• sorun yaratıyorlarsa hukuki yollardan feshedelim anlaşmayı nedir yani mecbur muyuz bu aq tekelcilerine. sanki hayrına forma ve ürün çıkarıyorlar bize. aynı kalitede daha özenle çalışacak firmalar bulunur illaki. adidas var, puma var, reebok var, under armour var. çek resti mustafa başkan.

    ekleme: yıllık 7.5 milyon euro veriyorlarsa tamam ya sorun yok bi yanlış anlaşılma olmuş ne feshetmesi çuval olsa giyeriz akjsdhsjhs
  • önceki yönetimin yaşattigi ssorunlardan muzdarip olan ve belli ki bizim 2 ve 3. formalarimizi elit tasarimcilarina calistirtmayan (hakli olabilirler bu konuda) kaliteli spor markasi. keske gwctim tottenham'i falan arjantin ve brezilya ligi formalari klaaina ulasabilseymisiz. o gri formada tasarim ve derinlik namina bir tek detay bile yer almiyor maalesef. subjektif olarak begenilebilir ama tasarim acisindan bakildiginda maalesef hiç calisilmamis.
  • ulan koskoca futbol kulubünü de forma sponsoruna borçlandırmazsın ya ayıptır. nike firması ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordur. nakit para karşılığı tedarik konusunda da haklı durumdalar eğer önceki tedarik paraları ödenmemişse. yine de bu sezon sadece 2. ve 3. formaları sallamışlar. ilk formamız da bok yoluna gidebilirdi... ayrıca 3 sezondur doğru düzgün nike tanıtım görseli kullanmamamızın da sebebi buymuş demek ki.
    bu durumda başka tedarikçilere yönelme durumu söz konusu olabilir. türkiye pazarındaki en olası alternatif firmalar adidas ve macron gibi duruyor. new balance ile anlaşma ihtimalini zayıf görüyorum şimdilik.
    şahsi fikrim, adidas türkiye'den gelecek, fenerbahçe beşiktaş ile aynı kalıp formalardan giymek yerine, trabzon, başakşehir ve malatya'dan daha özenli formalar tasarlamaları şartıyla macron ile anlaşılabilir. muhtemelen macron futbol takımları arasındaki en prestijli ve potansiyelli kulüp de biz oluruz. yine de nike gibi bir firmadan sonra macron biraz hedef küçültmek sayılır. bu sebeple nike ile işleri yoluna koymak öncelikli hedef olmalı.
  • daha önce wesley sneijder transferi tamamlanırsa birkaç şey yazacağımı söylemiştim *. biraz daha bekleyerek didier drogba'yı da getirdiğimize göre başlayabilirim. *

    öncelikle bu yazdıklarım internette tanışıp daha sonra muhabbeti ilerlettiğim bir abimden duyduklarım. kendisi birkaç yıl önce internette bir sitede yazıyordu, daha sonra askere falan gitti ve döndüğünde de tekrardan yazmak istemedi. kulüp içinde tanıdıkları olan bir isim. onun yalancısıyım yani. *

    nike'nin galatasaray ile yaptığı anlaşma çok kapsamlı. başkan göreve geldiğinde adidas ile aramızdaki mevcut kontratı nike'den gelen maddi manevi destekle tek taraflı olarak feshetmiş ve nike ile anlaşma yapmıştı. ancak nike ile yapılan anlaşma sadece forma satmak için yapılan bir anlaşma değil.

    adnan öztürk'ün bir sözü vardı. "türkiye'de futbol, dünyada yönetilen en pahalı amatör spor" demişti. demek istediği şey şu, bu işi profesyonelleştirmiş ülkelerde futboldaki kurumsallaşmayla aramızda çok büyük fark var. bu fark büyük olunca elde edilen gelir farkı da çok büyük oluyor. bu da doğal olarak ortadaki rekabet ortamını yok ediyor. sen şimdi 30 bin kombine sattım, 250 bin forma sattım, çok büyük kulübüm diyorsun ya, hiçbir şey değilsin aslında. manchester united, barça, real madrid gibi takımlar en az 60-70 bin kombine, 1 milyon da forma satıyor çünkü. sen şu an hiçbir şeysin yani.

    fakat nike ile birlikte bu konuda çok büyük bir gelişim gösterdik. şöyle ki;

    bir kulübün ürünlerini çok fazla satması tek şekilde sağlanabilir: marketing'ini arttırarak.

