• 4727
    2020-2021 sezonu ara transfer dönemi'ni müthiş geçirmişlerdir. en güzel hamle de irfan can'a ederinin çok üstünde paralar vermemeleri oldu. mustafa cengiz'in de ifade ettiği gibi, sezon bittikten sonra ödenmek üzere 12 milyon euro önerebilirlerdi irfan için ve kimse de bir şey diyemezdi. kulübü ffp belasının içine düşüren dursun özbek yönetimini bile ibra etti o genel kurul. antalyaspor'u iflas ettiren adam istifa edip gitti ve yaptıklarının bedelini bile ödemeyecek. bu yönetim mayıs'ta gideceğini bildiği halde popülist davranmadı. başlı başına bu tavır bile saygıyı hak ediyor.

    galatasaray'ın parasını kendi parası gibi harcayan bu adamlara "köylü" imasında bulunan liseci kan emicilerin gazına gelip bu adamları yerin dibine sokmayın artık. onların tek derdi galatasaray üzerinden kurdukları küçük menfaat ilişkilerini kaybetmemek.
  • 4728
    kendilerine irfan can kahveci transferinde zamanında masadan kalktıkları için, belki de olabilecek en iyi maliyetlere oyuncuları kadroya kattıkları için teşekkür ederim. belki takımda hala daha eksikler var fakat ffp olmasına rağmen gayet iyi transferler yapıldı. yaza bu yönetim burada olur mu bilmem ama daha renkli bir transfer döneminin bizi beklediğini tahmin ediyorum.
  • 4729
    daha önce de yazdım, çok hata yapmalarına rağmen bu transfer sezonunda gördük ki hatalarından ders çıkarmışlar. bir sonraki seçimde yönetime bir iki ufak dokunuşla liste güçlendirilmeli. bu kulüp başka bir yeni yönetimin acemilik süreçlerini kaldıramaz.

    2020-2021 sezonu ara transfer dönemi nde gösterdikleri tavrı ve stratejiyi önümüzdeki transfer sezonlarında da hatta şimdiden çalışmalara başlayarak göstermelerini umuyorum.
  • 4730
    her ne kadar övülmeyi haketselerde transfer edilen oyuncuların yine son günlere kalması can sıkıcı olan altı aydır top oynamayan oyuncuyu bile transferin ilk günü getirmemesi bende negatif etki yapan yönetim. her yerde dillendiriliyor bu durum ama oyuncuların adaptasyonu bir aylık süreçte yabana atılmayacak kadar kolaylaşacabilirdi. bakalım kadıköye hangi yeni transferlerimizi götürebileceğiz.
  • 4731
    gene diyorum; irfan’a 12 verseler, 10’a baska forvet alsalar, gene bir 10 kagida iki adam alip adam basi 2-2.5 verseler ve hepsini gelecek yonetimin kucagina atsalar ´ buyuk baskaan’ diye anilirlar bir cok taraftar tarafindan. belki 20 kisi laf deriz ama bir cok kisi allaaah calim attik, transfer sampiyonu der (gorduk gecen sene transfer sampiyonu halimizi)

    guzel maliyet ile guzel is yaptilar, gelecek yonetime ‘hadi aslan bul bi 10m euro’ demedikleri icin tesekkur ederim.
  • 4732
    2020-2021 sezonu ara transfer dönemini başarı ile kapatmış yönetim. eleştiriliyor, haklı eleştirilerde var. ama adamlar iyiniyetle bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. aslında "bariyerler" olmasa çok daha iyi işler çıkartacaklardı. maho ağa bu transferleri ve ücretleri gördüğünde tırnaklarını yemiyorsa ben ben değilim. maho ağanın kim olduğunu söylememe gerek yok.
  • 4734
    ara transfer döneminde çok güzel işler yapan yönetim. kendilerine bir galatasaray taraftarı olarak teşekür ederim. çok kızıyordum yönetime ama iyi işler yapınca teşekkür de ederiz destek de oluruz.

