• kendim için küçük insanlık için büyük bir adım attım.

    ilk zamanlar aşağıda anlatacağım konuda 473 73 73'lü telefonu bir kaç kez arayıp arıza yapmıştım.

    söylemesi ayıptır hem turkcell'in hem de digütürk'ün premium abonesiyim. (önemli ve zengin bir adamım ben) * bir iş görüşmesi nedeni ile * bir araya geldiğimiz sayın karamehmet beyefendiye ve çevresindeki ekabirana derdimi anlattım. ekrana bir buton konmasını ve bu buton aracılığı ile spiker denen iblisi susturmak, maç seyredereken sadece tribünlerin sesini duymak istediğimi belirttim. ayrıca bunun için %50 fazla para ödemeyi teklif ettim * pek sallamadılar.

    sonra avukatlarımla görüştüm * dava açmak istedim. dava açmamın bir sonuç vermeyeceğini ve gereksiz bir sürü masrafa gireceğimi söylediler. *

    bu sene sezon bitince 73'lü telefonu arayıp aboneliğimi iptal ettirmek ve hd kutularını geri vermek istediğimi belirtince ortalık birbirine girdi. önceleri telefondaki eleman bir sürü bedava, indirim, paket yükseltme filan öne sürdü. yukarıdaki derdimi anlatınca direnemedi. ben bunu ilgililerine bildireyim efendim diyerek telefonu kaptamak zorunda kaldı.

    ardından her gün birileri aramaya başladı. istersem kutuyu benden almayacaklarını biraz daha düşünebileceğimi filan belirtip akıllarınca beni aklıselime davet ediyorlar. yermiyim! yemedim.

    neyse bugün ekabirandan birisi aradı. gayet uygun bir uslupla sohbet ederken kendisine, "saygıdeğer kardeşim, farzedelimki ikimizde "a" takımın taraftarıyız ve birlikte maça gittik. sen maçı seyrederken ben senin yanında vız vız sürekli konuşsam ne yaparsın," diyince kem küm filan etmeye başladı. son darbeyi vurdum, "hah eskiden bir taneydi spiker ona bile tahammül edemiyordum, şimdi iki tane oldu pezevenkler, bir de maçın en heycanlı yerinde filan futbolcunun babası oduncuydu, filan futbolcunun teyzesi temizlikçiydi gibi gereksiz bilgiler verip beni sinir ediyorlar. bütün konsantrasyonum bozuluyor. ben maç seyrederken sadece tribünlerin sesini duyup kendimi stadyumdaymış gibi hissetmek istiyorum. digütürk bana bunu sağlamazsa asla g-e-r-i d-ö-n-m-i-y-e-c-e-ğ-i-m" kartını koydum ortaya.

    aldığım cevap;
    "aslında haklısınız. biz bunu hiç böyle düşünmemiştik. ben bu konuyu araştırıp size tekrar döneceğim"

    kısacası dostlar, ülkemi bu spiker zulmünden kurtarabilmek için kanımın son damlasına kadar savaşmaya kararlıyım. istediğimi yapmazlarsa digütürk'e geri dönmiyeceğim konusunda kararlımıyım! evet. çünkü o spiker denen gereksizleri kaldırmıyor artık benim bünye.
  • sözlüğe yazmaya defalarca niyetlenmeme rağmen bir türlü oturup yazamadım ama işler çığrından çıktığı için ve lig tv üyeliğini iptal etme kararımla birlikte bunları yazmak elzem olmuştur.

