• hadi melekler şehri taraflarına gidek.

    17 nba (ya da nba'cilerin tabiriyle "dünya") şampiyonluğuyla nba'in en tepesinde bulunan boston celtics'in hemen ardından ikinci sırada yer alan, 16 şampiyonlukla celtics'in koltuğunu tehdit eden, an itibarıyla bünyesinde basketbol tarihinin en büyük 3-4 basketbol figüründen biri olarak kabul edilen lebron james'i tutan (yan elemanları sormayın, üzülüyorum) dev çınar. jerry west (nba logosunda abimiz), kareem abdul-jabbar, kobe bryant, magic johnson, shaquille o'neal, wilt chamberlain ve daha nicesi. kimler gelmiş geçmiş bu büyük franchise'dan.

    the forum (inglewood olarak da bilinir) zamanlarından beri takip ettiğim bu sarılı organizasyonun isim geçmişine değinmek büyük keyif olacak bana. o zaman start!

    1946 detroit'ine gidiyoruz. o yıl motown city'de detroit gems adlı bir takım kuruluyor. dönemin basketbol ligine dahil oluyor. ancak rivayet o ki organizasyonun kurucuları ortak oldukları işte batıyor aynı yıl içerisinde. dolayısıyla gems'i elden çıkarmak istiyorlar. işte tam burada devreye minnesota'lı yatırımcılar giriyor. bu yatırımcılar basıyorlar parayı ve gems'in haklarını satın alıyorlar, yıl 1947. franchise'ı şehre getiren ortaklar takım ismini değiştirmek, minneapolis'in bağlı olduğu minnesota eyaletine daha uygun bir ad koymak istiyorlar. bu noktada araya genel kültür sıkıştırmam lazım; minnesota (minneapolis ağırlıklı olmak üzere) soğuğuyla, iskandinav ve nordik popülasyonuyla (how i met your mother izleyenler bilir, ana karakterlerden marshall'ın ailesinin kökü kuzey'e dayanıyordu misal) ve bünyesindeki 11000 küsür gölüyle ünlü bir lokasyon. konuya dönüyorum; yatırımcılar minneapolis'in "land of 10000 lakes (on bin(lerce) gölün toprakları)" olan lakabından yola çıkarak kurulacak olan organizasyona "lakers (gölcüler)" ismini uygun görüyorlar.

    https://gss.gs/J3L.jpg

    minneapolis lakers iken müzesine 5 lig şampiyonluğu koyan franchise yıllar geçince büyümek ister. yatırımcılar için bu başarılı organizasyon minneapolis'ten daha fazlasını hak etmektedir zira bulundukları yerde pazar görece küçüktür ve yatırımlarının karşılıklarını tam manasıyla alamamaktadırlar. 1957 senesine gelindiğinde franchise'ın kansas'a taşınması gündeme gelir lakin takımı yerinde tutmak isteyen bob short isimli bir yerel iş adamı organizasyonun haklarını sağlam bir para karşılığında satın alır. fakat lakers kendini aşmıştır, minneapolis dar gelmektedir.

    1960'a geldik. 1958'de brooklyn'den los angeles'a taşınan dodgers beyzbol takımının bu süreçte ekonomik açıdan büyük gelirler elde etmesinden etkilenen bob bey durumu görür. pazar oradadır ve yapılması gereken bellidir. her ne kadar minneapolis'li olsa da neticede bir iş adamı olan short için öncelik paradır (ölümüne kapitalizm!). dolayısıyla fırsatı kaçırmak istemeyen bob bey 1960'ta yapılması gerekeni yapar, duygusallığı bir kenara bırakır ve franchise'ı los angeles'a taşır.

    hanımlar beyler, los angeles lakers doğar.

    (bkz: los angeles lakers boston celtics rekabeti)

    lakers'tan bahsetmişken celtics x lakers rekabetine değinmemek olmaz; şimdi ağalar, bu kapışma nba'ciler tarafından "best rivalry of the history" olarak kabul gören bir çatışma şeysi, kökü de taa 1959'lara dayanıyor. lig tarihi boyunca tam 12 kez lig finalinde karşılaşmış bu iki ulu organizasyon. özellikle larry bird x magic johnson rekabetinin olduğu dönem bu savaşın en cayır cayır yılları. bu iki büyük simgenin emekli olmasıyla birlikte (ve tabii celtics'in de aynı süreç içerisinde çok başarılı olamamasıyla) rekabetin gücü biraz sönüyor lakin 2008'de celtics'in lakers'a karşı elde ettiği şampiyonluk, 2010'da da lakers'ın celtics'e karşı elde ettiği şampiyonluk yine yakıyor ortalığı. nba tarihindeki 67 nba şampiyonluğunun 33'ü bu iki franchise'a ait, daha da yorum yapmıyorum.

    işte size lakers.

