• 1
    futbol kariyerinin tamamını fenerbahçe'de geçiren 1961 doğumlu eski milli futbolcu. 1980 ile 1995 yılları arasındaki 15 sezonluk profesyonel kariyerinde 3 lig şampiyonluğu, 2 türkiye kupası ve 3 cumhurbaşkanlığı kupası sevinci yaşamış; çeşitli kademelerde 42 kez milli formayı giymiştir. göbekli futbolcu ekolünün son temsilcilerindendir.
  • 5
    f.bahçe’de kadro dışı bırakmak moda. ya müjdat? o da kadro dışı kalan oyuncular kervanından. olay tahsin kaya’nın başkan olduğu dönemde gerçekleşir. takım kötü gidiyordur. başkan futbolcuları toplantıya çağırır. neden bu takım kötü gidiyor diye sorar. müjdat öne çıkar ve ‘yanlış transfer yapıldı, ondan kötü gidiyor; biz ligi bu kadroyla ancak 6. bitiririz’ der. hatta babası müjdat’ı ‘oğlum bunlar patron, bunlara yanlışlarını söyleme’ diye de uyarır. “tahsin kaya sertçe yumruğunu masaya vurdu. bize dedi yanlış yaptığımızı söyleme hakkını sana kim veriyor. başkanım soru sordunuz, ben de cevapladım. size şunu da söyleyebilirdim. sizin gibi bir babanın yanımızda olması lâzım. siz bize güç veriyorsunuz, ne olur bizi bırakmayın. böyle söylemedim diye kızıyorsanız canınız sağolsun.” tabii bu görüşmeden sonra müjdat’a süresiz kadro dışı bırakıldığı söylenir.

    o kadro dışı kaldıktan sonra taksi şoförlüğü yapmaya başladığını anlatıyor. “ne yapayım, kulüp maaşımı bile kesti. eve süt getirecek para dahi yoktu. aç mı kalsaydım.” ya müşteriler seni tanımıyor muydu şeklindeki soruyu ise, “geceleyin çıkıyordum. sakal bıraktım, başıma şapka taktım, numarasız gözlük kullanmaya başladım.” diyerek cevaplıyor. ne ilginçtir ki kadro dışı bırakıldığı sezon takım ligi 7. bitirir. müjdat, tahsin kaya’dan sonra başkanlığa metin aşık’ın geldiğini ve kendisinin affedildiğini hatırlatarak, “bir ankara deplasmanından dönüyorduk. uçakta tahsin kaya da vardı. bütün takıma hitap ederek, ‘geçen sene başkan bendim. şu gördüğünüz adam bana çok büyük ders verdi. ‘6. dahi olamayız’ dedi. ben inanmadım. yöneticilere inandım. takımı karıştırıyor dediler onun için. onu kadro dışı bıraktım. sonuçta o haklı çıktı. ondan sizin huzurunuzda özür dilemek için bu uçağa bindim’ dedi. onun bu açıklamaları beni oldukça duygulandırmıştı.”

    not : (bkz: mac anilari)'ndan - pele "siyah inci" - ye binlerce teşekkür..
  • 15
    bu abiyi tanıdığım vakit maçlar şifresiz yayınlanıyor ve bütün apartman bize toplaşıyordu. apartman aile apartmanı olduğundan yabancı yoktu. bir de apartmanda ne kadar erkek varsa hepsi fenerbahçeliydi. böyle zor bir ortamdı bebekliğimin ve çocukluğum ilk zamanları. * futbola dair en eski hatırladığım kelime buydu. müjdat.

    neden müjdat? bu bıyıklı amcamız öncelikle bıyıklarıyla dikkatimi çekmişti. sonra ise evde ona karşı yükselen sesler ve sinirlerden dolayı dikkatimi çekmişti. maç zamanı evde kime baksam ona küfür ediyordu. babam bir yandan, babamın dayısı bir yandan, sezai abi bir yandan hepsi ulan müjdat allah belanı versin gibi ilk başlarda normal sonraları ise baya dümdüz giden küfürler...

    çocukluk aklı olsa gerek müjdat'ı kötü bildim. türk filmlerindeki kötü adam olarak onu beynime kodladım. müjdat kötüyse fenerbahçe de kötüdür çıkarımını o ufacık beynime kazımıştım.

    böyle zor ortamda fenerbahçeli yapmaya çalıştılar beni. sarı-lacivert taraklardan tut, formalara kadar avantaj şeyler alıp fenerbahçeli yapmaya çalıştılar. benim ufacık yavrumu, vatandaşımı fenerbahçeli olmaya zorladılar. biz bunları unutmadık. neyse başka taraflara kaymayalım.
    olmadım. fenerbahçeli olmadım. çünkü bir çocuk bir şeyden korktuysa vazgeçmez korkusundan. ben de vazgeçmedim. bütün aldatmacalara, kandırmalara ve baskılara karşı fenerbahçe demedim ve olmadım.

    müjdat benim fenerbahçeli olmama sebebimdir. iyiki varsın müjdat abi. sen olmasaydın o baskılara direnemezdim.
  • 16
    kendisi hakkında bir yazı:

    http://abcspor.com/mico-mujdat-mujdat-yetkiner/

    --- alıntı ---

    ben bu lakabi sonuna kadar hakettim abi-8

    “ben bu lakabı sonuna kadar hakettim abi” adlı yazı dizimizin bugün ki kahramanı miço müjdat yetkiner.
    fenerbahçe futbol tarihinin iki müjdat yetkiner’inden yaşça küçük olanı.
    80’li yıllarda oynamış, göbekli olanı ve hatta hatta bıyıklı olanı.
    göbeğinden ayrı bir paragrafda bahsetmek gerek. hatırladığım en göbekli futbolcudur.
    o meşhur göbeği sarı-laci çubukluyu gerim gerim gerdirirdi.
    altyapısından çıktığı kulüpte uzun yıllar kalmayı başardı.

    https://i0.wp.com/...amp;resize=169%2C244

    önce forvet arkasıydı, sonra baktılar ki müjdat’ta bir 10 numara yeteneği yok, defansif orta saha olarak oynamaya başladı.
    veselinoviç zamanında”süpürücü libero”olarak geri dörtlünün en arkasında yer buldu ve daha sonra da bir maçta kaleye bile geçmek zorunda kaldı.
    nerden nereye di mi?
    nedense bana bu hikaye hiç yabancı gelmedi. sanıyorum mehmet topuz’a da bir yerlerden tanıdık gelmiştir.
    penaltı kurtardığı maçtan başlayalım anlatmaya.
    o maç bir sakaryaspor maçıydı. ne şekilde fenerbahçe kalecisiz kaldı da müjdat kaleye geçmek zorunda kaldı onu maalesef anımsamıyorum.
    sadece hatırımda kalan penaltı vuruşundan önce iki elini yana açıp oyuncu henüz topa vurmadan 5-6 adım öne çıkması ve sağ tarafına gelen topu uzaklaştırması.
    böyle penaltı olmaz tabii. hakem de haklı olarak penaltıyı tekrar ettirdi.
    maalesef çizgide penaltı karşılamaya çalışan göbekli abimiz ikinci atışta topu kalesinde görmüştü ama olsundu; ne de olsa ilkini kurtarmıştı.

    https://i2.wp.com/...png?resize=420%2C196

    müjdat’ın fenerbahçeliliğine laf söyletmem ben arkadaş.
    hele hele müjdat’ın sahada sarf etmiş olduğu enerjiye asla laf ettirmem.
    canını dişine takar, sahada terini son damlasına kadar akıtırdı.
    adeta bir gemideki miço gibi en çalışkanıydı takımın.
    öyle tahmin ediyorum ki. miço lakabı da ordan gelmekte.
    libero oynasın diye ne oyuncular geldi. müjdat hala sahadaydı ama.
    kimse onu çubuklusundan ayıramadı.
    jacolcewıcz geldi, soczynsky sonra. bi ara tanjga var, bir ara rahmetli wisnievski, bir ara da doğu alman ajanı olduğu sonradan ispat olunan kazma wagenhaus.
    hiç biri kesemedi müjdat abi’mizi. çünkü yüreğiyle oynardı müjdat.
    16 senede 763 maç takıma hizmet etmiş olmak da her baba yiğidin harcı değil. bunu da kimse gözden kaçırmasın!