    tarih: 16 nisan 2012
    yer: beşiktaş inönü stadyumu

    galatasaray süper final ilk maçında inönü deplasmanına çıkıyor. beşiktaş taraftarı takımın başarısızlığından dolayı hayli gergin. ben digitürk plus olduğu için* derbi maçları kaydederim ne olur ne olmaz diye. neyse, maç galatasaray'ın bariz üstünlüğüyle devam ederken 26. dakikada ceza sahasına yapılan ortaya elmander kafa vuruyor, kaleci rüştü'den dönen topu felipe melo gole çeviriyor. normalde bütün golleri farklı açılardan defalarca gösteren lig tv, ofsayt tartışması olabilecek bu golü 1 veya 2 kamera açısından gösteriyor. tartışmalı olabilicek diyorum çünkü beşiktaşlı futbolcular bile hakeme itiraz etmiyorlar, sadece rüştü ve defanstan bir futbolcu gayr-i ihtiyari elini kaldırıyor, gol verilince itiraz etmiyorlar. lig tv, özellikle pilot kameradan tekrar tekrar gösteriyor golü. elmander tam kafayı vururken görüntüyü durdurup ofsayt çizgisi çiziyorlar. zaten pilottan futbolcuların karınca gibi kaldığı görüntüde, melo çizginin altında belli belirsiz görünüyor ve ofsayttaymış gibi duruyor.
    spikerin ağzından çıkan cümle aynen şu:
    "evet göründüğü gibi melo bariz şekilde ofsaytta!!"
    ben bile o kadar inanıyorum ki, "hay anasını ya, keşke elmander'in kafası gol olsaydı. ofsayttan gol attık yazık oldu" gibisinden yorum yapıyorum.
    gol gerçekleşince tepki göstermeyen tribünlerde zaman geçtikçe tepkiler dalga dalga büyüyor. muhtemelen telefonlar, mesajlar, twitterlar "abi gol bariz ofsayt, televizyondan çok net görünüyor, hakem hakkımızı yedi" mesajları gönderiyor tribündekilere. biz bile ofsayt olduğuna inandırılmışken tribünlerdeki tepki dakikalar geçtikçe çığ gibi büyüyor, taraftarlar sahaya giriyor, hakeme, futbolculara küfürler havada uçuşuyor.
    maçı 2-0 kazanıyoruz. ben sırf melo'nun golü hakkında ne denileceğini merak ettiğim için maraton'u seyrediyorum. pozisyonlar tartışılıyor, sıra geliyor melo'nun malum golüne. yine karşımıza pilot kameradan çekilen görüntü çıkıyor ve yine aynı çizgi.
    markus merk'in yorumu şu:
    "ben pozisyonu defalarca izledim, melo ofsaytta gibi duruyor ama yan hakemin onu oradan ayırt etmesi mümkün değil"
    normalde lig tv'nin tam olarak kale çizgisi üzerinde bir kamerası vardır. bunu hepimiz biliyoruz. çizgiyi geçti mi, geçmedi mi, ofsayt mı, değil mi tartışması olan her pozisyonu bu kamera açık bir şekilde gösterir. ama markus merk bile bu kamera üzerinden incelemiyor pozisyonu.
    tekrar ediyorum: maraton'da pozisyon tartışılırken pozisyon kale çizgisindeki kameradan gösterilmiyor.
    tam o sırada şansal kulaklığı tutup, markus'un lafını bölüyor:
    "ee... evet... tamam... şimdi arkadaşlar söylüyor, golün piyerosunu yapmışlar, melo 25 cm ofsayttaymış" diyor ve olaya son noktayı koyuyor.

    ama yine de kafamda bir soru işareti var. zaten her hareketini sorgulamaya başlamışım bu sezon lig tv'nin. tatmin olmuyorum. "piyero miyero hikaye" diyorum.
    sözlüğü açıp başlıklar arasında gezinirken görüyorum ki "gol ofsayt değil" diyenler var, bir de fotoğraf koymuşlar.
    adam perspektif kurallarını, açı kurallarını kullanarak basit bir geometrik çizgi çizmiş.
    http://www.ultraslan.com/Giris/images/odev.jpg

    bu fotoğrafı görünce kaydettiğim maçı geri sarıyorum hemen. gol dakikasına* geliyorum, golle beraber izlemeye başlıyorum kayıtlı yayını. gol oluyor, futbolcuların sevinçlerinden sonra gol tekrarları başlıyor. özellikle dikkat ediyorum kale çizgisindeki kameradan görüntü var mı diye. ama yok öyle bir görüntü. ileri sarıyorum x2 hızla ama göremiyorum o açıdan gol tekrarını. screenshot aldıklarına göre görüntü olmalı diyorum ve tekrar golü açıp normal hızda izlemeye devam ediyorum. golden tam 10 dakika sonra, 36'ıncı dakikada nihayet o açıdan görüyoruz golü ama spiker birşey demiyor, yavaşlatma, tekrar etme, durdurup çizgi çizme falan yok "şipşak" geçiyor görüntü. kayıttan kendim yavaşlatıp izliyorum, hatta telefonla kaydediyorum, "hani ulan nerde 25 santim" diyorum, "vay yavşaklar, vay....." diyorum.
    http://www.youtube.com/watch?v=EsMvkOf_xmw *
    hatta ertesi gün maç özetine sırf "belki koymuşlardır" diye düşünüp bakıyorum, tabi ki o açıdan tekrarı yok golün.

