gule gule luksa.. cok sevdirdin kendini. hatalarin yokmuydu vardi bazen maca kafa olarak gelmedigin bile oluyordu. ama bu takimin uyanisinda cok buyuk bir katkin ve ozverin var. umarim hersey gonlunce olur..
152
pozisyonu için yetenekli ama yumuşak bir oyuncu. takımda kaldığı süre içinde güçlenmesini bekledik, pek olmadı sanki. büyük hedeflere oynayacaksak skor, ribaund, sertlik anlamında daha dominant bir pivotumuz olmalı. kendisini seviyorum, ama sert pivotlara karşı elinden genellikle bir şey gelmiyor kendisinin. furkan'dan daha iyi bir pivot almalı galatasaray yabancı pivot alacaksa. o adam andric değil.
153
çok sevdik kendisini ama daha büyük hedeflere yürüyeceksek net bir şekilde daha iyi bir pivota ihtiyacımız var. inşallah andric de güzel süreler alabileceği bir takıma gider ve sürekli kendini geliştirir. çok sevdik seni be luksa iyi bak kendine.
154
kendisini sadece bir defa canlı gözle izleyebildiğim *, o maçta da josh shipp'ten sonra sahanın en iyisi olarak beni mutluluklardan mutluluklara sürükleyen * eski oyuncumuz. güle güle lukşa, sen her zaman bizden biri oldun, hep de öyle kalacaksın, ama bugünden itibaren sana teşekkür edebileceğiz. *
155
kendisine asım pars dedim, sonra sadece yetersiz buldum, daha sonra beğenmesem de saygı duydum. en sonunda da en azından oktay mahmuti'nin takımı ve sisteminde önemli bir adam olduğunu kabul ettim. gitmese olur muydu? olurdu. ama neill da gitmese olurdu. giderken üzüldünüz. kewell giderken de ağladınız. cana'yla beraber birçoğunuz ikametinizi roma'ya aldırdınız. ama sonra gördük ki bu üzüntülerin hepsi gereksiz, tamamen siz merkezli üzüntülermiş.
bence bugünkü luksa ağıtları da aynı. neill gibi, kewell gibi, cana gibi karizmatik bir adamdı luksa ve bugün artık galatasaraylı luksa yok. pek çok taraftar bu durumdan mutsuz. bunda basketbolunun payı ne kadarsa, bence dış görünüşünün payı da en az onun kadar. evet kulağa saçma geliyor belki ama var böyle bir şey. şemsettin baş görüntüsüyle gitseydi, şu basketboluna şu ağıt yakılmazdı. bekir irtegün olayı gibi düşün. adam iyi oynadı. mayısın sonuna geldik hala da iyi oynuyor ama seneye muhtemelen yedek kalacak. yedek kalınca da milli takımdan kesik yiyecek. bekir çünkü ismi. bekir yani.
ne olursa olsun üst düzey bir basketbolcu değildin luksa. kalsaydın bilecektim ki önümüzdeki sezon da son topa kadar mücadele eden, karakterli ama sınırlı bir takım olmaya devam edecektik. şimdi gidiyorsun ve yerine muhtemelen daha iyin gelecek. biz belki gene son topa kadar mücadele edeceğiz ama çoğu maçı son topa bırakmadan alacağız.
güle güle.
156
bazen takdir ettiğim, bazen çok kızdığım fakat hep sevdiğim basketbolcumuzdu andric. zaman zaman çabuk ayaklarının verdiği avantajla bulduğu sayılar bizi ihya etti, zaman zaman da -sokakta oynadığımız futbol ya da basketbol maçlarında- mahallenin sevilen ama yeteneksiz abisinin iyi bir şeyler yapayım derken çuvallaması gibi çuvallayıp bizi çileden çıkarttı.
andric günden güne geliştiğini bizlere gösteriyordu. göstere göstere yaptığı hücum fauller ya da devamlı deneyip de kaçırdığı orta mesafeli atışları pek de gözümüze batmıyordu. önce savunmada direncini arttırdı, ribaundlarda kıpırdadı ve euroleaguede pota altından bulduğu sayılarla parlamaya başladı. shipp'ten sonra düşen savunma direncimizde andric'in bir kaç maçta alamadığı ribaundlar göze batmaya başlayınca kredisi düştü, taraftar "gönderilebilir" gözüyle bakar oldu.
bence hatadır andric'in sözleşmesinin uzatılmaması. oturtmaya başladığımızı düşündüğümüz kadro iskeletinin değişmez isimlerinden biri olarak görüyordum onu. gordon, shipp ve andric uzun yıllar takımımızın formasını giymesi gereken yabancılardı benim için. bu bakımdan, ayrılık haberini aldığımda çok üzüldüm.
resmi sitede transfer haberini gördüğümde "luka modric'e ne kadar çok benziyomuş lan ismi" şeklindeki tepkimi hatırlıyorum. çoğumuz tanımıyorduk ve nasıl katkı vereceğini bilmiyorduk. ama andric çoğunlukla yüzümüzü güldürdü, unutulmaz maçlarımızda gerek savunmada gerek hücumda başarılı performanslara imza attı.
kirilenko'nun yanından rüzgar gibi geçip bulduğun sayıyı ve cumhurbaşkanlığı kupası finalinde müthiş oynadıktan sonra fb ülker'i nakavt eden smacını hiç unutmayacağım.
yolun açık olsun andric.
157
gs dergisi röportajında kariyer maçların sorusuna fenerbahçe cevabı vermiş -ki gerçekten öyledir- cevabı vermiş (verebilmiş) aslan parçasıdır. maç seçtiği ve psikolojik olarak çok iyi seviyede olmadığı kesindir ama 2 senede geldiği noktaya baktığımızda helal olsundur, yolu açık olsundur...
158
basketbol faul ustasıydı. 2 senede kendisini inanılmaz geliştirmiştir. umarım bu ülkeden gitmezsin ve biz seni yine seyrederiz.
159
cok uzuldum be sozluk,hem de cok.ılk baslarda sevmemıstım andrıc'ı sureklı en basıt atısları kacırıyor savunmada da pek ıyı olmuyordu taraftarında neden sevdıgını anlamayamamıstım ama cok gecmeden anladım neden bu kadar sevıldıgını.adam savasıyordu savunmada cska'ya yaptıgı savunmayı yaptıgı smacları nasıl unutabılırız.ılk basta pek ıyı degıldı ama oktay mahmudı ıle beraber oyle bır gelısım gosterdı kı kendısıne cogu zaman harıka paslar veren tutku acık'ı hıc memnunıyetsız yollamamıstı savunmaya tektar donerken.gıderek gelıstırdı kendını ,tarafyarlada mac sonu uclulerını kım unutabılır.keske rotasyon ıcın kalsaydı umarım yerıne daha ıyı adamlar alınır ama onun manevı yerını doldurabılır mı bılmem.yolun acık olsun yureklı adam herzaman maclara gel bagrımıza basalım senı.
160
cedevita zagreb takımı ile anlaşmaya varmış. yolu açık olsun.
yıllar çabuk geçiyor. astana'ya kazakistana gitmiş.
165
bizden ayrıldıktan sonra gittiği hiçbir takımda başarılı olamayan oyuncu. kolay kolay da bizdeki seviyeye çıkamaz bir daha. hızlı ayakları dışında pek bir özelliği yoktu. tüm bunlara rağmen abdi ipekçi'de krstic'e kafa tutup zaman zaman üstünlük kurduğu bile olmuştu. abdi ipekçi'de nasıl bir atmosfer oluşabildiğinin en güzel örneğidir andric bu açıdan.
basketbolun johan elmander'idi. bilmiyorum bir sporu yapan aktif veya emekli bir sporcuyu, başka bir spor dalıyla uğraşan bir sporcuyla kıyaslamak ne kadar doğru fakat ben de futboldan cayamayan bir basketbol manyağıyım amk. futbol ekmek, basketbol peynir. gerçi basketbol mu kaldı kulüpte konuşacak ama neyse. andric, tutku açık ile beraber, iyi bir nikola vujcic* performansı sergilemişti bizde. hatta meşhur 2012 cska galibiyetinde ikili oyunlarıyla cska savunmasını delik deşik etmişlerdi... neyse andric tutku'dan ayrıldıktan sonra daha da dikiş tutturamadı zaten. bizim içinse gelmiş geçmiş en iyi uzunlardan biri hala.