resim
Mustafa Denizli
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:76
Uyruk:Türkiye
  • 1914
    geldiğinden beri olumsuz tek eleştiri yapmadım. bu maça kadarmış.

    18 şubat 2016 galatasaray lazio maçında basan, pas yapan, wesley ile solda iyi birşerler için çırpınan, bana göre maçın adamı ( denayer ile birlikte ) carole'u alıp olcan'ı oyuna sokması ciddi problemdir. anlaşılamaz.

    maçın 87. dakikası sahadaki tehlike yaratabilecek, pozisyon harcama ihtimali sıfıra yakın sneijder' i oyundan alıp yasin' i sokmak nedir allah için. alkışlatmak için yapardık bir ara öyle huylarımız vardı iyi oynardık rahat kazanırdık iyi oyuncuyu 85' ten sonra alırdık falan da bugün neydi amaç biri bana açıklasın nolur.

    maça başlarken çoğu kişinin aksine kadroyu beğendim ben, umut' u görmedim semih' i görmedim bu yetti zaten bana. uzun zamandır ilk defa heyecan yaptım gole sevindim. ama o kenar yok mu, kimi getirirsek getirelim olmayacak sanki, öyle umutsuzum artık. sanki çok iyi bi hoca da gelse helal lan süper müdehale hoca diyemeyeceğim.

    tanım: 18 şubat 2016 galatasaray lazio maçı'nda yaptığı değişiklerle şoklara sokan teknik direktör. *
  • 1090
    bu kadro yapısıyla çok fazla bir şey diyemeceğim teknik direktör. adam sırf geldik, "takıma eli değdi." desinler diye hakan balta'yı sol beke falan koyuyor. güler misin, ağlar mısın? bizim istediğimiz ne? sabri, semih, umut, burak, jpk (jpk nedir ya), bilal falan oynamasın hatta yasin de ilk 11 başladığı maçlarda verimsiz oluyor, o da oynamasın, sonradan oyuna girsin. peki bu futbolcuların yerine kim oynayacak?? altyapı, u21 falan demeyelim, oranın da hali ortada.

    sonuç: mevcut kadro yapısıyla bir de üstüne sakatlar, cezalılar eklenince sabri'nin yerine yine sabri oynar.

    düzeltme: imla
  • 2275
    o degil de ekim-kasim 2014 civarlari prandelli ile zıçışlari yasiyorken bu adama dilenenler vardi, dorduncu yildiz icin bicilmis kaftandi, ligi taniyordu, ve tecrubesi yeterdi. kurt adam pardon hocaydi.

    ayirca belirteyim, kurtoça denizli atletico macini tribunden en guzel sekilde kakara kikirilerle takip ederken; pazartesi sozlesmeyi imzalayip, carsamba gunu torino'da yeniden eski gunlerine donen juventus'a karsi kulubede yerini alan mancini'ye (oynattigi futbolu begenirsiniz begenmezsiniz o ayri) bir kez daha saygimi arttirdi. sagolsun.
  • 675
    geçen hafta kazandığımız 13 aralık 2014 konyaspor galatasaray maçında bile takımımıza sallamıştır. bugün devam eden yayında da tek bir olumlu şey söylemedi. bakın iyi oynadık falan demiyorum tek bir olumlu kelime kullanmadı. kendisi tarihe karışması gereken, negatif, dönemi geçmiş bir teknik adamdır. he ayrıca ismini duyduğumda shaggy geliyor.

    (bkz: hey sexy lady mustafa denizli)
  • 2492
    galatasaray'daki üçüncü döneminde transfermrkt verilerine göre 22 maçta 1,77 puan ortalaması tutturmuş olan teknik direktör.bana kalırsa üçüncü döneminde ilk hatası atletico deplasmanında takımın başında maça çıkmamasıydı.futbolculara inandığını göstermezsen onlar da sana inanmazlar. ikinci hatası ise dönemin futbol anlayışa sahip bir yardımcı hoca almamasıydı .çok inat etmişti yardımcı hoca konusunda. imza attığı dönemde galatasaray iyi teknik direktörlere cazip gelmiyordu, mustafa hoca yinede elini taşın altına koymuştu. ilk basın toplantısında 'burası benim yuvam' demişti. galatasaray'ın avrupa vizyonunu hayata geçiren ilk insandır benim gözümde.kendini kötü anmıyorum açıkçası.
    düzenleme:mustafa hoca'nın ikinci dönemi değil, üçüncü dönemiymiş. sampiyonlar ligi kupası adlı yazar arkadaşım uyardı, sağolsun. :)
  • 1957
    altay'ın efsane oyuncusu. teknik direktörden başka her şey olabilir, hiç sorun yok. ama teknik direktörlük mü? asla!