    -----

    tarih: 29 nisan 2012
    yer: şükrü saraçoğlu stadyumu

    yine bir süper final maçı. fenerbahçe beşiktaş'ı konuk ediyor. maç esnasında sahaya tribünden bir taraftar giriyor ve orta sahaya kadar gelince öğreniyoruz biz sahaya birinin girdiğini. adam kale arkasından girip orta sahaya kadar koşuyor ama görüntü yok. orta sahaya gelince "bu arada bir taraftar sahaya girdi" diyor spiker ve ekranlara yansıyor görüntü. ulan ne ara girdi helikopterden orta sahaya mı atladı bu adam? demek ki ceza sahasının orda görevliler dışarı alsa üstü kapanacak olayın. ve tabi ki tekrarı gösterilmiyor bu olayın ve spiker aynen şu yorumu yapıyor:
    "artık çocuk mu demek lazım, bir taraftar sahaya girdi ve tribünler o taraftara tepki gösteriyorlar"
    helal olsun fenerbahçe taraftarına. sahaya giren çocuğu yuhaladılar. hatta çocuk döner bıçağıyla saldırsa acayip tepki gösterirdi büyük fenerbahçe taraftarı(!).

    maçtan sonra da aykut kocaman açıklama yapıyor:
    "emre olayı yaşadıklarımızın yanında damla kalıyor"*
    "herkesin vicdanı var, herkes izliyor maçları"*
    "falan da, filan da"

    volkan artist artist konuşuyor,
    "affetmiyorum, ayağını sakınabilirdi, ühü ühü"

    gündemde bunlar var!

    ---

    neyse, başlık lig tv başlığı. volkan'ın yavşaklığı, aykut'un sinsiliği, zamanında onurdan bahsedenlerin onursuzluğu, zamanında yarım puan sildirmeyiz diyenlerin yüzsüzlüğü, vicdanları hiçe sayıp üzerindeki boku temizlemeye çalışanların vicdandan bahsetmesi değil konumuz. biz konumuza dönelim.

    lig tv çok bariz bir şekilde fenerbahçe'yi kollayan, göt korkusundan, para hırsından, çıkarları doğrultusunda fenerbahçe yandaşlığı yapan bir kurum. kuyumcu firmamızın müşterisi olan lig tv yönetim kurulu üyesinden bahsetmicem, o kişinin "yönetim kurulunun hepsi fenerbahçe'li" dediğinden bahsetmicem, ismini falan da vermicem tabi ki. doğru olmaz bunları açıklamak. sadece lig tv'nin fenerbahçe çıkarlarını koruduğunu somut örneklerle göstermeye çalışıyorum.

    lig tv üyeliğini iptal etmek bile hafif kalır. galatasaray artık nasıl yapacaksa kendini bir şekilde "havuz" denilen bu bataklığın dışına çıkarmalıdır. bize gstv yeter. sözlük yeter. basketbol, voleybol takımları yeter. bu futbolun parasının da, endüstrisinin de canı cehenneme.
  • canlı yayın konusunda ciddi amatörlükleri olan kanal. nefret ediyorum bu tip konular aklıma gelince. ne gibi konular hemen anlatayım; milan baros gol* atıyor, kamera zırt tribünlere zoom yapıyor, zırt sabri sarıoğlu nasıl sevinmiş onu gösteriyor falan...

    arkadaş aklınızdan zorunuz mu var sizin? kamera nasıl olsa kaydediyor, iki dakika sonra göster bize tribünü, sabriyi, adnan polatı falan...

    bi bok yok tribünde arkadaş basmıyor mu kafan hep beraber seviniyoruz işte alkış bağırış çağırış falan...

    o kısacık anda ise sabri ve adnan başkandan ziyade milan baros'un gol sevinci ve takımın geri kalanın onu tebrik etmesi, o bütünlük, çok daha eşsiz ve bir daha geri gelmeyecek kareler... biz bunları görmek istiyoruz arkadaşım...

    bir de ota boka zoom yapmak zorunda değilsin, illa surattan görmeye lüzum yok herkesi, mümkünse en az üç-dört kişi gözükecek şekilde yap şu zoomu, herkesi görelim, teknolojinin bokunu çıkarmayın...

    sonra da premier lig yayın kalitesi diyince yabancı hayranı oluyoruz... te allaam ya!
  • - alo iyi günler. ben lig tv aboneliğimi iptal ettirmek istiyordum da.

    - neden acaba?

    - ben fenerbahçeliyim, işte malum sebeplerden.

    - dün 6-0'lık maçı koyduk ama.

    - ne alaka beyefendi. iptal ettirmek istiyorum ben.

