• 30 yaşına gelmiş kariyer zirvesi başakşehir spor ile ligde 1 sezonda 9 gol atmak olan futbolcu.

    şampiyonlar liginde 1 sezonda 8 gol atmış, süper ligde 2 kere gol kralı olmuş, milli takımın en golcü 2. oyuncusu konumuna yükselmiş burak yılmaz ile kıyaslanıp lobisi olmadığı için oynatılmadığı iddia ediliyor.

    bazen bu sözlük gerçekten şaka gibi oluyor. galatasaray'da olsa burak yılmaz'dan çok küfür edeceğiniz adamları yüceltmeyin bu kadar.
  • bir kere çalıştığım yere yolu düşmüştü. az ileride bir mekan var (ataşehir'i bilenler için; kuruçeşme kahvesi) hasan kabze, levent kartop, hasan özer vs türlü türlü eski futbolcu oraya takılır. bu arkadaş da muhtemelen oralara takılırken, çalıştığım yere uğramıştı.

    "transfer olduğunda başarılı olmanı çok istemiştik" diyorsunuz, "hagi bana taktı, kiralık gönderdi yoksa başarılı olurdum. kiralık gittiğim yerlerde de yılmaz vural ve bülent korkmaz taktı." diyor. yutkunup, "trabzonspor'a o golü atsaydın kral olurdun" diyorsunuz. "fatih terim bana takmıştı, bir golle kral olacaksam olmayayım" diyor. halbuki benim hatırladığım, aynı fatih terim kendisini milii takım'a da davet etmişti. neyse, "başakşehir'de iyi gidiyordun ama adebayor'u aldılar" diyorsunuz, "abdullah avcı'yla anlaşamadık, yoksa adebayor'u ya keserdim ya birlikte oynardık" diyor. :) yani herkes suçlu, herkes mehmet'e düşman.

    bu arada karagümrük'te de kadro dışı kalmış. kendisi masumdur, suç başkalarınındır.
  • kendisi,
    luca toni'nin serie b'de düşmeye oynayan takımların kadrolarında* forma bulamadığı,
    diego milito'nun racing'de henüz varla yok arası olduğu,
    diego forlan'ın independiente'de henüz parlamaya başladığı,
    david villa'nın zaragoza'da henüz keşfedildiği,
    hakan şükür'ün bursaspor'dan galatasaray'a henüz transfer olduğu yaştadır.

    keşke 19-20 olsaydı da beklenti içine girseydik, geçmiş anam bu çocuk, bi cacık olmaz artık.

    hebelöbelöp: imlâ.
  • mehmet batdal 24 şubat 1986'da izmir'de dünyaya geldi. kendisi 1.95 metre ve 88 kilodur. futbola 1999 yılında 13 yaşındayken bucaspor altyapısında başladı. 2004/2005 sezonu sonuna kadar burada çeşitli seviyelerde oynadıktan sonra 2005 yazında profesyonel sözleşme imzaladı ve a takıma yükseldi.

    2005/2006 sezonunda bucaspor forması ile lig b'de sekizi ilk onbir olmak üzere 21 maçta forma giymiştir. ilk onbirde başladığı maçların dördünde 90 dakikayı tamamlarken diğerlerinde 87. 46. 70. ve 76. dakikalarda oyundan alınmıştır. oyuna sonradan dahil olduğu 13 maçın üçüne ilk yarıda 30. dakika civarı, dördüne ise ikinci yarıda girmiştir. diğer 6 maçta ise ortalama 19 dakika oynamıştır. toplamda 1 sarı ve o da ikinci sarıdan olmak üzere 1 kırmızı kart görürken kafa ile 2 gol kaydetmiştir. henüz ilk senesinde 4-4-2 sistemi ile oynayan takımının banko oyuncusu olmasa bile düzenli isimlerinden biri haline gelmiştir. genç ve tecrübesiz olmasına rağmen birçok maçta takımı yenik durumda olsa bile kendisi ikinci yarıda veya daha ilk yarıdan oyuna kurtarıcı olarak dahil olmuştur. bu durum da kendisine duyulan güveni göstermektedir.