    alın lan alın, adam 3 saatlik yayını yüklemiş, lakers'ın 2010'daki şampiyonluk maçı: https://youtu.be/COyHKpWBjr4 (piksel kalitesi yamuk accık ama idare ediyor)

    ya o değil de, ah be lebron'ım, getiremediler yanına davis'i. :(

    kaçtım canlar.

    e: ufak bir bilgi hatası
  • lebron james 4 yıl 154 milyon dolar
    kentavious caldwell-pope 1 yıl 12 milyon dolar*
    lance stephenson 1 yıl 4,5 milyon dolar
    javale mcgee 1 yıl 2,4 milyon dolar

    free agent dönemine hızlı giren takımdır. lebron'un imzası olası bir takas sonrasında gerçekleşir diye düşünüyordum ki lebron ikiletmeden 4 senelik imzalamış. demek ki ne olursa olsun lakers'ta kalmayı hedefliyor. lakers da diğer oyuncularla 1 senelik anlaşmalar yaparak seneye çok çılgın geçmesi beklenen free agent dönemi için hazırlık yapmış.

    en sevdiğim oyunculardan olan stephenson ile lebronu aynı takımda izlemek çok keyifli olacak. lavar ball, stephenson, magic, mcgee. çok acayip takım oldular çok. maç izlemek yerine twitter'dan gif ve caps takip etsek daha zevkli olacak gibi gözüküyor.*
  • beni genç yaşta dert sahibi yapmış takım. sistemsizliklerini görmeye dayanamıyorum artık. koç değişti ama mentalite aynı yine rezalet bi savunma howard oyunda yok zaten. los angeles'te yaşasam utancımdan her maç "formayı çıkarın çıplak oynayın" diye bağırırım. "üşüyoruz phil reyiz" pankartı açar, koltukları söküp sahaya attıktan sonra d'antoni gitsin kobe dursun tezahüratıyla stadı terk ederdim.
    edit: bu hareketlerden sonra lanet olası federaller beni yakalayıp tutuklarsa da ben laker's için bir yıl hapis yattım siz ne yaptınız? derim.
  • kadro kalitesi olarak heyecan veren fakat tarz olarak birbirinden alakasız oyuncuların oluşturduğu takım. en azından ilk iki maç için yorumum bu şekilde. portland ve houston maçlarında takım şut sokamadı. sadece potaya giderek buldukları sayılarla nereye kadar gidebilirler ki?

    kral sayesinde 7 veya 8.sıradan play off yapacaklarını düşünüyorum. ilk turda golden state ile eşleşmezlerse batı yarı finali görüp orada elenirler.

    önümüzdeki sezon ise eğer şampiyon olmak istiyorlarsa en az iki süperstar(bunun için maaş bütçeleri uygun) ve üçlükçü yan parçalara ihtiyaçları var.
  • kadroya tyson chandler'ı ekleyerek çok büyük iş yapan, son 6 maçının 5'ini kazanan (3 maçtır galip ayrılıyorlar parkeden) melekler şehri temsilcisi. javale mcgee sezon başından beri iyi performans veriyordu fakat yedeği yoktu, dinlenemiyordu. bençteyken de takım aksıyordu, özellikle savunmada. tyson ile bu sıkıntıyı aşmış görünüyorlar. aldıkları son 2 galibiyet tyson'ın üstün savunma gayretiyle geldi mesela. birkaç saat önce de tyson'ın son saniye bloğuyla atlanta'yı tokatlamayı başardılar:

    https://youtu.be/7rZGu3A5Aro?t=547

    tyson'dan bağımsız olarak da iyi gidiyorlar. taşlar yerine oturmaya başlamış. yalnız şu oyuncu grubuna bir kawhi şart. :(
  • öncelikle anthony davis takasıyla başlayalım. bana göre bu takasta karlı olan takım net olarak los angeles lakers. güzel bir ilüzyon takası yaptılar.

    verdikleri oyunculara tek tek bakalım. brandon ingram'in sözleşmesi önümüzdeki sezon bitecekti ve gerek oyun tarzının lebron'la hiç uyuşmaması gerekse ingram'in istediği kontratı verirlerse takıma yeni süperstar ekleyemeyeceklerinden zaten lakers'ın ingram ile hiçbir gelecek planı yoktu. ek olarak şahsi düşüncem; ana oyuncularından biri ingram olan bir takımın nba'de şampiyon olma ihtimali yok. ancak ve ancak rol oyuncusu olarak kalıp haddini bilerek oynarsa şampiyon bir takımın parçası olur ama onu da kafaca kabul edeceği muamma.

    lonzo ball'un oyun tarzı da lebron'a hiç uymuyor. ayrıca hem kronik sakatlık riski hem şutunun(faul atış yüzdesi bile %50'den düşük olabiliyor) büyük soru işareti olması hem de bunlardan bile beter bir etken olan babası lavar ball'un takımın üstüne lanet gibi çöküp sezon boyu zırt pırt takımdaki oyuncular, koç ve yönetim hakkında saçma sapan konuşması durumu var. ball oyun kurma yeteneği ve savunmasıyla belli bir potansiyel barındırıyor ama şutunu üst seviyeye çekmedikçe babasının saha dışı verdiği zararlarla ve kronikleşmeye yakın sakatlıklarıyla uğraşmaya değmezdi hedef şampiyonluksa.

    josh hart ise olsa olsa rol oyuncusu olur ki o bile şüpheli. bu tür büyük çaplı takaslarda bu seviye oyuncuları harcamaya çekinmemek lazım. üstüne kronik sakat olmak üzere. serbest oyuncu piyasasından(fa) hart'tan iyi bir sürü oyuncu alınabilir.