    - ortega ne gol atmıştı ama, ümit özat bile attı yavv. 6 tane atılır mı yavv:)

    - iptal eder misiniz lütfen.

    - dün pendik maçının kasetini sildik, delilleri yok ettik hehe.

    - allah allah iptal etsenize şunu.

    - mazinde bir tarih yataar.
  • maçların perde arkası programları iyi güzel de, o yabancı futbolcuların söylediklerine uydurma diyaloglar yazmaları iğrenç resmen. adamlar aralarında kim bilir neler konuşuyorlar, bunlar her maçta aynı cümlelerle adamlara diyalog kurduruyorlar. "araya pas atmalısın, iyi oynamalıyız, ben ileri çıkarken yerimi doldur" vs. vs. hee amına koyim her maçta böyle bayık cümlelerle konuşuyor bunlar. mesela riera hararetle ujfalusi'ye bir şeyler söylüyor, mimiklerden belli ki maçtaki bir pozisyon hakkında ve büyük ihtimalle argolu. ama bunlar konuşmanın altına "ikinci yarı daha iyi oynamalıyız" diye cümle yazıyorlar. demek öyle ha, bak sen şu işe. götünüzden sallayın amk.

    adamlara ayı kadar uzaklıktasınız, hadi sesi alıyorsunuz diyelim ekibinizde o yabancıların konuştukları dili bile anlayacak çalışanınız yoktur eminim. ya adam gibi seslerini alıp ne konuştuklarını çözümleyin ya da bu saçmalığı bırakın.
  • 14 mayıs 2015 akhisar belediyespor beşiktaş maçında demba ba'nın attığı osuruktan kafa golünü öve öve bitiremeyip; yasin öztekin'in 12 mayıs 2015 mersin idmanyurdu galatasaray maçında attığı gole defansın hatası, kalecinin tecrübesizliği vs bahaneler bulan tarafsız spikerlerlere sahip kanal. neyse istemeye istemeye şampiyonluk anonsumuzu siz yapıyorsunuz, kupayı da istemeye istemeye yıldırım demirören veriyor ya içimin yağları eriyor.

    son 3
  • spor toto süper lig maçlarında 90 dakika boyunca sahadaki her olaya reklam almaya başarmış yayıncı. şöyle ki;

    maç başmadan önce kadrolar verilecekken tak hemen bi doblodan futbolcular çıkar kadro öyle verilir,
    maç başlar, sahayı geniş açıdan çekip benzin istasyonu reklamı,
    hakem sarı ya da kırmızı kartla futbolcuya koşar hemen çay reklamı,
    faul olur, köpükle baraj için çizgi çekilir tak deodorant reklamı,
    kaleci vuruşu kullanılır yine geniş açıdan elektrik panosu reklamı,
    futbolcu sakatlanır hemen bi sigorta reklamı,
    yahu vinç reklamı bile gördüm ayağı kalkıp alkışladım o reklamdan sonra. 90 dakika içerisine almadık reklam bırakmayan kanal. bunlar da sadece aklıma gelenler.
  • o kadar işgüzar o kadar eyyamcı bir kuruluş ki. tiksiniyorum kendilerinden.

    25 ocak 2015 galatasaray çaykur rizespor maçı'nın özetini izledim sitelerinden. özette melonun kıvancın tendonuna bastığı pozisyon var. bilerek mi basıyor ben tam kestiremedim. neyse konu bu değil. pozisyonda saddece bu var pozisyonun gelişiminde bişey yok sadece bu hareketi göstermek için koymuşlar özete. buna eyvallah.

    o an aklıma ikinci yarın kıvancın meloyu makasa alıp yere düşürdüğü sonrada kalkarken kalçasına bilerek bastığı pozisyon geldi. dedim acaba bu var mı özette. izlemeye devam ettim sonuna kadar.

    sonuç mu ? tabiki özette o pozisyon yok.

    miğde bulandırıcı kurumdur kendileri.
  • bütün takım taraftarları kendilerini yanlılıkla suçlar.

    ben açıkçası böyle demek istemiyorum, ama yani diyene de 'haksızsın' diyemiyorum artık.

    iki haftadır 8 mart 2015 fenerbahçe galatasaray maçı için gaza getirici haberler yapıyorlar.
    - kadıköy'de galibiyet göremeyen futbolcular (foto galerisi için tıkla)
    - bu teknik direktörler kadıköy'de kazanamadı (foto galerisi için tıkla)
    gibi haberler çok gıcık ediyor. hadi diyelim 6-0'lık maçın özetini kabul ederim, sonuçta kadıköy'de şampiyon olduğumuz maçı da klasikler arasına alıp hatırlatmışlardır.