    marketing iki şekilde artar: ya düzenli olarak büyük başarılar elde edersin, ya da çok büyük oyuncularla ilgiyi üzerine çekersin.

    nike ilk başta ikincisini seçmek istese de bu pek mümkün olmadı. yani nike'nin istediği önce büyük yıldızlar getirebilmekti. geçen sezonun başında ortaya atılan reyes, forlan, drogba, buffon, van der saar, diego milito gibi isimlerle ilgi galatasaray'ın üzerine çekilmek istendi. tüm bu isimlerle görüşülmesine rağmen çeşitli sebeplerle bu oyuncular alınmadı. bazılarında oyuncular soğuk baktı bazılarında fatih terim istemedi. nike mali konularda bir sıkıntı olmayacağını belirtmesine rağmen bu paraların altına girilmek istenmedi.

    bu sene başında ortaya atılan isimlerden kaka leite ile ciddi şekilde ilgilenildi. kulübüyle anlaşıldı ancak bu sefer de oyuncu istemedi. kaka leite sözleşmeye değil, galatasaray'da oynamaya "evet" deseydi şu anda formamızı giyiyordu. olmadı.

    bu olmayınca da ilk önce yurtiçinde başarılı olup sonra galatasaray markasını avrupa'ya taşımayı seçtik. ilk aşama başarılı oldu ve ligi aldık. ikinci aşama başarılı oldu ve şampyionlar ligi'nde ikinci tura kaldık. sonrasını biliyorsunuz zaten, wesley ve drogba.

    gelelim wesley sneijder transferine.

    wesley sneijder transferinin nike açısından iki aşaması var. öncelikle sneijder'in galatasaray'ı pekçok seçenek arasından seçtiği söyleniyor ama bu doğru değil. şöyle doğru değil, wesley gelen teklifler arasından galatasaray'ı kontrat şartları dolayısıyla seçmedi. diğerlerini eledi ve galatasaray'ın teklifini ailesinin yaşamı açısından değerlendirdi. olay bu.

    ancak wesley sneijder transferinin bir hafta uzamasının nedeni inter - nike - sneijder arasındaki anlaşmaydı. şino inter'e giderken tarafların imzaladığı sözleşmede kulübün sattığı sneijder formalarının gelirlerinden belli bir kısmını wesley sneijder'e ödemesi, wesley sneijder'in çektiği reklam filmleri, tanıtımlar vs. gibi sponsorluk anlaşmalarından elde ettiği kazancın bir kısmını da kulübe ödemesi gerekiyordu. 3 yıllık bu anlaşmada sponsorluk anlaşmaları + oyuncunun alması gereken garanti ücretleri vs. derken inter'in sneijder'e yapması gereken ödeme 1 milyon € civarıydı. bu 1 milyon € bir hafta sonunda ödendi. ancak tek bir şartla; galatasaray ile inter, 2013 yazında bir hazırlık maçı yapacak.

    işin transferden bağımsız diğer yanına bakacak olursak.

    nike'nin sponsoru olduğu kulüplerden en çok forma sattığı beşi sırasıyla; barça, manu, arsenal, juventus ve inter şeklinde. barça manu 1m+ forma satarken bu listenin en sonundaki inter, yılda yaklaşık 650 bin forma üzerinde satıyor.

    galatasaray son 5 yılına bakıldığında kabus gibi geçen 2009 - 11 sezonunun ortlamayı düşürdüğünü de hesaba katarsak 250 bin civarı forma satmış bulunmakta. geçen sezon bu sayı 300 bini geçti deniyor, ne derece doğru bilmiyorum. sadece yurtiçinde kendi mağazasından forma satan bir kulüp için başarılı bence.

    nike ile girilen bu işte nike'nin hedefi galatasaray'ı kendi ilk beşine sokmak. bu potansiyel galatasaray'da var. bu yıl bize özel formalar yaparak bu konuda ne kadar ciddi olduklarını gösterdiler zaten. wesley ve drogba'nın transferleriyle birlikte şu anda satılan forma sayısının 500 bine dayandığı söyleniyor. yıl sonunda şampiyonlar ligi'nde çeyrek final ve üzeri görürsek, ligde de şampiyon olursak bu rakam çok rahat 600 - 650 bin civarına dayanır deniyor. bu sadece yurtiçinde satılan forma sayısı yine.

