• 1
    amerika birleşik devletlerinin ulusal futbol* ligi. david beckham, freddie ljunberg, alpay özalan(!) gibi yıldızların tatil mekanı ve dünyanın en gereksiz ligi sıfatlarını sapına kadar hak eden antipatik organizasyon. tek güzelliği, futboldan anlamayan amerikalıların arasında kalmış latin göçmenlerin nefes almasını sağlamasıdır.
    maçlar genelde enine çizgili, amerikan futbolu oynanan sahalarda oynandığından izlemek de oldukça göz yorar. izlemeyin zaten, bi halt yok.
    kısaca da mls derler.
  • 4
    artık takımların çoğu kendilerine ait futbol stadyumları inşa etmişlerdir. uzun yıllardır altyapıya verilen önem de
    tohumlarını vermeye başlamış, real madrid başta olmak bir kaç avrupa takımı bu ligdeki takımlarla feeder anlaşmasına imza atmıştır.
    reverse draft ve salary cap sayesinde ligde kuvvet dengesi vardır, diğer amerikan sporları liglerinde olduğu gibi..
    bundesliga, serie a ve premier league gibi liglere futbolcu ihracatına da başlamışlardır.
    tüm bunlar milli takıma da yansımış, uluslararası platformlarda katıldıkları kupalarda ciddi başarılar elde etmişler ve fifa sıralamasında
    üst sıralara çıkmışlardır.
    lig kalitesi hala avrupa futbolunun gerisinde olsa da yavaş ancak emin adımlarla endüstriyelleşmekte ve gelecek için ümit vaad etmektedir,
    özellikle önümüzdeki 5-10 yıllık dönemde avrupa futbolunun gireceği krize benzer sıkıntılar yaşamayacaklardır.
  • 5
    anlayabildigim kadari ile ;

    bati ve dogu konferansinda 9'ar takim var. bu 18 takim her 17 takimla 2 mac olmak uzere normal sezonda 34 mac yapiyor. maclar sonunda 2 konferansin ilk 3 takimi direkt olarak play-off finallerine cikiyor. diger takimlar konferans ayirimi olmadan tekrar siralaniyor ve ilk 4 takim elemelere kaliyor (wild card). elemeler 1-4 ve 2-3 arasinda oynaniyor. bu eslesmelerden galip cikan 2 takimdan ligi daha alt sirada bitiren takim 34 takim arasinda ligi en ust sirada bitiren takim ile eslesiyor. diger takim ise diger konferansin* 1.si ile eslesiyor. her iki konferansi 2. ve 3. olarak bitirip direkt finallere cikan takimlar ise kendi konferanslari icinde birbirleriyle eslesiyor. bu 2 ayakli dort eslesmeden galip cikanlar konferans finali oynuyor. sonra da mls finali oynaniyor.

    anlayana kadar canim cikti bunu.

    not: la-ny mls 2011 bati konferansi yari finali eslesmesinin nedeni buymus (biri bati digeri dogu). galaxy bu yilin en iyisi. ny ise play-off'a kalanlarin en kotusu olmasina ragmen wild card eslesmesinde rakibini elemeyi basararak galaxy'nin rakibi olmus. * *
  • 6
    amerika birleşik devletlerinin her sene farklı kıtalarda ünlenmiş bir futbolcuyu bir takımına katmak gibi bir ilkesi olduğu düşündüğüm ligi. kurulduğundan beri kimler gitmedi ki; lothar matthaus'dan tutun david beckham'a, thierry henry'den alessandro nesta'ya kadar. hatta mls'den önce de bu ilkeleri vardı ki o zamanlarda da franz beckenbauer,pele,johan cruyff,yasin özdenak gibi futbolcular amerika'da oynamıştır. işte bunlar hep reklam kokan hareketler ama yine de amerikan futbolu sahalarından bozma futbol sahaları, çekim açıları, tv grafikleri vs dolayısıyla futbol dışında amerikan futbolu, beyzbol, hatta kriket izliyormuşsun hissine kapılmak normaldir.

    şu aralar da yılın golü yarışması yapılıyor bu ligde. aday sayısını da dörde indirmişler; thierry henry'nin attığı golde tanıdık bir isim matteo ferrari'yi henry'i tutacağına sanki dördüncü lig forveti tutuyormuş gibi elini öylesine uzatmış uzaklara bakarken yakalıyoruz, henry abi topla buluştuğu anda da bir tur sema dönüşü yapıyor türkiye'de öğrendiği kadar, son golü atan camilo sanvezzo'nun açık ara kazanacağı düşünülüyor ki takım oyunu,son vuruş,akrobatik hareketler vs. şahsen kazanmazsa ayıp ederler diye düşünüyorum.
  • 8
    önceden nasıl'ını bilmem ama şu anda türkiye süper liginden çok çok daha iyi bir lig. inanılmaz bir seyir zevki var.
    egolar yok, herkes eşit. her takımın her takıma karşı şansı var. her maç bir favori var tabiki ama yenilmesi hiç süpriz değil.
    çok hızlı oyun kuruyorlar, çok çabuk çıkıyorlar... hiç öyle geri yaslanma uyuşukluk yok.
    izlemeye başlarsanız ne demek istedğimi daha net anlarsınız. hatta daha da ileri gideyim; 3 büyükler mls'de oynasın, bu futbolla şampiyon olmaları mümkün değil.
  • 12
    son yıllarda büyük sıçrama yapmış lig. eurosportan da canlı maçlarını izlemek mümkün. yakın zamanda daha da büyüyeceğini düşünüyorum. amerikanın orta vadede futbolda devrim yapacağı kanaatindeyim.
    mls dışında, fifa'da yolsuzluk iddialarının amerikan mahkemelerinde görülmesi ve amerikanın bu işin üstüne gitmesi sonucunda fifa merkezi avrupa'dan amerika'ya taşınabilir belki de kimbilir. amerika, futbolun yönetimini birgün ele alacak. çünkü yönetimini ele alamadığı ender etkinlik. orta ya da uzun vade bilemeyiz ama bunun projesi yavaştan faaliyete geçti diye düşünüyorum.
  • 13
    designated player kuralı ile daha da büyüyen lig. los angeles, chicago, new york gibi rüya şehirler futbolcuları zaten çekiyordu ancak basketboldan bildiğimiz gibi futbolda da bir maaş bütçesi sınırı vardı. artık her kulüp 3 adet 'designated player' dediğimiz oyuncuyu kadrosuna katabiliyor. bu oyunculara ödenecek maaş konusunda herhangi bir sınırlama bulunmuyor ve bu oyuncuların maaşları maaş sınırını* etkilemiyor.

    yıllık maaş sınırı her kulüp için aynı olmamakla birlikte ortalama 3 milyon euro civarı. böyle olunca yıllık milyonlarca euro kazanan oyuncuları getirmek imkansız oluyordu. yeni kuralla 3 adet maaş sınırına etkisi olmayan oyuncunun gelmesine izin verilmesiyle giovani dos santos, robbie keane, frank lampard, steven gerrard, didier drogba, sebastian giovinco, kevin doyle, jermaine jones, andrea pirlo, david villa, kaka, obafemi martins, david beckham, thierry henry, tim cahill, freddie ljundberg, jermain defoe gibi oyuncular mls'de oynamaya başladı veya oynadı.
  • 15
    amerikan kültürünün sonuna kadar hissedildiği lig.

    adamlar eğlendiriyor bir kere. maçlar çoğu zaman tempolu, ortalık sürekli renkli ve canlı, maskotlar geziniyor, zeminler muazzam, tribünler dolu ve oynayanlar belli ki yaptıkları işten zevk alıyor. bunu hissediyorsunuz. zevkli futbol oynanıyor, açıp izlerseniz zaman kaybetmemiş ve eğlenmiş olursunuz kesinlikle.

    yakın zamanda şampiyonlar liginde boy göstereceklerdir. kazakistan da amerika kadar uzakta, ama bakın oynuyorlar. nasıl olacak ? misafir kontenjanı diye bir şey açılır, mls takımları da o kontenjandan katılmaya başlar. ve amerika böyle ciddi turnuvalara katılmaya başlarsa, olay çok farklı yerlere gider. messi doğal yetenektir. çıkar-çıkmaz. ama her sene bale gibi, drogba gibi adamlar çıkartacaklardır. 2 metre boyunda, 90-95 kilo, buna rağmen at gibi koşan forvetler görmemiz yakındır. açıkçası, keyifli olacağına inanıyorum.

    seneye beckham'ın takımı da geliyor. miami büyük futbolcuları çekecektir. beckham bağlantılarını da kullanır büyük ihtimalle. new york, los angeles, chicago, san francisco, boston gibi şehirlerde futbol takımları oluşacaktır zamanla. ve bu şehirler, amerika'nın vaadettikleri zamanla büyük oyuncular yaratacak, büyük oyuncuları çekecektir.

    adamlar gol attıkça kalas kesiyor yahu, çünkü adamlar timbers! basit ve keyifli.
  • 16
    çin liginden farklı olarak hayvani bir bonservis ve hayvani bir maaş yerine sözleşmesi biten oyunculara ortalama üstü maaş ve amerikan hayatı cazibesiyle avrupa'nın bilindik oyuncularını yavaştan toplamaya devam ediyorlar. ayrıca oynanan maçlarda seyirci olunca maçlar eğlenceli ve izlenebilir hale geliyor. süper lig ve premier lig karışı bişey gibi*.
  • 18
    verilen maaslar cok da hayvani duzeyde degil. hatta oldukca ucuza oynayan bir suru super yetenekli adam mevcut. misal benim mahallenin takimi san jose earthquakes'te david bingham diye efsanevi bir kaleci var, cerez parasina oynuyor adam. genelde pirlo, drogba gibi cok asiri isim yapmis adamlara para veriliyor ama zaten yasi kemale ermis isimler olunca onlar da cok asiri yuksek maas istemiyorlar. tek bir istisna var o da giovinco.
  • 20
    geçen sezon iddaa münasebetiyle zaman zaman takip ettiğim lig.

    akıcı ve hızlı top oynuyor takımlar, zaten maçlar genelde gollü geçiyor.

    amerika'nın cazibesi ve devasa ekonomisi ile beraber önümüzdeki yıllarda daha da ilgi çekebilir. ama arkadaşlara katılıyorum, başarılı olan takımların katılabileceği bir organizasyon ayarlanmalı.

    takip etmek isteyenler varsa, twitter'da şöyle bir sayfa var: https://twitter.com/TurkiyeMLS?s=09