• 11401
    ''galatasaray taraftarları seni çok seviyor. onlara neler söylemek istersin?''

    ''ben de onları seviyorum. onların bizlere her maçta gösterdikleri destek ve sevgin için minnettarım. bazen dışarıda karşılaştığımız zamanlarda bana ve eşime de oldukça saygılı yaklaşıyorlar. manchester united maçında ise inanılmazlardı. bazı günlerde youtube’de dolaşıyorum ve tribünlerde neler yaptıklarına bakıyorum. dünyanın her yerinde destek veriyorlar bize. bu da bizim ihtiyacımız olan şey. onların bize verdikleri sevgiye karşılık ligde şampiyon olmak ve şampiyonlar ligi’nde turlar geçebilmek için elimizden geleni yapacağız.'' *

    johan elmander
  • 11402
    "çocukluğumdan beri bu formayı giymek için futbol oynuyorum" demiştim. ama benim asıl büyük lafım, "o formayı giymeden ölmem"di. bunu da izmirspor dergisi’ne verdiğim röportajda söylemiştim, 8-9 yaşındaydım. o dergi hâlâ babamda durur, fotoğraflarıyla birlikte. arkadaşlarım da hep dalga geçerlerdi benimle, galatasaray forması getirip “al hadi giy de öl” derlerdi ama bana nasip oldu sonunda o formayı giymek.

    yekta kurtuluş *
  • 11403
    ''galatasaray takımına tabii ki herkes kapanacak ya da farklı yöntemler tercih edecek. herkes kendine göre kazanma şekli ortaya koyacaktır. bizi ilgilendirmez. ama galatasaray bunları aşan bir takımdı. gol geciktikçe işler zorlaşıyor, bazen de rakibin pozisyona girmesine gerek olmuyor. bunun gibi sayacağım 4-5 maç var. böyle bir dönem denk gelir. bu sıkıntı devam ederse, o zaman nasıl geçen sene birden bire tek santrforlu sistemden 2 santrforlu sisteme döndüysek, bu sefer de 2'den 1'e dönebiliriz. santrforlar hem pres yapacak, hem de oyunda olacaklar. yoksa biraz bu baskıdan, arkadaşlarına katılmadan uzak kalırlarsa, bu sefer başkalarına daha ağır bir yük bindirmiş olurlar. bunu da haftada üç maç oynayan bir takım kaldıramaz. galatasaray'ın oyun ilkeleri var. bunlardan biri de baskı. bunu yapmak gerekiyor. burada sıkıntı görürsek, olay değişebilir."

    fatih terim
  • 11405
    "arena’daki liverpool maçında, ilk kez galatasaray taraftarının önüne çıkıyordum, şu an yanımda kim oturuyordu, tam hatırlayamıyorum; ama biri bana dedi ki, ‘johan, bak şimdi, bir anda hepsi susacak ve birden bire zıplayarak şarkılar söyleyecek.’ gerçekten tüylerim diken diken olmuştu. daha önce böyle bir şey görmemiştim, inanılmazdı."

    johan elmander
  • 11406
    "fenerbahçe maçı*, sakatlık sonrası? üzgündüm, çok üzgündüm. soyunma odasında ağlıyordum, kendimi tutamıyordum. düşünsenize, bütün bir sezon bunun için yaşamışsınız. tüm çalışmalarınızı orada olmak için yapmışsınız. sezonun kararının verileceği bir maça çıkıyorsunuz. ya şampiyon olacaksınız ya da olamayacaksınız. takımınıza yardım edebilmek istiyorsunuz. kenara gelmek zorunda kaldığımda takımımı yalnız bıraktığımı düşündüm.

    son maçtan* bir gün önce? öylesine duygusal bir ortam vardı ki... otobüste cam kenarında oturuyordum. dışarıda olup biteni rahatlıkla görebilme imkânım vardı. oturdum, otobüsün etrafındaki kalabalıktan birine gözüm takıldı. hıçkırarak ağlıyor, dua ediyordu. onu görünce maçın, şampiyonluğun o insanlar için ne büyük anlam taşıdığını daha iyi anladım. o resim hâlâ aklımdan çıkmıyor. belki benim yaşlarımda, 30'larında bir adam... ağlıyordu, kazanmamız için tanrı'ya yalvarıyordu."

    johan elmander*
  • 11408
    yetmedi mi?

    galatasaray tarihinin en kötü yıllarını geçiriyordu. mücadele ettiği ligde önce 5. sonra 3. daha sonra da 8. olmuştu.
    30 milyon insan üzgün, 50 milyon insan ise mutluydu bu durumdan.
    mutlu olanların başında ise hiç şüphesiz "yandaş medya" geliyordu.

    galatasaray'da durumlar iyi değildi çünkü. koskoca puntolarla istedikleri gibi başlıklar atabiliyor, galatasaray üzerinde baskı oluşturabiliyorlardı.