    yönetimlerinin kalan sürelerinde kendilerinden en büyük beklentim; uğradığmız haksızlıklara ve hocamıza yapılan saldırılara karşı gerekirse yüksek sesle savunmalarıdır. bizim taraftar olarak gördüğümüz haksızlıkların mutlaka daha fazlasını görüyorlar. o zaman sus pus olmanın hiçbir anlamı yok sevgili yönetim. gerekirse yumruğu masaya sert bir şekilde indireceksiniz. taraftarınız arkanızda bilesiniz!
  • 4737
    iki hafta önceye kadar transfer yapamıyorlar ve hocayla anlaşamıyorlar diye dursun özbek yönetiminden kötü ilan edilmişlerdi. şimdi transfer yaptılar diye bir anda övülmeye başlandılar. bir yönetimin futbol takımına yaptığı transferlere göre övülüp gömülmesi bana çocukluk gibi geliyor.

    kendileri hiçbir zaman kulübün mal varlığını üç kuruşa peşkeş çeken, üç yaşında çocuğun bildiği tezahüratı bile yapamayacak kadar galatasaraylılıktan uzak dursun özbek yönetiminin yanına bile yaklaşamamıştır kötülük anlamında. bizi ffp belasından kurtarmışlardır, ekonomik olarak çok zorlu bir dönemde (tarihin en yüksek döviz kuru, pandeminin yarattığı daralmalar vs.) kulübü iyi idare etmişlerdir. aynı dönemde dursun özbek olsa hem uefa'dan kallavi bir ceza yemiş, hem de batma noktasına geldiğimiz için kulübe kayyum atanmıştı muhtemelen.

    şahsi fikrim ideal bir geçiş yönetimi sağladılar galatasaray'a, ancak bundan sonraki seçimde yerlerini daha enerjik, yeni fikirleri olan bir yönetime devrederek bir kan değişimine gidilmesi gerek. başkanın sağlık durumunu ve diğer yöneticilerin pasifliğini düşününce kendileri için de devam etmemesi en doğru karar olur.
  • 4739
    ikinci yarı için iyi transferler yaptılar diye övülen ama ilk yarıdaki transfersizlikler dolayısıyla galatasaray'ı orta sahasız bıraktıkları düşünülmeyen yönetim. bazı yazarlar fatih terim olmasaydı çoktan ligden kopacağımızı ve böyle bir durumda şu anki transferlere zaten gerek kalmayacağını hiç düşünmüyor. kabul edelim ki taylan antalyalı bizlere sürpriz yaptı. şu anki performansını sergilemese şaşırır mıydınız? kadroya giremese fatih terim'e rağmen yarıştan kopar mıydık, kopmaz mıydık?

    mustafa cengiz dönemini asla aylık eleştirmedim. getirdiğim eleştiriler hep dönemlik eleştiriler oldu. 3 senelik döneminde yaptığı iyi şeyler de oldu, kötü şeyler de. bir kere transfer döneminde net olarak başarısızlar. dediğim gibi 2020-2021 sezonuna başlamadan önce yapmadıkları transferleri devre arasında yapmak zorunda kaldılar. eğer yazın yapsalardı devre arasını bu kadar yoğun ve stresli geçirmek zorunda kalmayacaktık zaten. bunun yanında şu an yarıştan kopmuş olabilirdik, bu transferlere hiç gerek kalmayabilirdi de. aynı şeyleri forvetsiz şampiyon olduğumuz dönemde de yaşadık. ilk değildi yani. bunun yanında ilk dönemlerinde ndiaye'yi 17 milyon euro gibi bir fiyata elden çıkardılar. borç ödemesi yaptılar, ihtiyacımız vardı ama en azından birkaç milyon euroluk scout transferiyle yerini doldurmaya çalışabilirlerdi. imdadımıza yine taylan'da olduğu gibi bir başka sürpriz olan donk yetişti. anlayacağınız iyi geçti olarak düşündüğünüz bu dönemler aslında iyi geçmediler. biraz şans ve biraz da fatih terim etkisiyle ligi götürdük hep. kulübün başında fatih terim olmasa çoktan kapı dışarı olmuşlardı zaten, bugün bunları hiç konuşmayacaktık.

