• 5476
    gelirinin %50'si kadar zarar eden yönetim.

    üstelik sezona orta sahasız girmişken.

    pandemi falan geçelim, şl varmış gibi bütçe oluşturmak yönetimlerin temel hatasıdır ve göz göre göre yapılmıştır. bu yüzdendir ki falcao, babel gibi oyunculara 3 senelik sözleşme vermek yanlıştır, belhanda, feghouli gibi oyuncuların sözleşmelerinden yol yakınken çıkmamak yanlıştır.

    teknik heyeti her zaman dinleseler ozan kabak'ı satmazlardı, onu satıyorlarsa belhanda'yı da feghouli'yi de çoktan göndermeleri lazımdı. diagne'ye, falcao'ya, babel'e o sözleşmeleri vermemeleri lazımdı. marcao ile muslera'ya dahi o sözleşmeler verilmemeliydi.

    basit matematik hesabını göz ardı edip kişisel şovları uğruna gelirin 618 milyon olduğu yerde kulübü 434 milyon lira zarara uğratmışlardır, kendilerine hakkımı helal etmiyorum. dursun özbek'e sen nasıl bu kulübü 50 milyon euro zarar ettirirsin diye yıllarca söylenmelerinin de bir anlamı kalmadı sonuç olarak.
  • 5477
    ffp'den ve kendi network eksikliklerinden dolayı bonservis bedeli ödeyerek aldıkları son transfer 2019 haziran'ında valentine ozornwafor transferi olan yönetim. 2021 ocağında da mohamed'i satın alma opsiyonlu kiraladılar (onyekuru'yu saymıyorum çünkü opsiyonunu kullanmadılar) bir de o sayılabilir. kısacası son 2 sene özelinde kendilerinin değerli oyuncu satın alıp fatih terim'in o oyuncuları değersizleştirdiği gibi bir durum söz konusu değil.
  • 5478
    burada paylaşılmış ama altuğ özaslan'ın floodunu ele alırsak;
    -euro kurunun yüzde 37 arttığı dönemde futbolcu maaşları yüzde 49 artmış. geçen sene tam olarak 55 milyon euro maaş vermişiz ki oha.
    -gelir kaybı 281 milyon lirayken zarar 387, yani gelir açıklıyor deseniz gene ortada 100 milyon lira zarar var. ki ben avrupa gelir kaybını saymıyorum. avrupa'ya gidememek neden pandemi ile açıklanır? bir kulüp neden bütçesini avrupa gelirine göre yapar ?(evet mustafa başkanın yönetimi böyle yapıyordu bütçeyi)
    -derneğe gene borç çakılmış 450 milyon lira. yasaklansın şu artık böyle saçmalık olmaz.
    -oyuncu transferi kaynaklı borç 100 milyon lira kısacası 10 milyon euroluk bonservis vs ödenmemiş daha.

    yani daha bir sürü nokta var. artmayan borç, rehinli hisse/ipotek yok. yani geçen sene kulübü kendine bıraksan aha gene bu nokta çıkardı.
    kimse demiyor ki borç yapan ilk yönetim. ama artık "abi ekonomiyi düzelttiler" gibi saçma söylemleri bırakırsak iyi olur. ekonomiyi düzeltme falan yapmadılar. daha da dibe çöktük işte. beşiktaş'ın maliyet azalttığı yerde biz maliyeti katlamışız. bir taraf iyi yönetmiş bir taraf yönetmemiş.
    bir yönetim bütçeyi 30 milyon euro avrupa, 20 milyon euro bonservis gelirine göre yapıyorsa o yönetim ekonomik olarak başarısız olacaktır eninde sonunda ki oldu zaten.

