resim
Mert Hakan Yandaş
Takım:Fenerbahçe
Mevki:On Numara
Yaş:31
Boy:1.74
Uyruk:Türkiye
  • 1406
    (bkz: içerdeki aslan)
    baştan çok kızıyordum ama yavaş yavaş büyük resme daha dikkatli bakınca şunu anlamaya başladım ki herkes sevdasına hizmetini o forma altında yapmalı ya da yapacak diye bir kaide yok.
    malumunuz futbol takımları ortalama 25-30 kişilik kadrolara sahipler, dolayısıyla her isteyen istediği yerde oynayamayabilir.
    kendisinin saha içinde bize direkt hizmeti olmayabilir ancak kendisi saha içinde toplarını, dışında ise eurolarını ezmek suretiyle fener'in sırasıyla hem olmayan taktiğini hem de ekonomisini p.ç ederek armaya olan hizmetine son sürat devam etmektedir.
    bazen dolaylı hizmetler direkt hizmetlerden daha baskın olabilir.
    (bkz: 6 şubat 2021 fenerbahçe galatasaray maçı)
    buna en güzel örneklerden biri sanırım umut bulut olabilir. kendisi galatasaray'dan gitmesine rağmen fener'e hemen her maçta yazmak suretiyle dolaylı hizmetine devam etmektedir.
  • 1962
    --- alıntı ---

    mert hakan yandaş: "zaferin rengi filmini biz de izledik, gerçekten çok beğendik. en azından tarihimizde gizlemeden, utanmadan şerefli onur duyacağımız büyüklerimiz var."

    --- alıntı ---

    tribünlere oynama ustası. bu sefer de hakan şükür ve arif erdem üzerinden bize gönderme yapmış. mert hakan'a sormak lazım acaba zaferin rengi filminin afişinde, ilgili maçta golleri atan asker kaçağı ve aynı zamanda milli mücadeleden kaçan ingiliz çocuğu zeki rıza sporel'e neden yer verilmemiş ?
  • 1083
    fener'de sosa-gustavo-ozan'ın arkasında yedek kulübesi ısıtan oyuncu. erol bulut muhtemelen kendisinin yaptığı kayma hareketini unutmuş değil ki doğru düzgün süre vermiyor. galatasaray'a gelip banko oynayarak efsane olma şansı varken fener'e gidip kestane olmayı seçmiş düşük vizyonlu oyuncu.

    ha bir de; fener muhtemelen ikna ederken 11'de oynama, takımı üzerine kurma sözü falan verdi buna. ne oldu mert, fenerciğin sözünü tuttu mu ?
  • 1283
    allah korumuş bizi de sen bu güzide kulübün yerine ait olduğun o şikeci takıma gitmişsin. bu nasıl bir antipatikliktir, bu ne iticiliktir. dışardan bu adamları kimse uyarmıyor mu, inandırıcı olmadığını söylemiyor mu.

    şikeci takımın taraftarı dahil bu adama ve sözlerine inanıyor mu. gerçekten inanılmaz ve hayret verici.

    yasaklar bittiği zaman ilk derbide o kafasını kale hizasından 1 milimetre dahil yukarı kaldıramayacak oyuncu. o anı yaşamak istiyorum, çubuklu tosun emre abisi biraz ders versin kendisine neler yapmaması gerektiği hakkında zira emre'nin psikolojisi kendisinde yok.
  • 2120
    galatasaray taraftarı tarafından gereksiz yere fazlaca gündem edilen ve bu sayede yüceltilen vatandaş. bu vatandaş pfdk'ye sevk edilmesi gerekirken sevk edilmediyse ve ortada bir haksızlık varsa elbette konuşulur. ama oraya gitmiş buraya gitmemiş, saha içinde şunu yapmış bunu yapmamış tarzı konular sürekli konuşulur ve gündem edilirse işte o zaman bu vatandaş gerçekten de fb'nin komutanı olarak görülmeye başlanmış demektir.

    aynı davranışı fbliler icardi'ye daha yoğun şekilde yapıyorlar ve bu sayede tribün çekimi olan 144p kalitesinde bir görüntüyle ceza bile aldırdılar. ama farkında olmadan icardi'yi daha çok yücelttiler ve daha çok motivasyon sağladılar.

