• bu adam dün gece benim rüyama girdi. sabah kalktım, uyku mahmurluğunu bile üzerimden atmadan, afyonumu bile patlatmadan girdim youtube'a, açtım bu adamın videolarını izledim.

    ben hayatımda basketbolu takip etmemiş birisiyim. vaktinde, tofaş'ın tofaş olduğu yıllar*, 1 kere salona gidip yarım gözle maçlarına bakmıştım arkadaşların hatrına, o kadar . basketbol geçmişimde onun dışında bir de orta okulda ayağım kırık olduğu için beden eğitimi dersinde sınava girememiştim*, o zaman beni basketboldan sözlüye almıştı hoca, bedenim bile 4 gelmişti karneme düşün. o kadar beter durumdayım. hatta bilemediğim soruyu da daha dün gibi hatırlıyorum; bir basketbol maçında maç berabere biterse, en fazla kaç uzatma oynanır diye sormuştu hoca, ben de 3* demiştim. beraberlik bozulana kadar maç devam ediyormuş, o gün öğrendim mesela**.

    ben ki, ömrü boyunca, gece yarısı, uykuya daldıktan sonra uyanmaktan nefret eden, uyanınca hırçınlaşan, uyandırılınca ağzından küfür elinden sopa eksik olmayan adam, bu adamın tek bir maçını izlemek için gece yarısı saat 4'e saat kurup kalkmış adamım. utah jazz'le oynanan efsane final serisinin 6. maçı dersem, basketboldan anlayanlar, hatırlayacaktır eminim.

    http://www.youtube.com/...&feature=related

    şimdi sabahtan beri ben bu adamın videolarını, reklam filmlerini falan izliyorum. onun hakkında yapılan açıklamaları okuyorum, onun yaptığı konuşmaları okuyorum. bu adama olan hayranlığım yeniden depreşiyor. ki bak bir daha söyleyeyim, ben basketboldan falan anlamam, işim olmaz, takip etmem.

    sözlüğe bir bakayım dedim, sözlüğü açtığımda sol tarafta michael jordan'ı nba draftında ilk sıradan seçmeyen zihniyet başlığını görünce, dedim ki tamam. lassie bize bir şey anlatmaya çalışıyor.

    öncelikle, ben de bugün öğrendim bu gerçeği, yalnız bakınırken farkettim ki, michael jordan'ı seçmeyen adam, sanırım ertesi sezon istifa etmiş**.

    michael jordan'ı seçen adam da, en az onun kafar saftirikmiş, bunu da bugün öğrendim. rod thorn denen abi*'nin yaptığı açıklamayı koyuyorum buraya;

    "we wish jordan were 7-feet, but he isn't. there just wasn't a center available. what can you do**? jordan isn't going to turn this franchise around. i wouldn't ask him to. he's a very good offensive player, but not an overpowering offensive player." *

    tercümesi şu ki; keşke jordan 7 feet* olsaydı. öyle takımı sürükleyecek birisi değil, biz de ondan bunu beklemiyoruz zaten*. draft edecek pivot bulamadık, iyi bir offensive basketbolcu, ama o kadar güçlü değil. *

    ondan sonrası çorap söküğü gibi geliyor zaten. şimdi hangi ödülleri kazanmış, kaç kere mvp olmuş falan, bunlara girmeyelim, zaten konuya hakim olan arkadaşlar yeteri kadar açıklamışlar. benim değinmek istediğim başka bir konu var. bu adam en iyi olduğu zamanlarda bile, antremanlara herkesten önce gelirmiş. herkesten çok çalışırmış. bunu da şu sözlerle anlatıyor kendisi;

    "herkes bir gün michael jordan olmak için çaba sarfeder, ben ise her gün michael jordan olduğumu kanıtlamak zorundayım."

    bu adam için egosu çok şişkindi diyorlar da, ulan iyi ki ben onun yerinde değilmişim. ben onun başardıklarını başarmış olsaydım, salona büyük bir ihtimalle şöyle çıkardım;

    http://i51.tinypic.com/nn4k2b.jpg **

    ben ki; ömründe bir basketbol maçını bile adam gibi izlememiş olan ben, yaşar usta.. eeööö pardon karıştı, ben bunu yazan tosun, bu adamı izlemek için gece yarısı kalktıysam, bu adam efsanedir benim gözümde.

