• 2
    mario jardel'e karşılık sporting lizbon takımından alınan 3 yabancı oyuncudur. championship manager 2001-2002 oyununu oynayanlar çok çekmiştir bu üçlüden. bunların transfer hikayesine gelelim. o sezon uefa zaferini yaşayan oyuncularla yolların ayrıldığı sezondu. kulüp büyük bir boşluktaydı ve bir geçiş dönemi geçiriyordu. teknik direktör taraftarın o yıllarda pek beğenmediği, efsane kadroyla şampiyonluğu fenerbahçe'ye kaptırmış olan mircea lucescu; başkan ise yanlış hatırlamıyorsam mehmet cansun'du. hatta o seçimde ateş ünal erzen de başkan adaydı ve cem uzan destekliydi. o seçimi ateş ünal erzen kazansa cem uzan belki de hiç siyasete girmeyecekti. adamın kaderi değişti kısacası. neyse lan çok dağıttık. işte böyle bir ortamda transfer yapılmaya çalışılıyordu. kulübün içi bomboş kalmıştı adeta ve mario jardel de mutsuzdu ve ayrılma istiyordu. bir türlü de satamıyorduk kendisini. hani fm oynarken offer to clubs yaparsın da kimse istemez ya futbolcuyu, aynı o durumdaydık işte. sonra marsilya istedi jardel'i. oturuldu, pazarlıklar yapıldı ve bir miktar para ve 2 oyuncu karşılığında anlaşıldı. marsilya'dan alınan oyuncular hemen istanbul'a geldiler ve sözleşme imzalayıp antrenmanlara katılmaya başladılar. bu iki oyuncu sebastien perez ve gustavo andres victoriaydı. tam transfer bitti derken jardel son anda caydı marsilya'ya transfer olmaktan. biz de aldığımız iki oyuncuyla g.t gibi kalmıştık ortada af edersiniz. bu oyuncuların bonservisine sonradan bir şeyler ödendi mi bilmiyorum valla ama durum o zaman ki yönetimin ne durumda olduğunu gösteriyor bence. bu olay sonrası jardel'e kulüp bulma çabaları devam etti. hatta bazı hazırlık maçlarına falan çıktı. nihayetinde sporting lizbon istedi jardel'i. bizim garip yönetim ne istedi? nasıl pazarlık yaptı? ya da pazarlık yapıldı mı? hiçbir fikrim yok. sonuçta sporting takımı mario jardel'e karşılık 3 tane oyuncuyu iteleyivermişti bize. işte bu 3 oyuncu mbo mpenza, pavel horvath ve robert spehardı. bu üç oyuncu da hemen transfer listesine kondu. şimdi tabi soru şu; bu 3 adamı da hemen satmaya çalışacaktın o zaman neden kabul ettin? bu soru bile o dönemki yönetimin kafa karışıklığını gösteriyor. neyse, neticede kimse yüzüne bakmadı bu 3 cengaverin. sonra bizimkiler de ulan madem satamadık bari oynatalım bunları diyerekten birkaç maç şans verdiler kendilerine. bu süreçte pavel horvath 3 maç, robert spehar da 1 maç forma giymesine karşın bana göre gayet iyi bir forvet oyuncusu olan ve diğerlerine oranla daha iyi bir kariyere sahip olan mbo mpenza hiç forma şansı bulamadı. mbo mpenza galatasaray tarihinde hiçbir resmi maça çıkmadan gönderilen 2 yabancı oyuncudan birisidir ayrıca. diğeri ise adını tam olarak hatırlayamadığım gonzalez isimli bir oyuncuydu. kolombiyalıydı o da ve yine o sezon devre arasında transfer edilmişti. forvet sıkıntısı da yaşadığımız o günlerde (ki devre arasında radu niculescu gelmişti) mbo mpenza'nın hiç denenmemesi çok ilgincime gitmiştir. bizden sonra gittiği yerlerde de başarılı oldu hep. sevabıyla günahıyla çok ilginç bir sezondur 2001-2002. üzerine uzun bir yazı da yazılabilir. belki birgün yazarım da sözlüğe ama öncelikle çok iyi düşünüp o sezona dair hatırladığım her şeyi toparlamak istiyorum. o sezonla alakalı hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemiyorum çünkü.
  • 3
    bu üç oyuncunun tek tek de olsalar, bir araya da gelseler hiçbir mario jardel kadar değer etmemeleri bir kenara, takıma da hemen hemen hiç katkı vermemiş olmaları gerçekten çok acıdır.

    mario jardel sadece bir sezon kaldı, hala ne kadar çok hatırlanıyor, yad ediliyor; şu üçlüye kendisini elden çıkarmasak kim bilir daha neler yapardı sarı kırmızılı formamız altında...

    bir lucescu'nun gönderilmesi, iki jardel'in gidişi zaten...
  • 9
    madem solda üçlüler dolanıp duruyor alın size en babası. bin yıllık kazık. adam başı 20şer milyon verip bam'ı geri getirsek bu kazığın yanına yaklaşamaz öyle bir kazık. hatırlamak istemediğimiz lukunkular'ın almaguerler'in baş müsebbibleri. jardel gitti bunlar geldi. sonra birer sene falan para alıp maça bile çıkmadan gitti bunlar da gerisi çorap söküğü gibi geldi zaten. bir sene önce hakan şükür yerine jardel'i alan takım petreler'i bratular'ı falan almaya başladı. gerisini biliyorsunuz zaten cl alma hedefiyle girilen yeni milenyumda faciayla geçen yıllar.
  • 10
    beni gs nin gelmis gecmis tum transferlerinde en cok kahreden ucludur..jardel gibi bir gol makinesini bize 1 sene izlettirip sonra boyle kazmalari toplayip yuzyilin kazigini yiyen yoneticilere ne desek az..16 milyon dolara alip 5 milyon dolara su adami satmak galatasaraya atilan en buyuk kaziklardan biridir...tabi jardeli bicen emre , okan gibi futbolculara da buradan sevgilerimi yollarim..aklima geldikce sinir olurum..tabi jardel de bizden gittikten sonra tutunamadi ama bizde kalsaydi efsanemiz olurdu hakan sukur gibi ah ah..neyse artik burak yilmazimiz var.
  • 11
    harry kewell the wizard of oz'un başlattığı iğrenç yabancı transferlerimiz furyasına yıldız ile yazılması gerekenlerdir. ben bizim transferler politikamızdan hiç haz etmedim ama bunu yapana ne kadar sövdüğümü kimse bilemez. uzun yıllar her alanda domine eden hakan şükür gitmiş yerine attığı gol bakımından aratmayan süper mario jardel gelmişti. geldiği andan itibaren çok hasta olmuştum jardel'e. şut gibi kafa vururdu. bol bol da atan cinstendi. ama sene sonunda bir baktık adamı lisbon'a vermişler ve yerine de bu üç göz veremini almışlar.

    her üçü de formamız altında hiç bir bok yapmamış, iğrenç yabancı transfer furyamızın bence başlangıcı olan üçlüdür.
  • 12
    transfer tarihinin atılmış en büyük kazığıdır. neticede bize kısmet oldu. emile mpenza beklerken gelen hovarda kardeşi , boksic beklerken gelen spehar , locatelli beklerken gelen horvath. 3'lü paket halinde bize çok güzel itelediler.

    hatta o dönem horvarth'in evini su bastığını , hiç bir yöneticinin ilgilenmediğini, otellerde filan süründüğünü hatırlıyorum. kaotik yıllardı.