    https://i1.wp.com/...4/06/mico2.png?w=394

    fenerbahçe futbol takımımın her dönem en az bir dayı’sı olmuştur.
    müjdat abi’miz de onlardan biriydi.
    bi kavga mı var, bi haksızlık mı var, taa gerilerden gelerek olaya el koyardı.
    samsunspor o yıllar fenerbahçe’nin başına bela olmuştu. üst üste farklı yenilgiler alıyordu fenerbahçe samsunspor karşısında.
    tanju da samsunspor forması giyiyor o aralar.
    kupa’da fener ve samsun eşleşti. ilk maçı hatırlamıyorum sanıyorum fener’in en az iki farkla kazanması lazım.
    1-0 fener önde ve bastırıyor. derken maçın son dakikalarında tanju kadıköy’de attı golü. maç berabere bitti,fener elendi.
    samsunspor’lu oyuncuların çoğu uyanık. bitiş düdüğüyle beraber soyunma odasına doğru bir ersun yanal deparı attılar.
    sahada kalan bir kaç oyuncuda sevinç gösterilerini abartınca ortalık karıştı.
    dedim ya; fener’in illa en az bir dayısı vardır sahada!!!
    o dönemde sürüsüne bereket.
    başta müjdat ve abdülkerim, yanında stoper hasan çaldılar sopayı samsun’lu oyunculara.
    müjdat abi 4 ay sahalardan men cezası almıştı abdülkerim’le beraber.
    ama öyle böyle çalmamışlar sopayı. hiç abartmıyorum.
    bir arada hatırlayamadığım bir nedenden miço kadro dışı bırakılmıştı.
    bir baktık ki, müjdat’ın resmi spor sayfasının yarısını kaplamış.
    kadro dışı kaldı, şimdi taksicilik yapıyor gibisinden bir de başlık atmışlar.
    müjdat abi, direksiyonda. yanında sarı, firma baskılı toz bezi.
    sonradan anlaşıldı ki, müjdat’ın taksicilik falan yaptığı yok.
    o taksiler zaten müjdat’ın. medya kendince sansasyonel bi haber yapmış.

    https://i0.wp.com/...4/06/mico4.png?w=394

    müjdat abi’nin bir de kaleci schumacher’in gözünü moratması hadisesi vardır. onu da atlamak olmaz.
    internette konuyla ilgili bir röportajına rastladım; olduğu gibi aktarıyorum:
    – 5-0 öndeyiz maçın son dakikaları, arap ismail penaltı yaptı. schumacher ile de aramız çok iyiydi. ortak bir dil bilmemize rağmen vücut diliyle çok güzel anlaşırdık. o penaltıdan golü yiyince elimle ‘nasıl koydular ama’ gibi bir hareket yaptım, bu çıldırdı. ne var sanki 5-0 öndeyiz sonuçta. neyse maç 5-1 bitti. sonra soyunma odasında boynuma sarıldı, yumruk yumruğa giriştik, gözü morardı. sonra araya girdiler barıştırmak için. bir çiçek yaptırdık evine gittik özür dilemeye. sarışın bir arkadaştı, mor göz sarı saç, “bana sarı-lacivertin ne demek olduğunu öğrettin” dedi gülerek. çok olgun bir arkadaştı.”
    futbolu fenerbahçe’de bırakırken jübilesinde sahaya helikopterle inmesi de apayrı bir sansasyon yaratmıştı.
    daha sonra da antrenörlük yaptığını duyduk.

    https://i0.wp.com/.../06/mico31.png?w=325

    --- alıntı ---

    şu an fenerbahçe futbol altyapı koordinatörü ve scout direktörüdür kendisi.

    https://cdn.fenerbahce.org/...38_47907_6132605.jpg

    https://image.gzt.com/..._326e5-c6ddce9b1.jpg

    https://images1.minutemediacdn.com/...39b879c63000001.jpeg