• real madrid'in 10 numarasi. bu sezon ligde ve sampiyonlar liginde 34 maca cikip sadece 2 gol atabilmis. bu surecte barcelona'nin 10 numarasi messi la liga ve cl'de toplam 37 macta 32 gol atmis. real madrid'in 10 numarasi modric yerine messi olsaydi lige bu kadar erken havlu atmaz, hatta barcelona'nin 6 puan onunde olurlardi.

    edit: beyler hadi ince bi ironi olsa, ironi diye yildizli bakiniz vereyim de; sozluktekilere bilal gibi davranmak istemiyorum. ciddi ciddi yukaridaki yorumu yaptigimi dusunup buna cevap verenler olmus :( bak entry'nin sonundaki 6 puani da bugun sozlukte gundem olan su entry'de belirtildigi icin yazmistim, hic anlamayan ordan anlar diye. (bkz: #2385336)
    hatta az bile soylemisim, barcelona'nin 6 puan onunde olurlardi diyerek. en az 6 puan onunde olurlardi demeliydim.
  • kendisi toni kroos ile birlikte real madrid'in 3 senedir şl kupasını kaldırmasının en önemli parçalarından biridir. toni kroos ile birlikte resmen orta sahada haksız rekabet yaratıyorlar. halbuki çok gösterişli bir oyunları da yok ama her işi doğru mu yapar bir futbolcu? gerçekten toni kroos ile kendisini imrenerek ve keyif alarak izliyorum.
  • galatasaray sözlüğün bu günkü balonudur. bu sözlükte kimsenin yazısını ciddiye almaya gerek yok artık bence.

    modric 10 numaralı forma giyiyor ama gol atmıyor, çok kötü. böyle 10 numara olmaz” diyen adamlara belhanda‘nın yaptığı işi nasıl anlatalım. adamlar modric’i beğenmiyor, bizim belhanda’yı nasıl beğensin.

    konu buraya nerden geldi bilmiyorum ama kendisi oldukça modern bir ortasaha oyuncusudur. yıllardır da başarıdan başarıya koşmuştur. gözünüzü seveyim şu adama bari çöp demeyin. ayrıca sizin aradığınız tarzda bir 10 numaranın son temsilcisi wesley sneijder olabilir. artık öyle adamlar yok. o güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler. futbol değişiyor, ayak uydurmak gerek.

    edit: bu entry kimseye cevap olarak yazılmamıştır, kişisel algılanmasın. sözlüğün "10 numaralı formayı giyen futbolculara" karşı genel bakışına ve herkesi çöp ilan etme alışkanlığımıza yönelik bir yorumdur.
  • iki gün sonra bizim çocuklarla maçı olan hırvatistan milli futbol takımı'nın en kariyerli oyuncusu. acaba gecenin bu saatinde hırvatistan'daki bir futbol-şov programına katılıp kebapçı basan eski milli takım hocasının kankası 60 küsur yaşındaki gazeteciyi neden dövdüğünü mü anlatıyordur yoksa iki gün sonra maçı olan bir profesyonel bir futbolcu olarak kafasını futbola odaklamış bir şekilde uyku mu çekiyordur?
  • fransa hırvatistan'ı 5-0 yense dahi altın topun sahibi olmalıdır.

    bu adam 3 yıldır inanılmaz bir orta saha performansı sergiliyor. messi ligi aldı ama şampiyonlar ligi çeyrek finalinde gitti ve dünya kupasında son 16'da veda etti. ronaldo şampiyonlar ligini kazandı ama yarı final ve finalde topa bile değmedi, dünya kupasına son 16'da veda etti ve ligde çok etkisiz kaldı.

    modric ise şampiyonlar ligini kazandı hem de her maçta taş gibi oynayarak. yetmedi bir de hırvatistan'la, tekrar söylüyorum hırvatistan ile dünya kupası finalini oynuyor ve takımının her şeyi. şimdi değilse ne zaman?
  • çok ilginç bir hayat hikayesi olan futbolcu.

    o dönem yugoslavya olarak bilinen ülkenin zadar şehrinde 9 eylül 1985 tarihinde doğan modric, bosna savaşı sırasında etnik sırp isyancıların dedesini öldürmesi sonucunda 6 yaşındayken mülteci olmak zorunda kaldı. onun gözleri önünde cereyan eden bu olay, hayatının sonraki dönemlerinde unutamayacağı bir an olarak kaldı.

    devam eden yıllarda da savaş bölgelerinde büyüyen ve bomba sesleri altında çocukluğunu yaşayan modric’in annesi radojka modric tekstil işçisi, babası stipe modric ise askerlerin arabalarını onaran bir tamirciydi.

    evlerinin yakılmasının ardından yaşadıkları yeri terk etmek zorunda kalan modric ailesinin yakası beladan uzun süre kurtulmadı. savaş sonuna kadar zadar’da bir otelde yaşayan aile tüm zorluklara rağmen luka modric’in hayata tutunmasını sağladı.

    modric ailesinin kaldığı kolovare otel’in bir yetkilisi, yıllar sonra yaptığı açıklamada, “atılan bombalar yüzünden oteldeki bütün camlar kırılıyordu. ancak modric o sırada otelin her yerinde hiç aldırış etmeden futbol oynuyordu” diyerek büyüyünce ülkesini dünya kupası’nda finale taşıyacak çocuğun hayallerinin peşinden nasıl gittiğini açıkça gözler önüne seriyor.

    ancak modric’in önünde bazı engeller vardı. bunlardan birisi çok güçsüz, sıska ve utangaç olmasıydı. nk zadar altyapısında yetişen modric hakkında konuşan kulüp başkanı josip bajlo, “yaşı bakımından sıska ve gerçekten çok küçüktü ama onun içinde özel bir şeyler olduğunu hemen görebiliyordunuz” sözleriyle modric’i tanımlıyordu.

    küçük bedeni karşısında oluşan önyargıları yıkmak için hayatını futbola adayan modric 10 yaşındayken mario grgurovic ile birlikte hajduk split tarafından denemeye alındı. ancak yine çok küçük ve güçsüz olması gerekçesiyle takıma alınmazken split tercihini grgurovic’ten yana kullandı.

    o dönemler hakkında konuşan 33 yaşındaki grgurovic, “modric ile zadar’ın altyapısında tanıştık. hajduk’a beraber gittik ve hırvatistan’ın genç takımlarında hep beraberdik. o zamanlar daha büyük bir yetenek olarak değerlendirildim ama bu futbol… luka’dan daha büyük bir yeteneğe ve kariyere sahip olamadım” ifadelerini kullanarak gerçekleri gün yüzüne çıkartıyordu.

    hajduk split’te tutunamayan modric’in kariyerindeki kilit nokta ise dinamo zagreb’in u17 takımına alınması oldu. kısa bir süre inter zapresic takımında kiralık olarak forma giyen modric burada edindiği tecrübe ve fiziksel gelişimi sonrasında yeniden zagreb’e geri döndü.

    inter zapresic’in eski hocası srecko bogdan, “vedran corluka ve hrjoje cale ile birlikte takıma gelmişlerdi. luka sahada ne yapması gerektiğini ve nasıl gol atılacağını çok iyi biliyordu. onunla çalışmak gerçekten keyifliydi. bugün çalıştırdığım çocuklara bir şeyler öğretmek gerçekten daha zor. luka futbolu sokakta öğrenip gelmişti. bugün çocuklar sokakta futbol oynamıyor” diyerek modric’in ruhundaki futbol yeteneğinden bahsetti.

    inter zapresic ve zrinjski mostar’da kiralık geçen yılların ardından 2005’te dinamo zagreb’e geri dönmesi modric için unutulmayacak yılların başlangıcı oldu. art arda 3 lig şampiyonluğunun ardından 2007’de yılın oyuncusu seçildi ve 2008’de 21 milyon euro bedelle tottenham’a transfer oldu.

    kısa sürede tottenham’da liderlik rolünü başarıyla üstlenen modric, 2010-11 sezonunda şampiyonlar ligi’nde çeyrek finale yükselen takımın en kilit oyuncuları arasında yer aldı.

    ve bu yükseliş 2011-12 sezonunda 33 milyon euro bedelle real madrid’e transfer olmasını sağladı. sonrasında ispanyol deviyle sayısız başarı yakalayan 32 yaşındaki dünya yıldızının, dünya kupası final biletini aldıkları ingiltere maçından sonra saha içinde gözyaşlarını tutamaması için bir hayli sebebi vardı…

    dünya tarihinin tartışmasız en iyi yaratıcı orta sahalarından biri kabul edilen modric, hırvatistan milli takımı ile bir dünya kupası şampiyonluğu yaşar mı, ya da bir daha bu şansı elde eder mi bilinmez. ancak 6 yaşında felaketlerle başlayan ve 32 yaşında dünyanın en iyi futbolcuları arasında yer almasını sağlayan bu hayat hikayesinin, futbola başlayacak çocuklar için ilham kaynağı olacağı kesin…

    via: sözcü