    2006/2007 sezonunda bucaspor forması ile lig b'de 14'ü ilk onbir olmak üzere 16 maçta forma giymiştir. ilk onbirde başladığı maçların 10'unda 90 dakikayı tamamlarken diğerlerinde 89. 60. 52. ve 80. dakikalarda kenara alınmıştır. oyuna sonradan dahil olduğu 2 maça 36. ve 67. dakikalarda girmiştir. toplamda 3 sarı kart görürken biri kafa diğer dördü de ayakla olmak üzere 5 gol kaydetmiştir. bu 5 golün üçünü bir maçta atarak kariyerinin ilk hat-trick'ini yapmıştır. mart civarı yaşadığı sakatlık yüzünden o sezon kalan maçlarda forma giyememiştir.

    türkiye kupasında ise ikisi ilk onbir ve 90 dakika olmak üzere 4 maçta forma giymiştir. oyuna sonradan dahil olduğu maçlara ise 29. ve 48. dakikalarda girmiştir.

    ayrıca bu sezon içerisinde ilk defa türkiye u21 milli futbol takımına davet edilmiştir.

    2007/2008 sezonunun ilk devresinde bucaspor forması ile tff 2. lig'de tümü ilk onbir ve 90 dakika olmak üzere 12 maçta forma giymiştir. toplamda 2 sarı ve o da ikinci sarıdan olmak üzere bir kırmızı kart görürken dördü kafa, diğer beşi ayak ile olmak üzere 9 gol atmıştır. bu gollerin sekizini ikişer ikişer olmak üzere 4 maçta kaydederek ilginç bir istatistiğe ulaşmıştır.

    2007/2008 sezonunun ikinci devresinde yarım sezonluğuna kiralanmış olduğu altay ile bank asya 1. lig'de dördü ilk onbir olmak üzere 10 maça çıkmıştır. bu dört maçın üçünde 90 dakika sahada kalırken diğerinde 68. dakikadan oyundan alınmıştır. bu 4 maç aynı zamanda altay ile çıktığı ilk 4 maçtır. bekleneni verememiş olsa gerek ki bir daha ilk onbirde başlayamamış, diğer 6 maçta oyuna sonradan dahil olup ortalama 34 dakika sahada kalmıştır. toplamda o da ilk maçında ve ayakla olmak üzere sadece bir gol atmıştır.

    2008/2009 sezonunda bucaspor forması ile tff 2. lig'de tümü ilk onbir olmak üzere 30 maça çıkmış ve bunların 24'ünde 90 dakika sahada kalmıştır. kenara alındığı diğer 6 maçta ise 64. 77. 46. 62. 68. 72. ve 75. dakikalarda oyundan çıkmıştır. toplamda 9 sarı kart görürken tümü ayakla olmak üzere 7 gol atmıştır. o sezon bucaspor şampiyon olmuş ve bank asya 1. lig'e yükselmiştir.

    2009/2010 sezonunda bucaspor forması ile bank asya 1. lig'de 29'u ilk onbir olmak üzere 30 maçta forma giymiş, bu maçların 25'inde 90 dakika sahada kalmıştır. diğer 4 maçta ise 87. yine 87. 82. ve 89. dakikalarda oyundan alınmıştır. bir maçta ise oyuna 27. dakikada dahil olmuştur. toplamda 9 kez sarı kart ile cezalandırılırken beşi kafa, diğer 13'ü ayak ile olmak üzere 18 gol atmıştır. bunların dışında bir kez de kendi kalesinin ağlarını sarsmıştır. bucaspor sezonu ikinci olarak tamamlayarak süper lig'e yükselmiştir. bucaspor'un bu başarısında takımın en golcü ismi olarak hiç şüphesiz ki büyük pay sahibidir.

    türkiye kupası play-off'larında ise ikisi de ilk onbir ve 90 dakika olmak üzere iki maçta forma giymiş ve iki gol atmıştır. 28 ekim 2009 galatasaray bucaspor maçında bir penaltı atışından üstten dışarı atmak suretiyle yararlanamamıştır.

    2009/2010 sezonu sonunda bonservis bedeli olmadan galatasaray'a transfer olmuştur.

    bunların dışında türkiye u21 milli futbol takımı ile toplamda 13 maça çıkarken tümü ayakla olmak üzere 4 gol atmıştır.

    sonuç kısmına gelirsek; önce olumsuz kısımları yorumlayalım, mehmet batdal uzun boyunun aksine kafa toplarında sanıldığı kadar etkili değildir. ayrıca a kadroya avrupa futboluna göre biraz geç sayılabilecek 20 yaşında alınması sebebiyle 24 yaşında olmasına rağmen sadece 4 senedir profesyonel olarak futbol oynamaktadır. ayrıca gördüğü kart sayılarına bakacak olursak biraz hırçın bir profil çizmektedir.

