• 1
    içinde bulunduğumuz 2018-2019 sezonu itibariyle bana göre ligimizdeki en başarılı scout ekibi. ve başlıklarının açılması gerektiğini düşündüğüm oluşum. harika oyuncular getiriyorlar, bireysel olarak iyi olmalarının yanında takım kimyası yönünden de çok uyumlu oyuncular. imrenerek bakıyorum kendilerine, keşke takımımıza kazandırabilsek. her zaman hayal edilen porto olalım meselesini türkiye'de başarabilecek (tabii bütçe ve özgürlük verilmesiyle) ekip olduklarına inanıyorum.
  • 2
    herkes trezeguet ve diagne'yi istiyor. tamam, iyi oyuncular ama bu saatten sonra almak biraz zor gibi. daha doğrusu çok maliyetli. bizim onları bulan kişiyi almamız lazım. scout yapıları hakkında herhangi bir bilgim yok. kimdir, kaç kişidir, metotları nedir bilmem. tek bildiğim bu isimleri bir an önce takıma katmak gerektiği. çünkü sadece trezeguet ve diagne isimleriyle parlamadılar. mensah, eduok, koita, pavelka, ben youssef, murillo gayet iyi oyuncular.
  • 4
    biraz önce arkadaşımla konuşurken diagne ve trezeguet bizim takımda olsa ne olurdu diye konuşurken aklima niasse geldi. iyi oyuncu olduğu için değil ama yaşananlardan dolayı geldi. niasse ilk alınacağı zaman ortalık ayağa kalktı olmadi. everton'dan alma olayı çıkınca istenmeye başlayan adam oldu. kasımpaşa ya da diğer anadolu takımlarında ki futbolcular alınır. çin'den diagne'yi biz de alabiliriz ama galatasaray sadece ona bağımlı olmaz. bu adamları drogba, elmander, baros gibi adamlar varken takıma katmak gerekiyor. kulüp olarak büyük takımız ama ekonomik olarak büyük takım değiliz. bu sebeple de iyi oyuncularla takım kurarak yedeklere tutar mi transferi yapılmalı. birinci oyuncu yapmak için tutar mi transferi yaparsak tutmazsa daha kötü duruma duseriz.
  • 6
    buldukları oyuncular arasında diagne, trezeguet öne çıkıyor ama geçmiş yıllarda da oscar scarione, andre castro, ryan donk gibi isimleri de unutmamak gerekir.

    bir de scouting dediğimiz şey sadece genç yıldız adaylarını bulalım demekle bitmiyor. bir yerlerde bir oyuncunun kontratı bitiyor, bir futbolcu mutsuz ayrılmak istiyor, başka bir tanesi yeni bir çıkış arıyor, basşka biri yeni bir heyecan istiyor. scout ekibi bunları da bulmak zorunda.

    kasımpaşa'nın zamanında aldıpı ryan babel, andre isaksson gibi oyuncular bu tarz scoutinglere örnek.

    gerçi bütün bunları scoutları mı yapıyor, hocalar mı müdahil oluyor bilinmez ama her daim kaliteli yabancıların durağı kasımpaşa oluyor.
  • 7
    kasımpaşa takımında transfer işlerini kim yapıyorsa türkiyede transfer işinin en iyi yapan ekiptir bana göre. yukarıda yazılmış ama şöyle geriye doğru düşündüğümde hemen aklıma gelen isimler; santiago garcia, kalu uche, djalma campos, tabare viudez, senad ibricic, ryan babel, ryan donk, fritzler, castro, scarione, malki, mensah gibi isimler ligimizde fark yaratan isimlerdi. şimdi ise trezeguet ve diagne. ben kendilerini tebrik ediyor diğer ekiplerinde aynı başarıyı sağlamasını umuyorum.
  • 8
    galatasaray, kasımpaşa’nın scout görevlilerine talip olsa, hadi diyelim anlaşsa neler olurdu diye merak edenler var.

