resim
Martin Linnes
Takım:Molde
Mevki:Sağ Bek
Yaş/Boy:34 / 1.77
Uyruk:Norveç
İstatistikler
  • 3178
    "eğer fazla olumlu, sessiz sedasız olursan ilk gözden çıkarılan sen olursun" bir büyüğümün söylediği bir sözdü bu. hakan balta'nın yabancı versiyonu martin linnes. yedekse yedek, kadro dışı ise kadro dışı ve son olarak da lisans iptali ise lisans iptali. nagatomo yerine keşke kendisi yazılsaydı. kaybettiğimiz puanda bile en azından nagatomoda da aynısını yaşayacaktık değişen bir şey olmazdı diyebilirdik.
  • 3181
    geçtiğimiz sene kendisi ile uzun vadeli bir sözleşme yapmak istedik. bunu çocuğunun eğitimine norveç'te başlamasını istemesi sebebiyle reddedip daha kısa bir sözleşme yaptı. yani istese 5 yıllık sözleşme yapmaya hazırdık. o günden bugüne değişen bir şey yok. bugün eşinin paylaştığı fotoğraftan sonra vallahi telefonları olsa arardım yenge hanım ayıp bizim ayıbımız üzülmeyin diye.

    hoca yapma etme belli ki mariano'yu selçuk gibi evlat kontenjanına çekmişsin, bari japonu sal. ligde bari linnes oynasın diyeceğim ama kime...
  • 3182
    ayıp edilen oyuncumuz.

    aynı ayıp zamanında hakan balta'ya da yapılmıştı. bu tip adamlar ülke şartlarına göre nispeten düşük / normal maaşla oynayan, her zaman ne alacağınızı az çok bildiğiniz, yedek olmakta sıkıntı çıkarmayan oyuncu tipleridir. ilk 11'e yazmazsınız ama her zaman da güvendiğiniz biri olur kenarda. takımı baltalamaz, işini yapar vs. bu tip adamlar kaybedilmemeli bence. adama son 10 gün içinde 'hadi git' diyorsunuz. bunu football manager'da yaparken bile utanır insan, gerçek hayatta yapmayı geçtim artık. üstelik daha önce 5 yıllık sözleşme önerip ret cevabı almışsınız. adamın tek istediği çocukları okul çağına gelene kadar yer değiştirmemek, sonrasında da ülkesine yerleşmek. kötü oynasa, çalışmasa falan anlarım; bir bahanen olur. şimdiki bahane kelepir futbolcu bulmak, o da iyi oynarsa. bu yeterli bir bahane olmamalı kalp kırmak için.

    yanlış karar. gerekirse mario lemina gelmemeliydi. diğer bekler de gayet önemli; o gitsin, bu gitsin olayı saçma yani. madem yerin yok almayacaksın, bu kadar basit.
  • 3183
    sol frame de ismini gördüğümüzde gözleri dolduran aslan parçası. umarım lig maçlarında özellikle evimizdeki maçlarda ilk on birde fazlasıyla yer bulur ve taraftar tarafından onore edilir. şu an kendisi için yapılacak tek şey bu. ard arda gelen güzel günlere yakışmadı isminin uefa' ya bildirilmemesi.

    düzeltme: arkadaşlar uyardı, büyük ihtimal yabancı sınırlamasından ligde de oynayamayacak. haksızlığın dibine vuruldu linnes konusunda. ah be hocam nasıl kıydın bu adam...
  • 3186
    yabancı sınırlaması ve son dakika transferleri yüzünden kadro dışı
    kalması galatasaray taraftarlarının çoğunun vicdanını yaralayan norveç’li
    bek oyuncumuz..
    bu hiç olmadı..
    gündüz kılıç’ın dediği gibi “ galatasaray bir his takımıdır”,
    metin oktay’ın dediği gibi “ bizi sevenler yüzüstü bırakılmaz”.
    14 sene şampiyon olamadığı zamanlarda bile insanlar stadı doldurdu ise, konu
    salt kupa büyüklüğü değildir..

    bu adam daha çok gençti bize geldiğinde. kendi dilini konuşanın olmadığı topraklarda
    yaşamaya başladı, geliştirdi, evlendi, çocuk sahibi oldu.
    yüreğiyle oynadı, birkaç mevkide oynadı, derbilerde ekstra oynayıp skor yaptı ,
    oyun zora girdiğinde
    parçaladı kendini, yedekliği sorun etmedi, bir terbiyesizlik yapmadı, sözüm ona evlatların takmadığı mağlubiyetlerde gerçekten üzüldü dert etti.

    nasıl takımın ruhu elmanderi yolladığımızda yanlış yaptıysak
    martin’i kadro dışında bırakarak aynı yanlışı yapıyoruz.
    yanlış hocam yanlış! galatasaray olarak biz bu değiliz.

    japonu askıya alacaktın. japon milli takımıyla panayır turnuvasına ve
    binbir türlü aktiviteye giderek ciğerini söndürecek kadar kendini harap edip bizi genç emre taşdemire bıraktı. 33 yaşındasın, bir bırak artık milli takımı.

    bu yıl şampiyon olamazsak , aldığımız bu ah yüzünden olacak.
  • 3187
    her on numara top oynadığı hafta sonrasında yedeğe çekilen adama gelmiş burada yok kendinde arasın gibisinden yorumlar yapılıyor. yerine tercih edilen adamların sahada ki performanslarına canlı canlı tanıklık ediyoruz, isterlerse antrenmanda amuda kalkarak orta yapsınlar umurumda değil. bu adamın yerine tercih edilen adam son oynanan kayseri maçında bir tane isabetli orta açamadı, lig başladığından beri dökülüyor, ama gel gelelim linnes suçu kendisinde arayacak.

    yolun açık olsun güzel insan, gel denilen de geldin, git denilen de gidiyorsun. bizim yaptığımız duygusallık değil adam olana adam gibi hakkını teslim etmektir.
  • 3188
    kendisiyle ilgili yapılacak tasarrufun, benim adıma oldukça güzel geçmiş bir transfer sezonunu gölgeleyecegi futbolcumuz.

    evet arkadaşlar biz bir his takımıyız. ligin rekortmen gol kralını takımımız adına yarim sezonda 10 gol atmasına rağmen gönderdik ve dönüp arkamıza bakmadık bile. hak ettiğini aldı. bunun altında yatan şey profesyonellik değil tamamen duygusallık. aynı şeyler linnes olayı için de geçerli. bu adam bunları hak etmedi. satılmasını veya kiralanmasını da anlarım. ama kadro dışı bırakmak vs. hiç içime sinmiyor.
  • 3189
    yahu ne kadar duygusal milletiz arkadaş?

    baştan söyleyim linnes benim nazarımda da nagatomo ve mariano’nun önündeydi..

    ama bu nedir yahu; senede 1.5milyon euro para kazanan, güzel bir karısı ve harika çocukları olan bir adamı yolda görseniz utanmasanız cebine para sıkıştırılacak berduşa çevirdiniz..

    linnes dünya üzerinde haline üzülünecek ilk 7.5milyar insan içine girmez, abartmayın bi zahmet.
  • 3190
    bir nagatamo dururken linnes’in dışlanması, bir de taylan dururken selçuk paşanın listeye yazılması hiç içime sinmedi. ya adam gerçek hayattaki saf, duygusal, kimseyi kırmamak için kendisi kırılan mahallenin dışlanmış karakteri. adam sanki hep itilip kakılmış gibi bir duygu oluştu bende. umarım devre arası hem kendisinin hem de yengenin yüzünü güldürecek haraketler olur.
  • 3192
    profesyonel yaşam da mis gibi de duygusallığa yer vardır arkadaşlar. karşınızdakiler insan. robot değil. kapitalizmin insanları tek tipleştirme ve makineleştirme çabalarına alet olmayın. yaşayan her canlı gibi insanın da duyguları vardır. en düşük seviyeden en yüksek seviyeye, her çalışanın duyguları vardır. insanlar mutlu oldukları yerde performanslarını yükseltirler. bir örgütün içindeki bir bireye davranış, o örgütün diğer bireylerini de etkiler. birlikte hareket, özellikle futbol gibi takım sporlarında, çok önemlidir. en umarsız insanın bile aklında "bugün ona, yarın bana" düşüncesini belirir. bugün birine haksızlık yapıldığında bundan, az ya da çok, diğerleri de etkilenir. bir grupta* bir bireyin haksızlığa uğraması nedeniyle yaşadığı mutsuzluk, diğerlerine de sirayet eder.

    bu yüzden "prifisyinil yişimdi diygisilliği yir yik" gibi klişe cümlelerden kaçının. ben bir sosyal bilimciyim. örgüt kültürü ve liderlik alanlarında çalışıyorum. alanımın en iyisi değilim elbette ama en iyilerini okuyorum. ve size net şekilde söyleyebilirim ki profesyonel yaşamda duygusallığa en az normal yaşam kadar yer vardır. çünkü profesyonel yaşam, aile yaşamı, sokak yaşamı vb... gibi parça parça yaşamlar yoktur. insanın tek bir yaşamı vardır. bunu segmentlere ayırdıkça duygularını kaybeder. duygularını kaybettikçe canlılığın kaybeder. bir robottan farksız olur.
  • 3193
    adam milyonlar kazanıyor diye kendisine üzülemeyecek miyiz aq ne alaka?
    sahada elinden gelenin en iyisini yapan, yedek kalınca küsmeyen, rakibe pislik yapmayan, çalışma ahlakı üst düzey bir futbolcunun son dakikada kendi isteği dışında kadro dışı kalmasına üzüleceğiz tabi ki. isterse 10 milyon euro kazansın bunun kazandığı parayla alakası yok. çok sevdiğin, arkadaş çevresi edindiğin, kariyer planını ve hayallerini onun üzerine kurduğun işi yaparken bir anda patronun çıkıp sen bundan sonra işe gelme biz yerine başkasını aldık ama sana başka bir şehirde iş bulana kadar paranı ödemeye devam edicez dese ne hissederdiniz mesela? biraz empati.
  • 3195
    profesyonel hayatta duygusallığa yer yoktur.

    profesyonel hayatta; bir iş yeri sahibi işçiyi işe alır, işçi emredilen işi yapar, emeğinin karşılığı -olduğu iddia edilen- parayı ay sonunda cebine koyar ve bu döngü sürer.

    kapitalizm insanları tek tipleştirir mi? evet.
    bu döngü insanı robotlaştırır mı? evet.
    robotlaşmanın olduğu yerde duygusallığa yer var mıdır? hayır.

    şimdi bunlardan rahatsızsanız; ya kapitalizmi ortadan kaldırıp, insanı insan yapan değerlerle buluşturacaksınız ya da sesinizi kesip robot olacaksınız. "hem kapitalizm sürsün hem insan duygusal olsun" gibi bir dünya yok. ulan bir de bize ütopyacı diyorsunuz ya neyse.

    not: "kapitalizmin içinde duygusallık vardır" diyenler kapitalizmi tanımayanlar veya ondan nemalananlardır. "mutlu olduğun işi yap çalıştıkça mutlu ol" diyen cins de bunlarla aynı familyadan.

    buraya kadar açıklayabildiysem ne mutlu bana.

    linnes'e gelirsek... ben bu adamın hiçbir zaman fiziksel olarak güçsüz olduğunu görmedim. oynadığı maçlarda da döküldüğünü hiç hatırlamıyorum. teknik becerisi kısıtlı olsa da temposu hiç düşmüyor. ne görev verilirse %100'ünü ortaya koyarak yapıyor. bu yüzden lig maçlarında oynamayacak olmasını kendi adıma olumlu karşılamam mümkün değil.
  • 3196
    transfer sezonu iyi hos, fakat kendisine takimimiz tarafindan yapilan cok amatorce bir ayip. umarim uzun vadede ucu bize dokunmaz. 27 yasinda, kariyerinin zirvesinde ilk 11 oynamak icin it gibi calisan bir adamdan en az yarim yillik futbolu transfer isini son dakikaya biraktik diye caldik. duygusalliga yer yok iyi tamam, fakat bunun sonuclari bize tersten de dokunacak. futbolcularimiz hayrina oynamiyor.

    galatasaray'da ilk 11'de oynamak icin kendisinden cok calisan bir oyuncu yoktu. kendisinin sonunu goren yedek oyuncu bosa calistigini gorup gotune koyacak. her sekilde selcuk inan'in ya da mariano'nun yedegisin zaten, al keriz parasini ye. transfer isteyen oyuncu bunu cok daha yuksek sesle yapacak, medyaya gidecek, soyunma odasini karistiracak. kontrat imzalarken mac basi para koymaya calistigimiz topcu "linnes'e ne yaptiginizi gordum, ben salak miyim" diyecek.

    yani iyi guzel transferleri kapattik, ve yedekte sener'i daha yeni kadroya dahil etmisken yabanci iki ortalama sag bek'e ihtiyacimiz yok, fakat bu tarz hareketlerin sonuclari cok tehlikeli olur. bu yapilacaksa en azindan ocak'a kadar kasimpasa'ya kiralanabilirdi, taraftardan sosyal medyada laf yememek icin bu yolu sectik. gecmis olsun.
  • 3197
    net sekilde cok ciddi ayip ettigimiz futbolcu. futbolda profesyonellikte duygusalliga yer yoktur evet fakat, galatasaray his takimidir, bu hep boyle olmustur. bu adama yapilan kendimi koyu hissettirdi, suclu hissettirdi hatta ve hatta hic bir seyin degerini bilmeyen zengin cocugu gibi hissettirdi, umarim linnes uzulmez, umarim bize kusmez, umarim bizden umudu kesmez.
  • 3198
    --- alıntı ---

    futbol ne kadar garip bir dünya. geliri olmayan öğrenciler, asgari ücretli emekçiler yıllık 1.4 milyon alan adam mağdur edildi diye kendini üzüyor.

    --- alıntı ---

    linnes'i çok seviyorum ve kadro dışı kalmayı hak etmediğini düşünüyorum ancak bu çok doğru bir tespit futbol adına.

    edit: yanlış anlayanlar olmuş. burada vurguladığım konu linnes veya maaşı değil, futbolun hayatımızda ne derece derin bir yerde olduğudur. isterse yıllık 100 milyon kazansın kimsenin kimseyi mağdur etmesi hoş karşılanamaz.
  • 3199
    maddiyatın; insaniyetin, hakkaniyetin, aklı selimin nasıl da önüne geçtiğini bizlere gösteren bek oyuncumuz. futbolda, profesyonel hayatta duygusallığa bal gibi yer vardır. terim’e her oyuncumuz hatta buradaki yazarlar bile “baba gibi” demiyor mu? terim bir motivasyon ustasıdır denmiyor mu? fatih terim halleder, emre mor’a aile olur demiyor muyuz? daha bugün fatih terim doğum gününde kendisine duygusal mesajlar, entry’ler atmadık mı? bu bir his takımı değil mi? işine gelince hislere yer yok, işine gelince his takımı. işte öyle bir dünya yok. burada “duygusallığa yer yok” diyenlere bakmayın.
    ucuz solcu ağzıyla liseli kapitalizm eleştirilerine kulağınızı kapatın. 1950’lerin detroit’inde değil 2019’un istanbul’unda yaşıyoruz. post modernizmle beraber artık hem duygular, hem çalışma verimi artık en önemli birliktelik. insan kaynakları dediğimiz birimler sadece personel almaya yaramıyor. elimizdeki çalışanlarımızın en verimli ve iyi şekilde işlerini yapabilmeleri için gerekli insan ilişkilerini de yürütüyor.
    linnes’in ne kadar para aldığı, ona yapılan haksızlıkla orantılı değildir. ikisi başka ve iş dünyasında asla karışmayacak kavramlar. o zaman takımımız oyuncularına haksızlık yapan hakemlere de kızmamalıyız. bu kadar narsist takılmaya gerek yok. takım yönetimi linnes konusunda hata yaptı. aynı diagne, mitro, gomis alanlarında olduğu gibi. insanız ve hatalarla evrimleşiyoruz.
  • 3200
    geçen yıl şampiyonlar ligi maçlarında as sağ bekimizdi çok da iyiydi mariano ve nagatomo ne zaman sakatlansa yerlerini başarıyla doldurdu özellikle sol kanatta gol ve asistler üretti.

    2 as bekimizde formsuz ayrıca onların yedekleri de yerlerini dolduracak kalite ve formda değiller, 2 beki de yedeksiz bıraktık bence 2 oyuncu kaybetmiş gibi olduk.
    takımın durumuna baktığımızda ben seri'nin aynı mitroğlu gibi başka bir takıma kiralık gitmesini beklerdim, çünkü orta saha rotasyonu yeterli ve seri pek ışık vermedi ya da bir yerli stoper yedeği bulup donk'un gönderilmesini isterdim.

    linnes'ten çok galatasaray'a yazık oldu, çünkü mariano defansif açıdan zorlanacaktır, ömer bayram emre taşdemir ve şener'in şampiyonlar ligi'nde oynadığını düşünemiyorum bile.
App Store'dan indirin Google Play'den alın