• 1026
    galatasaray'ın şu anki duruma gelmesinde en az o çok eleşirdiğimiz tff ve mhk kadar suçlu yönetimdir.

    neden mi?

    1) en başından böyle olacağı belli olmasına rağmen takımı forvetsiz bıraktığı için... hiç iyi niyetli bilmem ne zırvalarına gerek yok. yönetimde olan onlar. transfer planlamasını biz mi yapacaktık? fifa fair playmiş... o nane hala geçerli, ocak'ta nasıl olacak peki o iş?

    2) fatih terim'i sen her şeyle başa çıkarsın zaten diye her şeyi üstüne yıkıp onu kaderine terkettiği için..

    3) bu yaşanan son süreçte takımın haklarını korumadıkları/koruyamadıkları için...

    ben bir taraftar olarak takıma kendi çapımda yardımcı olabilmek adına elimden geleni yapmaya çalıştım. bu takımın başarılı olması adına işini layıkıyla yapmayan herhangi bir kişinin kazandığında benim bir kuruşum varsa helal etmiyorum.
  • 1027
    hala alenen ''yalan'' söyleyen ve tepkili taraftarı 'ocak ayını bekleyin' diyerek avutmaya çalışan acınası ekip.

    1 eylül 2018 günü kendileriyle ilgili mesele evet transfer rezaletiydi ama olay artık çok başka bir noktada. bunu algılayamıyorlar herhalde.

    hadi diyelim ki gereken bölgelere yapılacak transferler tüm hatalarının üstünü geçici olarak örtecek olsun bir an için.

    bunu gerçekten yapabileceklerine inanan var mı? koca yaz dönemi boyunca mazeret olarak ileri sürdükleri ffp denen nane ocak ayında geçerli sayılmayacak mı?

    huylu huyundan vazgeçmiyor ve taraftar kandırılmaya devam ediliyor. yazık.
  • 1031
    yerinde bir yazı yayınlamış yönetimdir. insan ilk etapta daha sert olmasını bekliyor ancak zaten ligden ya da havuzdan çekilmek mümkün ve mantıklı değil. kendi ayağımıza neden sıkalım? diğer yandan kulüpler birliği denilen oluşum işe yaramaz da olsa çekilmek, bir tür yalnızlaştırılmak olur ki bu işi tezgahlayanların amacı da bu. toplantılara katılmamak ve bildirinin geri çekilmesi şartı şimdilik makul. bu bir satranç oyunu. tüm kamuoyu kimin ne mal olduğunu biliyor. sakin kalarak, doğru hamlelerle kazanmalıyız. yönetimin hiç geri adım atmadan uluslararası arenada haklarını araması da şart. (fifa vb.)

    --- alıntı ---

    kuruluşundan bu yana mensubu olduğumuz ve yönetim kurulunda da bulunduğumuz kulüpler birliği vakfı’nın, yönetim kurulu kararı olmaksızın, 28 kasım 2018 çarşamba günü yapmış olduğu yazarı meçhul, her üyeye farklı aktarıldığı görülen açıklama, türk futbol ailesini derinden sarsmıştır.

    bu, türk futbol camiasını ayrıştırmaya, ötekileştirmeye ve bölmeye yönelik, haddini aşan bir açıklamadır.

    bununla birlikte, metinde yer alan eşit, adil, dürüst, hilesiz oyunla ilgili temennileri yürekten paylaşıyoruz.

    bu bağlamda, ilkeli duruşlarını koruyan anadolu kulüplerine, dürüst futbol adına teşekkür ediyoruz.

    türk futbolunun birlik ve beraberliğini bozmaya yönelik bu bildiri, sonuçsuz kalacak bir çabanın eseridir.

    bu aşamada, galatasaray spor kulübü olarak, söz konusu açıklama geri çekilene ya da tüm paydaşların vicdanını rahatlatacak şekilde düzeltilene dek, kulüpler birliği vakfı’nın toplantılarına katılmayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

    galatasaray spor kulübü

    --- alıntı ---
  • 1032
    temsil ettiği güruhun gazını almak konusunda muhalefet partisiyle* yarışır. esas görevleri galatasaray'ın hakkını savunması, emeğini hiç edenlere karşı durması gerekirken, devre arasında yapacağı 2-3 transferle konuyu kapatma peşindeler. ama bilmiyorlar ki problem sadece transfer değil. maçın sonucu hakemlerin belirlediği bir ortamda dünyanın en iyi oyuncularını transfer etsen de hiçbir anlamı yok.
  • 1033
    geldikleri günden beri taraftarı bütünleştirmek hariç hiç bir konuda çok etkili olamayan yönetim. transfer, yaptıkları açıklamalar, sponsor bulma, projeler, amatör branşlar hiç bir konuda çok etkili oldukları söylenemez. ama iyi niyetli oldukları söylenebilir. daha 1 yılları dolmamış bir yönetim olduklarını unutmamak lazım, böyle bir makam için tecrübe önemli. zamanla ben bu yönetimin daha başarılı olacağına inanıyorum. tölerans gerekli.

    lakin başkanımızdan ciddi açıklamalar beklerken, kıssadan hisse tarzında, yoğun osmanlıca içeren beylik lafları kullanmazsa çok sevinirim. hem sıktı, hem etkisiz.

    bir de efendim yellowfriday, antreman tarzı etkinliklerden sonra, bu taraftar fedakalarlık gösterip hem kulübe hem takıma hem de sizlere sahip çıktığında o taraftarı övmeyin. işte en büyük taraftar falan gerek yok. taraftar işini yapıyor, siz de işinizi daha iyi yapacağınızın sözünü verin bizlere yeter.
  • 1034
    külüpler birliği vakfı denen ne olduğu belirsiz 'şey'den çıkmadığı her gün gözümden düşen yönetim.

    benim gözümden düşmek bir kriter midir? değildir elbette. ama bu zamana kadar hep bir şekilde anlayışla ve empatiyle yaklaşmaya, eleştirilerimi de bu yönde hafif bırakan bir taraftar olarak nedenimi söyleyeyim.

    6 aralık 2018 tarihinde toplanan kulüpler birliği vakfının başkanı beşiktaş jimnastik kulübü başkanı fikret orman'ın yaptığı açıklamalarda, 28 kasım 2018 tarihle kulüpler birliği kararının oy birliğiyle onaylandığı söyledi.

    kulüpler birliği vakfı'nın bu toplantısı, bildiğiniz gibi 5 aralık 2018 tarihinde galatasaray'ın resmi sitesinde yaptığı açıklamadan sonra gerçekleşti. bu bildiride galatasaray, 28 kasım tarihli açıklama geri çekilmediği veya revize edilmediği müddetçe kulüpler birliği vakfı toplantılarına katılmayacağını ifade etmişti.

    karar, onaylandı. beklenen bir şey. önemli olan bu değil. önemli olan kullanılan dil. son açıklamalarda art niyetli bir dil kullanımı var. dili bilmediğini iddia etmek istemiyorum.

    kulüpler birliği vakfı'nın oy birliği ile bir karar alabilmesi için, vakfa üye her bir kulübün onayı gerekir. galatasaray spor kulübü, vakfa üye bir kulüp olarak toplantıya katılmadıysa oy birliğinden bahsedilemez. bu bakımdan, toplantıya katılanların oy birliğinden ama külüpler birliğinin oy çokluğundan bahsedilebilir.

    bildiğiniz gibi ayn üslup 28 kasım tarihli bildiride de vardı. bu konuda bile düzeltme olmadı. hadi, ilkinde hata yapılmıştır. ama hatayı tekrar etmek nedir?

    bu ne demek?

    kulüpler birliği vakfı'nda galatasaray'ın varlığını yok saymaktır. bu benim nezdimde bilinçli ve art niyetli bir dil kullanımı olsa da, diyelim ki durum böyle değil. o zaman bilinçaltında galatasaray'ı yok saymak gibi bir fikir vardır.

    dil kullanımı önemlidir.

    galatasaray, yok sayıldığı, ne amaca hizmet ettiği bile belli olmayan bir oluşumda kalmamalıdır. bu toplantılara katılmamakla olacak iş değil. o zaman çıkar biri, "bugün katılmaz, yarın katılır! bunlar önemli değil!" deyip seni yok sayarak 'oy birliği' ile bildiri yayınlar.

    be var yahu bu vakıfta?
  • 1035
    7 aralık 2018 alanyaspor beşiktaş maçıyla anlamış olduk ki bu var denilen sistem türkiye'ye galatasaray'ı duman etmek için getirilmiş. zaten bizim gibi hukukun, paranın ve gücün karşısında eridiği ülkelerde bu tarz adaleti tesis eden sistemler bizde error verir.