    nike galatasaray'ın adını dünyada büyütmek istiyor. ünal aysal yönetiminin kontrolünde geçen son 2 yaz sezonunda nike, galatasaray'ı amerika birleşik devletleri'ne götürmek istedi manchester united ve barça ile birlikte. amaç burda bir dörtlü turnuva düzenleyerek üç takımın da pazar alanını genişletmekti. fakat tff sağolsun, son 2 sezonun takvimini ligler başlamadan 3-4 hafta önce açıkladıklarından bu olay gerçekleşmedi maalesef.

    dahası, yine manchester united ve barcelona takımları türkiye'ye hazırlık maçı yapmaya geleceklerdi. thy iki takımın da sponsoru olduğu için bu konuda ciddi şekilde ısrarcı ancak nike, iki takımın da türkiye'de galatasaray'dan başka takımla maç yapmasını istemiyor. dolayısıyla özellikle bu sezon oynanması gereken bu maçlar da oynanmadı. ilk sezon liverpool geldi öylesine, o kadar.

    bunun sebebi de çok ortada maalesef. top class dediğimiz barça, real, manu, arsenal gibi takımların yaz dönemi programları 6-7 ay öncesinden belli oluyor. manu'nun 2013 temmuz'unda uzak doğu'da yapacağı organizasyon aralık 2012'de duyruldu. aon sponsorluğunda yapılacak bu organizasyon. biz hala elizabet.

    özetle, nike ile galatasaray çok büyük düşünüyor. planlanan başarılar gelirse önümüzdeki 10 yıl bizim dönemimiz olur. zamanında 10 bin kombine satan galatasaray, rakibinin 30 bin kombine satarak "dünya devi" olduğu ülkede 45 bin kombine satmış, localarının tamamını kiralamış, kombine almak isteyen taraftarlarına şimdiden kampanyalar yaparak bazı şeylere başlamakta. 600 bin forma sayısı hayal değil, schalke'yi elememize bakar. bunlar gerçekleşirse, galatasaray kral diğerleri piyon olur. iyi de olur.

    ünal aysal yönetiminin ticari zekası, nike'nin bu çabası ortada. galatasaray büyüyor, bugün bunu durduramazlarsa bir daha durduramazlar. amaç, yöntem bu.

    ama manipülasyon yaptılar yaa :(

    *
  • en azından 3. forma konusunda bir sıkıntı var. elalemin 3. formalarına bakıyorum, bizimkine bakıyorum fark var. ilk sızan 3. forma yine de çok güzel duruyordu. bunlarla alakası yok. tottenham forması can sıkıyor resmen. yap kırmızı detayları sarı olsun yok satmazsa adam değilim. veya tam tersi sarı kırmızı. cins cins şeyler. neden kimse karışmıyor, fikir vermiyor anlamıyorum. mesela turuncu formamız çok tutmuştu çünkü bir hikayesi vardı. sarı ve kırmızı birleştiğinde turuncu olur misali. yap turuncu yok. romanın kırmızı formasına baktıkça canım sıkılıyor. kol ve yaka detayları da mükemmel. söz de elitiz, yersen.
  • bildiğim kadarıyla 2024 yılına değin forma tedarikçimiz olarak kalacak şirket. ancak konjonktürel değişimlere bağlı olarak bu şirketle yeniden masaya oturmamız her daim ihtimal dahilinde olmalıdır; zira bizim onlara olduğundan ziyade onların bize daha çok ihtiyacı var, sebepleri de ortada:

    -galatasaray'ın dünya çapında en çok bilinen futbol markalarından biri olması

    -önümüzdeki dönemlerde de türkiye'nin uluslararası arenada daha başarılı olacak olan ekibinin çok büyük ihtimalle gene galatasaray olacak olması

    -türkiye'deki diğer sözde büyük kulüplerin ikisinin forma tedarikçisinin küresel rakip olan adidas olması

    nike marka formaları geçmişten bugüne genellikle daha şık bulmakla beraber, adidas ve puma'nın forma tasarımı konusunda epey yol kat ettiğini de göz ardı etmemeliyiz.
  • takımımıza senelik 7.5 m euro'yu babasının hayrına vermeyen ana sponsorumuzdur. senelik forma satış rakamlarında avrupa'nın en çok forma satışı yapan 11. kulübüyüz. 2016-2017 sezonunda 386.000 forma satmışız. çeşitli kaynaklardan araştırma yaparsanız kulübümüzün son 5 yıl forma satış ortalaması senelik 350.000-400.000 arasıdır. nike'ın sadece forma satışından kazandığı parayı varın siz hesaplayın. yan ürünleri hesap etmiyorum bile.
  • nike 2023-2024 sezonu sonuna kadar yillik ortalama 8.8 milyon euro ile yalnizca forma tedarikcimiz degil ayni azamanda en comert sponsorumuz da. onun icin cok da sey yapmamak lazim*.

