoca'da her ne kadar gelismek istese dahi, su futbol ortaminda ve yonetimin pasifligiyle bunu yapamaz, mediokrasi ya da turkce tabirle vasatlik kacinilmaz son olur.
    bu okan hoca degil, yarin galatasaray'in basina jurgen klopp ya da pep guardiola'da gelse, 6 ay sonunda gerceklesecek senaryo en fazla bu olur.

    takimimizi 4 sene ust uste sampiyonluga goturen, insallah once ki rekorumuzu egale edecek hocamiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın