resim
Mauro Emanuel Icardi Rivero
Takım:Galatasaray
Mevki:Santrfor
Yaş:33
Boy:1.81
Uyruk:Arjantin
  • 16877
    çok ciddi bir sakatlıktan dönen efsanemiz. bu haliyle bile ligde katkısının olmadığını söylemek çok büyük bir haksızlık olur ki performansı artmaya başlamıştı. 3 mart 2026 alanyaspor galatasaray maçıkadrosuna alınmamasının ve temkinli olunması çok normal. niyet okuyuculuğu yapmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum. sıkışan fikstürde katkı vermeye devam edeceğini düşünüyorum.
  • 16879
    canımız ciğerimiz ama ve lakin zaman acımasız. fizik olarak artık tükenmiş oyuncumuz. arada umutlansak da bu fiziğin toparlanamayacağı çok net görünüyor. 3-5 metreye hareketlenemiyor . gerçeklerle yüzleşip rasyonel düşünüp sezon sonu bu masala zarar vermeden yolların mutlaka ayrılması gereken oyuncumuz. bu haldeki bir oyuncuya az yada çok kontrat vermek artık kulübe ihanet olur. hele ki olası bir osimhen ayrılığını en iki diri oyuncuyla ancak doldurabiliriz. 2 taraf da yıllardır üzerine düşeni yaptı artık tadında bırakma zamanı.
  • 16880
    bu sezon* ligde 994 dakika oynamış(11 maça tekabül) ve bu maçlarda 13 gol atmıştır. bu 13 golü, 11 farklı maçta attı. her 76 dakikada bir gol atıyor.
    gol krallığı listesinde de 3. sırada. ilk iki sıradaki oyuncular, icardi'den 2 kat fazla oynamışlar. hatta arttırıyorum, bu listedeki ilk 10 oyuncunun hepsi de icardi'den ortalama 2 kat daha fazla oynamış.

    fizik olarak düşüş yaşadığı ve eskisi gibi takımı sahiplenmeyişi su götürmez bir gerçek ama kendisine verilen "yedek santrafor" görevini layıkıyla yerine getirdiği de bir gerçek olarak bilinmeli. yedek santraforlara oranla yüksek maaş alıyor ama eğer 4-5 bandında sözleşme uzatırsak muazzam olur.

    bunun dışında şuna da değineyim,
    forvetlerimize top getiremeyen bir sistemimiz var. yazarken paradoks'u da gördüm çünkü top getiremiyorsak, sistemimiz yok demektir. osimhen gibi bir azman bile ligde 10 gol attı. bu gollerin birçoğunda da ekmeğini taştan çıkardı. osimhen'in insanüstü mücadelesi, bizi sistem takımı olmaktan çıkardı. at osimhen'e bir şey çıkarır mantığı iyi işliyor ama olmadığında da bütün oyuncularımız tel tel dökülüyor.
    ben bu misyonun icardi'ye yüklenilmesinin acımasız olduğunu düşünüyorum, çünkü icardi böyle biri değil. hiçbir zaman rakiple didişmedi, sırtı dönük oynamadı, uzunları toplamadı...
    en iyi haliyle bile bunları yapan birisi değildi. ceza sahasını karıştırırdı, aralara girerdi, top dağıtırdı...
    yani oyun tarzı olarak osimhen'le zıt karakterdeler.
    at icardi'ye uzunları toplasın dersen yapamaz ve yapamayacağı bir şey için de kendi kendine eleştiri bahanesi ortaya çıkarırsın.

    ek olarak şunu da söyleyeyim,
    bu adam en kilolu haliyle fb'de olsaydı, şu an 20 goldeydi. fb ise muhtemelen liderdi. yüzde yüz eminim ki birçok taraftarımız "adam ölü haliyle bile atıyor" diyerek överdi.
    e bizde de atıyor!
    ama yok, bizde olunca bu sefer "e ama mücadele etmiyor!" diyorlar. rakiple didişen, yardıran birini getirsen bu sefer de gol atmadı deyip eleştirecekler! biz atlet değil, golcü istiyoruz falan filan...
    arada sırada beni de çıldırttığı oluyor ama en başta da dediğim gibi, kendisine verilen yedek santrafor görevini eksiksiz yerine getiriyor. bugün fb ve bjk de santrafor yok ya. ligin bitmesine 10 küsür hafta varken, adamların en çok gol atan forveti 7 golle abraham'dı. ki o bile 1300 dakikada yaptı.

    o yüzden etten püften sebeplerle kendimizi gaza getirmek yerine, bazen olana bitene bakıp ona göre durum değerlendirmesi yapmak gerekiyor.

    bizi takmıyor, triplere girmiş, şöyle böyle demeden önce yaptıklarına da bakmak gerekiyor.
    toplamda 124 maçta 100 gol katkısı(76g, 24a) yapan bir adamdan bahsediyoruz. tarihimizin en çok gol atan yabancı oyuncusuna kin gütmeyelim. eleştirelim ama yapıcı eleştirelim.
    gitmek isterse veya gönderilirse, adına yakışır bir şekilde uğurlamalıyız. eğer 4-5 bandında kalırsa da efsanemiz statüsünde yer alan ve birçok takımda olmayan kaliteli bir yedek santraforumuz olur.
    olay bundan ibaret.
  • 16881
    galatasaray tarihinin en çok gol atan yabancı futbolcusu. 119 gün sonra sözleşmesi bitiyor. 30 haziran’da ben işimden, o da galatasaray’dan ayrılacak. yaşanmışlıkların hatrına kendisine 119 gün daha sabredebiliriz diye düşünüyorum. yapılan eleştirilere haksız demiyorum ama yaptıklarından dolayı daha insaflı olunabilir diyorum. gerçi muslera’ya yapılanları görünce kendisine yapılanlara şaşırmıyorum tabii… bu arada aslında sorun kendisinde değildir. ne yazık ki victor osimhen bağımlısı bir takım haline dönüştük. osimhen tarzında bir oyuncu olmadığında hep zorlanacağız. o yüzden icardi ayrılığı sonrası alınacak santrafor tercihi bizim için çok değerli olacak.
  • 16882
    hocamız okan buruk’un açıklamalarından sonra sezon sonu yeni sözleşme ihtimalinin pek olmadığını düşündüğüm futbolcumuz. herhangi bir sakatlığı veya özel durumu yoksa söz konusu açıklamaların kendisine yönelik olduğu fikrindeyim. o durumda hoca’nın haksız olmadığı kanaatindeyim. en oynanacak maçta gelmemek oldukça takım olma olgusundan uzaktan ve mesleğinin de gereğini yapmadığı anlamına da gelir. konu bariz böyleyken kritik süreçten dolayı bir aksiyon alınmamasını da anlıyorum.

    https://x.com/...877450134896847?s=46
  • 16888
    gelmek istemeyen diye bahsedilen isim eğer kendisi ise mide bulandırır, saygı kazanmak zordur da kaybetmek için saniyeler yeter.
    zaten saha da koşmuyor, mücadele etmiyorsun 15-20 dakika top oynuyorsun onda bile ölüsün bir de maç seçiyorsan zaten sen çoktan bitirmişsin kafada ki bu beni daha çok sevindirir iş yönetime kadar kalmaz.
    hiçbir oyuncu oynadığı kulüpten büyük değildir ya benim gözümde, osimhen'e bak adam oynadığı her maçta insan yiyecek gibi oynuyor paşam 15 dk. oynadığı maçlarda bile tempoya yetişemiyor bir de triplerde.

    en komiği de şey, "adam ne yapsın okan buruk 10 dakika oynatıyor, küser tabii" diyenler var, acaba okan buruk neden 10 dakika oynatıyor diyen yok bana kalsa 5 dakika bile oynamaması gereken isim ama hoca çağırıyorsa seve seve o sahaya çıkması lazım.
    niye bir yerde efsane olarak hatırlanmak varken kendinize olan saygıyı kaybettiriyorsunuz anlamıyorum.
  • 16889
    en iyi gününde de dediğimiz gibi yolların ayrılması gereken oyuncu. yeni yabancı kuralıyla değil 10 5 kağıda dahi sözleşme uzatmamak lazım. hayatından çoğu şeyi paylaşırken juve'ye 5 atınca paylaşım yapmaz. sonradan girince takımla taraftara gitmek yerine direkt soyunma odasına gider. renatinho bebeğe herkes tebrik yorumları atarken kendisi atmaz. hoca da bizimle gelmek istemeyenler derken muhtemelen kimi kast ettiğini takdirinize bırakıyor. birkaç transfer dönemi önceden yolları ayırmak gerekirken rekoru da kırmasına müsade edildi ama tarihe adını altın harflerle yazdırıp takım kaptanıyım burayı daha da büyük yapacağız derken ben gelmek istemiyorum denildiği ortamda taraftarın gözünün yaşına bakmadan vedalaşmak gerek. güzel anlar yaşadık ve artık bitti. 10 kişiden biri olmaması gerek.
  • 16891
    osimhen'den ve sakatlanmadan önce de hiçbir zaman öyle uçan kaçan bir oyuncu değildi ama oyuna katkısı ve hareketliliği daha fazlaydı. sakatlık sonrası hem o eski haline dönemedi, hem de okan hoca osimhne'le ön baskıyı öyle bir seviyeye taşıdı ki, bırak şimdiki halini, sakatlık öncesi hali dahi kendisini yetersiz gösterebilirdi. aslında olay osimhen'in dominasyonda çıtayı koyduğu yerle ilgili. biz eğer şu an oynadığımız tempolu, baskılı oyunu oynayacak isek bizim ön tarafımızda osimhen ve bay benzeri oyuncular olmazsa olmaz. hal böyle olunca ayrılıklar da sevdaya dahildir mottosu ile sezon sonunda güzel bir şekilde vedalaşılmalı kendisiyle. gün gelip iç sahada kötü bitecek bir maçta taraftarın ıslıkları ile oyundan çıkması çok üzücü olur, bu yaşanmamalı, herşey güzelken, kısmetse de şampiyon olarak ayrılmalıyız kendisiyle...
  • 16892
    kulüple bağı kopacak gibi duran futbolcu. ben buna pek anlam veremiyorum açık söylemek gerekirse çünkü geldiğinden beri her istediğin yapıldı, kimse verilmeyen bir maaş verildi, taraftar kimseye göstermediği kadar bir sevgi gösterdi, adına şarkılar söylendi e daha ne olacak kardeşim. sen ne yaptın bonservisin alındığı ilk sezon pavel horvath gibi geldin kampa, psg futbolcusuyken zıpkın gibi gelmiştin. en deli olduğum şeydir sporculardaki bu olay. kendini galatasaray’dan büyük görüyorsa bilmelidir ki futbol tarihinde bizim adımız kendisinden çok daha yukarılarda yazılır. i̇talya liginde 2 gol krallığı dışında sportif olarak hiçbir başarısı yok, avrupa yok, milli takım yok. immobile’nin 4-5 tane falan i̇talya gol krallığı var öyle diyim. mesele psg’ye gitmekse draxler, pastore de gitti skriniar oradan geldi.
    sonuçta takımın kaptanı ve umrunda değilmiş gibi bir tavrı var belli ki alanya maçına gelmek istemedi hani bunu inkar edecek kimse yoktur herhalde hatta çok ufak bir sitem etti. takımın sosyal medyayı en aktif kullanan oyuncusu olarak oynamadığı kazanılan maçlardan sonra paylaşım dahi yapmıyor normalde bu çok önemsiz bir şey bu arada ama icardi influencer gibi takılıyordu önceden bu yüzden şu an paylaşım yapmaması bir şeyler ifade ediyor.
    sonuç olarak kesinlikle sözleşmeyi hak etmiyor çünkü 2028 yılında futbol oynuyor olmayacak muhtemelen. bunu göz göre para bağlamaya gerek yok sporcu gibi yaşayıp ona göre hareket etseydi.
  • 16893
    okan buruk'un kastettigi oyuncunun kendisi oldugunu %100 kanitlamak mumkun degil- ancak bir problem oldugu da kesin. konya'da devrede cikmasi, sonrasi net bir aciklama gelmemesi, her zaman paylasimlariyla ortaya cikan oyuncunun takimdan kopuk gorunmesi, form tutmasi gerekirken ve takimin baska santrforu yokken alanya'da anlasilamayan bicimde olmamasi, o yokken sane'nin gocunmadan 75 dakika mucadele etmekten cekinmemesi...