    hala neden kovulmadığını bilen varsa lütfen burada bizimle bu bilgiyi paylaşsın. 3'üncü aldığı takım şu an 6'ncı sırada ligde. hücum anlamındaki istatistiklerin hepsi geri gitmiş. savunma anlamındaki istatistikler de olduğu gibi duruyor hatta daha kötü bile olabilir. ikinci yarı ligde sadece sivas, osmanlı, konya ve mersin gibi toplasan galatasaray'ın 2'nci takımını yenemeyecek takımlarla oynamış ve topladığı puan sadece 4. oynattığı top, günümüzden ışık yılı uzaklığında, afedersiniz bok gibi bir futbol. tadı tuzu heyecanı sıfır. ulan daha neyi bekliyorsunuz? taraftarın delirip sahaya girip ulu orta bu adamı dövmesini mi?

    son sözüm de mamacı ultraslan'a. geçen sene karabük maçında mustafa denizli'nin pankartını astınız, aziz'in adamı olduğu ve galatasaray'a sallayıp durduğu için. bugün niye sesiniz soluğunuz çıkmıyor? dursun size bu kadar mı para ve tribün garantisi verdi lan?
  • 2244
    https://www.youtube.com/watch?v=mW6xbUpEY0M

    şimdi fark ediyorum da meğer son 7-8 senede ne kadar da yaşlanmış; öncelikle konuşması acayip derecede yavaşlamış, sarıdan izler taşıyan saçları (eğer boya değilse) bembeyaz olmuş, siması iyice ihtiyarlamış... vay anasını be, ki o dönem de yaşlı bilinirdi. insan her dönem yaşlanıyor tabi doğanın gerçeği bu ama çoğumuz için "ihtiyarlama" 60'larda daha bir hızlanıyor.

    muhakkak ki o maçın heyecanının da etkisi vardır ama şu anki mustafa denizli'nin imkanı yok şöyle seri konuşmasının. adeta içi geçmiş gibiydi...
  • 2117
    bu adam geleli 21 maç olmuş en son deplasman galibiyetimizi hamza hamzaoğlu döneminde yaşamışız. o da zor bir deplasman olan istanbul başakşehir. şu an bizi içerde bile yenebilirler öyle düşünüyorum.

    bu adam takımı ayağa kaldırmak için gelmedi mi? sislerden bulvarlardan bahçıvanlıktan filan bahsetti. rakipler nefesimizi hissedecek dedi. tam da bizim istediğimiz duymak istediğimiz şeyleri söyledi.

    sonra takım rezil hale geldi. konuşmayı bilmiyor diye hoca kovduk, bileni geldi o da takımın tabiri caizze içine etti.

    bu rüzgarlar bitti tabi. artık takımı saydırmaya başladı. kalitesi altına düşen futbolcular var. kendini vermeyenler var. kadro kısıtlı. fikstür böyle. hakem bizi doğradılara başladı.

    sen o takımı dirilt diye getirdiler zaten seni. sende ilk defa hazır bir takıma gelmedin. herkes senden büyük mustafa hadi hocalığını şimdi göster dedi. sende madara oluyorsun. günden güne daha beter olacaksın. sonun her takımda büyük başarılar kazanan dünyanın en büyük kulüplerinde çalışıp tüm kupaları süpüren van gaal gibi olacak. onun da kariyeri hüsranla bitecek. tıpkı senin gibi.

    sen oyunculardan verim al diye getirdiler. o bu sene top oynamayan paragöz yasin'den. herkesin hala bel bağladığı emre çolaktan, jose'den, semih kaya'dan vs. yani her oyuncudan. verim al performansını yükselt diye getirdiler. nasıl geçen sene rezil oynayan topçular yeni yönetim ve yeni antrenör sayesinde ayaklandı 4. yıldızı aldı. sen de gel bu takımı yeniden dirilt dediler sana. sen ruh halin gibi bir takıma dönüştürdün. nasıl şenol güneş türk oyuncuları parlatır her oyuncudan yüksek verim alır. sonra o adamlar büyük kulüplere filan gider. senden bunu istediler en azından kendi takımımız için.

    vallahi ben futbolcu olsam bu adamı idmanda görsem, hayattan soğurum. çünkü adamda bitmişlik, bezginlik var. lig tv kameraları gösteriyor adama acıyasım geliyor çünkü kenarda yardım bekleyen bir ihtiyar var sanki. yardımcın yok o ayrı dava zaten. antrenörler sağlık ekibi, yardımcı hocalar, analizciler, kondisyonelerler, doktorlarıyla filan 10-15 kişilik ekiple kulübe gelir. sen geldin yabancı bir kondisyonerle.

    fazla uzatmayalım. türkiye'de duyduğumuz bir klişe var. takım onun takımı değil. sanki kadroyu o kurdu sezon başı. yıllardır bu yalanı gazetelerde, tv'lerde insanlara yedirirler.