    şimdi daha nötr şeylerden bahsedelim; kendisi kariyerinden de anlaşılacağı üzere tecrübe kazandıkça daha golcü ve istikrarlı bir kimliğe bürünmektedir. ilk zamanlarında bile nöbetçi golcü veya maçı çeviren adam olamamış, lakin takımın düzenli bir ismi haline geldikçe skora dolaylı veya direkt olarak etki etmeye başlamıştır. kendisi kariyeri boyunca 4-4-2, yani çift forvetli sistemde oynamıştır, bu bağlamda uzun boyunu kullanarak indirdiği toplarla ve fiziğini kullanıp rakip defansı yıpratmak suretiyle arkadaşlarına geniş koridorlar açması ile dikkat çekmiştir. tek forvetli sistemde nasıl bir performans göstereceği ise tam bir kapalı kutu. oyun stiline bakarsak tam olarak zlatan ibrahimovic'i andırıyor.

    kendisine iyi taraflardan bakacak olursak geçen seneki yedek forvetimiz shabani nonda'dan daha hareketli ve güçlü bir tercih olacağı su götürmez bir gerçektir. ayrıca 24 yaşında olmasına rağmen sadece 4 yıldır profesyonel olarak futbol oynaması sebebiyle hala öğrenecek şeyleri ve kendisini geliştireceği noktaları olduğunu düşünmekteyim. bunun dışında uzun boyunu çok etkili bir biçimde kullanamamasına rağmen bileklerine oldukça hakim, süratli ve rakip ceza sahası civarından oldukça sert şutlar çıkartabilen güçlü ve ayakları yere basan bir oyuncudur. kendisine büyük bir takımda şans verilmesinde bir sakınca görmüyorum. ayrıca yedek forvetimizin türk olması yabancı kontenjanı açısından takımın kârınadır. milan baros'un arkasında beklemeyi çok da sorun edeceğini zannetmiyorum. bunun dışında bonservis bedeli olmadan transfer edilmiş olmasından dolayı kulübe mali anlamda bir yük de teşkil etmeyecektir. ha kendisi tek başına yeterli midir? işte bundan emin değilim, kendisinden target man olarak yararlanılacaksa farklı özellikler taşıyan bir yerli ismin* daha takıma kazandırılması taraftarıyım. son olarak osman tanburacı'nın kendisi hakkında yazmış olduğu şu yazıya ( http://www.sporx.com/...osman_tanburaci/8204 ) bakarsak bir karakter olarak da kulübümüze yakışacağını düşünüyorum. eminim ki sadece "türk" ve "bedava" olmasının dışında izlenmiş ve takıma ve sisteme uygun görüldüğü için alınmıştır. hele ki haldun üstünel'in artık transfer konusunda daha hassas olacaklarını açıklamasının üstüne... bu bakımdan ikinci yaser yıldız olacak argümanı birazcık saçma kalıyor.

    kabul ediyorum transferi flaş bir gelişme, kendisi de bir süperstar değil ama yine de ben böyle bir oyuncunun takımımıza katılmasından memnuniyet duydum. yazın forma numaraları değişir, kendisine 9 numara ve birazcık da şans verilirse takımımıza faydalı olacağını düşünüyorum. malum memlekette doğru düzgün forvet de kalmadı, bu ülkenin pivot santrfora olduğu kadar çok yönlü hücum oyuncularına da ihtiyacı var. maalesef milli takımın yolu başlıca 4 büyüklerden geçtiği için* kendisi ülkemiz futbolu adına da büyük bir şanstır. göreceğiz bakalım...

    tekrardan hoşgeldin ve sana başarılar dilerim mehmet batdal...

    not: formasına "mehmet" yerinde "m. batdal" veya sadece "batdal" yazdırırsa karizmasından geçilmez.

    http://www.nethabercilik.com/...91220A201205E-01.jpg *

    http://im.htspor.com/2010/01/01/197498_detay.jpg *

    http://4.bp.blogspot.com/...00/mehmet-batdal.jpg *

    http://www.memleket.com.tr/images/news/19961.jpg *

    http://cdn1.cnnturk.com/...amp;BlackWhite=False *
  • burak'la gol kaçırdıktan sonra şu ellerini başına alma mevzusuyla çok dalga geçiyorlar ama ben bu batdal gibi vurdumduymaz forveti de sevmiyorum ya. tarihini hatırlayamadığım arena'da trabzon'la oynadığı maçta kale ağzından tolga'yı vurmayı başardıktan sonra da yine böyle sallamaz bir tavırla dönüp gitmişti. golü kaçırmasından çok o sallamaz haline küfür ettim. ben senin atamadığın gol için üzülüyorsam bir zahmet sen de üzül birader.

