• 5
    can karadeniz ve tuna bayık'ın sunduğu, ikilinin çeşitli spor dallarını ve tekniklerini sporcular veya antrenörler eşliğinde denedikleri eğlenceli ve bilgilendirici galatasaray tv programı. kamera arkası görüntüleri de ne kadar eğlendiklerini gösteriyor ve bu pozitif enerjileri izleyiciye de yansıyor. zaman zaman oturduğumuz yerden salladığımız sporcuların aslında işlerinin ne kadar zor olduğunu görme imkanı da sunuyor.* programı ntvspor'da ırmak kazuk'un sunduğu denemeden olmaz'ın orijinali diye özetlemek de mümkün. süresinin kısalığına rağmen kanalımızın en başarılı ve keyifli yapımlarından biri. perşembe akşamları 19.45'te galatasaray tv'de izlemek mümkün.
  • 6
    galatasaray tv'nin underrated programıdır. programın iki sunucusu can karadeniz ve tuna bayık (ki kendisi gssozluk yazarıdır aynı zamanda bkz:tunovski) her hafta okçuluk buz hokeyi, binicilik, su topu gibi farklı sporları deniyorlar.

    güldürürken öğreten farklı bir konsepti var programın. sunucularin da ne kadar eğlendiğini izlerken hissedebiliyorsunuz.

    merak edilenler'i perşembe akşamları saat 19:45'te galatasaray tv ekranlarından izleyebilirsiniz. programin bölümlerine internette ulaşma şansımız pek yok. bu konu hakkında tunovski'ye danıştım, müjdesini de ben vereyim çok yakında merakedilenler isminde bir internet sitesi açılacak, programın bütün bölümlerine buradan ulaşabileceğiz.
  • 8
    su topu bölümünde "makas" terimiyle ilgili insanlar üzerinde soru cevap yapılmıştı. yanlış hatırlamıyorsam içlerinden sadece bir kişi su topuyla ilgili olduğunu belirtmişti, hatta baya bir şaşırmışlardı. anketin üzerine su topunda makas hamlesini öğrendiler, en güldüm bölümlerinden biri olduğunu dile getirebilirim. her bölümde size 2 tane konu sunup hangisini merak ettiğinizi oylatıp bir sonraki haftaya onla karşınıza çıkan bir program. bu açıdan gayet hoşa giden bir uygulama.
  • 12
    tuna bayık ve can karadeniz'in hazırladıkları, sundukları, eğlendikleri, eğlendirdikleri, bazen işi iyi kapmalarıyla "vay .mına koyayım.." dedirttikleri, bazen de beceriksizlikleriyle güldürdükleri büyük emek gerektiren program.

    bilenler bilir, 7 mart 2013 perşembe akşamı galatasaray tv'de blogs programının canlı yayın konuğuydum. programdan önce ve sonra, bu iki güzel adamla muhabbet ederken en çok yakındıkları konunun, "galatasaraylılar arasında bu tarz programların çok takip edilmemesi" olduğunu söylemek isterim.

    bir diğer konu da elbette blogs programı ile ilgiliydi. bir ara sözlükte de çok tartışılan "skandal konuk" olayı.. hatırlayalım, galatasaray'a ve galatasaraylılara küfür eden bir programa çıkartacaklardı az kalsın.

    evet, herkes olayı bir önceki cümlem kadarıyla biliyor. ama can ve tuna bu konuyu detaylıca anlattılar, olay tamamen asıl konuğun gelemeyeceğini geç bildirmesi ve bizimkilerin yayına birkaç saat kala konuk stresine kapılmasından kaynaklanıyor.

    asıl konuğun tavsiye ettiği kişilerle irtibata geçiliyor ve fakat sonrasında araştırılıyor ki bu yeni konuklar büyük orospu çocuğu, can da çekiyor siktiri. hatta tuna dövelim lan! diye ani bir çıkışla dikkatleri üzerine topluyor. sonra bahri havadır geliyor, belinde silah.. arıyor ünal aysal'ı, "başkanım yetki ver indirelim şunu" diyor ama ünal aysal tıpkı benim gibi insanın içini ısıtan sıcacık gülümsemesiyle yatıştırıyor galatasaray tv ve orada çalışanları.

    olay bu yani. ama biz yine twitter fenomenlerine inanalım. ne de olsa yüz bin takipçisi olanlar onlar. yalan söyleyecek değiller ya...

    galatasaray'ı çok çok seven bu iki adama haksızlık edildiğini belirtmek isterim.

    programı izleyin lan, vallahi güzel oluyor. can+tuna > acun. sbt :(
  • 13
    ben de bir yerlerde galatasaray ile ilgili bir kopma oldu galiba, eskiden bilirdik transferi kim yaptı, bu kararı kim aldı falan diye. mesela transferlerden kim sorumlu, futbolcu maaşlarına kim karar veriyor hiç bilmiyorum şu an ve merak ediyorum.

    - mesela hajroviç transferinde kim hatalı?
    - futbolcuların maaşlarını bu kadar arttırma kararını kim verdi?
    - vs.
  • 15
    son maça izmir deplasmanına gidiyorsun. oyuncularının birçoğu şampiyonluk görmemiş ve deplasmanlarda çoğu zaman silik performans sergiliyorlar. bu şartlar altında acaba fatih terim'in aklından kötü senaryolar geçiyor mudur? bu nedenle uykuları kaçıyor mudur?
    30 milyon insan sadece ona güveniyor. onun bir şekilde bu işten kazasız belasız çıkacağına güveniyor. bu kadar yükü taşımak zor gelmiyor mudur?