• 10
    eskiden insanlar futbolcu karaktersiz mi değil mi pek orta yol bulamaz, her kafadan ses çıkardı. belli başlı ömer çatkıç, emre belözoğlu gibileri olur ancak geri kalan oyuncular için genellikle ne öyle ne böyle denilebilirdi. bugün geldiğimiz noktada bazı futbolcular her şeyi o kadar açık şekilde ortaya koyuyor o kadar açık şekilde ''ben karaktersizim'' diyor ki insanların bu konuda fikir yürütmesine gerek kalmıyor. ''yabancı sınırlaması'' sağolsun, türk futbolundaki bütün pislikler, karaktersizler tek tek ortaya çıkıyor, türk futbolunun gerçek düşmanlarını öğreniyoruz.

    her zaman söylüyorum, türk toplumu geçirdiği negatif evrimle çok rahatsız edici bir hal almıştır. yüzyılların en saf, en temiz milleti insanlık açısından korkunç noktalara gelmiştir ki bunun en güzel örneği de insan haklarına aykırı ''yabancı sınırlaması'' ve bu insanlık dışı olayı destekleyenlerdir. mevki makam uğruna, sırf ahbapları daha iyi yaşam sürsün, ahbapları daha çok para kazansın diye göz göre göre ırkçılık yapanlardır. herkes ırkçılığı maymun demek falan sanıyor, hayır ırkçılık sadece siyahi arkadaşlarımıza yapılmıyor bu ülkede ırkçılık bütünüyle yabancı milliyetlilere yapılıyor ve halkın çoğu da bu duruma çanak tutuyor. üç beş yeni türkiye soytarısı, onları destekleyen ne idüğü belirsiz futbolcu müsveddeleri konuşup duruyor. neymiş, ''yabancı sınırının genişletilmesi türk futbolunun çöküşüne neden olmuş, türk futbolcular hem oynayamıyormuş hem de daha az para kazanıyormuş.'' (işte meselemiz de bu ya, adalet...)

    selçuk şahin bir şeyler sallamış, erdem özgenç şakşaklamış. rıza çalımbay bir şeyler sallamış, bülent uygun şakşaklamış. rıdvan dilmen bir şeyler sallamış, soytarılar şakşaklamış. dikkat ederseniz hep bir tapınma, hep bir emir alma, hep bir biat etme, hep bir hizipçilik. ve nedense de isimler daima aynı. bakıyorsun bunları diyen insanlar türk futboluna ne kazandırmış diye, hiçbir şey kazandırmamışlar, sıfır. bakıyorsun bunları diyen insanlar kimlere laf atmış kimlere kılıç çekmiş diye, fatih terim... türk futbolunun %50'si. hal böyle olunca zaten insan bahsettiğim fayda- zarara bakınca bile haklıyı haksızı ayırt edebiliyor. kimin karakterli kimin karaktersiz olduğunu çıkartabiliyor. ve yine yabancı sınırı gelsin diyenler diyorlar ki bu sınır türk futbolunun çöküşüne neden oldu. pardon?

    senin ''çok iyi olarak nitelediğin, çökmemiş saydığın'' türk futbol dönemlerinde bütün başarıları sana fatih terim kazandırdı. uefa kupasını galatasaray ile kazanarak marmara depremi ve ekonomik kriz ile acılar içinde kıvranan türk halkına mutluluk verdi. ülke adını hiç kimsenin yapamadığı kadar dünyaya tanıttı. kurduğu o muhteşem kadro ve sistemle türkiye milli takımına dünya üçüncülüğü yolu açtı. yetmedi euro 2008'de ülke tarihinin en büyük ikinci milli başarısını yine kendisi kazandırdı. üçüncü kez galatasaray'ın başına geçip şampiyonlar ligi'nde türkiye'nin reklamını yaptı en iyi şekilde. tüm dünya basınına türkiye futbolu hakkında güzel manşetler attırdı çeyrek final ve son 16 başarıları ile. türk takımlarına en çok puanı kazandıran isim oldu avrupa'da. bir yerleriniz tutuştu çağırdınız milli takıma, imkansız denen olayı son ana kadar ihtimal dahilinde tuttu 4 maçta. ardından euro 2016'ya katılım sağladı ki 2008'den bu yana ilk turnuvamızdı. sonrasında dünya kupası elemeleri devam ederken de ''zirve'' olarak gördüğünüz türk futbol döneminin imparatorunu görevden almaya zorladınız maşaları.

    şimdi soruyorum, madem bundan önceki yıllarda türk futbolu harikaydı, neden bu dönemin yüzde yetmiş seksenini oluşturan teknik direktörü linç ederek görevden alınmasını istediniz?

    ...

    bir taraflarını sıkıp yarım saat ek idman yapmazsın, beslenmene dikkat etmez göbeği sallaya sallaya koşar utanmazsın. teknik direktörün görüntülü maç analizi izlettiğinde sıkıldığın için kazan kaldırıp teknik direktörünü yollatırsın. takımda yabancı bir futbolcu senden fazla kazanıyorsa trip atar, kulübüne rest çeker imza kaparsın. bunları yaparken de ne bir kitap okur kültürünü geliştirirsin ne bir ek antrenman yapar maaşının hakkını verirsin. iki kelimeyi bir araya getirmeyi beceremediğin türkçen ile de türk futbolunun hayrına olan işlere ve kişilere dil uzatır ahkam kesersin.

    işine gelmeyen, yeteri kadar kollanamadığın adaletli mevcut düzeni(yabancı-yerli diye bir ayrımın olmadığı düzen) beğenmiyor musun? #yallahuzaklara

    benim kırmızı çizgimdir yabancı sınırlaması. bu sınırlamayı destekleyene zerre kadar sevgi beslemem, saygı duymam. galatasaray'ın o dönemki futbolcusu semih kaya ''bence bir yabancı olmalı'' dediğinde malum oyuncu benim için bitmişti. yine her kim futbolcu, yabancı sınırını destekliyor hatta sınırın düşürülmesini dile getiriyorsa benim için bitmiştir ve her şeyden önce de karaktersizdir. insan haklarına aykırı bu tutumu, insan ayırt eden insanları hor gören bu davranışı destekleyenler karaktersizdir. insanlık yoksunudur. ırkçıdır. evet daha çok söz söylenebilir bu insanlar için ama malum kurallar var.

    türkiye futbolunu yabancı sınırlaması ile zehirleyenler iki yakanız bir araya gelmesin!
  • 11
    karaktersiz alt yapı sorumluluarı tarafından yetiştirilip karaktersiz teknik direktörler tarafından oynatılır.

    mesela ulu ex futbol direktörümüz türkiye genç milli futbolcularını yetiştirmesi için, konuyla alakalı tek vasfı ünal aysal'a botokslu demek ve hakaret etmek olan, vedat inceefe'yi getirmiştir. bu örnekten ve olası sonuçlarından göreceğimiz gibi karaktersiz futbolcu ağaçta yetişmemekte, futbolcunun karaktersiz olması için gereken şartlar, türk futbol ailesi tarafından oluşturulmaktadır. futbolcunun ırkçı olmasının nedenlerden biri, herhangi bir lafı "hele bir yugoslavdan hiç hak etmeyen" bir hocasının olmasıdır. futbolcunun sevmediği basın mensubunu dövmesini ve bunun normal görülmesini, adamlıkla ilişkilendirilmesini sağlayan şartlardan biri "ailesinin şerefi için" restoran basıp adam dövmeye çalışan bir hocasının olmasıdır.

    yabancı sınırı desteği sorunun kaynağı değil, semptomudur. sorun "türk futbol dönemlerinde bütün başarıları sana kazandıran" kabadayıları da içermektedir, çözüm ise "hep bir tapınma, hep bir emir alma, hep bir biat etme" değil, barcelona'da da oynasa, uefa kupası da kazanmış olsa; karaktersizliğe, kabadayılığa hiçbir alanda müsamaha göstermemektir.

    işinize gelirse.