    tabi bu durum üzerinde mevcut galatasaray yönetiminin sessiz kalmasının etkisi çok büyüktü. zaten kendi içinde bi ton sorunla uğraşan yönetimin bir de medyaya karşı mücadele etmeye gücü yoktu.

    değişiklik şarttı, oldu. adnan polat yönetimi yerini ünal aysal'a bıraktı. futbol takımının başına fatih terim getirildi. akl-ı selim insanlarla yapılan çalışmalarla futbol takımı tamamen değişti, mantıklı hamleler yapıldı ve neticesinde özlenen şampiyonluk bir senede geldi.
    galatasaray artık eski gücüne kavuşmuş, rakiplerine ve avrupa'ya nam salmaya başlamıştı yeniden.

    bu sefer 30 milyon insan mutlu 50 milyon insan mutsuzdu. mutsuz olanların başında "yandaş medya" geliyordu tabiki.

    açlıktan ne yapacağını şaşırmış hayvanlar misali oradan oraya saldırmaya başlamış, galatasaray üzerinden oyun oynamaya yemin etmişlerdi adeta.

    gazeteler yalan haber yazdıkça galatasaray resmi yayın organları ile bu haberleri yalanlayacaktı.

    sürekli galatasaray'ı yıpratmaya çalışılıyordu. muslera'nın elleri küçüktü, ujfalusi çok yaşlıydı, elmander golcü değildi, şampiyonluk kutlaması'nda gözyaşlarına boğulan engin baytar adam değildi sanki kendileri çok adamlarmış gibi!

    galatasaray her zaman olduğu gibi cevabı yine sahada vermeye devam ediyordu.
    yandaş medya ise son yıllarda alışık olduğunun aksine galatasaray'a karşı oynadığı oyunlarda, çevirdiği filmlerde başarılı olamıyordu.
    onlar oyun oynamaktan bıkmadı, galatasaray o oyunların gerçek olmadığını ortaya çıkarmaktan..

    geçirdiğimiz bu günlerde ise yine bazı oyunlarla karşı karşıyayız. avrupa'da yükselen grafiğimiz, manchester gibi bir devi devirmemiz bazılarının zoruna gitmiş olacak ki, bu sefer galatasaray'dan ziyade federasyonu ve hakemleri hedef almaya başladılar.

    fuck off diyenlere, fuckin nigger diyenlere cezaların verilmediği yerde, ikinci sarıdan kırmızı kart gören melo'ya 2-3 maç ceza verilmeye çalışılıyor. amaç : fenerbahçe maçında oynamasını engellemek.
    bu kadar mı korkuyorsunuz galatasaray'dan? bu kadar mı çaresizsiniz? bu kadar mı küçüldünüz? bu takım süper kupa finalinde fenerbahçe'yi 10 kişi ve melo oynamadan eze eze yenmedi mi? korkmayın, sadece bekleyin. avının zor anını bekleyen akbabalar gibi üşüştünüz farkındayız ama, unuttuğunuz bir nokta var ki, uğraştığınız takım galatasaray.

    siz oyunlar oynamaya devam edin, biz ise kendi oyunumuza bakalım.

    bu arada, bildiğiniz başka oyun varsa onu da oynayalım? masa başı olmasın ama..

    galatasaray gazetesi - mustafa aksoy
  • 11414
    "adnan polat travmadan kurtulamadı. adnan polat, sürekli bazı şeyleri gündeme getiriyor. ibra edilmeme olayında bizim hiçbir etkimiz olmadı hatta bu olay benim de için de sürpriz oldu. mahkemeye veren biz değil, adnan polat ve arkadaşlarıdır. adnan polat'ın disiplin kuruluna sevkini iki defa ben engelledim ve galatasaray eski başkanı iki kez disiplin kuruluna sevk edilemez dedim."

    ünal aysal
  • 11416
    (u: g.saray'ın aslında inan kıraç tarafından yönetildiği, aysal'ın da sadece yönetimin başında olduğu yönünde gelen yorumlara ) "eğer g.saray'da 100 yılın alışkanlıklarını süratle değiştirmeye çalışan başkan imajını çizemediysem zaten çok başarısız saymanız lazım beni. gördüğünüz gibi ben yönetim kurulu üyelerimin tüm saygınlığını koruyarak, görüşlerine de saygı duyarak kendi koyduğum programı tatbik ediyorum. arkasında da hiçbir ağır ağabeyin etkisi ve yönlendirmesi yok. ama hepsinin desteğini her gün hissediyorum."

    ünal aysal
  • 11417
    "elimden gelinin en iyisini yapmaya çalışıyorum. 12 haftalık bir oynamama sürecini geçirdim. buradan kaynaklanan maç eksikleri var. ama ben hırslı bir futbolcuyum bunu en erken şekilde kapatacağımı düşünüyorum. çok çalışıyorum. galatasaray'da ismimin kalıcı olmasını istiyorum. futbol oynadığım sürece galatasaray forması altında oynamak ve ileriki başarılarında benim de ismimin geçmesini diliyorum"

    engin baytar
  • 11419
    - ''benim için çok zor bir dönem. daha iyi olmak için elimden geleni yapacağım.''