    https://mobile.twitter.com/.../1424863513328164867
  • 5479
    pandemiden dolayı barcelona ve real madrid gibi kulüplerin bile ne hallere düştüğünü görmeyenler tarafından linç edilen eski yönetim. 40 milyon euro zarar etmişler. yahu tribünler açık olsa ve hocan seni şampiyon yapsa sıfıra sıfır oluyorsun, nerdeyse zararsız atlatmış oluyorsun pandemiyi. en basitinden stadyum ve şampiyonlar ligi gelirleri ile dengelerdin zararı. türkiye'de bu ikisi hariç doğru düzgün bir gelir kaynağı mı var? bu kadar finansal okuryazarlıktan uzak insanların olduğu ülkede, ekonomik kalkınmanın gerçekleşmemesi sürpriz değil. hoş bir çoğu iyi kötü anlamasına rağmen, sırf terim nedeniyle cengiz yönetiminden nefret ettiği için algılarla oynuyor, gerçekleri çarpıtarak yorum yapıyor. yoksa cengiz yönetimi zarar açıklayan ne ilk ne son yönetim. marcao'yu satsan, luyindama'yı para ederken göndersen, hocan 3 milyona babel isterim diye diretmese zaten oldukça artıda kapatacaktın. bugün marcao'yu satsan yine bu zararın yarısını kapatıyorsun. barcelona messi'yi gönderirken biz kar mı açıklayacaktık ne bekliyorduz abi siz? saint johnson bilmem ne diye bir takımı yenemiyoruz biz alooo, farkında mısınız acaba?
  • 5480
    pandemi sebebiyle gelirlerin azalışından öte falcao, babel, feghouli, belhanda, gibi oyuncuların toplamda 20 milyon euro'yu bulan maaşları bu zararın en büyük sebebidir. kur 10 lira ve son bir yılda hiç kullanamadığımız falcao ve feghouli 10 milyon euro alıyor. yani 100 milyon tl zarar yazıyorsun direkt buralardan zaten. ayrıca bu 100 milyon tl'yi finanse etmek için yıllık %20 civarında faizli kredi kullanmak zorundasın. oldu mu sana 120 milyon tl. yani barcelona'yı da, real madrid'i de bu hallere sokan sadece pandemi değil. uçuk kaçık maaşlar. gelirlerin düşebileceği ortamlar için bütçede pay olmaması. doğru bütçe yapılıp, belirli bir kar hedefi ile hareket edilmemesi. ayrıca, biz ispanya değiliz, gelirimizin önemli bir bölümü tl, yani kur riski var. krediler için ödediğimiz faizler avrupa'dakilere göre çok yüksek. sonuç itibarıyla, bonservis, ücret seviyelerini ciddi oranda düşürmeden, kulüpte kendi reklam ve şovunu ön plana koymak yerine yaptığı işin kalitesi ile ön plana çıkacak yöneticiler çıkarmadan zaten kar edecek takım yok bizde. açıklanan karların da çoğu suni zaten.
  • 5481
    ilk geldiği dönemde çok övdüğümüz, icraatlarını takdir ettiğimiz bir yönetimdi. son döneminde ise çoğumuzun yaka silktiği bir hale büründüler. artık dönem geçtiği için, sadece son güne değil genele bakmak daha doğru geliyor.

    olumlu kısımları herkesin takdiri. belki yeterince fark edilmeyen, yıllar sonra hakkını vereceğimiz olumlu icraatları da vardır. olumsuzluk kısmında görecelilik devreye giriyor çünkü bazısının kötü yönetme olarak gördüğü bir icraati, bazı taraftarımız normal karşılayabiliyor. ya da gördüğümüz bir olumsuzluğun sebebi kendinden önceki yönetimin yaptığı bir icraat olabiliyor.

    geçen yılın ekonomik tablosu konusunda yönetimi savunanlara bir şey diyemem çünkü izah edilebilecek olan bir durum varsa izah edersin. ikna etmen ya da edememen ayrı. en azından bir izahı vardır ve izah edilebilir. ekonomik bilgim kısıtlı olduğu için ve tablolara detaylıca bakmadığım için ben yine de kesin bir kanaate sahip olmamaya çalışırım. en azından iyi kötü bir izahı var. katılırsın katılmazsın ama bir izahı vardır. çok merak edersem inceler bakarım, o zaman bu konuda yargımı söylemek bana daha doğru gelir.