    fakat artık 13 sene önce olan maçı pişirip pişirip önümüze koymaları fenerli kafası'nı hatırlatıyor. ya senelerdir derbi maçları öncesi 'derbi'de son 8 yıl' diye bir video yayınlayıp eskilere götürürlerdi bizi. 2009 senesinden sonra bunun adını 'derbi'de lig tv'li yıllar' diye değiştirip 6-0'ı hafızalarda tutmayı başardılar.

    dün gece maç biter bitmez basılmış dev kağıdı 'koreografi klasikler arasına geçti' deyip saçmaladılar.

    ve yine ayrıca maç biter bitmez fenerium'un 16 senelik galibiyetsizliğimize ithafen çıkardığı t-shirt'ü haber yaptılar. ki yanılıyor olabilirim ama gsstore'un yaptığı bir t-shirt'ü ben henüz hiç lig tv'de haber olarak görmedim.

    yancı demiyorum, aşağılık diyorum kendilerine artık.
  • akıllı telefon uygulamasında yayınladıkları 3-4 dakikalık maç özetlerinde bu hafta oynanan gençlerbirliği-galatasaray maçında vuku bulan, melih şendil'in muslera'ya mondragon dediği poziysonda melih şendile muslera dedirtmişler.

    halbuki özet de olsa canlı spikerin sesi oluyor daima. o hata da gayet tatlı bir hataydı. ne gerek var kayıdı değiştirip muslera dedirtmeye? dururdu ne güzel arşivlerde.
  • evimizde var. kendimle çok çeliştim alırken.

    ama bu sene evlendim ben, şansıma galatasaray'ı en az benim kadar seven bir kocam var. haftasonları en güzel eğlencemiz futbol. ilk evimiz. evimizde maç seyredelim istedik. bizde olmayacak da kimde olacak dedik.

    üç kuruşluk zevkimizin içine ettiler.

    içimde hiç olmadığı kadar fenerbahçe düşmanlığı besler oldum. sevdiğim fenerli arkadaşlarımla hiç futbol konuşmak istemiyorum, onlardan soğumaktan korkuyorum :( bu hale getirdiler bizi.

    evet bunu digiturk yaptı.

    tff'den önce, fenerbahçe'den önce digiturk yaptı.

    hepimizi düşman ettiler. kin tohumlarını ektiler içimize.

    ve hepsinin sonunda yine digiturk kazandı, para kazandı.

    biz kaybettik.
  • burayı kesinlikle takip ettiğini düşündüğüm kanal.

    dün fenerbahçe'nin 11 maçını son 10 dakikada kurtardığını yazdık, 1 saat sonra lig tv app'de ''son 10 dakikada 31 puan'' haberi çıktı.
    ardından şampiyonlar ligi gruplarında torbalardaki durumu tartıştık, 1 saat sonra ''devlere büyük şok, real madrid ikinci torbada'' haberini yazdı.

    beleşe haber, oh ne ala memleket...
  • cine5, teleon ve ligtv :) en unutamadığım olaylardan biri teleon varken belirli bir ücret karşılığında tuttuğunuz takımı destekleyen gol yediğinde malesefli cümleler kuran spiker seçimi yaparak maçı onun anlatımı ile izleyebiliyordunuz.

    bir de sabri ugan ve ercan taner faktörü vardı ki müthişti o günler. ligtv sana gelince inşallah değişen sadece logon ve sahibin olmaz. darısı yanlı yorumlar yapan, şike tapelerinde görüldüğü üzere kadro sızdıran, maç anında takıma göre pozisyon tekrarı veren zihniyetin başına! tez zamanda onlarda değişir inşallah. şampiyonlar ligi haklarını alıp sabri ugan abimizi ekibe katarsan seni severiz bein sports. ruhuna el fatiha ligtv.
  • başka takımlara da yapıyorlar mı bunu emin değilim ama her galatasaray maçında x gün sonra y'yi yendi lafları bıktırıyor artık. geçenlerde bursaspor maçında da aynı boku yediler.(elmander'in golünden sonra galatasaray x gündür bursa'ya gol atamıyordu gibisinden bir şeyler sıçtılar) sanki her gün maç yapıyoruz! yılda 2 maç yapılıyor. 2 tanesini kazanamasan 3. maça kadar kafadan 365 gün oluyor zaten.

    misal, fenerbahçe bursaspor'u en son 2009-2010 sezonunun ilk devresinde yendi. hesaplayın bakalım kaç bin gün olmuş?