    bir diğer konu pasiflikleri. inanılmaz pasifler. galatasaray'ın hakkını hiç korumadılar. hiç. bu konuya karşı, transferleri becerememelerinden bile daha fazla hassasiyete sahibim. galatasaray'ın ne zaman hakkı yense beyaz bayrak salladılar, hocanın aldığı cezalarda hocadan daha fazla payları var. kulübümüz son dönemlerde hiç olmadığı kadar ezilmiş durumda. ali koç kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor kulüple. en ufak bir karşıt saldırı, hak savunma yok. iyi ki fatih terim var da bu dönemi minimum zararla atlatıyoruz.

    medya ilişkileri çok kötü. medyada da son dönemlerin en kötü sezonlarından birini geçiriyoruz. sosyal medyada, televizyon kanallarında ve çeşitli platformlarda inanılmaz bir algı operasyonu dönüyor. galatasaray'ı mental olarak zayıflatmaya çalışıyorlar ama bu konuda yönetimden bir çalışma yok. bunun yerine kendi seçtikleri birkaç medya yazarına destek veriyorlar. kulüple alakalı açıklama yaptırıyorlar. medya yönetimi bu değildir, büyük bir hatada bulunuyorlar.

    profesyonellik konusu da negatif. gerçekten ekip olarak çok zayıf ve amatörler. yönetimde kim ne yapıyor belli değil. yusuf günay diye bir adam var mesela, tweet atıyor. albayrak var, transfer dönemlerini zehir ediyor, başkan ekibi yanlış seçmiş ve yönetmekte yetersiz. bir de üzerine hasta olunca kulübün yönetimsel anlamda eli ekstra zayıfladı.
    diğer yöneticileri saymıyorum çünkü saymaya tenezzül gösterecek bir iş yaptıklarını düşünmüyorum.

    amatör branşlar kendi kaderine bırakılmış durumda. basketbol, voleybol ve diğer birçok branş kadın erkek takımı oldukları farketmeksizin dökülüyor.
    bütün branşlarda gerideyiz. bildiğim kadarıyla zirvede olduğumuz branş yok. birçoğu da ciddi darbeler almış, ya orta sıralarda sürünüyor ya da küme düşmeme mücadelesi veriyor. yönetim bu branşlarla ne yazık ki ilgilenmedi, bugün futbol takımının bu branşlardan farkı terim faktörüdür, bunu tekrar yazacağım. terim olmasaydı galatasaray ne halde olurdu derseniz, diğer branşların durumunu inceleyebilirsiniz. çok fazla zamanınızı almayacaktır.

    lobi çalışmaları pasifliğe giriyor, bu konudaki yetersizliklerinden bahsetmeyeceğim.

    gelelim ekonomiye. öncelikle, özellikle ilk dönemlerinde takım içerisinde yine ekonomik olarak yanlış şeyler yapsalar da terim sayesinde şampiyon olduğumuz için ciddi bir cl geliri elde ettik. şampiyonlar ligin'den men cezası yememizi engellemeleri sayesinde kulüp sıcak para ile bir şekilde dönmeye devam etti. bunun yanında galatasaray adası ve riva konusundaki aksiyonları galatasaray için çok önemli ve kritik hareketlerdir. bu konularda sağladıkları başarının hakkı yenilmemeli ama bugün ekonomik anlamda düzeldiğimize dair entryler yanlıştır arkadaşlar. galatasaray hala batık ekonomisinin mahsulünü tüketmeye devam ediyor. dursun'un pislikleri temizlendi ama kronik sorunlarımız çözülemedi. galatasaray ile ilgili yapacaklarını söyledikleri projeler ise yapılmadı.

