"galatasaray’ın şampiyonluğu, doğruların ve iyilerin kazandığının gösterilmesi açısından çok anlamlıydı. doğruların ve iyilerin kazandığını gösterdik. böyle bir misyon yüklenmişti galatasaray’a. sadece galatasaray taraftarı adına değil, türk futbolu adına önemli bir misyonu yerine getirdik."
"biz şampiyonluk kupamızı yeşil sahada kazandık ve yeşil sahada almak istedik.''
"play-off' ta bizim şampiyonluğumuzu almaya çalıştılar ama buna izin vermedik. şampiyonluk hakkımızdı aldık. şampiyonluk sayıları 18-18 olsada biz kadıköy' de aldık o kupayı o yüzden biz öndeyiz."
"dışarıda güvenliği sağlayıp, durumun sakinleştiğini gördüğümüz anda kupanın verilmesini kararlaştırdık. ama stat görevlileri o sırada çimleri suladı, yüksek sesle marş çaldı ve elektrikleri kesti."
"arkadaşlar yemin ediyorum ben böyle bir grupla çalışmadım."
ayhan akman - şampiyonluk kupasıyla kadıköy'den ayrılan otobüsteki röportajından; ufuk'uın futbola kupayla veda ediyorsun diyerek mikrofon uzatması üzerine...
9317
becker çim kortta ne idiyse, nadal kum kortta odur.
cumartesi akşamı fenerbahçe galatasaray maçı sonrası çıkan olaylarla ilgili olarak, "galatasaray'ın başarısını hazmedemeyen kişilerce ortalık meydan savaşına dönmüştür.galatasaray'ın saatlerce orada mahsur kalıp, karanlıkta kupa almaya mahkum edilmesi sporda şiddete yönelik kanunun önemi bir kez daha anlaşıldı.
"polisin biber gazı sıkması orada faciayı önledi. soyunma odasına girilseydi ne olacağını bilmiyoruz. bugün galatasaray'da kaç futbolcu sağdı bilmiyorum."
"gel hocam.* sen birtakım ithamlarda bulunuyorsun. trabzonspor'un galatasaray'a maçı sattığını... buna karşılık fenerbahçe karşısında cansiperane oynadığını iddia ediyorsun. bununla ilgili elinde bilgi varsa, belge varsa ortaya koy. zaten koskoca bir şike davası var. fenerbahçe'nin başkanı geçen temmuz'dan beri tutuklu... hemen o dosyaya ilave edelim. ama elinde bir belge bir bilgi yokken böyle savurup trabzon'u tahrik ediyorsan, trabzon'da çıkabilecek kanlı olaylara teşvikçilik, tahrikçilik yapıyorsan yokkk. futbolda şiddet yasası'nın şu maddesine göre suç. 'gel bakalım mahkemeye' dendi mi?