    galatasaray yılda 2-3 hoca değiştirebilen basiretsiz bir kulüp. her gelen hoca kendi takımını kursa. yandı gülüm keten helva. içinden çıkılmaz bir hal alır.

    e beşiktaş'ı şenol güneş mi kurdu. geçen sene ki kadroya geldi. daha iyi top oynatıyor. sende bunun için geldin ey kurt hoca. takımı daha iyi oynat diye.

    hücümda sıkıntılarımız var diyorsun da. bu takımın sen gelmeden önce hücümda hiç bir sıkıntısı yoktu. çok gol giyordu ama tüm istatistiklerde en öndeydi. en çok poziyona giren deli gibi şut çeken takımdı.

    adam çıkıyor diyor ki geldiğimiz günden beri yan top çalışıyoruz, görüyoruz nasıl çalıştığınızı, takım her maç yan toptan gol yiyor. yemese bile adamlar her topa çıkıp vuruyor. muslera bile toplara yanlış çıkıp kademe hatası yapabiliyor.

    ey denizli aklın varsa git. bizi de daha fazla mahçup duruma düşürme. görünen köy kılavuz istemez. bu takımdan da senden de bir halt olmayacağı belli. bu saatten sonra istediğin kadar yardımcı da getirsen, yine medyaya süper konuşmalar yapsan bir cacık olmaz.

    çünkü galatasaray'ın elinde hedef kalmadı. ben geçmişinde ki başarılarından bahsetmiyorum. geçmiş geçmişte kaldı. sen şimdi kötüsün ve ilerde iyi olabilecek bir ışık vermiyorsun.

    70 yaşında ki adam maç sonu çocuk gibi bahaneler uyduruyor. inanamıyorum.

    gelmeseydin. gelmeseydin. kariyerimi yakarım demeseydin. lafla peynir gemisi yürümüyor be hacı abi.

    düşünün adam sabri'yi gizli forvet oynatarak verim almaya çalışıyor. şapkadan tavşan çıkarırım filan zannediyor. rakipler bunu yer diyor. artık futbol takımı oyunu be hoca. 11 hücum 11 defans. sen takımı takıp yap. çıkıp her maç yeni şeyler deneyeceğiz futbolcuları başka mevkilerde kullanacağız diyorsun.

    çok doluyum beyler. gerekirse bu adam için sabaha kadar yazabilirim.

    edit: http://www.sabah.com.tr/...ulan-mustafa-denizli hıncal uluç'ta az çok bizlere tercüman olmuş.
  • 1933
    18 şubat 2016 galatasaray lazio maçı'nda oyuncu değişiklikleriyle beni çıldırtmış olan teknik direktörümüz.

    1- ryan donk sarı kart görene kadar güzel oynuyordu. sarı kart'tan sonra mücadeleden kaçma, lakayıt tavırlar sergileyerek tribünün tepkisini çekmeye başladı. en en en geç 60. dk'da yerine bilal kısa veya emre çolak girmesi gerekirdi.

    2- sabri sarıoğlu çabaladı, golü de attı. ama top kontrolü bildiğimiz gibi kötüydü. dinamiklik olsun diye sağ açığa verilmiş, ama adam kovalamaktan başka birşey yapmadık. o tarafa adam geçebilecek, hücum variyasonları üretebilecek oyuncu lazımdı. yine en geç 60. dk'da oraya olcan adın veya yasin öztekin girmesi gerekirdi.

    3- son değişiklik hakkımızı da belki 80'den sonra poldi-umut ile değerlendirebilirdik. ya da herhangi bir yorgunluk durumu için.

    benim tercihlerim bilal ve yasin olurdu.

    - ama adam biraz hücum edelim diye defansif bek carole'u çıkarıp, yerine olcan'ı koydu. bu sefer sol tarafımız otoban oldu.
    - yine hücumcumuz çoğalsın diye sabri-umut değişikliği yaptı, ki bu da yanlıştı. umut oynamasın artık. podolski zaten yoruldu. umut'u öne koyup, yordun poldi'yi kanada koymak saçmaydı. zaten umut'la uğraşmak zor, bi de yorgunken mi uğraşsın poldi. oraya dediğim gibi sabri-yasin değişikliğiyle poldi'yi bol bol besleyebilirdik.
    - 89. dk'da yasin-sneijder değişikliğine de oturma organımla güldüm zaten, ona birşey demiyorum.

    kısacası maçı o verdi.
  • 780
    eğer gelirse sezon sonuna kadar gelir. hamza hamzaoğlu gibi devam etme durumu olmaz. şu anda günü kurtaracak en iyi yerli hocalardan. diğerleri de zaten şenol güneş ve fatih terim. sezon sonu tecrübeli bir yabancı teknik direktörle -özellikle alman ekolünden- anlaşılırsa ben gelmesinden yanayım. böylelikle sezon sonu takım içinde güzel bir temizlik yapılır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın