verdiğimiz her kuruş helal olsun bu adama, öyle ust düzey profesyonel ve iyi bir karaktere sahipki keşke tüm oyuncularımız bu şekilde olsa dinamo gibi bir takım olurduk. doğruyu oynama konusunda takimdaki en önde gelen oyunculardan biri.
1985
o kadar sessiz ve sakinki iyi oynafığı maçlarda bile kimse buraya uğramıyor. yedek oturuyor ses yok, deli gibi iyi oynuyor ses yok, hücuma katkı veriyor ses yok, hatta bir ara kanatları tek başına götürüyordu yine ses yok. ama aidiyet duygusu diyince bir bu adam bir de japon ikisi de inanılmaz bir aidiyet duygusuna sahipler. linnes bir tık daha ötesi yeni sözleşme istiyor sözleşme şartlarında para konuşulmuyor zam istemiyor. tek istediği takımda kalmak. ha bu arada bu adam 900bin € kazanıyor şu takımda çöplerin kazandığı paranın yanında hiçbir şey. devam aslanım devam bu sene alavağım formada senin ismin yazacak. bu taraftar değerini anlayacak senin az kaldı.
1986
tarık çamdal'dan daha az kazanan aslan parçası. herhangi bir para muhabbeti yapmaz, yedek kalmayı sorun yapmaz, formayı verirsen aslanlar gibi çıkar oynar.
çok yetenekli bir topçu değil ancak görev ve sistem adamıdır. birlikte nice kupalara norveçli aslan.
edit: ekleme
1987
eskiden beri överim ve beğenirim kendisini. linnes temeli iyi olan bir oyuncu. nerede duracağına, nereye koşacağına, nereye pas vereceğine genel hatlarıyla hakim. takımımızda temel futbol bilgisi öyle kıt, futbolcuyum diye gezen oyuncular var ki; tercih sıkıntıları olan, yapması gereken koşuları yapmayan, bu temeller üzerine şimdiye kadar muhtemelen hiç düşünmemiş ve önemsemeyen. türk futbolundaki sıkıntı da hepimizin bildiği gibi temelde. 80 milyonluk nüfusu olan bir ülkeden çıkan futbolcularla, sadece almanya'dan çıkan türk asıllı futbolcuları karşılaştırınca bile eğitimin ne kadar önemli olduğunu göruyoruz.
linnes öyle çok yetenekli bir oyuncu değil, sınırları belli olan, bir yıldız potansiyeli olmayan bir futbolcu. ama benim futbolunu çok beğendiğim bir isim. futbolu nasıl oynaması gerektiğini biliyor, yetenekleri de bir yere kadar izin veriyor. latovlevici takımdayken her oynamadığı dakika benim için işkenceydi. latovlevici'den on kat daha futbolcudur mesela linnes.
şu da var, linnes ideal bir galatasaray futbol takımının ideal bir rotasyon oyuncusu olabilir en fazla. şüphesiz galatasaray çok daha iyilerine layık. fakat hani sistem diyoruz ya? tüm takımın futbol temeli, en az linnes'inki kadar olmadıkça bir sistem takımı oluşturmak çok zor. linnes burda sadece bir örnek, belki de bir futbol birimi :) yani senin takımında tüm oyuncular nereye koşu yapması gerektiğini, nereye pas verip nerede duracağını, ne kadar mücadele edeceğini bilmedikçe, hatta ve hatta daha topu ideal bir şekilde kontrol edip yanındaki takım arkadaşına pas veremedikçe istediği kadar yetenekli olsun. saman alevi gibi başarılar parlar ve söner.
1988
iş ahlakı, çalışkanlığı ve galatasaray sevgisi ile hepimizin gönlünde taht kurmuş iskandinav.
ben bunlardan farklı bir şeyden bahsedeceğim. linnes,topla beraber içe katetmeyi seviyor ve iyi de adam eksiltme özelliğine sahip. bakmadan orta açmak yerine çizgiye indiğinde dahi pas yapma seçeneğini kullanıyor çoğu zaman. en önemli sıkıntısı savunmada pozisyon bilgisi zayıf ve pek güçlü değil. mariano gibi sağ bekte vazgeçilmez bir oyuncumuz varken, sağ önde feghouili'den beklediğimiz performansı asla alamıyorken, linnes'in de yukarıda saydığım özellikleri düşünüldüğünde engin baytar tarzı 4-4-2 nin sağında kullanılamaz mı acaba diye merak ediyorum. ekonomik durumumuz böyleyken şapkadan tavşan çıkartmamız için linnes gibi çalışkan joker oyunculardan maksimum faydalanmamız gerektiğini düşünüyorum.
1989
en sevdiğim özelliklerinden bir tanesi topu ayağından çıkardığı anda koşuya başlaması.. o kadar alıştık ki statik konumda pas verip alan takıma gayet sıradan bir futbol eğitimi konusu(bizim ülke için standart üstü tabi) bile gözümüze büyük geliyor. yukarıdaki arkadaşın da dediği gibi almanyadaki gurbetçi nüfustan, tüm türkiye nüfusuna göre daha sağlam futbolcu çıkmakta...
iş ahlakı çok üst düzey. yetersiz olduğu konular elbette var ancak elinden gelen çabayı gösterdiğini herkese hissettiriyor. elmander gibi karakter olarak örnek alınması gereken bir başka oyuncumuzdur. bu karakterde daha fazla futbolcu transferi yapmamızı umuyorum.
marianoyu da çok seviyorum ama bu adam ilk ismi yazılmayı hak eden adam gibi geliyor bana.
1993
norveçli sağ bek'imiz. aldığı ücrete göre gayet iyi performans veriyor. efendiliğine ise diyecek tek bir kelime yok. asla trip yapmıyor ve forma şansı geldikçe gayet soğukkanlı bir şekilde elinden geleni yapıyor. tek şanssızlığı ''mariano'' gibi bir mevkidaşı ile aynı takımda oluşu. belki de şansıdır bilemiyorum. zira mariano'dan bir şeyler öğrenmiş olabilir. aynı şekilde devam aslan parçası.
1994
muhteşem bir kulübe oyuncusudur. ne alacağınız bellidir. kapris yapmaz. kendini sürekli hazır tutar. sakatlık sorunu gibi bir durumu yoktur. çünkü daima kendisine iyi bakar. yeteneksiz demek bence sığ bir yaklaşım kendisi için. çünkü bizim toplumumuzda futbol özelinde yetenek, ayak becerileri ve doğuştan gelen fizyolojik özellikler olarak telakki edilir. ancak çalışkan olmak da bana kalırsa bir yetenektir. ciddi anlamda bu çocuk çalışkan bir adam. o yüzden yürüyedur efendi oğlan.
1995
'vur yumruğunu masaya zam istiyorum zam de. kulüpte kimse sesini çıkarmaz. yap bunu bak biz bu kadar efendi adamlara alışık değiliz bünye kaldırmıyor' demek istediğim futbolcu. mali durum çok iyi değil gerçi ama aldığın para ile oynadığın futbol, verdiğin katkı arasında çok fark var be aslanım.
1996
gözümde o kadar karakterli, o kadar düzgün, o kadar gözü tok bir insan ki şayet bir gün evlenirsem eşimin kendisinin özelliklerine haiz olmasını dilerim.* tabi cinsiyet özellikleri olarak değil, karakter açısından.*
1997
oynadigi futbol ile dogru orantida maas alan hatta belki fazla alan futbolcumuzdur. bizim takima ve turkiyeye gore degil global olarak degerlendirmek lazim bunu. italyadaki net futbolcu maaslarini aratirmanizi oneririm. keza linnes de moldedeyken 250 300 bin aliyordur en fazla. turkiyedeki max futbolcu maasi 1.5 bilemedin 2 olmali. rotasyon oyuncusunun maasi da 700 bin 800 bin euro ideal. omru boyunca 2.5 kazanmamis 32 yasindaki gomis'e yillik 5 milyon euro verirsen adam burayi katar zannedip zam ister tabii. sonra da kulupler niye batiyor? 3 m euro verecek gucun bile yok ki olmayan parayi veriyorsun yillardir.
1998
tam bir disiplin ve özveri abidesi. tudor çapsızı bu adamı her yedek bırakışında söverdim. çünkü sol kanatta da latovlevici denen çöpten daha iyi oynardı. şimdi sağ bekte yardırıyor. mariano gibi bir ustayı yedek bırakabilecek azim ve iradeye sahip kendileri. selçuk gibi çoktan havlu atmamış, ne zaman görev verilirse hazır bir halde beklemiştir.
1999
türk futbolunun adam yetiştirmekte en çok zorlandığı mevkiler olan sağ bek ve sol bek'i aynı anda yedekleyen, son zamanlarda unutulan garip aslanımız.
2018-2019 sezonunda yine en lazım olan anlarda sahneye çıkıp gereğini yapacaktır.
2000
girmiş olduğum en ofsayt entry kendisi için girmiş olduğumdur. severek takip ettiğim güzide futbolcumuz hem maaş yükü hemde profesyonellik olarak hemde kişilik olarak takdir edilecek iskandinav aslanımız.