    şimdi çıkmış millet kobe falan diyor, ondan daha iyiymiş. valla kanka ben bir tane kobe tanırım, kobe tai. o da yaşlandı artık, elini eteğini çekti piyasadan. **

    bu arada bu 23 numara konusunu da bugün öğrendim, neden bu numarayı aldı falan onlara da baktım az buçuk, genel kanı, abisinin numarasının yarısını almış**. bunu da zaten çoğu kişi biliyormuş, ben yine bugün öğrendim. ama bir yerde gördüm, bu 23 başka bir şeyi daha ifade ediyormuş, genel kanının aksine, kanımı donduran bir durum bu. inşallah doğru değildir**.

    bu arada 23 > 8 diyerekten, sizlere veda ediyorum. bu da 8'den gelsin;

    http://www.youtube.com/...&feature=related **

    saygılar majesteleri :)

    not 1: bu arada karl malone diye bir adam daha vardı bak, o da iyi basketçiydi, utah maçından biliyorum onu da. o da meşhur baya haa, haberiniz olsun. o adam da büyük adamdı ama işte majestelerinin gölgesinde kaldı. bazıları şanssız doğuyor amk.

    not 2: ulan yollamadan önce baktım da, bu adam, hiç basketboldan anlamayan birine bile bu kadar yazı yazdırıyorsa, efsanedir.

    bence basketbolu sevin, yaşatın. iyidir basketbol, bence herkes oynamalı. benim çocuğum da inşallah basketbol oynar.

    bu da son videomuz olsun;

    http://www.youtube.com/watch?v=F9yQaGj46Nw
  • nasıl bir adam olduğunu lebron üzerinden anlamaya çalışalım;

    lebron benim gördüğüm en komple oyunculardan biri. inanılmaz bir fizik güce ve atletizme sahip. nba' e çok büyük bir beklenti ile girdi ki bu zamana kadar da o beklentilerin hakkını verdi. savunma da dahil olmak üzere bir basketbol sahasında yapılabilecek hemen hemen her olumlu şeyi yapabilen bir adam. ve bu kadar komple bir basketbolcu olan lebron, biri kariyerinin zirvesinde olmak üzere 2 defa basketbola ara vermiş olan jordan' ın rekorlarını ancak geçebiliyor. kaldı ki play off serilerinde en skorer oyuncu lebron olsa da lebron o rekoru jordan' dan yaklaşık 50 maç daha fazla oynayarak kırabildi.

    edit: bir iki rakam daha verelim. nba tarihinin en skorer oyuncusu olan 38.000 barajını geçen karem abdul-jabbar bunu 20 sezon ve 1500 küsür maçla yaptı. keza yine benim izlediğim en saf skorer olan, hayvan gibi de top kullanan kobe bryant da kariyerini 33.000 küsür sayı ile bitirdi ve jordan' ı geçti. ancak kobe de bunu 20 sezonda ve 1300' den fazla maçla yaptı. kariyerini 32.292 sayıyla bitiren jordan ise bu rakamı 15 sezon ve 1072 maç ile yaptı. dahası var; yukarıda da dediğim gibi jordan 2 defa basketbola ara verdi ki o iki sezonu(aslında 3 sezon oynamadı, 1994-1995' te oynadığı maç sayısı 20 falan) en az 25 sayı ortalamaları ile oynayabilecekken yaptı bunu. 40 yaşındaki halinin nba sezon ortalaması 20 sayı 6 ribaund 3 asistti.

    zaten şu rakam her şeyin özeti; nba tarihinde kariyer ortalaması 30 sayı üzeri olan 2 adam var sadece;

    wilt chamberlain: 30.07

    ve majesteleri

    michael jordan: 30.12
  • messi, maradona’dan daha çok başarı yakalamış olsa da benim gözümde diego her zaman bir numaradır.
    bir kaç yıl içinde lewis hamilton toplam şampiyonluk sayısında michael schumacher’i geçebilir ama asla onun büyüklüğüne ulaşamaz.
    işte majesteleri de benim için aynı yerdedir.
    kim ne yaparsa yapsın benim için farketmez, çünkü o tarihin gördüğü en iyi basketbolcudur.
  • the last dance'den sonra kendisine yonelik iki temel elestiri yeniden gundeme geldi ki anlamakta zorluk cekiyorum.

    birincisi adamin takim arkadaslarina yonelik tutumu. hakli/haksiz ayri bir tartisma ama bu ozelligi kendisinin karakterinin bir parcasi, ki o karakteri ve huylari formatlarsaniz michael jordan dunyanin gelmis gecmis en iyi birkac sporcusundan biri olamaz, hatta belki sadece siradan bir nba oyuncusu olur. bazilari sporu sadece calisma ve yetenek olarak goruyor sanirim.

    ikincisi ise bazi politik olaylara tepki gostermemesi. bu da tuhaf ve daha ziyade ideolojik bir suclama. belgeselde bunun cevabini "ben oyunuma konsantre oluyordum, evet belki bencilce ben hicbir zaman aktivist olmadim" diyerek veriyor. eger her sohret olmus sporcunun boyle bir misyonu varsa, cogunun her hafta bir siyasi tweet atmasi gerekir herhalde cunku her ulkenin kendince turlu turlu rezilligi var.
  • 6 final oynayıp, 6 şampiyonluk yaşamış, hiç final kaybetmemiş, yüzük alacağım diye big three kurup güce yanlamamış, rakip takım yıldızıyla dalga geçip rezil olmamış, spor dalı değiştirip dönüp yine domine etmeye devam etmiş gelmiş geçmiş en iyi basketbolcu.

    kendisini herhangi bir basketbolcu ile kıyaslamak hagi ile alex'i kıyaslamak kadar saçma.

    nasıl alex daha çok gol atmış daha çok asist yapmışsa da, alex de büyük topçu olsa da, hagi başka bir seviyenin, winnerlığın sembolü.

    jordan'dan daha iyi istatistik yapanlar, daha çok sayı atanlar olacaktır. oldu da. ama kimse jordan'ın başardıklarını başaramayacak. kimse onun kadar winner olamayacak.
  • onun kadar rekabetçisi gelmedi.
    aslında kariyeri çok uzun olmamasına rağmen, (toplamda beş yıl ara verdi ve son oynadığı iki yılda üç yıl ara verdikten sonra 38 ve 39 yaşındaydı)
    buna rağmen kariyerine 6 şampiyonluk sığdırdı.
    kıyaslandığı lebron veya kobe kadar oynasaydı 10 şampiyonluğu rahatlıkla görebileceği açıktı.
    efsane chicago bulls takımının dağıldığı the last dance sezonunda jerry krause'un büyük kazığı olmasa ve kadro bir arada kalsaydı, jordan formunun zirvesinde basketbolu bırakmayacaktı. olaylar da farklı gelişecekti tabii...
    öyle bir efsaneden bahsediyoruz ki, nba'in çok daha sert olduğu 86-90 yılları arasında mj'nin yaptığı istatistiklere düzenli olarak yaklaşan kimse yok.
    üstelik şu an oynanan basketbol oyuncuların bireysel performanslarını çok daha kolay öne çıkarıyor olmasına rağmen...
    muhteşem hücum performansının yanında, kafasına birini taktığında da ligin en iyi savunma oyuncusuna dönüşüyordu!
    michael jordan bir bağımlıydı...
    kazanma bağımlısı!
    bu bağımlılığı hiç kimsede olmayan seviyedeydi ve olağanüstü yeteneğinin şampiyonlukla taçlanmasını sağlıyordu...
    efsane, majesteleri...
  • hakkında bilinmeyen 23 gerçek:

    - su fobisi varmış. çocukken iyi bir arkadaşının boğulduğunu görmüş. ayrıca 11 yaşıında bir basketbol kampındayken boğulma tehlikesi atlatmış.
    - kalbinin üzerinde omega harfi dövmesi varmış. omega psi phi'nin simgesiymiş. omega psi phi derneğinin üyesiymiş kendileri.
    - halen her yıl nike'dan 80 milyon, nba'de oynadığı her sezon için bulls'dan 35 milyon dolar almış.
    - 1997'den 1998'e kadar kendi markası " jordan" altında ürünleri çıkmış.
    - 1996'da tüm zamanların en iyi 50 oyuncusundan biri seçilmiş.
    - 1991'de espn tarafından 20. yüzyılın en iyi sporcusu seçilmiş.
    - babası arabasında uyurken öldürülmüş ki bu olayın ertesinde jordan ilk kez basketbolu bırakmış.
    - chicago ve washington'da 23 numaralı formayı terletmiş. 45 numarayı kısa süre giymiş, bu numara abisinin lise numarasıymış.
    - ne annesi ne de babası 1.75'in üzerinde değilmiş.
    - space jam filminde karakterlere bulls şortu altına üniversitesi olan north carolina şortu giydiğini söylemiş ki bunu gerçekten şans getirmesi için yapmış.
    - çaylak sezonunda 3 sayı ortalaması yüzde 14 iken emekli olduğu senelerde yüzde 40 civarlarındaymış.
    - 1997 yılında forbes dergisinin en pahalı boşanmalar listesinde en üst sıradaymış. 150 milyon dolara yakın bir paraya karısından boşanmış.
    - 3 kez smaç yarışmasına katılıp bunların ikisini kazanmış.
    - 14 haziran 1998'de chicago'ya son 8 senede altıncı şampiyonluğu getiren şutu atmış. " jordan hits last shot" olarak geçen bu şut amerikan spor tarihinin en harika 25 anı listesinde ikinci sıradaymış.
    - bir maçta maksimum 69 sayı atmış. bu sayıları basketbol tarihinin beşinci en yüksek skorudur.
    - 1992 yılında portland ile bir playoff maçının ilk yarısında 35 sayı atmış. bu 35 sayının altısı 3lük. bu performans birçokları tarafından en iyi basketbol performansı olarak değerlendiriliyormuş.
    - sadece bir maçta * 12 numaralı formayı giymiş. sebebi orlando magic arena çalışanlarından birinin formasını çalmasıymış.
    - en sevdiği komedi şovu " sanford and son " .
    - üniversitedeki esas dalı kültürel coğrafya üzerineymiş.
    - her maçtan 4 saat önce aynı yemeği yermiş. biftek, kızarmış ya da lapa patates ve bira.
    - otel odasını her zaman çok sıcak tutarmış. sıcağın onu hastalıklardan koruduğuna inanıyormuş.
    - 1993'de küçük bir beyzbol takımı olan chicago white sox ile sözleşme imzalarak tüm dünyayı şaşırtmış.
    - kaldığı otellerde her zaman leroy smith ismini kullanıyormuş. bu isim onuncu sınıftayken seçmelerde onu mağlup edip lise takımına giren çocuğa aitmiş.
    * * *
  • otoritelere göre nba'in gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu olarak kabul ediliyor. hakkında 2014 yılında yayınlanan şöyle bir içeriğe denk geldim, sizler için çevirdim.

    michael jordan 40 milyon $ ciro ile emekli oldu. çalışmasa bile günde 178.000 $ kazanmaya devam ediyor.

    michael günde ortalama 7 saat uyuyorsa, rüyasında dans ederken 52.000 $ kazanıyor.

    eğer sinemada bir film izlemek isterse, bu ona 7 dolara mal olur ancak film bittiğinde 18.550 $ kazanmış olacak.

    sabah kahvaltısında haşlanmış yumurta yemek isterse, 5 dakika içinde yumurtalar kaynadığında 618 dolar kazanmış olacak.

    friends'in 1 bölümünü izlerken 3.710 $ kazanacak.

    muhtemelen güzel bir golf turu için 200 dolar civarında para ödeyecek, tur bittiğinde ise 33.390 $ kazanmış olacak.

    kazandığı her 10 dolar için sana bir peni verilseydi, yılda 65.000 dolar ile rahat bir yaşam sürüyor olurdun.

    olimpiyatlarda 100 metre yarışını izlerken yaklaşık 19.60 dolar, boston maratonu'nda ise 15.600 $ kazanacak.

    sıradan biri, onun chicago'daki restoranında bir yemek için 20 dolar harcama yaparken, jordan yaklaşık 5.600 $ kazanacak.

    michael jordan, bu yıl abd'nin geçmiş başkanlarının toplamından iki kat daha fazla para kazanacak.

    michael bir saat içinde asgari ücretten 7.415 dolar daha fazla kazanıyor.

    yeni bir mercedes 57 s (356.000 $) için para biriktirmek isterse, bu sadece 2 gününü alacak.

    inanılmaz değil mi? ancak...

    jordan eğer önümüzdeki 450 yıl boyunca gelirinin %100'ünü biriktirse bile, bill gates'in bugünkü servetine sahip olamayacak.

    https://gss.gs/9dD.jpg
  • bugün doğum günü olan efsane. iyi ki doğdun majesteleri.

    chicago bulls'un paylaşımı:

    https://twitter.com/...s/964901599054249984

    --- alıntı ---

    https://pbs.twimg.com/media/DWQE4r-V4AAR34b.jpg

    --- alıntı ---

    nba'in paylaşımı:

    https://twitter.com/NBA/status/699958110505533441

    --- alıntı ---

    https://pbs.twimg.com/media/CbbAMRlVAAAifnD.jpg

    --- alıntı ---

    tnt'nin paylaşımı:

    https://twitter.com/...s/964934819032465410

    --- alıntı ---

    https://pbs.twimg.com/media/DWQjDXJUQAAQpRC.jpg

    https://pbs.twimg.com/media/DWQjDXKU0AAKPll.jpg

    https://pbs.twimg.com/media/DWQjDXJU8AEujha.jpg

    https://pbs.twimg.com/media/DWQjDXJV4AAZv02.jpg

    --- alıntı ---

    sports illustrated'ın paylaşımı:

    https://twitter.com/...s/964896926926819329

    --- alıntı ---

    https://pbs.twimg.com/media/DWP_mOuXcAAp68E.jpg

    --- alıntı ---

    slam'in paylaşımı:

    https://twitter.com/...s/964898313106481155

    --- alıntı ---

    https://pbs.twimg.com/media/DWQB5RMVMAEan99.jpg

    --- alıntı ---

    http://heirjordanlegacy.tumblr.com/...post/17782820542
  • the last dance belgeseliyle gorduk ki goat diye bilip bagrimiza bastigimiz michael jordan, saygisizliga tahammul edemeyen yapisi, kendine saygisizlik yapanlarin cetelesini tutup yillar sonra bile "cezalarani" kesmesiyle aslinda tam bir ercüment çözer'mis ya la.

    hatta adamin saygisizlik tanimi o kadar genis ki selam veren de alan da sonunda her turlu zararli cikiyor. kendisine yapilmis bir saygisizlik olmadi zamanlarda ise kendi kendine yasanmamis olaylari kafasinda kurgulayip bunlara kendini de inandiran delinin tekiymis resmen.
  • "kimi zaman maçın ortasında olduğum yerde durup kalırdım; çünkü onun çılgınca bir hareket yapacağını bilirdim. böyle bir durumda sağa sola koşuşturmaktansa, olduğum yerde kalıp, seyretmeyi tercih ederim." (bkz: kenny anderson)

    "onun benim için ancak hayalini kurabileceğim hareketler yaptığını gördüm. onun potanın bir tarafındaki dip çizgiden smaç yapacakmış gibi havalanıp, havada bir müddet asılı kaldıktan sonra altından geçip diğer tarafından ters turnike attığını gördüm. bunu kendim görmesem imkansız derdim." (bkz: shaquille o'neal)

    "michael bana gözleri kapalı serbest atış atabileceğini söyledi maçı asla unutmam. onunla bunu asla yapamayacağı konusunda iddialaştım. o da yaptı! o gün düşündüğüm eve gidince çocuklarıma ne söyleyecektim." (bkz: dikembe mutombo)

    "benim jordan hakkında anlatmaktan en hoşlandığım hikaye, pistons'da oynadığım sene chigaco ve detroit arasında oynanan maçtır. michael potaya doğru ilerliyordu, önünü kesmek için yukarı doğru sıçradım. dilini dışarı sarkıttı ve sağından geçeceğini sandım; ama o havadayken dilini ve yönünü diğer tarafa çevirdi, diğer yanımdan geçti ve topu sağ eliyle potaya bıraktı. ben de orada öylece durup seyrettim. sonra chuck daly'yle gözgöze geldik. rengi atmıştı. ona zar zor 'bir şey söylemene gerek yok, ben de gördüm' diyebildim, o kadar." (bkz: john salley)

    "benim en favori maçım 1990-91 finallerinde yaşandı. michael topu sürerek geldi, sağa doğru bir feyk attı, sola doğru gitti sonra sıçradı ve havada bir an asılı kaldı. dilini dışarı sarkıttı ve bu sırada hala havada asılı duruyordu, bende içimden 'hayır, bunu yapamaz, bunu yapmamalı, bizim takıma bu olmaz beni üzerimden bunu yapamazsın' diye düşünüp duruyordum... ama yaptı. uçtu, topu bir elinden diğerine aldı ve içine bastı. michael bütün seyircilerin çıldırmasına yol açmış gibiydi. herkes saçını başını yoluyor, bu inanılmaz basketi gördüklerini inanamıyorlardı. eminim ertesi gün, ofise gittiklerinde bütün millet sadece bundan konuşmuştur." (bkz: magic johnson)

    "oyun son çizgi civarındayken, topun bu adamın eline geçmesini istiyorsunuz ki iyi bir oyuncu nasıl olur göresiniz. işte michael'i özetlemek için kullanabileceğim kelimeler bunlar: o iyi bir oyuncu, en iyisi." (bkz: john paxson)

    "ne zaman başımız sıkışsa michael turboları açıyor." (bkz: james edwards)

    "o, oyuncuların oyuncusu. o, kendiniz oynamadığınızda seyrettiğiniz adam. bazen onunla maç yaparken bir hareket yapıyor ve siz kendi kendinize 'keşke ağır çekimde tekrar görebilseydim' diyorsunuz." (bkz: karl malone)
  • iyi olsa x bırakmazdı, madem bu kadar iyi neden büyük takımlar almadı vb. sorulara cevap olarak kendisini vermek istediğim için bu entryi yazıyorum.

    kendisi dünya basketbol tarihinin değil, dünya spor tarihinin en önemli 10 sporcusundan birisidir. ve bu efsane isim 1984 draftında 1. değil, 2. değil, 3. sıradan seçilmiştir. 1. sırada dream* seçildi, ikinci sırada sam bowie seçildi, 3 sırada ise majesteleri seçildi.

    madem o kadar iyiydi neden ilk sırada seçilmedi? sorusunun birden fazla cevabı var tabii. ilki o sene portland' ın uzuna ihtiyacı vardı bir guard yerine. dolayısıyla jordan' a yönelmediler ama elbette eğer jordan' ın böyle bir basketbolcu olacağını öngörebilselerdi jordan' ı alırlardı.

    neden başka takım almadı?

    -ihtiyacı yoktur
    -asıl potansiyelini fark edememiştir.
    -daha iyisini bulduğunu düşünüyordur.
    -aradığı temel özellik yoktur vs. vs.

    jordan ile ilgili de şunları eklemeden geçemeyeceğim;

    adam 40 yaşında 3. kez basketbola döndü bir maçta 6 sayı attı. çaylaklığında bile 8 sayının altına düşmemiştir oysa. gazeteler o maçın ardından majsetelerini en kötü günü vb. başlıklar attılar. bu maçtan 3 gün sonra çıktığı maçta 50 sayı atarak 40 yaşında 50 sayı barajını geçen tek nba oyuncusu oldu. bu nasıl bir hırs, nasıl bir inanç, nasıl bir azim ve nasıl bir yürektir... o yüzden jordan ile ilgili söylenmiş onlarca sözün arasında en sevdiğim kimin söylediğini unuttuğum ve aramama rağmen bulamadığım şu sözdür; ''nba' deki her oyuncunun yeteneğini jordan ile kıyaslayabilirsiniz ama jordan' daki yüreği kimseyle kıyaslayamazsınız.''
  • majesteleri hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki... derlemeye nereden başlayacağını şaşırıyor insan.

    17 şubat 1963 brooklyn doğumludur. abd'lidir. tam adı michael jeffrey jordan'dır. north carolina üniversitesi'nde gösterdiği harika performans sonrasında 1984 nba draftı'nda chicago tarafından 3. sırada seçilmiştir. aktif olduğu süreler içerisinde chicago bulls (1984-1993 ve 1995-1998) ve washington wizards (2001-2003) formalarını giymiştir.

    nba kariyerinin ortalamaları; 38.3 dakika, 30.1 sayı, 6.2 ribaund, 5.3 asist, 2.4 top çalma, 0.8 blok şeklindedir.
    nba kariyeri boyunca 32292 sayı atmış, 6672 ribaund almış, 5633 asist ve 2514 de top çalma yapmıştır.

    kariyerindeki bazı başarıları;

    -2 olimpiyat altın madalyası 1984, 1992
    -6 nba şampiyonluğu 1991, 1992, 1993, 1996, 1997, 1998
    -1 ncaa şampiyonluğu 1982
    -5 nba normal sezon mvp'si 1987/88, 1990/91, 1991/92, 1995/96, 1997/98
    -6 nba finaller mvp'si 1990/91, 1991/92, 1992/93, 1995/96, 1996/97, 1997/98
    -10 nba sayı krallığı 1986/87, 1987/88, 1988/89, 1989/90, 1990/91, 1991/92, 1992/93, 1995/96, 1996/97, 1997/98
    -10 nba yılın en iyi 5'i 1986/87, 1987/88, 1988/89, 1989/90, 1990/91, 1991/92, 1992/93, 1995/96, 1996/97, 1997/98
    -1 nba en iyi 2. 5'i 1984/85
    -14 nba all-star 1984/85, 1985/86, 1986/87, 1987/88, 1988/89, 1989/90, 1990/91, 1991/92, 1992/93, 1995/96, 1996/97, 1997/98, 2001/02, 2002/03
    -3 nba all-star mvp'si 1987/88, 1995/96, 1997/98
    -9 nba en iyi savunma 5'i 1987/88, 1988/89, 1989/90, 1990/91, 1991/92, 1992/93, 1995/96, 1996/97, 1997/98
    -1 nba defensive player of the year: 1987/88
    -nba rookie of the year: 1984/85
    -tüm zamanların en çok sayı atan 3. oyuncusu (32292 sayı)
    -tüm zamanların en çok top çalma yapan 2. oyuncusu (2514 steals)
    -nba tarihinin en iyi 50 oyuncu'na seçilme 1996
    -2 nba slam dunk contest şampiyonluğu: 1987, 1988
    -play-off'lar tarihinde 1 maçta en fazla sayı atan oyuncu (63)

    o'nu anlatmaya istatistiklerin yetmeyeceğini de eklemek isterim.
    entrymin sonuna gelirken sevgili okurlar, bu son cümle tüm sevip de kavuşamayanlara gelsin. ne de güzel söylemiş magic johnson...
    "there's michael jordan and then there is the rest of us." *

  • bir iktisatçı olarak ayrıntıları, rakamları severim, önemserim ve bazen görülmeyeni gösterdiğine inanırım. majestelerine ithafen;
    1983 ve 1984 en iyi kolej oyuncusu seçildi
    1984'te dr. james naismith ve john wooden ödüllerini aldı
    1982'de ncaa şampiyonluğuna ulaştı
    1984-1985 sezonunda yılın çaylağı seçildi
    daha ilk sezonunda 1985 allstar maçında halkoylamasıyla ilk beşe seçildi
    1985-1986 sezonunda sol ayağındaki kırık nedeniyle 64 maç kaçırdı, playoffa yetişti ve boston'a 63 sayı attı ve nba playoff sayı rekorunu ele geçirdi
    1986-1987 sezonundan 1993'te basketbola ara verene kadar 7 sezon üst üste sayı kralı oldu
    1986-1987 sezonunda wilt chamberlain'den sonra bir sezonda 3000 sayı barajını aşan ilk oyuncu oldu, 37.1 sayı ortalaması tutturdu
    aynı yıl 200 top çalma ve 100 blok barajını geçen ilk oyuncu olmuştur
    1987-1988 sezonunda 82 maçın 81'inde en skorer oyuncu oldu
    en değerli oyuncu, yılın savunmacısı, nba ilk beşi, savunma ilk beşi, allstar en değerli oyuncusu, smaç şampiyonluğu ödüllerini aldı, sayı ve top çalma krallıklarını elde etti
    1987-1988 sezonunda cleveland'a karşı 24 şut isabeti bularak playoff rekoru kırdı
    1988-1989 sezonunda ise maç başına 32.5 sayı, 8.0 asist(nba'de 10. sırada), 8.0 ribaunt ve 2.9 top çalma ortalamaları tutturmuştu
    1992-1993 sezonu nba final serisinde 41.0 sayı ortalaması ile nba rekoru kırdı
    1993-1994 sezonu hazırlık kampı başlamasına 1 gün kala babası james jordan'ın öldürülmesi üzerine basketbolu bıraktığını, keyif alamadığını açıkladı
    1995-1996 sezonunda 72-10 ile rekor kırılırken, bulls toplamda 87-13 ile şampiyon olmuştu
    willis reed'in 1970'deki başarısından beri ilk defa normal sezon, playoff ve nba final serisinin en değerli oyuncusu seçildi
    1996-1997 sezonunda allstar maçında ilk kez triple double yapan oyuncu oldu
    aynı sezon efsanevi utah serisinin 5. maçında, seri 2-2 iken mide virüsü nedeniyle 39 derece ateşle çıktığı maçta 38 sayı attı, maç sonrası su kaybı nedeniyle scottie pippen'ın kollarına yığıldı
    jordan, nike ile anlaştığında spor malzemeleri üreticisi şirketler arasında 8. sıradayken, 20 yılda cirosunu 100'e katlamıştı
    bulls'un atlanta hawks deplasmanındaki maçı olimpiyatlar için yapılan 120.000 kişilik georgio dome'da oynatıldı, onu görmek için 66.000 biletli seyirci oradaydı, dev salonun yarısı perde ile kapatıldı ve ortaya bir basketbol sahası kondu
    jordan'ın nba ekonomisine 400 milyon dolarlık bir artı değer kattığı tahmin ediliyor
    40 yaşına girmesine 1 hafta kala allstar maçlarına veda etti, devre arasında mariah carey, jordan'ın chicago ve washington formalarından yapılan kostümlerle efsane oyuncu adına ''hero'' şarkısını seslendirdi
    kumar tutkusu olduğu söylendi, ama o da psikoloğunun o bitmez tükenmez kazanma güdüsünü törpülemesi ve ''kaybedebileceği'' bir ortam bulabilmesi için bir çeşit terapiydi.
    fiziksel olarak olmasa da zihinsel olarak her oyuncuya üstün olduğu aşikardır.
  • nba tarihinin gördüğü ve göreceği tartışmasız en iyi basketbolcudur. yıldız oyuncu olmak için hırs, inatçılık gerekir. mj'de hepsi vardı. kısa bir adamın üzerinden smaç bastıktan sonra kendine göre birini bulsana diyen seyirciye bir hücum sonra 2.10luk adamın üzerinden smaç basıp "bu senin için yeterince iyi miydi?" diye cevap verir, wizards'a basketbola döndüğünde berbat bir performans gösterdiği maçtan sonra "jor done?" diye başlık atan gazeteye bir sonraki maçta 40-50 atarak "bu ligde kimse benim istediğim zaman istediğim kadar sayı atamayacağımı düşünmesin" der.

    80 ve 90lı yollarda kendisini savunmak için jordan rules çıkarılmıştır, kariyeri boyunca yediği dayağın haddi hesabı yoktur. sertliğe mecburen sertlikle karşılık vermek gerekir. oyunun tek yönünü oynuyor diyenlere de bir sonraki sezon yılın savunmacısı olarak, 9 kez yılın savunma takımına girerek cevap verir. bunlar savunma sertliğiyle mümkündür, şampiyonluklar da sert savunma yapmadan olmaz nitekim.

    jordan hiçbir zaman tecavüz suçundan mahkemede yargılanmamıştır, evet melek gibi bir insan değil ama çok olumsuz özellikleri yoktur. egosu mu? bırakın da olsun. kariyerini etkilememiş ve onu gelmiş geçmiş en iyisi yapmaya engel olmamıştır ya.

    mj'i başkalarıyla karşılaştırma gafletine düşenler için: http://en.wikipedia.org/...ts_by_Michael_Jordan okuyun da kendinize gelin.
  • en iyi pasör olmayabilir.
    en iyi şutör olmayabilir.
    en iyi blok yapan oyuncu olmayabilir.
    en iyi markaj yapan oyuncu olmayabilir.
    en iyi pota altı olmayabilir.
    en iyi üçlük atan oyuncu olmayabilir.
    en çok kazanan oyuncu olmayabilir.
    en çok sayı atan oyuncu olmayabilir.
    en çok asist yapan oyuncu olmayabilir.
    en çok yüzük takan oyuncu olmayabilir.

    daha pek çok şey...

    ama tarihin en büyük basketbol oyuncusudur.
  • benim yaşım dönemine yetmediği için kendisini ekranlarda ilk defa space jam filminde izlemiştim çocukken. daha sonra internet üzerinden zamane performanslarına tanık olduk tabi ama ilk intiba önemlidir özellikle ufak yaşlar için, onun için de bir ayrı severim kendisini.*
    belgeselini de izleyeceğim ilk fırsatta, ayrıca bir diğer sevdiğim nba hero olan vince carter'ın da netflix'te belgeseli var. ilgili olanlara tavsiye ederim.