    burada mustafa başkan ve yönetimin kavrayamadığı bir durum var. sen ne kadar kaliteli oyuncu transfer etsen de, takımı en iyi şekilde fit hale getirsen de sahada maçın sonucunu belirleyen ahlaksız, şahsiyetsiz bir hakem var ise bu yaptıklarının hiçbirine gerek kalmıyor. bırak bari para kasada kalsın. çünkü o para babanızın parası değil, gaz almak için kullanılmaz!

    hem zaten bu adaletsizliği çözmek için herhangi bir çaba da sarf etmiyorsunuz. siz zaten galatasaray'ın büyüklüğünü, hakkı yendiğinde yapacaklarıyla saray soytarılarını önünde diz çöktürecek hale getirebileceğini bile kavrayamamışsınız.
  • 1036
    galatasaray'in sorunu genel kuruldur. o genel kuruldan dogru duzgun yonetim cikmaz. cikar diyen mehmet cansun'dan sonra bir tane adam gibi yonetim gostermeli, var midir?

    bu kulubu hem sportif hem mali basariya tasimis tek bir yonetim cikmis midir? en iyisi aysal'dir, onun da ikinci yonetimi kadro olarak faciadir, mali olarak dogrulari** da yanlislari* da vardir, ama nihayetinde cogu hesabi tutmamistir.
  • 1039
    sessiz sessiz durup duran bir yönetim.

    ne olacak? illa taraftar mı iteklemeli?

    2 aralık 2018 beşiktaş galatasaray maçındaki her türlü hakem hatası bir yana, domagoj vida'nın ceza sahası içinde eren derdiyok'u alaşağı ettiği ve var'ın gündemine bile gelmemiş penaltı pozisyonu...

    8 aralık 2018 galatasaray çaykur rizespor maçında martin linnes'in düşürülmesi sonucu var'ın umrunda bile olmayan penaltı pozisyonu...

    bu iki pozisyon ile23 kasım 2018 galatasaray konyaspor maçında aleyhimize çalınıp var'a bile gidilmeyen penaltı pozisyonu arasında ne fark var?

    hepsi aynı nane! aleyhimize bir olay cereyan ediyor. var'ın yakalaması gereken pozisyonlar. ama ne orta hakem ne var hiçbir şey olmamış gibi devam...

    ne oluyor?

    ne olacak?

    çıkıp bu oyuna bir itirazınız olduğunu ne zaman söyleyeceksiniz? gerçi, kulüpler birliğinden bile çıkmaya afisi yemeyen bir yönetimden bahsediyoruz. karşılarında koskoca iktidar destekli tff var.

    yemiyor. yemeyecek.

    gerçi. aklım nerede benim. bizim kongre üyeleri bile uyuyor. galatasaray üzerine oyun oynanıyor. bunların aklına daha bir kez toplanıp galatasaray'a ve yönetimine tam destek verme fikri, galatasaray'ı savunma düşüncesi düşmüş değil.

    bir kıvılcım ulan!
  • 1040
    ortalığı yıkacak, hükümeti düşürebilecek güçte bir güruh’un başındaki insanlara yakışmayacak bir lakaytlık içerisindeler. türkiye’nin en elit topluluklarından birinin yönetiminde olmalarına rağmen bu topluluk ile ters düşecek kadar fikir ve vicdan hürriyetini teslim etmiş durumdalar. bu kadar acizlik yakışmıyor.