    bence iyi bir scoutları var fakat o kulüp kasımpaşa. taraftar baskısı yok bir kere çünkü her sene şampiyon olma parolasıyla çıkmıyorlar yola, bu sene de şampiyonluk parolasıyla başlamadılar. o yüzden getirdikleri oyunculara bunu nerden buldunuz gibi bir eleştiri gelmiyor, gelenler genellikle sıradan anadolu futbolcusu performansı gösterdiği için göze batmıyor.

    trezeguet ve diagne transferini scout departmanı özellikle ısrar ederek aldırdıysa helal olsun. hemen hemen bütün kulüplerimiz de scout departmanından görüş almıyor.

    temsilciler futbolcu öneriyor, aralarından biraz daha iyisini alıp getiriyorlar işte.

    hadi diyelim bizim scoutlar bize yıldızı parlamadan trezeguet ve diagne’yi getirdi. kesinlikle yangın tayfa başkana ve abdurrahim albayrak’a vizyonsuz, nizipliden bu beklenir gibi yakıştırmalar yapılacaktı.

    transfer sezonunun başında trezeguet’in adı bizle geçerken, dünya kupasında gösterdiği performanstan ötürü, istenilen 5 milyon €’ya değmez, vasat, klasik anadolu topçusu gibi yorumlar yapılıyordu.

    demek istediğim galatasaray gibi bir kulüpte bu scout işi kolay değil. çünkü taraftar olarak ne kadar inkar etsek de sabrımız yok.

    trezeguet ve diagne’yi sezon başı kadromuza katsaydık ve 2-3 maç kötü oynasalardı gelecek eleştirilerin önü arkası kesilmezdi.

    biz taraftar olarak daha belhanda 10 numaralı forma giydi diye instagramına etmediğimiz küfür kalmadı, halbuki adamın hiçbir suçu yokken.

    o yüzden bu işi bir de galatasaray’ın scout şefinden dinlemek lazım ne oluyor neler dönüyor diye eminim onların da bize demek isteyeceği bir kaç laf vardır.
  • 9
    scout ekibi buluyor ve muhtemelen alın diye ısrar ediyor. buldukları adamların maliyeti uygun, o yüzden kumar oynama şansı oluyor. en basit örnek de diagne. sıfır bonservis ile oyuncuyu kadroya kattılar. muhtemelen maaşı da 500 bin euro filandır. şimdi bu oyuncu tutmasa ne olur? zarar da edebilirsin ama çok fazla değil. diğer taraftan mahmud hassan var. kiralık aldılar ve opsiyon koydular. tutmasa geri gönderirlerdi ama oyuncu iyi performans gösterince makul fiyat olan 2,5 milyon euro opsiyonu kullanıp aldılar. biz mesela 2015-2016 transfer döneminde jose rodriguez ve lionel carole'ü aldık. tuttular mı? hayır... peki zarar ettik mi? yine hayır. hatta kâr bile etmiş olabiliriz. ben demiyorum ki bütün kadroyu böyle futbolcularla dolduralım. ama en azından her sezon 1-2 futbolcu için risk alalım. tabii bizim scout ekibimiz bahsettiğim tarz futbolcuları izliyor mu bilmiyorum.
  • 12
    pek takipçileri olmasam da özellikle yabancı transferlerini başarılı bulduğum ekip. son yıllarda getirip fayda aldıkları isimlerden birkaç örnek vermek gerekirse ezequiel oscar scarione, ryan donk, mahmoud hassan trezeguet, andre castro pereira ve mbaye diagne ilk akla gelenlerden bazıları. tabii bunların yüzde kaçı scout ekibinin önerisi, yüzde kaçı teknik ekibin ya da yönetimin isteği, yüzde kaçı menajerlerin önermesi üzerine transfer ediliyor bilemiyoruz ama ortada genel bir başarı olduğu açık. öteki taraftan bizim bu tarz transferlerimizi düşününce sadece aklıma garry mendes rodrigues ve martin linnes geliyor belki bir de henry onyekuru'yu sayabiliriz, iki kulüp arasındaki 'imkan' farkını da göz önünde bulundurursak kendilerinin baya gerisindeyiz bence.