    izahı olmayan ise, mayıs'ta yapılması gereken seçimi önce hiçbir tedbir kararı yokken bir ay ötelemeye çalışmak. sonra da tedbir kararı çıkınca seçimi ertelemek yerine iptal edip tekrar adaylık başvurusu yapılmasını sağlamak. bu, başta tüm süreci kuralına ve kitabına uygun ilerletenler için büyük bir adaletsizlik, sonra da aylardır bu seçim için çalışanlara yapılan dev bir saygısızlıktı. mezkur yönetimin kendi dönemminde yaptığı belki de en anti-galatasaray hareketiydi.

    transferler, mali durum, verilen beyanlar vs değil, benim sayın cengiz yönetimine dair en büyük hayal kırıklığım bu olarak kalacak. yiğit şardan'ın birbirini tanımayan insanlardan oluşan listesiyle seçime girmesi için dev bir geleneğin ayaklar altına alınması benim için tüm zamanların en kötü yönetim davranışlarından birisi. çünkü hiçbir şekilde, hiçbir koşulda izahı yoktu. sadece fırsatçılık ve net bir art niyet vardı.
  • 5482
    ortalama üstü ilk 2 sene, vasat son 2 sene ile kapatmış yönetimidir.

    aynı zamanda sahtekâr lisecilerin tek kişinin imzasiyla 118 kişiye üyelik başvurusunu engellemiştir.

    gitmiştir, yapılması gereken yaptıklarınin bir bilançosudur.

    florya ve ada kurtarıldı
    küçükcekmece'de büyük arazi alindı, mafyozo madenci kovuldu. tesisleri taşımak için imkan yaratıldı.
    riva arazisi gelirleri potansiyele göre arttırildı.
    liseci garip tayfaya geri adım arttırildi - liseli nezih tayfs değil liseden beslenen, maddi manevi garip tayfa...

    borç çevrildi ama siyasi sebepler ama ekonominin 2 kat ufalmasi vs vs borç tl cinsinden arttı.
    son 2 sene başlarını kaldıramadilar pek ve ezildik saha dışında.
    gene de sevgili teknik direktörümüz inada az bindirse gene şampiyonluk gelecekti.

    dursun felaketinden sonra ilk müdahaleleri doğru, yoğun bakim metodlari yetersizdi.

    burak elmas yönetiminin yapmasi gereken daha fazlasi, 20 milyon € bile kaynak yaratsalar sponsorluklardan 2 senelik durumu 100 milyon € ile orta vadeyi
    200 milyon € ile 8 seneyi kurtarırlar.

    yani burada asmak kesmek artık gereksiz, hesap kitap yapıp duygusal davranmadan ilerlenmesi gerekiyor.

    faiz islerken duygusalliğa yer yoktur kapitalist sistemde...

    ınternette şeker lobisi ile ilgili meşhur bir belgesel var, izleyin ve kim hangi sebeple.nereyi kaşıyor sorgulayın.

    şu an geçmişe değil gelecege odaklanma zamanıdır , bu yönetim geçmişin 37. dönem yönetimidir.
    tarih olmuştur.
  • 5486
    oğulcan çağlayan transferi konusunda hukuğa aykırı hareket etmeselerdi oğulcan'ın lisansı çıkartılabilir ve istediğimiz zaman oynatabilirdik. demek ki yanlış bir şeyler yaptılar ki aldığımız oyuncu hem 2020-2021 sezonunda ceza aldı ve oynayamadı hem de 2021-2022 sezonunda hala lisansı çıkartılamadı.

    oyuncuların sözleşmelerini incelemeden nasıl sözleşme imzaladılar o da başka soru işareti.
  • 5489
    oğulcan çağlayan transferinde hatası olmayan yönetim. oğulcan'ın lisansının çıkmamasının nedeni uçk ve tahkim'in görevlerini kötüye kullanmasıdır.

    mustafa cengiz yönetimi'nin hatalı olduğu konu ise galatasaray'a yapılan her türlü şantaj, hakkımızın gasp edilmesi, önümüzün kesilmesi gibi olaylara boyun eğip galatasaray' diz çöktürmeleridir. oğulcan konusunda aldığımız cezayı öder, kurumları mahkemelik etmez ve çıkıp işte nasıl çözdük diye prim kasarlardı. tff'nin bize attığı çelmelerde ortalıktan kaybolurlardı. sistematik hakem hatalarıyla bizim şampiyonluğumuz gasp edilip başka takımlara verilirken de hoca'ya yüklenir, tff ve kurumlarını korurlardı.

    allah'ın sopası yok, 109/2 maddesini ihlal ettikleri gerekçesiyle genel kurul önünde hesap verecekler.
  • 5490
    eğer oğulcan transferi konusunda haksız olsaydık ve kendileri bir yanlış yapmış olsalardı bu yönetimimiz tarafından bize açıklanırdı. bugün yönetimimiz gereken açıklamayı kendilerine güvenen şekilde yapabiliyorsa demek ki ortada bizim açımızdan hukuksal bir sorun yok. mustafa cengiz yönetimini seversiniz sevmezsiniz orası ayrı da sanki avukatlar olmadan iş yapıyorlarmış gibi konuşulması da hoş değil.

    oğulcan'ın rizespor ile fesih durumu oyuncuyu ilgilendirir. zaten mustafa cengiz yönetimi de oğulcan'ın rizespor ile olan fesih işlemine karışmamış. sorun varsa oğulcan taraflı vardır. sallarken de biraz mantıklı sallamak lazım. zaten şuanki yönetimin derdi oğulcan değil. öyle olsa dün 17.00'a kadar imzalar gönderirlerdi rizespor ile anlaşma belgesini.
  • 5493
    kendi çıkarları uğruna tüzüğü yok saymaları seçim öncesi gerekeni yapacağını belirten ama geldiğimiz noktada buna cesaret edemeyen burak elmas yönetimi sayesinde yanlarına kar kalmış eski yönetim.

    illa atilmalarina gerek yok ki 10 çeşit ceza var. insan bari üyelere saygısından konuyu genel kurula getirir, bir fikirlerini sorar. atmazsin da disiplin cezasi verirsin. böylece bir daha kimse kendi çıkarı için seçim iptal etmez.

    büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. bundan sonra o tüzüğü kısa masa bacağı altına destek olarak kullanabilirler. hayırlı olsun.
  • 5494
    suç olan bir durum olmadığı için ceza almamış yönetim. zaten yapılamayacak olan seçimi ertelemişlerdi hatırlatmak gerekirse. bu yönetimin başkanının hastalığından falan kurtulmamışlardır. öyle olsa başkan dışında yine ihraç edilirlerdi. böyle şeyleri düşünecek kadar değişen insanlar da oluyordur bir yerlerde. şaşırmıyorum artık, nefreti anlamak mümkün değil.
  • 5496
    seçim ertelense bir sorun yoktu zaten. seçim kararları açıklanırken boşuna 1 hafta arayla iki tarih açıklanıp ikincisinde %50 şartı aranmıyor. ilk seçim yapılamayınca uygun olan ilk tarihte ikinci seçim yapılıyor.

    mustafa cengiz yönetimi seçimi erteleme kararı alsa devletin izin verdiği ilk tarihte seçim yapılacaktı ve seçim sürecine uygun sürede listelerini divana teslim eden adaylar seçime girecekti. "seçim iptali" kararında ise süreç sıfırlanıp listeler baştan yapılıp divana verilecekti, yeni katılımların da önü açılıyordu. abdurrahim albayrak malum basın toplantısında zor duruma düşünce ilk seçime katılmaktan vazgeçti, ancak fırsat geçince listesini biraz güncelleyip yiğit şardan'ı başkan olarak yazdı ve seçime girebildiler. seçim "ertelenseydi" mecvut adaylarla seçim devletin izin verdiği ilk tarihte yapılacaktı zaten.

    bu olay tüzüğün açıkça delinmesidir. deneyimli gelenekçi üyelerimiz, özellikle eski başkanımız, mevcut disiplin kurulu başkanı sayın alp yalman bunu uygun görmedi.

    seçim sürecinden çok çok daha önce burak elmas'ın başkanlığını destekliyordum ve burada yazıyordum, bilen bilir. burak elmas'ın paralı trollü diyenler dahi oldu. hala da kendilerini destekliyorum bir taraftar olarak ancak ihraç konusunun bu şekilde geçiştirilmesi yaptıkları bir hatadır, hanelerine eksi yazar.

    ahmet tirali ve arkadaşları tarafından verilen dilekçede "seçim iptali" kararına imza atan bütün yöneticilerin isimleri yazılmıştı, özel olarak bir isim yoktu. tüzük galatasaray'ın hukukudur ve her koşulda tüzük gereklilikleri yerine getirilmelidir. sayın mustafa cengiz'in ağır bir hastalıkla mücadele ediyor oluşu hukukun uygulanmasına engel olmamalıdır, allahım umarım tez zamanda şifasını verir sayın başkanın.

    bu mantıkla herhangi bir ağır ve ölümcül hastalığı olan bir vatandaş bir ağır suç işlediğinde bu adam hastadır diye ceza uygulanmamalı mıdır? ağır hastalıkları olan insanların kuralları çiğneme hakkı mı vardır?

    yarın bir gün görevdeki başka bir başkanımız görevdeyken ağır bir hastalığa yakalansa ve tüzüğe aykırı eylemlerde bulunsa, seçime gitmeyip göreve devam edeceğim dese, sportif aş. yönetimini bırakmasa veya sportif aş'yi satsa adam ağır hastadır deyip tüzüğü işleme koymayalım o zaman.

    şahıslardan bağımsız bir şekilde gelecek nesillere örnek teşkil etmesi için tüzük gereklilikleri yapılmalıydı. karar galatasaray genel kuruluna getirip üyelerin vereceği karara saygı duyulmalıydı. ihraç kararı çıkardı çıkmazdı önemli değil, ki ben bu şahısların ihraç edilmesini isteyen biri olarak ihraç kararının çıkmayacağını düşünüyordum ancak bu kararı genel kurul vermeliydi.
  • 5499
    https://m.webaslan.com/...faizi-SXHBQ130702SXQ

    açıkçası haberin yeterli açıklıkta olmadığını düşünüyorum ve anlayamadım da zaten. florya arazisinin geri alımında zaten bir 120-130 milyon bandında maliyet çıktığı belirtilmişti. kaldı ki sonraki ilk mali tablolarda da bu görünüyordu. bankalar yapılandırması ve bu geri alımın şirketin borç yükü üzerindeki artırıcı etkisi okunabiliyordu. burak başkan'ın açıklamalarını tam olarak dinleme şansım olmadığı için konu hakkında net bilgi sahibi olamıyoruz ama dursun özbek ve anlaşmalarını düşününce belki yapmak zorunda oldukları bir şeydi. mustafa cengiz yönetiminin özellikle son 1 yılda iyice kontrolsüz hareket ettiklerini bilmekle ve amacım yönetimini savunmak olmamakla beraber, belki daha net açıklama ile konuyu okuma şansına erişiriz.
  • 5500
    https://m.webaslan.com/...faizi-SXHBQ130702SXQ

    florya'yı geri almasaydı galatasaray futbol takımı antrenman yapacak tesis peşinde koşacaktı bir de. kemerburgaz 2035'e yetişene kadar... o kadar fakiriz ki zamanında plansız programsız para "hemen" gelsin diye oturduğumuz evi bile satmışız. sonra "yatacak yerimiz" olmadığını anlayıp evimizi geri aldık.

    bu işten ucuz sıyrılabileceğimizi düşünmüyorduk herhalde. geri alabilmemiz bile lütuf.
App Store'dan indirin Google Play'den alın