    https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/367582

    2019-2020 sezonunda giyecegimiz ucuncu formanin bence tek sikintisi tek renk yaka ve kol lastikleri. eger diger takimlara yaptiklari gibi bize de iki renk (sari-kirmizi) yapsalardi lastikleri formanin cehresi oldukca degisirdi. bir de bu sezonun konsepti olan retro tasarima bizim forma cok daha uygun, ah iste o lastikler de sari kirmizi olsaydi.

    ayrica iki sezon once bize tasarladiklari ucuncu forma da diger takimlarinkinden cok daha guzeldi. yani bize ozel bir garezleri oldugunu sanmiyorum.

    https://mobile.twitter.com/...s/905893250816454658
  • kulübümüzle yaşanan sorunlarda suçlu taraf olarak belirlenmemesesi gereken sponsorumuz.

    şimdi düşünün, dursun aydın özbek gibi biri geliyor, diyor ki 50 bin forma satacağız, basın formaları. nike basıyor formaları. sonra diyor ki, dursun'cuğum ödemeyi alayım. ödeme formalar satılsın yapılacak tabi deniyor büyük ihtimalle.

    formalar satmıyor tabi. nike parasını istiyor. biz ise forma satamadığımız için hem cebe para girmiyor hem de nike'a borçlanılıyor. nike olaya uyanıyor ve bir sonraki yönetime "artık peşin çalışıyorum canım" diyor.

    haksızlar mı?
  • nike ile çalışıyor olmamız iki taraf için de oldukça güzel bir durum. mesela yurt dışında bir nike store'da galatasaray forması veya ürünleri görebiliyorsunuz. yerel bir sitede formalara bakarken çat diye galatasaray forması karşınıza çıkıyor.
    onlar için de galatasaray gibi bir takıma sponsor olmak, milyonlarca takipçisi olan bir kulüple çalışmak inanılmaz anlamda ses getirici.
    ben de kendi ürünlerini ve tasarımlarını oldukça beğeniyor ve galatasarayla çalışmalarından ötürü mutluluk duyuyorum.
  • şimdi formalar çok iyi olmuş mu diye sorarsan hayır derim. yalnız adidas'ın şimdi yaptığı formaları beğenen arkadaşlar adidas'ın zamanında yaptığı formaları ya hatırlamıyorlar ya da hiç bilmiyorlar. ayrıca 2 senedir fenerin şaşı bak şaşır çubuklusu falan bence çok kötü.

    parçalı konusunda hemen hemen şu formayla nirvanaya ulaşmıştık zaten

    http://galeri7.uludagsozluk.com/...mas%C4%B1_448507.jpg

    birkaç ayrıntı hariç bundan daha iyi bir parçalı yapılması cidden çok zor. e biz her sene aynı formayı mı çıkarıcaz çok iyi oldu diye? bunu yaparsak nasıl forma satıcaz? maksimum 10 yılda bir yıldız sayısı artıyor o mu değişsin. keşke futbol 100 sene önceki gibi olsaydı ama ne yazık ki artık bu işlerin bir de pazarlama tarafı var. bizim yönetim basiretsiz ya acaba dedim onları mı sallamıyorlar ama yok real madrid'in falan da abuk subuk formaları oluyor. peki neden oluyor? çünkü bu formalar herkese hitap ediyor. sen bilinçli bir futbol seyircisi olarak ve erkek olarak bazı geleneksel ritüellere falan önem veriyorsun ama tek sen yoksun. çocuklar var, kadınlar var. kadınların alım gücünü küçümseyemezsin. mesela hangi kadına sorsan mor formayı çok sever. erkeğe sorsan çoğu öyle forma mı olur der. pijama gibi forma dersin ama çocuklar tutturur bundan al diye. tek sen yoksun yani. bi de bunun tamamen senden farklı kültürde yetişen yurtdışında yaşayan insanların zevkleri var.

    bu kadar yazdın parçalı şort ne o zaman derseniz parçalı şortu kim dizayn ettiyse... neyse.