    9 kasım 2014 başakşehir beşiktaş maçında kaçırdığı golden sonra takım arkadaşlarının senkronize tepkisi ve kendisinin uzaya gönderdiği topa bakışını gördükten sonra yazasım geldi bunu. gol kaçırdıktan sonra kendini parçalayan, üzülen forvet iyidir. bu nedir arkadaş, bu nasıl bir şekil ya. adam umarsızca topu ne kadar yukarı attığını izliyor.
  • 21 temmuz 2010 galatasaray fenerbahçe maçında oyundan alınması üzerinden frank rijkaard'a sallayanlar var. bu sıcaklarda sokakta çok kalmamak lazım, başınıza güneş geçmiş baksanıza. bu adam bir önceki hazırlık maçında sakatlandı mı? evet. senin haftaya bir ön eleme maçın var mı? evet. 1 numaralı golcün, milan baros sakat mı? evet. bu adam da sakatlanırsa forvetsiz kalacak mısın? evet. başka sorum yok hakim bey.
  • sene başında kıçına teneke bağlanıp yollandıktan sonra hasbelkader takıma geri dönen ve daha maç eksiğini dahi gidermeden çok çok kritik bir maçta kurtarıcı olarak oyuna sürülen oyuncu...

    sene başında takımda tutulsa, ıvır zıvır maçlarda oynayıp en azından hazır tutulsa ne olurdu ki?

    son maçını oynayalı aylar, bizimle son maçını oynayalı ise belki bir sene olan bir adamı 25 mart 2012 galatasaray trabzonspor maçı gibi ölümcül bir maçta oyunu çevirsin diye sokmak bence annesine küfretmek ile eşdeğerdir... hazırlık maçlarında, kolay maçlarda, ilk tur kupa maçlarında dahi yok, sercan yıldırım sahada duramayacak hale gelip, elmander ise sakatlanınca aman batdal canım batdal...

    maçta kolay bir pozisyonu kaçırdı, kızmadım, aklıma gelmişti çünkü... batdal'a güvendik mi sanki de kendisinden bir şey istemeye yüzümüz var? keşke temelli satsaydık da iş bu noktaya hiç gelmeseydi...

    daha hazır bir durumda olsaydı ben o pozisyonu gol yapacağından adım gibi eminim, hiçbir şeyi yapamasa bile en azından onu yapardı fakat kendisini uzunca bir süre resmen siktir ettik, bu ettiğimiz de işte döndü buldu bizi, kader...

    edit: ayrıca maçta bence şartlar dahilinde gayet de iyi oynamıştır.
  • 25 mart 2012 galatasaray trabzonspor maçı top girseydi buralar şenlik alanı olacaktı. "mehmet batdal oleyy" lerden geçilmezdi burası. çoğu kişi de ben demiştim abi yaa bu adam niye oynamaz.sercan yerine bu adam olmalı. bitik baros yerine bu adam oynamalı diyerek kendisi övecekti. kendisi çok net bir golü kaçırdı evet ama kendisi oyuna girdikten sonra kralımız baros ve necati'den daha iyi top oynadı. kaçırdığımız golden önce yediğimiz gole bakalım. sonra hakemin başındaki oyuncuları tek tek yollayalım ve yerlerine alt yapıdan adam oynatalım.
  • 14 mart 2015 galatasaray başakşehirspor maçında attığı golden sonra sevinmedi ya, adamsın batdal! yani resmen mehmet batdal'ın o anki jestine bir miktar muhtaç kaldık, zira sercan yıldırım'ın saçma sapan el kol hareketleri sinirimizi bozmuştu, ki bu maçta da attığı gol bizim için sıkıntılı bir skor doğurdu... ilk başta kızacak gibi oldum ama batdal'ın o hareketlerini gördüm ya, ne bileyim duygulandım lan. bizden de bir mehmet batdal gelip geçti şaka maka, geldi hatta 30 yaşına, gelmiş bize gol atmış da sevinmemiş, takım arkadaşlarını da yatıştırmış hatta...

    beyler :(
  • galatasaray'a gol attı diye galatasaray düşmanı ilan edilen futbolcu. ne yapsaydı? bu kadar salak defansa kim gelse atar zaten 2 tane. ayrıca ne çabuk unutmuşsunuz. geçen sezon ligin sondan 1 önceki haftasında fener'e attığı 2 golle şampiyonluğumuzu ilan etmemizi sağlamıştı.

    galatasaray'a karşı en ufak bir kin beslemediğini düşündüğüm, efendi ve işini iyi yapan bir futbolcu.