    şimdi bu 3 senelik performanslarına bakıldığında dursun'un ekonomik anlamdaki enkazını kaldırmaları güzel ama sıkıntılarımız hala devam ediyor, gerekli projeler hayata geçirilmedi. yine de her şeye rağmen haklarını veriyorum çünkü ada ve riva konusu oldukça pozitif ve uzun süreli kazanımlar olmuştur galatasaray'a. diğer konularda ise maalesef sınıfta kalmışlardır. ilk dönemlerinde bıraksalardı bugün herkes kendilerini iyi tanıyacaktı(ben de dahil) fakat saydığım diğer konulardaki eksiklikleri ve yetersizlikleri yadsınamaz konulardır. bir spor kulübü sadece ekonomiyi idare ederek yönetilemez.
    yaptıkları pozitif ve negatif icraatlere bakıldığında, negatif etkinliklerinin de oldukça fazla olduğunu görürsünüz. bu noktada görevi bırakmalarının devam etmelerinden çok daha doğru olduğunu düşünüyorum. bana kalırsa geç bile kalındı.
  • 4742
    2020-2021 sezonu ara transfer dönemi'nde yaptıkları için sayın cengiz ve sayın albayrak'a çok teşekkür ederim.

    iyi bir transfer dönemi geçirdik, yaptığımız transferlerin ücretleri de çok uygun, makul fiyatlarla oldu.

    hem genel transfer politikası anlamında hem de ffp kapsamında gösterdikleri hassasiyet bence çok önemli, kimse galatasaray'ın beş kuruşunu dahi çarçur edemez, bu yönetim de ettirmedi zaten, ettirmeyecek de...

    başta da belirttiğim gibi kendilerine çok teşekkür ederim.
  • 4743
    --- alıntı ---

    son üç yılda galatasaray'ın kasasına oyuncu satışından yaklaşık 60 milyon euro girerken bu periyotta 42 milyon euro'luk kiralama bedeli ve bonservis harcaması yapıldı.

    a takımın maaş bütçesi de 65'ten 40 milyon euro'ya çekildi (sabah)

    --- alıntı ---

    galatasaray futbol takımının maaş bütçesini 25 milyon euro gibi ciddi bir şekilde aşağı çeken yönetim. bu 40 milyonun büyük kısmını falcao, babel, belhanda, feghouli ve muslera oluşturuyor. babel 1 maç daha oynarsa sözleşmesi uzayacak yani o büyük ihtimalle kalır ve 2.5 milyon euro'luk maaşını alır. 3.35 milyon euro alan belhanda'nın ise bu sene bitiyor. sadece falcao ve belhanda gitse maaş bütçemiz 32 milyon euro'ya inecek.
  • 4744
    (bkz: 6 şubat 2021 fenerbahçe galatasaray maçı)

    bu maça seyirci alınmıi vaziyette. gün içinde gerekeni yapıp federasyona yazılı başvuru yapmalıydılar. olan oldu. maçın skoru ne olursa olsun gerekli yerlere müracaatı yapıp 6222 ve toplum sağlığını hiçe saymalarından dolayı tff ve fb'yi gerekli makamlara şikayet edilmeliler. ceza veren olmaz ama yaptıkları yanlarına kar kalmamalı. naç oynanırken bile gerekeni yapmalılar.

    boş verin locayı fotoğrafı, bizimle alenen dalga geçen bu pisliklere gerekli cevabı verin.

    edit: sağolsunlar maç öncesi gerekli başvuruları yapmışlar.
  • 4749
    6 şubat 2021 fenerbahçe galatasaray maçı'nın seyircili oynanması konusunda bir açıklama yapmamış yönetim. minyatür pota'nın 21. bölümünde, dinlemediyseniz tavsiye ederim, gurrpegi cengiz yönetiminin asıl sıkıntsının transfer değil kulübü temsiliyet olduğunu söylemişti. o kadar doğru geldi ki aklıma yer etti bu söz.

    iyi bir 2020 - 2021 sezonu ara transfer dönemi geçirdik. beklemediğim kadar iyiydi. yönetimine, teknik heyetine, futbolcusuna da teşekkür ettik. elimizden geldiğince de maddi olarak bu teşekkürü somutlaştırmaya çalıştık. fakat herkesin görevi de devam ediyor. yönetimden gereken temsiliyeti görmek istiyorum. dünkü maçta ünal aysal olsaydı o adamlar gitmeden maça çıkar mıydı takım? neticesinde yeniledebilirdik, hükmen galip de sayılabilirdik ama kimseye iltimas olmayacağını anlamış olurdu herkes.

    dün türk futbol tarihinin en büyük ismi fatih terim'in babasının vefatının yıl dönümüydü. adam mezarlığa ziyarete gidemedi işi yüzünden. duygu durumunu siz düşünün, kolay değil. böyle bi günde fenerbahçe naptı? usülsüzce seyirci doldurup küfretti. ali koç'un ilk adaylık günlerini hatırlayın. herkes dostluk kazanacak, centilmenlik vs övüp duruyordu. o gün orada gerçekten centilmen bir başkan olsaydı başımız sağolsun diye pankart açar türk futbolunun en büyük ismine saygılarını sunardı. yemin ederim ülke futboluna o kadar kin ve nefret tohumu ektiler ki en büyük hayalim fenerbahçe başkanlığı oluyor git gide. sırf türk futbolunu temizlemek, gerçek centilmenliği kazandırabilmek için.

    peki bizim yönetim ne yaptı? ali koç maç sonu aynen şunları söyledi: "çirkin görüntülere kendi stadımızda müsade etmeyeceğimizi söyledik, içeri gitmelerini rica ettik, hayatta bir şey var kendi yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmayacaksın yaparsan da tepki görmeyi anlayışla karşılıyacaksın zaten mustafa başkan da anlayışla karşıladı, olmamalıydı dedi.". maçta usülsüzlüğün ağa babasını fenerbahçe yapıyor, bizim maç sonu sevincimiz olmamalıymış, çirkin görüntülermiş, başkanımız da bunu onaylamış.

    keza abdürrahim albayrak maç sonu açıklamasında polemiklere girmeyelim, dost kazanalım diye yine beyaz bayrak salladı. bir tek gene fatih terim konuştu, o da belli ki yönetime güvenmediğinden en azından şahsım adına avukatlarım gereğini yapacaktır dedi. şimdi bu adam kendimi yalnız hissediyorum demesin de ne desin. başakşehir-fener maçına kapkara gece diye burnumuzu soktuk, kendi maçımızda hakkımızı aramıyoruz. kaldı ki o maçta da bahattin şimsek iki maç dinlendi tekrar göreve başladı, takipçisi olduk mu, tepki gösterdik mi? tff başkanı nihat özdemir'i ibra etmediler mi?

    her maç hakeme göre yorum yapar olduk, paranoyak olduk. sorumlusu tff başkanı ise suç ortakları onu ibra eden yönetimlerdir. bunlardan birisi de mustafa cengiz yönetimidir. ben yönetimden çirkeflik istemiyorum, rakipler gibi stada seyirci soksunlar istemiyorum, hakemleri seçsinler istemiyorum, onlar yapıyorsa biz de yapalım diyip yanlışı yanlışla savunmuyorum.

    tek ihtiyacımız olan adalet!
    şu dakikadan sonra, ultraslan ile de arası açıkken herhangi bir yaptırım gücü kaldığına da inanmıyorum açıkçası bu yönetimin. artık nasıl olur bilmiyorum ama umarım beni yanıltırlar. testi daha da kırılmadan, adaletsizliğe karşı bu pasif tavır bize daha da çok zarar vermeden bu alanda da icraat yapmaya başlarlar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın