• 8
    özellikle bendeniz gibi ali sami yen'e karayoluyla 12 saat uzakta bulunduğu için kendini gurbette sayan taraftarlar için bir parça daha dikkatle uyulması gereken sorumluluktur. maça gelemiyorum, bilet param ve boğazımdan çıkacak ses ile destek olamıyorum. ekran başında yaratılan sinerji, evde uğur amaçlı denenen totemlerin dışında bir katkım olsun dediğim zaman yapılacak iş belli. bütçe elverdiği ölçüde orjinal ürün alışverişi. çakı-çakmak-ayna-tarak bile olsa.
  • 10
    her taraftarın benimsemesi gereken kampanya. en azından korsan ürün alınmamalı, o ürünleri imal eden beleşçiler zengin edilmemelidir. üzerinde galatasaray bandrolü olmayan ama galatasaray'ın armasını/renklerini taşıyan herhangi bir şeyi almamak da kulübe katkıdır, en azından o fırsatçıların beleşçilik yapmaya devam edecek bütçeyi oluşturmaları engellenmiş oluyor.
  • 11
    kesinlikle her taraftarin butcesine hitap edebilen irili ufakli bir cok lisansli urunumuz var. dahasi, hemen cadirin yaninda outlet magazasi varki oradan alisveris yapmayani dovuyorlar. (eger kapanmadiysa.) bu magazada onceki sezonlara ait formalar son derece uygun fiyatlara satiliyor. korsan urun alip galatasaray dusmanligi yapilacagina hic degilse her sezon bir atki ya da sapka alinabilir. ayrica, forma almak bu kadar zor degil, butcelerimiz ne olursa olsun biraz para biriktirip bunu yapabiliriz. korsan urun almak demek galatasaray dusmanligi demektir, hainlik demektir. korsan urun alacagina hic alma. ben sahsen korsan urun alan insanlari galatasaray'li olarak gormuyorum ve onlardan tiksiniyorum. elimden gelse tribunde gordugumde enselerinden tutar disari atarim!
  • 13
    lisanslı ürünün forma ya da eşofman takımından ibaret olmadığı fikri benimsenmeden, kolay kolay uygulanamayacak çağrı. *

    alınan küçük eşyalar, bileklikler, şapkalar... forma kadar katkı sağlıyor kulübe. fincanın mı kırıldı, düş store yollarına, al bir galatasaray kupası, hem kulübe faydan olsun, hem de afilli bir fincanın. *

    yeter ki korsan ürünlerden uzak dur, galatasaray'a ihanet etme.
  • 16
    taraftarı enayi yerine koyan galatasaray yönetiminin taraftarın cebindeki 2 kuruşa göz diktiğinin resmi olan motto.

    dursun özbek zamanında tonla yaygara yapılıp bileklik kampanyası diye bir şey çıkartıldı, hepi topu 5.000.000 tl gelir elde edildi.

    selçuk inan isimli futbol fakiri adamın sözleşmesi bitti, taraftara inat şu adamla sözleşme yenilendi ve yıllık garanti ücreti 4.000.000 tl.

    yani senin benim gibi ay sonunu zor getiren adamların cebindeki son kuruş parası böyle heriflerin rızkı oluyor.

    şimdi de arda turan ile anlaşacaklar.
    ona da verirler en az 8-10 milyon tl.

    sadece yerli oyuncular değil, yabancılara da dağıtılıyor elbette ama selçuk inan ve arda turan gibi zarar edeceğin apaçık ortada olan adamlara neden bu paralar veriliyor anlamış değilim.

    arkadaşlar saf olmayın, çoğunuz asgari ücretin az üstünde çalışan, bir kısmınız da öğrenci burslarıyla hayatını idame ettiren insanlarsınız.

    gidip o bombok tişörtlere 70-80 lira verip bu heriflere para kazandırmayın.
    sakın ha sakın galatasaray store'dan alışveriş yapmayın.

    taa ki bir gün bu zihniyet değişine kadar...
  • 18
    lisanslı ürünler ya fiyatına uygun kalitede olacak, ya da kalitesine uygun fiyatta olacak. asgari ücretin neredeyse 1/10’una normal forma, neredeyse 1/5’ine futbolcu forması satılan bir ülkedeyiz.

    200₺’den daha ucuza hırka olmayan, 60₺’den ucuza tshirt olmayan mağazada* nasıl lisanslı ürün alıp kulübümüze sahip çıkacağız merak ediyorum.
  • 19
    hangi lisanslı üründen bahsediliyor anlamadığım slogan. dünyanın en kötü yönetilen store'unda yıllardır aynı tekdüze tasarımların olduğu lisanslı ürünler mi?

    yahu sene başından beri bu takım maç öncesi damalı antrenman forması ile kameraların karşısına çıkıyor. bir allah'ın kulunun aklına gelmedi mi şu formayı satışa sunmak? istisnasız her maç öncesi formayı gördüğümde store'u kontrol ediyorum ama yok yok yok. rezillik başka bir şey değil.
  • 20
    mehmet sepil dün korsan yayıncılığın götürülerinden dem vurarak insanların digitürk'e başvurmasını rica etti. temelde haklı bir talep fakat gerçekçi değil. galatasaray taraftarının ya da başka bir kitlenin herhangi bir boykot durumu söz konusu olmasa bile türkiye ekonomisinde korsan yayınlara yönelmemek pek mümkün değil.

    digitürk 120 lira mı ne, hadi 100 diyelim. d smart'ı, tivibu'su falan derken bütün spor yayınlarını takip etmek isteyen bir bireyin akıtması gereken aylık canlı miktarı neredeyse 250 lira falan. bu para normalin çok ama çok üzerinde bir para. ayrıca verilen paranın karşılığının ne derecede alındığı da başka bir muamma (gökten düşen tek bir yağmur damlası sebebiyle görüntüyü ulaştıramayan bir digitürk'ten bahsediyoruz neticede). siz fiyatları kabul edilebilir boyutlara çekerseniz insanlar korsandan komple olmasa da onaylanabilir oranda kopacaklardır. donan, kopan, takılan düşük görüntü kaliteli yayınlara mazoşist oldukları için başvurmuyor insanlar, buna zorunda kalıyorlar.

    lisanslı ürün muhabbetini de buna benzetiyorum ben. kalitesi gayet sorgulanabilir ürünlere biçilen fiyatlar o kadar uçuk ki, galatasaray store mağazalarından ya da web sitesinden dakikasında çıkma sebebi. sadece bu (kalitesizlik için talep edilen fiyat) bile insanları lisanssız ürün almaya ya da hiç ürün almamaya yönlendiriyor.
  • 21
    galatasaray ile nike arasında dursun aydın özbek döneminde yaşanan maddi sorunlar nedeni ile nike'ın tüm ürünleri mağazalarımızda satılmamaktadır. hatta nike'ın kendi sitesine bakarsanız orada da yan ürünlermizi bulamazsınız. yani mağazayı nike ürünleri üzeriden eleştirmek istiyorsak hedef dursun aydın özbek yönetimi olmalıdır.

    ürünlerinin pahalı olduğuna katılıyorum ancak hepsinin kalitesiz olduğuna katılmıyorum. senelerdir mağazamızdan alış veriş yapıyorum. eski aldığım tshirtler hala duruyor. şu anda satılanlarla eskileri kıyasladığımda arada dağlar kadar fark var. daha iyi olabilir mi o kadarını bilemem. sonuçta tekstil sektörüne hakim değilim. ancak şunu demek yersiz olmaz aynı penye kumaşından lcw mağasında 20 ya da 30 tl'ye tshirt bulmak mümkün. yani mağazamızdaki tshirtler pahalı ama düzgün bir penyeye/kumaşa sahip bence.

    ufak bir örnekle açıklamak gerekirse aşağıdaki ürünü yeni aldım. kumaşı, kesimi, renkleri mükemmel. eski fümeli formamıza selam çakıyor. bayıla bayıla giyiyorum. yalan yok başka takım taraftarlarından da övgü aldı bu ürün üstümde. hiç bir kusuru yok. ancak fiyatı çok fazla.

    https://www.gsstore.org/...-taraftar-ceket.html

    buna ek olarak da bir sürü yeni doğacak çocuğuma bebek kıyafetleri de aldım. başka bebek mağazalarından da alış veriş yaptım ve kıyasladığımda bir fark bulunmuyor. bazı mağazalara göre pahalı, bazılarına göre ucuz. yani fiyat konusu yine sallatında. bu arada her şeyi 100'de 100 pamuklu almak isteyen hanımdan da onaylandılar. hanım beşiktaşlı olmasına rağmen.*

    genel olarak şunu demek istiyorum. sürekli kalitesiz ama pahalı deniyor, çeşit yok deniyor. mesela şöyle düz plo yaka yok deniyordu bir ara. siteye girdim bir baktım 10 çeşit falan var. ama işte akıllarda bir ezber yerleşti kırmak çok güç. bunu da kırmak mağaza pazarlamasını yapanların işi olmalı. benim ya da taraftarın değil.

    lisanslı ürünü gücüm yettiğince beğendiklerimden alıyorum. türkiye şartlarında bu fiyatlarla yeterli satışı yapmak çok güç. ama ben kumaş kalitesi olarak ürünlerin ilerlediğini düşünüyorum. baskıları, desenleri zevk meselesi bunları insanların beğenmemesine hiç bir şey diyemem. insanları beğenmiyor diye eleştirmek için yazmadım bunları. sadece kendi satın aldığım ürünlerde yaşadığım deneyimi paylaşmak amacım. yoksa kumaşını ya da baskısını beğendiğim bir ürünü başka biri çok kötü bulabilir. buna bir şey diyecek halim yok.