    edit: kendilerinden yapılması beklenen sorulmuş.
    yapılacak listesindeki ilk madde, göksel gümüşdağ’ın ihracı. bu adımı atacak yürek olsun, gerisi gelir.
  • 1041
    transfer konusundaki yapmadığı hamlelerden ziyade 2018 yaz kampını planlayamayarak, olması gerekenden 1-2 hafta geç, şehrin ortasında karagümrükspor’ıun sahasına benzer bir sahada yapmış, sonrasında ikinci bir kamp yerine saçma sapan maçlara gidip futbol kültürü olmayan ülkelerin takımlarıyla kavga eder gibi maçlar oynayıp kondisyon yüklemelerini tamamen es geçmiş, planlaöa konusunda çok amatör işmer yapmış yönetimdir.
    ben bunların farkına varana kadar (eylül-ekim 2018) kendilerini savundum, lakin şu an kendilerini savunabileceğim bir mücadele göremiyorum.
    kredilerini tükettiler mi peki? 2018 ara transfer dönemini görmeden bunu bilemeyiz, kendilerinden günü kurtarmalık değil, geleceğe yönelik hamleler bekliyorum, daha da önce güzel bir kamp programı bekliyorum.
  • 1043
    gerçekten ne yapmasını bekliyorsunuz. madde madde yazında öğrenelim.
    tff, pdfk, tahkim kurulu, mhk 'de beşiktaş ve fenerbahçeli üyeler çoğunlukta. hakemler ya beşiktaşlı, ya fenerbahçeli. büyük ihtimal yukarı çıkarkende kendi yeteneklerinden dolayı
    değil adamcılıkla geldiler ve bunun karşılığını sahada gayet net verdiklerini görüyoruz. medya daha önce fenerbahçeliydi, hala öyle ama sahipleri beşiktaşlı oldu. fenerbahçe ve beşiktaş sosyal medyada paralı trollerle algı ve manipülasyon yapıyorlar. yönetim de mi aynısı yapsın. ligden çekilemiyor, hukuki olarak mümkün değil. yöneticiler işadamı ve iktidarla iyi geçinmek zorunda. yönetimin muhataplarına yaptığı açıklamalar ha duvara konuşmuş ha onlara. duymak istemiyorlar. bu sezon bitene kadar arkalarında olmak zorundayız. güçlü olan galatasaray yönetimi değil, taraftardır. peki yönetim ne yapmalı. hakkını uluslararası hukuku kullanarak aramalı, almanyada oynayabilecek alternatif bir takım kurmanın planını yapmalı.
  • 1044
    zamanında galatasaray'ın haklarını koruyamadıkları ve en sert biçimde haksızlıklara karşı durmadıkları için şimdilerde her hafta takımımızı rahatça doğrayanlara daha da cesaret vermiş olan yönetim.

    yıldırım demirören tff eliyle galatasaray'a savaş açmış durumda. ali koç-fikret orman ikilisi kulüpler birliği'nde galatasaray'a karşı diğer takımları örgütlemeye çalışmakta. galatasaray'ı 17 takımın düşmanı haline getirip galatasaray'ın uğradığı hukuksuzlukların, haksızlıkların kimse tarafından umursanmadığı bir ortam oluşturma peşindeler.
  • 1045
    sürekli sağa sola gittiler, belediye, vali, kaymakam. galatasaray için denildi hep, gidilsin de bişey demiyorum. ama en azından bak biz bunu bunu yaptık, bu kazanımları elde ettik diye açıklama yapın bari. diğer türlü taraftarın aklına başka şeyler gelir, galatasaray makamlarını kullanarak kişisel işlerinizin peşine düşmüş olabileceğiniz gibi.
  • 1046
    önde olduğumuz fener, konya ve rize maçlarında oyuna yaptıkları yanlış müdahaleler nedeniyle istifalarının istenmesi gayet mantıklı olan (!) yönetim.

    bazı arkadaşlar zorla yönetim savunucusu pozisyonuna sokuyorlar insanı. kimse yönetimin kusursuz falan olduğunu söylemiyor zaten; ama saha içine hiç bakmayıp her olumsuz neticede yönetime yüklenilmesi de akıl alır gibi değil gerçekten.
  • 1050
    kamu dairesi ve devlet erkanı gezme işini bırakıp galatasaray’a odaklanması gereken yetersiz yönetim.

    şampiyon takımın içine sıçtılar, 29 gol atan adamı satıp, göz göre göre başarısız olacağımızı bilerek bizi eren ile sezona başlattılar, futbol takımı bok gibi, amatör şubeler inanılması zor ama futbol takımından kötü, herkes tarafından, her mecrada doğranıyoruz, elle tutulur hiçbir pozitif katkıları yok.

    ancak istifa etmesin deniyor. iyi abi, vasata razı olalım o zaman. yeter ki “dedelerin adamı” gelmesin, “sizin adamınız” kalsın başta.

    ha bu mantıkla olaya yaklaşacaksak o zaman dedeleri eleştirmeyin. demek ki gücü eline geçiren taraf ne pahasına olursa olsun tutmak istiyor. istifa etmesin diyenlerin dedelerden ne farkı kaldı?
App Store'dan indirin Google Play'den alın