    - ''burada oynamak için elime bir fırsat geldi. galatasaray'a gelmek için çok savaştım.''

    - ''doktorlar altı ayda dönebileceğimi söylüyor. ama bunu biraz daha az bir süreye indirmek istiyorum''

    - ''galatasaray'da yaşadığım dördüncü sakatlık. ama daha iyi oynayabileceğimi düşünüyorum. benim bütün hayatım basketbol.''

    - ''benim tarzımda bir karakter bununla savaşır ve daha iyi bir şekilde geri döner.''

    - ''bazı takım arkadaşlarımın yüzünü gördüm. benden daha çok üzülmüş gibiydiler. onlar için daha iyi dönmek istiyorum.''

    - ''herkese her şey için teşekkür ediyorum. sakın beni unutmayın çünkü geri döneceğim.''

    henry domercant
  • 11421
    türk olmama ve istanbul’u da çok iyi bilmeme rağmen burada çok yaşamak çok farklı.

    fatih terim’in çalışma sistemini biliyordum. yönettiği takımlardaki sistemini iyi biliyordum. adapte olmak konusunda herhangi bir sıkıntım olmayacağını düşünüyordum. fakat futbolun dışında atmosfere adapte olmanız gerekiyor. sonuçta yeni bir ülkedeyim.

    şampiyonlar ligi’nde ilk üç maçta iyi futbol oynamamıza rağmen ihtiyacımız olan puanları alamadık. fakat son iki maçta hem iyi futbol oynadık hem de puanları topladık. şimdi braga’ya giderken her şeyin elimizde olduğunu biliyoruz. umarım iyi bir sonuç alıp bir üst tura çıkarız.

    hamit altıntop
  • 11422
    galatasaray'ın onur kıvrak'ı istediği iddiaları için;

    --- alıntı ---

    böyle bir şey yok. ortamı karıştırmak istiyorlar. bunlar doğru şeyler değil. galatasaray'a yakışmıyor. galatasaray bu tip şeyleri yapan bir camiadır. spor ahlakına yakışmayan hareketler yapan bir camiadır.

    --- alıntı ---

    trabzonspor asbaşkanı nevzat şakar (u: kaşınıp duruyor haddini bilmez herif, akıllanmadı daha. sanki adam kaçırıyoruz. sizin imzaladığınız sözleşmede ne yazıyorsa onu uyguluyoruz.) *
  • 11425
    futbol artık pahalı bir tiyatro haline geldi. avrupa'da 1 dolara oynayacak futbolcular bizde 10 dolar kazanıyor. genel yönetim giderlerine 82 milyon ayıran federasyon amatör futbola 13 milyon lira ayırmış. yaşam kültüründe spora yer vermeyen ülkeden uluslararası başarı beklemek hayalcilik olur

    futbolfederasyonu'nun 2011-12 bütçesi 240 milyon lira. bunun 82 milyon lirası genel yönetim giderlerine gidiyor. buna karşın amatör futbola ayrılan net bütçe 13 milyon lira. türkiye bu şartlar altında kendi yıldızlarını yaratamaz. avrupa'da 1 dolar kazanmayacak futbolcular türkiye'de 10 dolara oynuyor. türkiye'de futbol pahalı bir tiyatro haline geldi.

    "kişi başina bir mezar yeri düşüyor"

    yaşam kültüründe spora yer vermeyen bir ülkeden uluslararası başarı beklemek hayalperestlik olur.

    istanbul'da kişi başına düşen serbest alan 1 metre 57 santim! benzetmesi kötü ama bu bir mezar yüzeyi kadar...

    "tabutta röveşata atıyorlar"

    çocuklarımız tabutta röveşata yapmaya çalışıyor. okulların yüzde 30'unda beden eğitimi öğretmeni bile yok. bu duruma devletin el atması gerekiyor. türkiye'de 100 metre depar atmadan maçı tamamlayan yıldızlar var. bu yıldızlar maç sonunda göklere çıkarıyor. bir milli maçtan sonra maçın adamı seçilen futbolcunun depar sayısı sıfırdı!

    "ihtiyaç olursa aday olacağim" (kulüp başkanlığı hayali ile ilgili)

    galatasaray'ın örf ve adetlerine uygun şekilde davranarak gereğini yaparım.
    hayatımda hiç kalleşlik yapmadım. hainlik yapmadım. yapmasını da bilmem. kimsenin arkasından iş çevirmem. dedikodudan medet ummadım. yapmasını da bilmem. ihtiyaç olursa tüm hazırlıklarımı yapar, yazılı yazısız tüm kurallara uyar, adaylığımı koyarım. bunun için de kimseden icazet almam.

    adnan öztürk
App Store'dan indirin Google Play'den alın