    her ne kadar taraftarin cogunlugu "guzel ayrilalim" istiyor olsa da, icardi'yle bu cok da kolay olmayabilir. sevgiyi de nefreti de uclarda yasayabilen biri. kasimda erken dondu evet ama 2026 itibariyla formu gercekten yeterli seviyede degil, ve bu artik onun sorumlulugu. galatasaray 2026'daki en kotu 2 maci kocaelispor ve konyaspor musabakalarinda icardi'ye olan guvenini kaybetti. buna ragmen kulup ve teknik direktor saygida kusur etmiyor, ve hala takimin kaptani...

    yollarin ayrilmasi kacinilmaz gorunuyor. artik galatasaray icin de icardi icin de dogrusu bu.
  • 16895
    iğne ile 6 ay oynayan, okan hoca tarafından sürekli fedakarlık da bulunduğu zamanında açıklanan oyuncumuz.

    okan hoca basın toplantısında alanya'ya getirdiği oyuncuları övmek için kullandığı cümleleri başka yere çekmeye çalışmanın anlamı yok. biz başka kulüp taraftarı değiliz. medyadaki maymunların ekmeğine yağ sürmeyelim.

    konsantrasyon.
  • 16896
    yeni sözleşmeden önce mevcut sözleşmesinin karşılığında aldığı parayı haketmesi gereken oyuncu. gazoz kapağı karşılığı oynuyormuş gibi davranmaya gerek yok. sözleşmesinin son 2 senesinde en az 20 milyon avro kazandı. bu sürede ne kadar oynadığı ve ne durumda olduğu ortada. yazın mevcut sözleşmesinin anca 5te 1ini önerecek başka bir kulüp bulup yiğitliğe bok sürdürmemek için yüzünde güller açarak imza atacağını da göreceğiz. ama afra tafrasını biz yediğimizle kalacağız.
  • 16897
    kendisiyle ilgili bütün güzellemeleri geçiyorum. entrylerim duruyor zaten kendisiyle ilgili. kaldı ki kendisinin zaten övülecek bir durumu da yok. icardi işte, galatasaray tarihinin en ikon 2-3 futbolcusundan biri. daha da ileri gideyim, kendisinin bu sezon şu ana kadar olan lig performansını da osimhen'den önde görüyorum diyebilirim. mevcut kapasitesi dahilinde osimhen'den daha çok katkı verdi bu sezon şu ana kadar ligde. sene sonuna kadar 20 golü bulacağını da düşünüyorum ki bu ciddi bir sayı.

    gelgelelim sözleşme mevzusuna... icardi ile sezon sonunda sözleşme uzatmak, galatasaray'ın maalesef hiçbir gerçeği ile örtüşmüyor. galatasaray'ın hemen hemen hiçbir çıkarı ile de örtüşmüyor.