    bu yüzden galatasaraylılardan ricam, bu vatandaşın her hareketinin gündem yapılmamasıdır. mert hakan yandaş'ın saha içindeki etkisi yeterli olmadığından, kendisini bir nefret objesi haline getirerek yüceltme, simgeleştirme peşinde olduğu aşikar. bırakın ne yapıyorsa yapsın, bu vasat oyuncuyla ilgili bizi ilgilendiren hiçbir durum yoktur.
  • 2397
    kötü bir futbolcu olmasına rağmen istediğini başaran fenerli. hakkında konuşuluyor.

    emre belözoğlu, lugano, melo gibi futbolcuların özelliği rakip taraftar üzerinde etkisinden ziyade saha içinde başarılı olmasıdır. emre belözoğlu'nu örnek verirsek prime döneminde yetenek açısından türkiyedeki her takımda 11 oynayabilirdi. keza lugano da öyle.

    volkan demirel'in futbolu bıraktıktan sonra güzel bir demeci var "eğer ben beni sevmeyen rakip taraftarların takımının futbolcusu olsaydım bu sefer beni onlar çok sevecek fenerbahçe taraftarı nefret edecekti." yani olay taraf olmakla alakalı.

    şimdi gelelim mert hakan'a. mert hakan yeteneksiz bir futbolcu. kondisyon olarak da vasatın altında. ikili mücadele konusunda da öne çıkmıyor. ama adam maçtan önce taraftara arma gösterdi ve ortalığı karıştırdı. kendisine karşı anlamsız bir hırs var. anlamsız diyorum çünkü kendisi galatasaray futbolcusu olsa berkan'ın arkasında kalırdı.

    buna rağmen neredeyse bir haftadır adı hergün gündem. maç bittikten 4 gün sonra açıklama yapmasının tek sebebi konuşulmak istemesi. ve insanlar da bunu ona veriyor.

    nefret etmek için bir kişi seçilmesi gerektiğini anlamasam da kabul ediyorum. ama güncel fenerbahçe kadrosunda buna değecek kimse yok gerçekten.
  • 3043
    marmara üniversitesi göztepe kampüsündeyim. sallanıyorum. canım cigara çekti. yürürken içmeyi pek sevmem. gölge bir yere çökeyim de telledireyim diyorum. oraya sap, buraya dön derken çöktüm bir yere. alaturka hacet pozisyonundayım. bağcılar ekolü diz kırma da derler. sadece mabadımla beton arasında bir temas var. dirsekler dizlerime dayalı. betimleme kes.

    derin bir nefes… kaldırdım kafayı. karşımda gölge eden bir bina. gölgesi koftiden. ağaç gölgesi efil efil olur, betonunki ise kavruk. adını ömer faruk batırel koymuşlar. binanın…

    bu şey değil mi? hani meşhur necmettin ağabeyimizin ağabeyi? hani özgür demirtaş ile çıktıkları bir programda “şakkadak satarım” çıkışıyla efsane meme yapmış o yüksek makaracı? mor gömleğin üzerine kımıl kımıl sarı kravatı ile afisi adam kesen eski dili kesiklerden ağabeyimiz? öyleymiş. internet garip ortam. öyle diyorlar. şeceresine inmedim.

    o sıra cart bir ses bağırdı, birine seslendi, “pinooooğ” dediğini zannettim. ne alaka diye düşünürken yüzümde bir gülümseme. küfre güleriz biz. gocunmam da bundan. küfür iyidir. sesin geldiği köşeye çevirdim kafayı. mustafa sarp’ı bekliyorum. ben arada mustafa sarp’ı beklerim. sonra sunturlu okkalı bir küfür gelecek, biliyorum. ve ben güleceğim.

    benim otomatik olarak devam ettirdiğim küfrün savrulmasını bekliyorum kıpır kıpır. pinoğ ses benzetmesinin ardında o küfrü eklemlemeyen de ne bileyim…

    pinoğ ile mustafa az sonra köşeyi döndüler. ama beklediğim küfür tam istediğim gibi patlamadı. hayalkırıklığı… bir araba alışverişi varmış. “sat, sat, sat!” diye bir muhabbet geçiyor aralarında. en azından şimdi diyorum, gözlerinin içine bakıyorum. etmeyecek misiniz yani? küfür ister bu sözler de haliyle. heyhat yok gamato! etmiyorlar. ama arabanın kırmızı bir leon olduğunu anlıyorum.

    buraya dikkat. kırmızı leon’un hiçbir önemi yok.

    önümden geçen iki gençten biri elini diğer arkadaşının omzuna atmış. pinoğ ile mustafa’yı beklerken kerem a. ile mert hakan’mış meğersem. öyle yorumladım. yani bu ortama küfür yakışır arkadaşlar!

    tedesco ile fotograflarını görmüştüm telefonda. elini omzuna atmış hocasının. deplasman tribünücüsü rolü kesen bir apartıman çocuğu gibi... tedesco'yu taraftarına takdim ediyordu. aynı pozları kerem a.ya da kesmişti. afra tafra o biçimdi komutanda!

    “şakkadak satarım, şaşırır millet, hiç beklemedikleri bir hareket” dedim önümden geçerlerken.

    yüzümde kendiyle iftihar eden bir adamın impsel gülümsemesi olduğuna yemin edebilirim. aha na şöyle bir şey: https://www.vhv.rs/...-hd-png-download.png

    “ne diyor bu … koduğum” diye baktılar. ister çünkü bu cümle sonuna küfrü. en azından ben içimden öyle kurdum diyaloğu ve hemen yapıştırdım cevabı “ne bakıyonuz yar yar …ğğğmmm” diye. ama içimden.

    verimsiz bir gün geçiyordu.

    biraz sonra oraya nasıl geldiğini hiç bilmediğim “bilim bilinebilecek her şeyi keşfettiğinde, felsefe biter mi?” diye kahvehane yüksek entelektüelitesi bir muhabbete oturdum. bir yandan koz istiyordum. güzel bir v60 yapmıştım sabah kendime. james brown’ın geleceğimden daha parlak dişleri eşliğinde içmiştim. “this is a mans world” vardı fonda. sen ne düşünüyorsun diye sordu biri. ben mert hakan yandaş’ı düşünüyordum “a.k.”. burası da küfür ister. ettim de.

    “ne mi düşünüyorum? mert hakan komutan’ı düşünüyorum a.k.” dedim.

    mert hakan’ın neyini düşünüyorsun diye sordular. hakları vardı.

    “fener, mert hakan’ı sattığı gün bir şaşırırım. niye satıyo, nasıl satıyo, ne oluyo, nereden ve nasıl buluyolar bu fikirleri falan derim. acaba akılları başlarına mı geliyor diye bir işkillenirim.”

    “düzelir mi o zaman fener?” dedi yancı arkadaş. fenerlidir kendisi.

    “pekala! sonra ardından bir de eğribayat’ı satarsalar…”

    yancı, “bu çok hoş bir fikir” dedi. artık bir müsameredeydik, diğer galalı arkadaşa döndü ve “olmaz mı?” diye sordu. cevap çok netti:

    “olmaz! çünkü ali koç.”

    anlayacağınız kanaryamızla bir ömür mutluluklar dilediğim futbolcu.

    her şey bir yana, gerçekten benim için mert hakan yandaş bir kırılma göstergesidir.

    çüs.
  • 679
    fenerbahçe’ye gittiği için değil, galatasaray ile anlaştıktan sonra fenerbahçe ile masaya oturduğu için tepki gösterdiğimiz oyuncu. üstelik bunu başkanımız sağlık sorunları ile uğraşırken yaptı.

    bizim teklifimizi kabul etmemiş olsa, tamam anlaştık, hayırlı olsun denmemiş olsa bu kadar tepki görmeyecekti. tepki parayı seçmesinden ziyade dönekliğine, sözünün adamı olamamasınadır.
  • 958
    abdürrahim albayrak'ın açıklamasına göre doktorlarına "galatasaray'a transfer olursam size rolex saat alıcam" demiş futbolcu. fener'e gidince muhtemelen casio almıştır.

    başkan abdürrahim'i durdurmasa apo hızını almış yediği bokları açıklayacaktı ama başkan izin vermedi. bence bu arkadaş fazla cozlamasın. yoksa belli ki insan içine çıkamayacak şeyleri mevcut abdürrahim albayrak'ta.
  • 545
    ciddi anlamda rahatsız olmaya başladım artık.

    galatasaray taraftarı, ne ara gelmek istemeyen bir oyuncuya trip atar olmuş?

    "galatasaray'ın evladı" cümlesi o kadar özel bir cümleyken, sırtına galatasaray formasını giyip fotoğraf çektiren herkese bunu söyler olduk. alın bakın, biraz daha fazla para kazanmak için ne reklamlar, ne dansözlükler yapıyorlar.

    sırf biraz daha fazla para kazanmak için fenerbahçe kozunu oynayıp fiyat yükseltmeye çalışanlar florya'dan içeri girse ne olur, girmese ne olur?

    bu yüzdendir ki; gelirse ekime, gelmezse de kasıma kadar. bitti gitti!
  • 1394
    fenerbahçe'yi düzenli takip etmesem de fenerbahçe taraftarının neden bu kadar nefret ettiğini anlamadığım futbolcu. vasat oyunculardan oluşan sistemsiz bir takımda kalburüstü bir adam ne kadar katkı verebilirse o kadar veriyor. aynı futbolu galatasaray, beşiktaş veya geçen seneki başakşehir'de oynasa ne kadar iyi bir sistem oyuncusu olduğunu konuşuyor olacaktık. kendisine bakarak irfancan'ı da neyin beklediğini öngörebiliriz.
  • 505
    başlığı altına yazılanları okuyunca kimi zaman ciddi anlamda taraftar arkadaşların reflekslerini gördükçe hoşuma gidiyor. burada yazan arkadaşlarımızın şükür ki idrak seviyesi yüksek ve leş medyaya yansıtılan haberlerin değersizliğini bir kez daha görmüş oluyoruz.

    ah monşer, görüyorsun ki şark kurnazlığı libasından kurtulmak güç. akanında duranında türk olan, hem de van dijk'in çocukluk arkadaşı olan bayramlardan ömer bu yandaş arkadaşımızdan takımına daha çok katkıda bulunmuş. mert arkadaşımız 6 gol 3 asistle oynarken, bayramların oğlu ömer 1 gol 10 asistle oynamış. yani bir zamanların türk xavi' sinin esamesi bu arkadaşta yok.

    mert hakan, biliyorum biz monşerler topluluğuna öyle yaranman bu saatten sonra kolay olmayacak. tuvalette dahi elde telefon, çeşitli sosyal medya platformlar altında hakkında yazılanları okuyan birisin. kaç gündür hakkında haber yapılmasına rağmen tek bir açıklama dahi yapmayıp hangi türlü - lasyonlara ait olursa olsun, bu durumdan memnuniyet duymasan da öyle çok rahatsız olmadığın da açık. aylar önce uğur karakullukçu nasıl da emin senden bahsediyordu! yemişim öyle önünden arkasından kontratları!

    tabii burada yazan monşer topluluğu ama öyle milyonlarla iş yapan insanlar çok yok. birkaç bin lirayla genelde iş tutan şu yazar kardeşlerinin, abilerinin, ablalarının sözlerini bu saatten sonra zaten önemsemen aptallık olur. menfaatini düşün genç arkadaşım! kim sana daha çok milyon veriyorsa oraya git, oyununu oyna. fakat böylesine kasıla kasıla uzayan ne varsa, sende hayatında görmüşsündür ki, ondan pek bir fayda da gelmez!

    altı sene öncesinde tire 1922'de oynarken, attığın golleri düşün ve kurduğun hayalleri hatırla. sonra da çık adın gibi mertçe kime imza atıyorsan, bu takım için oynayacağım de.

    bu saatten sonra galatasaray forması giyersen, monşerlerin eleştirilerinin acıtıcı olacağını sakın unutma! ha bu arada, bakma böyle perdenin büyüklüğüne ve kalınlığına. işıksız bile galatasaray başarılarını kutlamaya alışkındır.

    ilave olaraktan: sana burada kimse yakınmıyor ya da gel bizim takımda illa oyna diye yalvarmıyor. sadece kavşağı hızlı geç diye tavsiye veriyorlar. yoksa kavşakta duranlar için ne derler biliyorsundur.
  • 1114
    çok eleştirdiğim yönetimi, kendisi üzerinden eleştirmeyeceğim futbolcu. üzerinden çok eleştiriler yapıldı ama ben "galatasaray tercih değildir" söylemine dayanarak "elden kaçan" değil "tercih edilmeyen" olduğunu düşünüyorum.

    bu durumu izah edebileceğim en güzel örnek ise "bak gidiyorum haaaa" diyen şener şen'e, münir özkul'un verdiği cevap. bilenler bilir.
  • 759
    dün oynanan maçta yedikleri ilk golde emre abisinin malatyaspor maçı g.töre pozisyonunda gösterdiği başarıyı gösteremeyen futbolcu. iyi bir teatral performans sergiledi gerçi ama daha öğreneceği çok şey var emre abisinden...

    kaçırdığı penaltı ve kötü oyunuyla keyiflendim açıkçası. twitter hesabını kapatmasıyla önümüzdeki sezona dair ön izlenim edinmemizi sağlamıştır ayrıca baskı idaresi ve psikolojik sıkıntılara dair...

    (bkz: 28 haziran 2020 sivasspor kayserispor maçı)
App Store'dan indirin Google Play'den alın