• 5
    benim la bu. hiç mütevalizik edemeyeceğim. dün kapı gibi 2 tane mağlubiyet almışız. ikisi de ezeli rakip diyebileceğim takımlar.
    bugün okuluma boynumda atkım, kolumda bileklerim ve fenerbahçeli bir arkadaşımın hediye ettiği orjinal galatasaraylı saatimle başım dik bir şekilde gidip, vizelerime girdim. laf atmadılar mı? metrolarda, kampüslerde, kantinlerde suratıma bakıp gülmediler mi? bilmiyorum. çünkü ben kimsenin suratına dahi bakmadım açıkçası.

    umrumdaymışsınız gibi duruyor muyum karşıdan?
  • 6
    hikayedir kimse kusura bakmasın.

    beşiktaşlı söylemleri bunlar. neymiş hep cefa hep cefa. kulübünün peşinde alacaklılar tek sıra yapmışken tribünlerin neden boş? neden hala quaresma quaresma diye yırtıyorsun kendini? geçiniz.

    orta sahanda mustafa sarp, forvetinde stancu oynuyorsa, kaleni de zapata koruyorsa dünyanın en iyi taraftarını getir tıraştır. tt arena'nın ilk senesinde 1.5 yıllık sudan ucuz kombineler neden yok satmadı da şampiyon olduktan sonra 40 binlere ulaştık? semt takımlarını hariç tutarak söylüyorum bu dünyanın hemen her takımında böyledir. o yüzden ceyhun gülselam'a bile 1 milyon euroluk kontrat yapıyorsun. o yüzden yaptığın yatırımlar astronomik boyutlara ulaşıyor. sen sana verilen paranın ve alakanın karşılığını verme sonra tatlı su taraftarları diye fırça at. yok öyle yağma.
  • 7
    herhangi bir paye almamasi gereken taraftardir.

    adam gibi taraftarsan, iyi organize olabiliyorsan, kulubunu maddi anlamda destekleyebiliyorsan zaten kulubun kotu gun gormez. onemli olan kulubunu kotu gunlere sokmamayi basarabilmektir. yoksa sen kulubune destek olma, hakkini savunma konusunda organize olma sonra elin adamlari gelsin kulubunun icine etsin, sonra kotu gunde biz hep burdayiiiizzzz diye cigir dur.

    gs markasi kullanin, store dan urun alin, hicbir sey yapamiyorsaniz dergiye abone olun diyoruz, halk dusmani ilan ediliyoruz. gercekler bunlar arkadaslar. dogrular bunlar... sen senede 100 tl civari parani ayiramiyorsan kulubune, bi dergi aboneligi ya da bi forma, bir tisort almiyorsan kotu gun taraftari olma bosver. zaten senin yuzunden kotu gun.

    burada kotu gun denilince maglubiyet, kume dusme filan anlasilmasin. bunlar olagan seyler, her kulubun basina gelir. takimin elinden geleni yapiyorsa olmuyorsa eyvallah. onun bile zevki bir baskadir. kotu gun ise 3 temmuz`dur misal. senin kulubun diktator tipli bir insan tarafindan oyuncal haline getirilmisse, dunyaya rezil olmussa ve sen buna engel olmayip tersine bu kotu gunleri yaratanlari savunuyorsan olumune.. yerler oyle kotu gun taraftarini. fenerlilere sorun onlardan buyuk kotu gun taraftari yok, cunku o donemde hep destek olmuslar baskanlarina. gel gor ki kotu gunu yaratan da kendileridir.
  • 8
    galatasaray sözlük baz alınırsa, sayısı oldukça azdır. sevgilime de hediye alıyorum, onu mutlu etmek için para harcıyorum. aramız her bozulduğunda aldığım hediyeleri öne sürseydim, muhtemelen o hediyeleri münasip bir yerimde saklamamı söylerdi.

    not: kombine sahibi, 2 yeni sezon forma sahibi ve dergi abonesiyim.
  • 10
    kötü gün taraftarı vardır, ve her geçen gün değerleri daha çok anlaşılır!

    fenerbahçe yenilgisi sonrası, üzerinizde galatasaray formasıyla fakültenize gitmişsinizdir mesela, ve çevrenizdeki bir sürü fener formalı dallama sizinle taşşşşş*****ak geçerken, sizin takımınızla hala gurur duymanızdır..

    yurt dışına çıktığınızda, orada tanışacağınız ecnebi arkadaşlarınıza, türkiye'den galatasaray bileklikleri ve anahtarlıkları götürmektir; 2 gün önce takım rakipten fark yemiş ve onlar da bu durumu biliyor olsa da!

    daha orta okuldayken, kıt kanaat geçindiğiniz aylık harçlıklarınızı aylar öncesinden biriktirmeye başlayıp, 10 saat mesafenizde bulunan istanbul'a giderek o harçlıklarla aslanlarınızı çıplak gözle izlemektir!

    amma çok lamı cimi yapılmış, elbette başarı ve kazanç istenir; ama 6 maçta 3 beraberlik 3 yenilgi alınca, kötü gün taraftarı ne imparatoruna söver, ne futbolcusuna söver, ne başkanına söver, ne de taraftarına söver...
    (eleştirmek farklı şey, sonuna kadar eleştirilebilir her şey; burada yanlış anlaşılma olmasın..)

    cefa çekilir, sefa sürülür..

    uefa ve süper kupayı kazandığımızda sevinçten ağladığımız gibi, her yerde bunları anlattığımız gibi; kötü dönemlerde de takımın yanında durmasını bilmek zorundayız.. bu gerek kombine alarak olur, gerek lisanslı ürün alarak olur;
    maddi durumun yoksa da, üzerinde pazardan aldığın hagi formanla arkadaşlarının içinde duruşun yeter!

    biz bir camiayız, her sıkıntı yaşadığımızda bu görüşleri milyonlarca renktaşımızla paylaşmayacaksak eğer, kendimize galatasaraylı demeyelim..

    metin oktay'ın adını kirletmeyelim..
  • 11
    galatasaray tarihinin en kötü dönemlerinde mesela ali sami yen'e veda sezonunda bir grup sözlük yazarı sürekli maçlara giderdik bazen yenilme olasılığımız daha yüksek desek de giderdik, desibelimizde 1 gram azalma olmazdı, barış, mustafa sarp, servet filan hepsine destek olurduk nefret ederdik ama olurduk yani, yavaş yavaş profiller değişiyor, eleştiri diye saçmalanıyor, bazı eleştiriler saçma şekilde eleştiriliyor, ne hocalık kalıyor ne futbolculuk, 3 puan da kazanılır kupalar da başarılar da ama galatasaray taraftarı profili değişirse işte o zaman tehlike olur bizler için. kafama takılan tek konu budur.