    özetle lakers oyuncu bazında hiçbir şey vermeden davis'i aldı diyebiliriz. hatta hatta bu 3 oyuncunun maaşlarından kurtulduğu için 1 yıldız daha almalarının önü açıldı. lakers bu takası yapmasa da önümüzdeki sezon sonu ingram ile sonraki sezon sonu da ball ile yollarını karşılığında hiçbir şey almadan(sözleşmeleri bittiğinden dolayı) ayıracaktı zaten. elini sallasan hart'tan iyisini bulursun fa'den zaten.

    bu oyuncuların yanında 3 tane 1. tur draft hakkı + 2 tane de draft hakkı değişimi(swap) verdiler(kaynak espn: https://twitter.com/...140085647543193601). işte işin çetrefilli kısmı burası.

    bu sezonun ilk tur 4. sıradan seçme hakkını verdiler. bu sezonun çaylak havuzu hakkında hiçbir bilgim/fikrim yok. o yüzden 4. sıra hakkı ne kadar değerli bilmiyorum.

    verdikleri diğer draft hakkı ise 2021 ilk 8 sıra korumalı 1. tur draft hakkı(yani lakers ilk 8'den seçecek olursa 2021 hakkı lakersta kalıyor, 2022 hakkı pelicans'a gidiyor). bunun anlamını size söyleyeyim; lakers organizasyonu başarısız olursa lakers paşalar gibi 2021'de tankingini yapar ilk 8'den seçer, üstüne de yine yıldızları doldurur 2022'de son sıralardan seçtiği 1. tur hakkını pelicans'a yollar. e organizasyon başarılı olursa da 2021'de son sıralardan seçtiği 1. tur draft hakkını pelicans'a yollar. o yüzden çok büyük ihtimalle bu draft hakkı neredeyse 2. tur draft hakkı seviyesinde pek değeri olmayan bir hak olur.

    ek olarak 2024 1. tur draft hakkını verdiler. bunun değerinin ne olacağını 5 yıl öncesinden bilemem. 2023 ve 2025'te ise draft swap yapacaklar. yani iki takımdan hangisi daha iyi sıradan seçerse o hak new orleans'ta kalacak diğeri lakers'a geçecek. yani lakers'ın elinde 2023 ve 2025'te de 1. tur draft hakkı olacak en nihayetinde. bakarsınız new orleans o yıllarda da lakers'tan kötü durumda olur lakers 2023 ve 2025'te hiçbir şey vermez.

    özetin özeti; davis takası lakers açısından bakıldığında anthony davis + 1 tane daha yıldız almanın ekonomik olarak önünün açılması vs 1 tane değerli 1. tur draft hakkı* + 1 tane değerinin ne olacağı belirsiz draft hakkı + 1 tane büyük ihtimalle değersiz 1. tur draft hakkı + 2 tane de draft swap. bu da lebron'un yanına cuk oturan ve başarıya çok aç olan 26 yaşındaki anthony davis + 1 tane daha yıldıza yer açmanın karşılığında olaya lakers açısından bakıldığında sudan ucuz oluyor. olaya new orleans pelicans açısından ise başka entryde bakarız.

    şimdi gelelim lakers açısından bundan sonrasına. her yerde konuşulanın aksine 3 tane süperstar alsalar da çok iyi bir rotasyon kurabilirler. 3. yıldızı aldıktan sonra lakers'ın salary capi dolacak evet ama her yaz cap dolsa bile takımlar golden state warriors'ın geçen sene demarcus cousins'ı alması gibi 5-6 milyon dolar civarına bir kontrat daha verebiliyorlar. yani lakers 3. yıldızı aldıktan sonra 1 tane de başarıya aç ve tecrübeli iyi bir ilk 5 oyuncusu daha alabilecek. e üstüne kyle kuzma da takımda kaldı ki o da lebron'un yanına cuk oturuyor. fıstık gibi bir ilk 5'leri olacak yani. e üstüne bir sürü veteran minimum kontrat hakları olacak. mesela trevor ariza gibi hem nba'in en iyi ve en karakterli rol oyuncularından birini şampiyonluğa aç olduğu için çok ucuza, belki de minimum kontrata kapatabilirler. ellerinde bir sürü bu tarz seçenek olacak. diğer takımların 10 milyon dolar verip alacağı oyuncuların çoğu ariza'dan kötü. öyle 3 yıldız olacak gerisi çöp olacak durumu lakers berbat ötesi seçimler yapmadıkça asla yok yani. bir kere kuzma da var ellerinde. ek olarak kadrolarında mutlaka ve mutlaka ayrı parantez açmak istediğim ve çok çok büyük potansiyele sahip olduğunu düşündüğüm moritz wagner de bulunuyor. bu konuda çok iddialıyım, lakers'ta olacağından şüpheliyim ama normal şartlar altında wagner'e yeterli süre, ilgi ve eğitim verildiğinde büyük yıldız olacağından şüphem yok.

    velhasıl bu yaz doğru hamleler yaparsa(ki bu hamlelerin önü tamamen açıldığı için bu hamleleri yapmak kesinlikle zor olmayacak) lakers'ın yakın geleceği çok parlak. bunu söylerken golden state'de kevin durant'in 2019-2020 sezonunu kesin olarak kapattığını ve klay thompson'ın 8-9 aylık ağır sakatlığını da unutmamak lazım.
  • hakkında bir gelenek olarak iki zıt kutuptaki fikrin sözlükte dolaştığı takım. öncelikle şunu belirteyim nba'de tuttuğum bir takım yok ama iverson dolayısıyla 76 ers'a hafiften sempati duymaktayım. dolayısıyla bu adam lakers düşmanı ya da bu adamın babası "we want tacos" u bulan açgözmüş demeyin.

    ilk olarak medyanın pohpohladığı takım damgası yemiş. kısmen doğru zira los angeles amerika'nın medya merkezlerinden biri. diğeri de new york knicks haliyle. bu iki takımın ülkelerinde populer olması gayet doğal. lakers'ın sürekli gündemde olmasının bir diğer nedeni de takımda her daim bir süperstarın bulunması. abdulcabbarlar, magicler, worthyler, shaqlar, kobeler ve daha niceleri. özellikle bazı yıldızların ya çok sevilmesi ya da nefret edilmesi takıma da yansıyor haliyle. son yıllarda bu ünvan kobe'de. kabul edelim ki kobe bir shaq kadar herkesin sempatisini kazanmış bir basketbolcu değil ve bir nesil kobe'yi ya seviyor ya da nefret ediyor.

    bir de nba'in fenerbahçesi durumu var sözlükte. medya ve yıldız oyuncu bazında kıyaslanabilir ancak lakers karşılığını alabiliyor yatırımlarının. nba'in boston'la beraber en başarılı 2 takımından biri ve en fazla final oynayan takımı. çok iyi bir organizasyonları var ve şampiyon olamasalar bile başa oynamışlardır sürekli. yani örneğin boston bir hanedanlık kurarak üst üste şampiyon olurken, lakes çok daha istikrarlı bir şekilde yıllara yayabildi. yıldızlara paraları fenerbahçe gibi saçıyor dersem muhtemelen bu işten anlayanlar bana gülecektirler. nba'de her takım sahibi para babası ama hiçbiri kafalarına göre para harcayamıyorlar.

    artık kim neye benzetirsiniz size kalmış...
  • lebron james ile sözleşme imzaladıktan sonra ne tesadüf ki lebron'ın menajeri rich paul'ün temsil ettiği kentavious caldwell pope ile 12 milyon dolarlık anlaşma imzalamış takım. lebron gittiği her takımda rich paul'e isminin hakkını fazlasıyla verdiriyor ki bu da lebron bazı kesimlerce neden eleştirildiğinin ya da sevilmediğinin başlıca sebeplerinden biri. cleveland'ta jr smith ve tristan thompson kontratlarınfa neler yaptığını görmüştük. neyse kcp'nin bu anlaşması aslınsa o kadar önemli ki salary cap açısından bakıldığında kawhi leonard'ın kontratını absorbe edebilmesi için oyuncular dahil etmesi şart oldu ve üstelik all-star'dan sonra harika oynayan ve yaklaşık 20 sayı ortalaması tutturan julius randle hala imzalamış değil.

    işte salary cap'i bu yüzden seviyorum.
  • bu sabah erkenci bebeğimi pışpışlarken denk gelip ikinci yarısının büyük bir kısmını izlediğim san antonio spurs maçı ile birlikte hakkında bir şeyler karalayabileceğim takım.

    öncelikle haklarında son yazılanlara bakınca şöyle kaçar şöyle gider gibi laflar tabi ki biraz abartılı. ama yıllardır yokları oynayan bir takımın taraftarı için ciddi bir heyecan getirdiği kesin.

    ben bu sene ne yaparlar henüz çok emin değilim ama şöyle kesin bir şey söyleyebilirim ki takımda çok yetenekli gençler var ve lebron james gibi bir adam mentörlüğünde giderek çok daha olgun ve iyi olacaklar. spurs maçında gitti geldi olan bir maçta ciddi bir sorumluluk alarak ve neredeyse elleri titremeden oynadılar. bu çok önemli bir şey.

    bu oyuncular takımda kalırsa da önemli bir güç olacak, takasta kullanılmak istenseler de önemli bir getiri sağlayacaklar. aslında bu takımın ya bu gençlere sabredilecek 1 ya da 2 seneye ya da gelecek sana yapılacak bir takas hamlesine ihtiyacı var. golden state'in ligi domine ettiği bir dönemde her ne kadar lebron'un yaş durumu olsa da ilk hamle çok daha mantıklı görünüyor. lebron zaten bu fizik ve mental güçle daha uzun süre oynar.

    bence lakers taraftarının beklentileri çok büyütmeden heyecanla ve zevkle bu takımın eski gücüne kavuşma yolunu izlemeleri daha iyi olacaktır.
  • doğu turuna kötü başladılar. 4 maçlık bu süreçte boston ve philadelphia ile de oynayacaklar. bu 2 maçtan galibiyetle ayrılmalarına avrupadaki bahisçiler 1e 250 veriyor. diğer maç ise atlanta ile. o maçı kazanıp 1 galibiyetle bu doğu turu sone erer.

    geride 28 maçları kaldı. muhtemelen 15 civarı bir galibiyetle ligi bitirecekler. bu da toplamda 42 galibiyet yapacak. play-offlara yeter mi? pek sanmıyorum. yetse bir işe yarar mı? hayır. lebron'un da sezonun geri kalanında takımı play-offa sokmak için pek kasacağını sanmıyorum. anthony davis bu takas döneminde gelse bile gidecek isimleri düşünürsek, bu sene lakers için sona ermiş durumda. yazın yapacakları hamlelere bakacaz artık.

    bu sene destekleyecek takım bulmakta da zorlanıyorum açıkçası. babadan new york nicksliyiz çok şükür ama küme düşecez nerdeyse. lakers vagonuna binelim dedik ama onlar da tırt çıktı. sanırım rotayı kuzeye çeviriceğim. ne de olsa anadolu çocuğuyuz, batıdan takım desteklemek racona ters.

    #wethenorth

    aslında toronto'yu da nasıl sevmem, öyle böyle değil yani. nba'in ankara'sı adamlar. soğuk, itici. gölleri de var. tam ankara amk.

    miami'de bi laf vardır. toronto'nun en güzel yanı, miami'ye dönüşüdür diye. işte öyle bir şey.
  • kobe bryantın * ayrılışı ile süperstar alma şansları var. umarım artık bir anadolu kulübü olmaktan çıkıp gerçek bir istanbul takımına evrilirler. zira bekledik bunu çok bekledik. ben durant istiyorum artık. bir de 3-4 tane veteran oyuncu ile anlaşıp birkaç takas ile de ligin en güçlü şampiyonluk adayı haline gelseler efsane olacak. artık yeter kardeşim hakettiğimiz yerde olmamız gerekiyor!

    http://hoopshype.com/...016-the-top-players/

    bu arada ilgilenen olursa diye free agent olacak kişileri listeledim.
  • kim ne derse desin korver benzeri bir dış şut opsiyonu olan bir oyuncuyu daha kadrolarına katamamanın acısını sezon boyu çekecekler. rondo'nun ,lebron'un pasör özelliği javale mcgee'ye iyi yarayacak ama rondo'nun şutu olmaması, lebrona gelen ikili sıkıştırmalarda boşta çok iyi şut opsiyonları olmaması kötü bence. top eline değmeden oyundan soğumayıp catch and shoot olayını becerebilen bir adam kadroya cuk otururdu. bunu ligde en iyi yapan adam olarak klay thompson örnek verilebilir.

    rondo bir röportajda gsw'yi sadece şut vs atarak kendi oyunlarında yenemezsiniz bu yüzden kendisi ve lebron'u kastederek kulüp oyun zekası olan adamları birleştirmek istedi diyor ama yine de bunu büyük bir eksiklik olarak görüyorum.

    bu sene beklenenin aksine akıllı paslarla iyi beslenecek kazma denilen javale iyi performans verecek. instagram feno'su lonzo'dan hiçbir ümidim yok. diğer instagram fenosu ama belli standartı olan kuzma oyununu bir tık daha geliştirebilir mi çok önemli. brandon ingram da fenoluk hariç aynı şekilde. playoff'ta beklentinin üzerine çıkmak için bu iki adam kilit. kcp'den de çok beklentim yok. magic farklı olacak dedi ama göreceğiz.

    son olarak bu toplama takım ne kadar savunma yapabilecek, muamma. denver ile oynadıkları maçta savunmada çok dağınıktılar. her ne kadar sezon öncesi de olsa göze çarptı.

    lance&lebron aşkının ligi kasıp kavurması dileğiyle...
  • kötü gidişatını sürdüren takım. 6 ocak 2019 minnesota timberwolves los angeles lakers maçında 7 dakika geçti ve skor 26-5. hücumda ne yapacaklarını bilmiyorlar. hiçbir hücum setleri yok, orkun çolakoğlu'nun dediği gibi sanki sokaktan toplanıp gelmiş gibiler. lebron james, rajon rondo ve kyle kuzma yok ki takımın en önemli 3 oyuncusu ama bu kadar da kötü oynanmaz. bu adamlardan çok şey bekleniyordu güya. şu an takımın tek bir şey yapabilen oyuncusu michael beasley, varın gerisini siz düşünün.
  • magic reisin acilen bir şeyler yapması gereken takım. tamam sakatlar var anlıyoruz da, şu takım nba'in en kötü takımlarından new york'a evinde maç kaybedemez, minnesota'dan 30 sayı fark yiyemez.

    boston ile birlikte lakers her zaman nba'in en büyük takımı olmuştur. en büyük takımda da en iyiler oynar. dün new orleans'ın sahibi ''davis'i çok seviyorum ama gitmek istiyorsa onu tutamam'' diyerek ayrılmasına yeşil ışık yakmıştı. lonzo + ingram + hart + bir draft hakkına bu iş bitirilmeli yoksa rezillik çıkacak.

    önümüzdeki sene de serbest piyasadan bir süperstar daha kovalanabilir, salary cap müsait.
  • şimdiye kadar rajon rondo, kentavious caldwell-pope ve javal mcgee'yi tekrar kadrosuna katıp dany green, demarcus cousins ve jared dudley ile imzalayarak free agent dönemindeki arayışına devam eden takım. söylentiye göre kyle korver'ı da kadrosuna katmaya yakınmış. lebron james-anthony davis gibi iki birbiriyle inanılmaz uyumlu süperstar'ın yanına fena olmayan rol oyuncuları monte ettiler ve uzun zaman sonra ilk kez şampiyonluk için yarışacaklar.
  • los angeles lakers, staples center'da maçı kazanıp rakibi de 100 sayı altında tuttuğu takdirde seyircilere maç çıkışı jack in the box*'ta bedava iki taco* almalarını sağlayan kuponlar dağıtılıyormuş.

    son olarak az önce tamamlanan indiana maçında fark 21 sayı (120-99) olmasına rağmen son dakikada seyircinin "we want tacos" tezahüratı üzerine takım çılgın savunma yapmış, rakibin topunu kapıp süreyi yemiş, kalan 7 saniyede de pacerslı oyuncular seyirciyi kırmamak için hücumu değerlendirmemişlerdir.
  • robert horry'nin sayıları olmasa şampiyon olamayacağı iddia edilen takımdır. ya da bulls'un çakması olduğu iddia edilen takımdır. ya da staples center'ın madison square garden'ın çakması olduğu iddia edilen takımdır.

    ah yaaa lebron james'in babasının çocuk yapası gelmese lebron james de dünyaya gelmeyecekti değil mi ne kadar yazık. nasıl bir mantıktır anlayabilmiş değilim henüz. -se, -sa şeklindeki varsayımlarla şampiyonluk sayılarını azaltacak veya antipatiklik oluşturacaksak işimiz var arkadaş.

    ya da bulls'un çakması olmakla suçlanacaksak ayrı bir işimiz var. ne gariptir ki iki takımın ortak noktası, takımın oynayacağı oyunu belirleyen adam olan phil jackson'dur. eh haliyle insanlar çakma olmakla suçlanabiliyor. barcelona da hollanda milli futbol takımının oynadığı total futbolu taklit etmekle futbol otoriterlerince eleştirilmişti zaten tey allaaam.

    ha bu arada kobe bryant- phil jackson ikilisinin michael jordan-phil jackson ikilisinden daha fazla play off galibiyetinin bulunduğunu da belirtelim, o kadar çakma ki kendilerini değil köken aldıkları bulls dönemini aşmışlar. vay anasını sayın seyirciler.

    hoş basketbol oynamamakla suçlanan lakers'ın nba tarihinin en önemli hücum silahlarından ve önemli bir zeka ürünü olan üçgen hücumu sistemi dahilinde hareket ettiğinin farkında olmayanlar veya bilmeyenler tarafından suçlanması da garip geliyor insana.

    orlando magic'in bu sene boston celtics'e elenmesinin en önemli sebebi oyun planlarının olmaması iken, karşılaştırılabilecek bir örnek varken hala lakers'ın göze hoş olmayan basketbol oynamakla suçlanması garip geliyor bana.

    başka bir konu, los angeles lakers ile los angeles clippers'ın kullandığı saha ortaktır. e o zaman haykıralım los angeles clippers da nba'in fenerbahçe'sidir diye. oldu mu, sizin mantığınızla evet bu da olur.

    sırf renklerinden dolayı ki o da tam değil, los angeles lakers'ın renkleri altın sarısı ve mordur, böyle bir ithamda bulunmak saçmalıktır, mantık dışıdır.

    3 sene önceki garnett-ray allen içerikli takas öncesi içlerinde herhangi bir takım sevgisi bulunmayanların bir anda boston celtics hayranı çıkarak beat la diye bağırması, sebep belirtmeden "kobe bryant iticidir" demekten daha itici geliyor emin olun.

    los angeles lakers denilen takımın nba tarihinde 15 şampiyonluğunun olduğunu ve 16 sayısına da yakın olduğunu bilmeyenler sırf jordan sevgisi ve kobe bryant nefreti sebebi ile los angeles lakers'a taş atmaktadırlar.

    unutmamak lazımdır ki oyuncular gelip gider, takımlar kalıcıdır. michael jordan sonrası (ki şampiyonlukları tek başına getiren de jordan değildir, pippen, dennis rodman gibi adamların varlığını herkes atlar) bulls'un hali belliyken yıllardır bir şekilde yıldız oyuncu etrafında kurulan takımlar ile şampiyonluklar kazanan los angeles lakers'ın itici olması, meyve veren ağaç taşlanır sözünden başka bir mantıkla açıklanamaz bence. 62 senede 31 final, 16 şampiyonluk ki 17 olma şansı da var, bence önce takdir etmeyi bilmeli insanımız.

    edit: uni misin uyardı sağ olsun, imla hatası düzeltildi. tim içi dayanışma bu olsa gerek.*

    uzak diyarlardan gelen edit: yerleştirdik çocuğu 3 senelik taraftara, 16 oldu!
  • --- alıntı ---
    2 sene üst üste şampiyon olan kadrosunu blake ve barnes gibi iki değerli -ayrıca takımın ihtiyacı olan- oyuncularla takviye edip bu sezona da en büyük favori olan lakers sezona iyi başlamasına rağmen arka arkaya 4 mağlubiyet aldı. bu 4 maçın içinde 3 deplasman olsa da houston, memphis ve indiana gibi lakers ayarında olmaktan uzak takımlardan mağlubiyetler aldılar. öncelikle lakers'ın sorunlarını madde madde yazayım:

    bynum'un yokluğu: en önemli eksiğin bu olduğuna şüphe yok. bynum sezon başından beri forma giyemediği için takımın en büyük kozlarından biri olan pota altı gücü o beklenen dominantlığında değil. ayrıca gasol 5 numarada oynamak zorunda kaldığı için ve kendisinden daha kalıplı uzunlarla eşleşmek zorunda kaldığı için daha sezon başı olmasına rağmen fizik olarak yıprandı ve sezon başında mvp performansını son maçlara yansıtamasının nedeni de muhtemelen bu. roy hibbert ve marc gasol gibi ligin iki dinamik uzununa karşı gösterdiği performanslar da tezimi kanıtlayacak nitelikte.

    kobe sorunu: kobe bana göre ligin en değerli oyuncusu,öncelikle bunu belirteyim. ancak normal sezonda kobe'nin maç seçtiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. kimi maçları playoff havasında oynarken kimi maçlarda savunmaya hiç takılmıyor bile. yine o savunmaya takılmadığı maç demetlerinden birindeyiz ve kobe yardım savunmasını yaptıktan sonra adamına dönmeye bile tenezzül etmiyor. kobe'nin playofflarda bu anlayışla oynamayacağını rahatlıkla söyleyebilirim ancak normal sezondaki bu isteksizlik -en azından işin savunma kısmında- takımı olumsuz olarak etkiliyor.

    efektif hücum edememe sorunu: lakers'ın hücum sistemi olarak ligin en iyi takımı olduğunu söylemek mümkün. üçgen hücum ve ona yatkın oyuncular eşliğinde ligin en iyi hücum takımı olabilir lakers, en azından yarı saha basketbolunda. ancak yine normal sezonda dönem dönem yan rollerin performanslarının düştüğü anlarda kobe sorumluluğu tek başına almak ve maçı kazandırmak istiyor. kobe kesinlikle bu kapasiteye sahip ancak böyle çeşitli hücum silahlarına sahip bir takımda maçları tek başına almaya çalışması takımı olumsuz etkiliyor. örneğin iyi başladığı memphis maçında gasol, artest, shannon, odom gibi isimlerin kötü performans göstermesiyle kobe'nin hücumu kendi egemenliğine alıp yanlış tercihler yapması uzun zaman almadı. kobe'nin bu şekilde tercihler yapmasında ise sezona çok iyi başlayan shannon ve gasol'un performanslarının düşmesinin de etkisi var şüphesiz.

    guard savunması: kobe'nin genelde ligin en iyi savunma beşine seçilmesine rağmen savunmaya en azından normal sezonda pek takılmadığından bahsetmiştim. bu senelerdir normal sezonda "dökülen" fisher'ın performansıyla birleşince lakers kısa savunmasında ciddi sorunlar yaşıyor. fisher iki senedir sezonun en kritik anlarında inanılmaz katkılar verdi ancak bu normal sezona pek takılmadığı gerçeğini değiştirmiyor.

    bunlar genel hatlarıyla lakers'ın sorunları. bu sorunları daha fazla açadabiliriz tabii ki. örneğin artest'in hücumda efektif kullanmayıp bunun savunmaya yansımasından bahsedebiliriz. artest pozisyonuna göre çok güçlü bir isim ve potaya yakın yaptığı post uplarla rahatlıkla skor üretebilecek kapasitesi var. ancak phil jackson artest takıma katıldığından beri bunu düşünmedi. artest sadece -hido'nun geçen sene toronto'da olduğu gibi- corner jumper -hücumda rolü olmayan sadece cezaları kesen- rolünde. artest'in şutör özelliğinin istikrarsız olduğu düşünüldüğünde kendisinden hücum kısmında yeterli verimin alınamadığını bunun da oyunun konsantrasyon kısmında sıkıntı yaşayan artest'in savunma performansını da etkilediğini söyleyebiliriz. ya da blake'in uyum sürecinden bahsedebiliriz. ancak lakers'ın genel sorunun senelerdir olduğu gibi normal sezona fazla takılmamak olduğunu söyleyebiliriz. kobe ve fisher başta olmak üzere takımın özellikle savunmada istenilen seviyede olmaması bu düşüşün sebebidir ancak lakerslılar için -ki ben de onlardan biriyim- asıl endişe verici olan ayın 7'sinde başlayacak deplasman turudur. 14 günde 9 doğu takımıyla deplasmanda karşılacaklar. ayrıca bu turda -ortalarına doğru- bynum'ın da dönmesi tahmin ediliyor. bynum döndükten ve deplasman turnesi geçildikten sonra lakers için daha sağlıklı bir değerlendirme yapmak mümkün olacaktır
    --- alıntı ---
    gasol geldiğinden beri ilk defa 4 maç üst üste maç kaybetmişlerdir. bu da benim kalemimden gelen lakers analizidir, lakers'ta yaşanan sorunlarla ilgili.

    http://konyaliportlandlilar.blogspot.com/...lakers-analizi.html.
  • 2012-2013 sezonunun kağıt üzerinde en büyük favorisi olması için küçük bir iki rötuşa ihtiyacı olan takımdır. batı konferansında en büyük rakipleri oklahoma city thunder ve onlarla baş edebilmeleri için ihtiyaçları olan bench kalitesi, hız ve atletizm. şu anki kadroya da yapmaları gereken eklemeler bu noktada dikkat çekiyor.

    nash-kobe-artest-gasol-bynum beşi bu ligi götürmek için gayet yeterli bir beş. ama içinde gedikler var. öncelikle steve nash yaşı itibariyle eskisi kadar mobil değil ve zaten savunma yapan bir guard hiç olmadı. özelikle russel westbrook, tony parker, cris paul gibi oyunculara karşı savunma anlamında ciddi zaafları olabilir. kobe bryant bu oyuncular üzerinde kullanılsa bu sefer zaten fazla süre sahada kalmasının yanında oyunun diğer yönünde onu çok yormuş olurlar. nash'in yedeği steve blake ise bu konuda kendisinden beter.

    kobe bryant'ın da yedeği yok. andrew goudelock ya da darius morris kobe bryant'ın yedeği olmak için yeterli değil. kobe bryant'ın 35 dk ortalamayla oynayacağını düşünürsek kalan 13 dakikayı skor anlamında değil - diğer oyuncular zaten bu yükü taşıyabilir - ama özellikle kelepçe oyuncu olabilecek birini bulmaları lazım. c.j miles, ronnie brewer bunun için biçilmiş kaftanlar. bakalım bu konuda herhangi bir adım olacak mı..

    jordan hill bench kalitesi ve derinliği açısından güzel bir transfer. josh mcroberts ile beraber uzun rotasyonuna backup olabilecek oyuncular.

    takımda bir diğer gedik kanat oyuncusu eksikliği. metta world peace* tam anlamıyla bir kanat oyuncusu (3 numara) değil. oyun tarzından dolayı hiç olamadı. bir spot up shooter, köşede bekleyecek, üçlükleri gönderebilecek pick and roll'de dışarıdan bombalayacak bir oyuncu müthiş olurdu. luol deng, caron butler gibi. artest 3 numarada kesinlikle yeterli bir oyuncusu ama artık bu yaşında oyuna katkısı sınırlı. grant hill eğer alınabilmiş olsaydı çok iyi bir iş yapılmış olurdu ama clippers'a kaptırdılar.

    frontcourt açısından zaten nba'in en iyi ikilisine* sahipler. yedekleri de fena değil ki zaten gasol yanında savunma yönü yüksek jordan hill ile beraber 5 numara da oynayabilir.

    sonuç olarak an itibariyle kağıt renkli ama delinmemek için yeteri kadar kalın değil. başladığım gibi bitireyim. bir iki rötuş şart.