    her şeyden önce şundan başlayalım: galatasaray'ın ve okan hocanın oyun yapısının geldiği nokta artık icardi ile tamamen alakasız. her zamankinden çok daha fazla atletizm, agresiflik ve tempo istiyor. icardi'nin en iyi gününde bile atletizmi ortalamaydı. kaldı ki o günlerden uzak olduğu malum. üstelik icardi çok profesyonel yaşayan, çok sporcu hayatı yaşayan biri de değil. suçlamıyorum asla. zaten öyle olsa burada olmazdı, bizi seçmezdi. biz onu böyle sevdik ancak durumu da bu. yani ''icardi çok daha iyi olacak'' gibi bir hayal gerçekçi değil. gelecek yılın başında da 34 yaşına girecek bu adam.

    bugün icardi'nin galatasaray'da verimli olabileceği tek senaryo şu: gole ihtiyacımız olacak, oyunu rakip sahaya yıkacağız ve sağlı sollu ortalarla rakibi boğacağız. oyuna icardi ile başladığında baskı gücün zayıflıyor, öndeyken icardi'yi aldığın zaman açık alanlardan asla faydalanamıyorsun çünkü icardi çok ağır. ayrıca savunma anlamında adeta 1 kişi eksik oynatıyor. kaldı ki gole ihtiyacın varken icardi oynatmayı bile doğru bulmayanlar vardır kendince sebeplerle.

    e şimdi icardi'nin önündeki adam tartışmalı bir adam değil. osimhen varsa osimhen oynayacak. onun oyun tarzı belli, ona göre oynamak zorundayız. yani icardi'nin tekrar ''birinci golcü'' olma durumu da olmayacak. bu işin ekonomisi de var. icardi ile sözleşmeyi 2 milyondan, 3 milyondan uzatmayacaksın. minimum 5-6 olacak. peki biz bu parayı verirken icardi'den gelecek yıl 5-6 milyonluk bir santrfor katkısı alacağımız için mi yoksa adı ve mirası için mi vereceğiz? onun da cevabı bence belli. yani burada ciddi bir maliyet de olacak. yabancı sınırını da hesaba katmak lazım tabii.

    şimdi bir de bütün bunlardan ayrı olarak icardi'nin meselesinin bir sosyolojik boyutu var. yani teknik-taktik veya maliyeti tamam. bence asıl soru işaretlerinden birisi işin psikolojisi. icardi'nin takım içinde ve hoca nezdinde bir ağırlığı var. bunu kabul etmek lazım. sahadaki futbolcuların tercihlerini de hocanın tercihlerini de etkiliyor icardi. hoca biraz da ''icardi'yi oyuna alma gereksinimi'' hissediyor. bu gerçek. bunu da normal karşılıyorum. çünkü bu yönetilmesi, idare edilmesi gereken bir durum. kaldı ki bu mevzunun tribünlerde dahi bir karşılığı var. icardi her zaman çok ciddi bir teveccüh görüyor ki o da hakkıdır sonuna kadar. ben de tribünde olduğumda katılıyorum bu teveccühe.

    dolayısıyla bu da her zaman icardi'yi normal bir futbolcu olmaktan çıkartıyor. yani icardi normal bir yedek değil, normal bir futbolcu değil. ne takımdaki ne hocadaki ne tribündeki etkisi normal. gelgelelim saha içindeki durumu da belli. fiziksel olarak toplayamıyor bir türlü. bir yandan bir ego durumu da var. bu adam 2 yıl önce ülkenin en popüler, en fazla sevilen, hayranlık duyulan futbolcusuydu. bugün hala çok seviliyor ancak artık önünde başka bir başrol var. artık oyuna sonradan giren adam. hedef maçlarda kulübede olan adam. bu da hayatın bir gerçeği. dolayısıyla bazen o bildiğimiz paylaşımları yapmamasını, bazen de herhangi bir futbolcu olarak kutlamaya katılmaktansa soyunma odasına gitmesini tasvip etmesem de anlayabiliyorum diyeyim.

    bütün bunlar birleşince de icardi çok spekülatif, tartışılan, bazı noktalarda taraftarı bölen bir figüre dönüşüyor. hiçbir şey olmasa bile sezon sonuna kadar idare edilmesi gereken bir futbolcu doğal olarak. kendisinin özel hayatına hiç girmedim bile, orası da işin bambaşka boyutu. gördüğümüz kadarıyla adamın hayatında şu an futboldan, galatasaray'dan çok daha fazla yer kaplayan durumlar var.

    dolayısıyla böyle bir tabloda icardi ile devam kararı vermek maalesef hiçbir açıdan doğru olmayacak bir aksiyon olur. tamamen romantik, gerçeklerden kopuk, yabancıların tabiriyle ''wishful thinking'' bir şey olur.

    bundansa gerçekten büyük bir kulüp gibi, profesyonel bir kulüp gibi 4. kez üst üste şampiyon olalım ve bu büyük efsaneyi, büyük ikonu, büyük golcüyü omuzlarda uğurlayalım. olması gerektiği gibi bitsin. icardi de bu ülkedeki her yılında şampiyonluk görmüş, bu kadar kılıçla yaşamasına rağmen hiç kaybetmemiş bir kral olarak hikayesini noktalasın. mirasını, hatırasını kirletmeye gerek yok bu işi sündürerek. çünkü galatasaray&icardi hikayesi çok özel, biricik bir hikaye. bu hikayenin tatsızlaşmasına izin vermemeliyiz taraflar olarak.
  • 16898
    galatasaray’a bu seviyede futbolcular gelmesinin sebebi salt oynarken elde ettiği başarılar değil, giderken de gördükleri saygıdır. bu nedenle hala elçimiz gibi hareket eden onlarca isim var.

    sosyal medyada, sağda solda icardi hakkında açılmış olumsuz hesapları, hakkındaki hakarete varan söylemleri görünce oldukça üzülüyorum. zira uğruna tribünlerin tek bir ağız olup şarkı söyleyecek kadar sevdiği, birçok nesli galatasaray sevgisi ile birleştirmiş bir futbolcu için ile bu kadar acımasız söylemlerde bulunulması bize yakışmayan bir durum.

    performansı düşen, gücü olmayan elbette gidecektir ancak kattıklarını unutmadan, saygınlığımızdan ödün vermeden, arkasına teneke baglanmadan.
  • 16899
    bu sezon ligde 20 dakikadan fazla süre bulduğu 14 maçta 12 gol atan santrforumuz. gol sayısı hala çok iyi. fakat yapamadığı şeylerden biri, bu sezon ligde hiç asisti yok. sakatlanmadan önceki sezon 34 lig maçında 9 asist yapmıştı. hareket anlamında eski icardi olmadığı için gelen fırsatlarda asistten ziyade gol atarak kendini kanıtlamak zorunda hissediyor, ki bu çok anlaşılır. aslında 2 sezon önceki icardi olsa bugünkü oyunda çok daha fazla gol atabilirdi. gol koşusunu çabuk bir şekilde yapabilen icardi asla durdurulamıyordu. sane, yunus, barış, sara gibi oyuncular o dönemki takıma göre daha çok pozisyon hazırlıyor.
  • 16900
    çok sevdiğimiz ama artık yolun sonuna geldiğimiz oyuncumuz. 7 mart 2026 beşiktaş galatasaray maçısonrası en ufak bir paylaşımını göremedim. tamam sen sevgi ile çalışan bir adamsın anladık ama bu taraftar daha sana ne kadar sevgi gösterecek. sen gülünce daha ne kadar diyecek. bir zahmet sen de artık karşılığını vereceksin. sahada değilse bile saha dışında. sezon sonunda güzel bir veda ile vedalaşmamız gerekiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın