• 76
    yanlış olduğunu savunabileceğim, ama sayısal olarak eksik olduğunu düşünmediğim olgudur.

    oyuncuların yeterliliği yetersizliği bir yana, her bir yedeğin tavrında inanmamışlık var.
    takım 11 kişi sahaya çıkar, ama yedekler de kah sonradan oyuna girerek kendini göstermeye çalışır, oyuna girmezse de antremanda çaba sarfeder ki formayı kapar.

    ben inanmıyorum ki, ne elias jelert ne de yusuf demir çabalamıyor. burada bence hocalık devreye giriyor. 11 kişiyle sezon bitmez, yedekleri de hazır tutmak hocalık vazifesi.
    (bkz: 30 ocak 2025 ajax galatasaray maçı)

    son bir aydır dağılmamızın, düşmemizin nedeni de tam olarak budur. adı ister yorgunluk olarak konulsun, ister rehavet.

    yapılmış yatırımlar yedek, geçen sene takımı sırtlayanlar küskün. oynayıp el kol yapan ertesi maç hop yine 11.
    oynayan belli, oynamayan belli. üzücü.
  • 77
    2024-2025 sezonunda gerek sezon başında gerek ara transferde hem kulüp hem de taraftarlar tarafından hiç yapılmadığını düşündüğüm olgudur. özellikle hem kulüp hem de taraftar diyorum. hadi yönetimden çok bir beklentim yok, kurulan kadrodan belli. ancak açık konuşmak gerekirse taraftarlarımız beni hayal kırıklığına uğrattı.

    uefa avrupa ligi 2024-2025 sezonunda çok çok dar bir kadro ile mücadele ediyoruz. bunun bir numaralı nedeni oyunu kalitesinin düşük olması değil, kadromuzun uefa şartlarına göre kurulmamış olması. galatasaray altyapısından çıkmış 4 oyuncu listeye eklememiz gerekirken bu rakam bizde 1.5 (yunus ve metehan. 18 yaşından gün almamış altyapı oyuncularımızı listeye yazmadan oynatabiliyoruz) türkiye'de yetişmiş 4 oyuncu listeye eklememiz gerekirken bu rakam bizde 2 (bay ve abdülkerim).. günay, kaan, berkan, kerem, ahmet, yusuf almanya'dan yetişmiş oyuncular.

    yahu türkiye'de yetişmiş 2 tane adam bulamadık mı? 2 tane yedekte bekleyecek, maçın 85. dakikası oyuna girecek oyuncu yok mu? bakın as demiyorum. sağ bekte sabri sarıoğlu, sol bekte sakat olmayan uğur uçar performansı verebilecek kimse yok mu? 5. (beş) defans olarak yazabileceğimiz bir tane defans oyuncusu bulamıyor muyuz?

    dikkatinizi çekiyorum altyapıdan yetişme olayına girmiyorum. futbol takımları bazen altyapıda şanssızlık yaşayabilirler. kötü jenerasyon denk gelir, iyi oyuncular hep aynı mevkinin adamlarıdır, satarsın para kazanırsın vs... kahretsin koca türkiye'de yedeğin yedeği olarak defanslık ya da ön liberoluk yapacak 1 tane adam kalmadı mı?
  • 79
    eğer 3 kulvarda devam etmek gibi bir hedefimiz var ise her bölgeye 3 tane oyuncu yazabiliyor olmamız lazım. bu noktada takım derinliğini arttırmaya ihtiyaç duyuyoruz o nedenle yedek oturduğunda sorun yaratmayacak oyuncular takımda tutulmalı. derin kadroya göz atacak olursak

    kaleci
    -muslera ?
    -günay
    -....

    sağ bek
    -as sağ bek
    -sallai
    -kaan
    -frankowski

    sağ stoper
    -davinson
    -nelsson
    -kaan

    sol stoper

    -as sol stoper
    -apo kerim
    -arda ünyay ?

    sol bek

    -as sol bek
    -eren
    -3.bek

    orta saha

    -lemina
    -torreira
    -kaan
    -berkan
    -sara

    kanat

    -yunus
    -barış
    -ahmed
    -sallai

    forvet

    -icardi
    -morata

    şöyle baktığımızda muslera durumuna göre kaleci, sağ bek, sol bek (jacobs'a bağlı 2 ya da 1), sol stoper orta saha (ön liberodan ziyade sara tipi ayakları iyi 2 adet orta saha), 2 adet kanat alternatifi ve 1 adet forvet olmak üzere transfer ihtiyaçlarımız duruyor önümüzde. bence cl için savunma ve kanat bölgelerimizi ciddi isimlerle güçleştirmeye ihtiyacımız var.
  • 80
    yabancı oyuncu sınırlaması sebebiyle bıçak sırtındayız. transfer edilecek her futbolcunun as mevkisi hariç 7/10 oynayabileceği en az 2 mevki daha şart. en yakın örnek olarak, yıllık ücreti yüzünden transferini eleştirdiğimiz roland sallai'nin içinden sağlam bir sağ bek çıkmasa şampiyonluk da, türkiye kupası da zora girebilirdi. rotasyonda bir yabancı sağ bek, bir de kanat alternatifini aynı kişiyle sağladığımız için o ücret şu an batmıyor bana.

    peşin edit: çok uzun yazacağım, "asla okumam" deyip geçebilirsiniz ama okumanızı ve karşılıklı fikir alışverişi yapabilmeyi temenni ederim.

    girizgahı geçmek gerekirse; ihtiyacımız olduğu mevkilere yapılan transferlerde başka bir mevkiye daha alternatif yaratmak çok değerli. örneğin;

    jakobs'un gönderildiği senaryoda sol stoper alacaksak, bu oyuncu ortalama üstü sol bek de oynayabilmeli. aston villa'ya giden ve bence ortalamanın altında olan yasin özcan'dan başka bu tanıma uyan türki bir futbolcu olmadığından, bu transferin öznesi yabancı olmak durumunda. serbest statüye geçen olivier boscagli, juventus'un opsiyon kullanmayacağı ve chelsea'de şişkin kadroda kaybolup gidecek renato veiga, genoa'da şov yapan johan vasquez ve lille'in hazreti vahşisi alexsandro ribeiro bu konuda arkadan sellektör yapan isimler. 14 yabancının 2 tanesinin 2003 ve sonrası doğumlu olması gerektiğinden, ön libero da oynayabilen renato veiga ve 2004lü oluşundan dolayı 2026-2027 sezonunda da +2'de olan mikayil faye gibi isimler biraz daha değer kazanıyor.

    jakobs'un kaldığı senaryoda, sol stoper için daha oyun kurucu, gerektiğinde ön libero da oynayabilecek oyun görüşü ve pas yeteneğine sahip olması hayat kurtarır. leeds'in kaptanı pascal struijk ilaç olur ama kulüpler arası geçmişi değerlendirdiğimizde leeds united'ın kaptanını bize satacağını zannetmiyorum. girona küme düşseydi ladislac krejci nokta atışı bir iş olurdu ama kadroda tutacaklarını tahmin ediyorum. şu an son durumunu bilmemekle beraber abdou diallo, 2 sene öncesine kadar hem atletizmi hem de pas yüzdesiyle psg kadrosunda underrated kalan birkaç oyuncudan biriydi. iki sezondur arap yarımadasında olması kendisinden neler götürdü, bilemiyorum. bir de aymeric laporte konusu var ama o konuya hiç girmiyorum. maliyetini karşılamak ayrı zor, o maliyete rağmen kapısına girebilecek dünya devlerini egale etmek ayrı zor. ha oldu ki bir şekilde aldık, en az davinson seviyesinde bir performans gösterme olasılığını çok yüksek görüyorum.

    sol bek en tamam noktalarımızdan biri. eren ve jakobs süper lig için fazlasıyla yeterli, avrupa için de mücadeleci bir rotasyon. eren şu an çok formda ve önümüzdeki sezon da as sol bek onun olacağını tahmin ediyorum. eğer jakobs gönderilirse, eren'i yedeğe atabilecek kadar iyi bir sol bek alınmalı. bu oyuncu bir de 2003 ve sonrası doğumluysa tadından yenmez. eğer eren'in arkasında bekleyecek bir futbolcu alacaksak bu kesinlikle türk olmalı, hatta mümkünse türkiye'de altyapı eğitimini tamamlamış bir türk. burada rıdvan yılmaz ve yusuf özdemir ön plana çıkıyor. ve bence, kesinlikle bu senaryoda alınan sol stoper, sol beki oynayabilmeli. aksi takdirde yalnızca eren-rıdvan veya eren-yusuf rotasyonları avrupa için hiç ümit vermez. jakobs'un gittiği senaryoda, 2003 doğumlu david möller wolfe ve 2004 doğumlu tom rothe'nin +2'yi de sağlayan iyi alternatifler olduğunu düşünüyorum. yine mario mitaj, luca netz ve caleb wiley de mantıklı alternatifler.

    sağ bek konusunda; sallai'nin banko sağ bek olarak tahtaya yazılacağını tahmin etmiyorum. bu sezon olduğu gibi, nerde ihtiyaç olursa orada oynayacak hamal oyuncu kontenjanından devam eder gibi gözüküyor. eğer as olarak düşünülüyorsa, arkasına mutlaka onu yedekleyecek türkiye altyapılı bir oyuncu şart. rizespor'daki taha şahin ve adana demirspor'daki arda kurtulan hem görece genç olmaları hem de sıçrama yapma eşiğinde olmaları sebebiyle bu noktada olağan şüpheliler. keza gökhan sazdağı da kariyerinin en parlak dönemlerini geçiriyor ama 31 yaşındaki bir yerli oyuncuya güvenmek beni çok ikna etmiyor. elias jelert konusuna gelince, kalırsa 12+2'nin +2'sinde olması kendisi açısından pozitif olsa da süre alabilecek gibi gözükmüyor. kiraya gitmesi veya olabilecek en az zararla elden çıkarılması yüksek olasılık gibi. zaman ne gösterir bilmiyorum, ama +2 avantajı olsa bile çok güven verdiğini söyleyemem. çokça defosunun yanında bence 3 artısı var; 2003 doğumlu olmasından sebep birinci artısı zaten +2 kontenjanı, ikinci artısı sol bekte de oynayabilmesi, üçüncü artısı ile sahada savaşmaktan çekinmeyen görüntüsü. kaç kere izledik emin değilim ama en az 4-5 sefer tekmeye kafa soktuğunu gördüm.

    sağ stoper, bence en tamam noktamız. davinson ve kaan gibi ne vereceği belli olan adamların arkasında metehan ve arda ünyay var. bence eksik yok. cuesta'yı saymıyorum çünkü öyle ya da böyle gönderilecektir.

    ön libero bölgesinde ikili oynamaya devam etsek bir torreira ve lemina'nın arkasında bekleyen kaan ve berkan gibi alternatiflerimiz var. ki yazının başlarında da yazdığım gibi, sol bek veya sol stopere alınacak futbolculardan biri ön libero oynayabiliyorsa başka bir takviyeye ihtiyaç yok.

    sara'nın mevkisi çok kritik. sara kalırsa, ki bence ne pahasına olursa olsun kalmalı, rotasyonuna da iddialı bir isim alınmalı. mertens gidiyor, bence kerem demirbay ile de vedalaşılacak ki kalsa bile ne kadar oynadığı malum. gelecek futbolcu hücum yönünü daha iyi yapabilen orta saha orijinli bir futbolcu olmalı, gerektiğinde sara ile tek ön liberonun önünde çift 8 oynayabilmeli. tartışmasız bir 10 numara alırsak bu lemina ve torreira ikilisinden birinin kulübeye geçmesi anlamına gelir ama sara-lemina- torreira üçlüsünün ne kadar verimli olduğu da malum. ancak sara giderse bir tartışmasız 10 numara, bir de sara gibi lemina veya torreira ikilisinden biri ile çift merkez oynayabilecek bir futbolcu gelebilir. lemina-torreira ikilisi dünya üzerindeki her 10 numaranın yükünü çekebilir ama alabileceğimiz hangi 10 numara sara kadar oyunu yönetebilir veya skora etki edebilir, bilemiyorum. sözleşmesinin sonunda olan mario pasalic ve bence harcanan cevher christoph baumgartner sara ile beraber torreira önünde çift 8 oynayabilecek isimler. baumgartner torreira-sara veya lemina-sara önünde oynayabilir, pasalic de lemina veya torreira ile beraber sara'nın arkasında çift merkez oynayabilir. sara'nın merkez ikiliden biri olduğu senaryoda, +2 kontenjanına uygun tartışmasız 10 numara olarak facundo buonanotte, julio enciso ve martin baturina büyük zevk verir. özellikle ilk iki isim, hem takımdaki hakim dil olan ispanyolca konuşmaları hem de kanat orijinli oluşları ile mertens sonrası nokta atışı olur. unuttuğum bir isim daha var, strasbourglu félix lemaréchal. sara kadar olmasa da bence ciddi yüksek bir potansiyeli var ve o da 2003 doğumlu. ne zaman strasbourg maçı izlesem gözüme battı ama ciddi anlamda zengin bir kulüpte oynuyor, neden elden çıkarsınlar bilmiyorum. çıkarırlarsa bizim için çok mantıklı bir hedef olur.

    diyelim ki her şey yolunda gitti, sara-torreira-lemina üçlüsü takımda kaldı. üstüne bir de orta sahaya rekabetçi bir oyuncu daha alındı pasalic gibi, baumgartner gibi, lamarechal gibi. bu senaryoda, forvet arkasına bence tek bir hamle yapılmalı, o da can uzun. tavanının sınırı olmayan 3-4 türk oyuncudan biri, diğerleri zaten alma imkanımız olmayan arda güler ve kenan yıldız. bu oyuncuyu almak demek, gelebilecek her yabancı kuralına karşı önlem almış olmak demek. rakiplerin yerli oyuncu havuzunu bir kişi, hem de en potansiyellisi ile daraltmak demek. orta sahaya 2 oyuncu yerine, bir kalifiye oyuncu ve can uzun aşırı mantıklı olur.

    santrafor bölgesi çok kritik. osimhen olmazsa, onun seviyesinde biri alınacağına inanmıyorum çünkü o seviyede başka oyuncu yok. olanlar city'de, madrid'de, inter'de oynuyor. diğer dünya devlerinde bu seviye bir santrafor yok. ben osimhen'i alamayacağımızı düşünsem de, kendisi transfer döneminin son 2 haftasına kadar beklemeye değecek bir oyuncu. icardi'nin sakatlık dönüşündeki performansı hiç güven vermiyor, osimhen konusu da muallak olunca ne vereceğini az çok bildiğimiz morata'nın kesinlikle kalması gerektiğine inanıyorum. osimhen de kalırsa morata ve icardi ile birlikte aşırı lüks bir santrafor hattımız olur, nasıl idare edilir bilmiyorum. osimhen'in kalması için icardi-morata ikilisinden biri feda edilirse homegrown statüsünden avrupa'ya yazabilmek için erencan yardımcı'yı bir saniye bile düşünmez kiralarım. en son kim ne zaman izledi bilmiyorum ama bizdeki o hantal görüntüsüyle taban tabana zıt, gerçekten tehlikeli bir futbolcu olmuş. fiziksel özelliklerini çok iyi geliştirmiş. eğer osimhen olmazsa, morata-icardi-x üçlüsü yeterli olacaktır. buradaki x +2 kontenjanına yazılacaksa, kanatta da etkili olan franculino, monacolu max biereth ve küme düşen saint etienne'in bıçkın delikanlısı lucas stassin mantıklı hedefler. yok biz osimhen'i alamadık ama o seviyede birini getireceğiz, para da elimizin kiri o yüzden morata-icardi ikilisi de kalacak denirse zaten pek fazla alternatif yok. boniface, kolo muani, darwin nunez veya gonçalo ramos gibi isimlere gidilir diye tahmin ediyorum. belki sözleşmesi biten jonathan david de olabilir. diğer isimler kadar gösterişli olmasa da jean-philippe mateta ve emanuel emegha gibi isimler de süper lig'in bug'ı olur bu arada.

    geriye sadece kaleci ve kanatlar kaldı. kaleci hakkında en ufak bir tahminim bile yok. basında adı geçen isimlerin hepsi iyi kaleci amane olur ne biter bilemiyorum, yönetim muslera'yı ikna ederse de üzülürüm ama şaşırmam. zaten kaleci konusu kadro planlaması dahilinde konuşulacak bir konu değil çünkü kaleci kaleci oynar, başka mevkiyi yedeklemez. bizim seviyemizde türk as kaleci bulamayacağımıza ve bizim de iyi bir yerli kalecimiz olduğuna göre, yabancı bir kaleci öyle ya da böyle alınacak. 12+2'de 12'nin birinin buraya olduğu kesin, 2003 veya sonrası doğumlu gösterişli bir kaleci varsa ben bilmiyorum. bir as kaleci alalım, bir de türkiye'de yetişmiş yedek kaleci alıp avrupa listesini rahatlatalım, günay'a da veda edelim denirse yine üzülürüm ama şaşırmam. ki bu çok maliyetli bir senaryo, gerçekleşme ihtimali bence çok düşük.

    kanatlar konusunda hiçbir şey yazamıyorum çünkü en ufak fikrim bile yok. barış gider mi, giderse yeri nasıl doldurulur bilmiyorum. yunus'a çok iyi bir teklif gelir mi, gelirse ayrılığına müsade edilir mi bilmiyorum. sallai kanat rotasyonuna mı, yoksa as sağ bek olarak mı düşünülüyor bilmiyorum. yusuf, ahmed gibi oyuncular yeterli mi bilmiyorum, yeterli olsa bile yurtdışı altyapısına sahip olmaları büyük dezavantaj. yusuf bence şans bulmalı, 2003 doğumlu olduğu için +2 konusunda avantajı olabilir ama ahmed konusu ne olacak bilmiyorum. osimhen gelmezse, iyi de bir santrafor alamazsak morata-icardi-ahmet rotasyonunun yeterli olacağını da sanmıyorum. yusuf'un avantajı da kendisinden daha iyi 2 yabancı oyuncu alınana kadar, süre vermeyeceksek bir şekilde oynayacağı yere gitmeli. zaniolo döner mi, denenir mi bilmiyorum. frankowski'nin şartlı zorunlu olarak açıklanan opsiyondaki şartlar nedir, karşılandı mı bilmiyorum. kalsa bile kanatta oynayacak kadar hücum yönü kaliteli mi, bence hayır. as sağ bek olarak kalsa, sallai kanat rotasyonuna girse okay mi? bence değil. çok bilinmeyenli bir denklem var, ve bana kalırsa sezon sonu en çok kafa yorulması gereken konu bu. şahsi görüşüm; kolay ulaşılabilir bonuslar dahil 30 milyon euronun altına barış alper'i, 25 milon euro'nun altına yunus akgün'ü satmazdım. biri türkiye'de yetişmiş, diğeri altyapımızda yetişmiş olmak üzere avrupa seviyesinde iki yerli oyuncuyu satmak demek bütün kadro planlamasını revize etmek demek. bana kalsa; ahmed ve yusuf'u kiralık gönderip, frankowski'yi satın almayıp, sallai'yi kanat rotasyonunda değil joker olarak düşünüp, zaniolo'ya da yol verip bir potansiyelli genç bir de tartışmasız bir kanat oyuncusu transfer ederdim. yerli kanat için sami eren dinkçi alternatifini de değerlendirir, leroy sane veya ayarında bir futbolcu ile ruben van bommel veya hazır küme düşmüş ve sakatlık sebebiyle gözden düşmüşken akşam pazarı misali ıssahaku fatawu gibi bir oyuncuya gidilebilir. bence kanatlar konusu santrafor işinden daha muallak ve en az o kadar kritik.

    çok uzun yazdım, isimlerde değişiklik olsa da profil olarak bir z raporu geçmek gerekirse;

    aaron ramsdale(marcin bulka) - günay - jankat
    davinson - boscagli(joha vasquez, veiga)- kaan- abdülkerim- metehan
    sacha boey(jordan teze, valentin gendrey)-arda kurtulan(taha şahin, gökhan sazdağı)
    eren-jakobs veya eren-tom rothe(wolfe, wiley)

    lemina- torreira - lemarechal (pasalic, baumgartner) - berkan
    sara - buonanotte (enciso, baturina, can uzun)

    barış alper - yunus - sane (sancho, bir seviye alt skov-olsen) - sallai - sami eren dinkçi

    osimhen - icardi - morata (morata icardi - emegha) (morata - icardi - franculino)

    kale için 1 yabancı
    stoper için 2 veya 1+1 yabancı
    bekler için 2 veya 1+1 yabancı
    orta saha ve forvet arkası için 5 yabancı
    kanatlar için 2 veya 2+1 yabancı (sallai jokeri buraya dahil)
    santrafor için 3 veya 2+1 yabancı

    toplam 15 yabancı oluyor. bu senaryoda;
    - tartışmasız bir sağ bek alıp sallai ile vedalaşmak
    - tartışmasız sağ bek ve sallai'yi kadroda tutup kanat, 10 numara ve merkeze bir yabancı eksik almak (barış ve yunus'u tutmak)
    - jakobs'u da sol stoper alternatifi olarak değerlendirip stopere yerli eklemesi yapmak,
    - yabancı sol stoper alıp, jakobs'u gönderip iki yerli sol bek ile devam etmek

    gibi opsiyonlarla karşılaşıyoruz. kadro mühendisliğini mantık çerçevesinde yapabilmek en az osimhen, sane, bulka gibi adamları getirmek kadar değerli. umarım doğru adımlar atarak önümüzdeki yıllara da ambargo koyarız.
  • 82
    2022 yazında dubois, midtsjö, seferovic ve morutan’la sezona hazırlanıp yerlerine boey, torreira, mertens ve icardi ile yola devam edilmiştir.

    2023 kışında adekugbe gibi müthiş bir sol bek alınmıştır.

    2023 yazında zaniolo ve rashica yerine bir anda zaha, ziyech ve tete alınmış ama yola kerem ve barış ikilisi oynatılarak devam edilmiştir. parades ile konuşulmuş ama olmayınca yerine ndombele gibi bütün sorunlarımızı çözecek bir orta saha alınmıştır.

    2024 kışında aurier gibi bütün dertlerimize merhem olan bir sağ bek alınmıştır.

    2024 yazında bu kadroya sağ bek ve orta saha bir de yedek forvet yeter denilerek batshuayi-jelert-sara üçlüsü alınmış ama transferin son günlerinde zaha, köhn ve kerem gönderilmiş, beşiktaş’tan 5 gol yiyince sadece stoper hermosa alınıp transferi kapatacağız filan denirken young boys’a elenince en son günler osimhen, jakobs, sallai alınmıştır.

    2025 kışı okan buruk’un sağ bek ve stoper sorunumuzu çözmemiz lazım sözleriyle açılmış, büyük transfer virtiözü ibrahim hatipoğlu cuesta-frankowski-kutucu üçlüsünü transfer etmiştir. gardi bize osimhen’i yedeklemesi için morata’yı getirirken, taraftar da lemina’yı transfer ettirmeyi başarmıştır. transferin son saatlerinde de eren elmalı alınmıştır.

    yani normalde planlamaları mayıs-haziran gibi görürüz. temmuz’da az çok şekillenmiş halini izleriz. ama maşallah bizde her şey eylülde mecburiyetten şekilleniyor. yani hazırlık kampları filan hikaye oluyor. sonra niye avrupa’da yokuz. bundan dolayı yokuz işte. plansızlıktan.
  • 83
    ne kadar önemli bir konu olduğunu tek bir transferle anlayabiliyorsunuz. o transfer de devre arası gelen lemina hamlesidir. takım lemina gelmeden önce de kağıt üzerinde iyi bir kadroya sahipti ama maç başı 2 gol yeme ortalamasına yakın istatistikle maç bitiriyordu. saçma sapan takımlar galatasaray defansının arasında yürüyerek gelip gol atıyordu. lemina isim olarak çok üst seviye bir transfer miydi, hayır. ama galatasaray defansına sertlik getirdi, temaslı savunmayı üst seviyeye çıkardı. okan hocamız kendisini alkmaar maçına çıkarmayı tercih etseydi belki de avrupa konusunda bu kadar eleştirilmeyecekti.
    bu transfer döneminde de asıl ihtiyaçlardan ziyade fırsat isim transferlerine yönelinecek gibi duran yönetimin bu konuyu biraz önemsememesi beni rahatsız ediyor açıkçası. herkes hakan ve ilkay’ı şak diye indirmek ister ama sonra sara’yı 10 numarada neden olmuyor diye eleştire eleştire 25 milyon euro’yu ali koç misali çöpe atarız. biraz bu durumları da düşünmek gerekiyor transfer yaparken.
    yoksa her başkan 150-180 günlük çekleri yazar şakır şakır isim transferi yapar. taraftar da peşinde pelesenk olur.
    mesela döneminde sağlam bir egoya sahip ünal aysal bile taraftar baskısıyla anlaşma sağlanışan brezilyalı kaleci rafael transferinden vazgeçip taraftarı dinleyip son dakika muslera’yı getirmişti. dursun cuesta transferinde taraftarı dinlese bugün milyonlar çöpe atılmış olmazdı.
  • 84
    şampiyonlar ligi ve süper lig kadro kayıt kurallarını birleştirerek kurgulamamız gereken planlama.

    2025-2026 süper lig futbolcu uygunluğu:
    1. maksimum 28 oyuncu
    2. 14 oyuncu türkiye milli takımında oynamaya uygun olacak ve en az 2'si 2003 ve sonrası doğumlu olacak. (2026'da 4'e çıkacak)
    3. 12 tane serbest yabancı oyuncu
    4. 2 tane 2003 ve sonrası doğumlu yabancı (2026'da 4'e çıkacak ve 2004 sonrası aranacak. fakat bu sene kayıt edilen 2003 doğumlular sayılacak.) (bkz: elias jelert)(bkz: yusuf demir)
    5. en fazla 3 kaleci ve en az 2'si yerli olacak (1 yabancı kaleci hakkı)
    4. kulüpte en az 6 ay lisanslı olan 2005 ve sonrası doğumlu türk oyuncuların kayıt edilmesine gerek yoktur (bkz: arda ünyay)

    şampiyonlar ligi: article 31
    1. maksimum 25 oyuncu
    2. en az 8 adet "yerel oyuncu" (yerel oyuncu 15-21 yaşları arasında 3 sene kulüpte yada bağlı ligde oynamış oyuncu demektir.) (bkz: barış alper yılmaz)(bkz: abdülkerim bardakçı)(bkz: eren elmalı)
    3. 8 yerel oyuncunun en az 4'ü kulüp yetişmesi olması zorundadır. (15-21 yaşları arasında en az 3 sezon gs forması giymiş olacak.) (bkz: yunus akgün)(bkz: metehan baltacı)(bkz: jankat yılmaz)
    4. 2025/2026 sezonu için 1 ocak 2005 sonrası doğumlu oyuncular b listesine yazılabilir.
    5. en az 2 tane kaleci kayıt ettirilmesi zorunludur.

    iki kulvarda da kural karşılanamıyorsa boş bırakılır.

    ikisini birleştirirsek:
    1. 28 kişilik kadro
    2. 14 yerli ve 12 yabancı + 2 adet u23 yabancı
    3. 4 kişi kulüpten yetişme
    4. 4 kişi türkiye'den yetişme
    5. 6 gurbetçi oyuncu

    şampiyonlar ligine kayıt ettirilecek kadro için 12 yabancı, 4 altyapımızdan yetişme ve 4 türkiye'den yetişme olarak 20 tane baba oyuncu bulmamız lazım. kalan 5 kişilik kontenjan için 6 gurbetçi ve 2 u23 oyuncudan seçim yapılacak yani 3'ü avrupaya kayıt ettirilmeyecek.

    hakan ve ilkay transferlerinin yapıldığını ve kerem demirbay, yusuf demir ile eyüp aydın'ın ayrıldığını düşünüyorum.

    günay
    kaan
    hakan
    ilkay
    berkan
    ahmed
    jelert
    u23 yabancı

    bu u23 oyuncu seçimi bana göre oldukça önemli. avrupaya kayıt ettirilmemeyi kabul edecek kadar isimsiz ancak potansiyelli bir oyuncu seçilmesi gerekiyor. bana göre top kapıcı ve dribbling ile top sürebilecek bir ortasaha tipi lazım.
  • 86
    günay
    sallai sanchez abdülkerim eren
    yunus lemina torreira barış
    sara
    icardi

    şu 11'e kaan ve mecburen bonservisi alınacak olan jakobs'u da ilave ettiğimiz zaman, 6 takviyeyle hem ligi hem şampiyonlar ligini rahatlıkla kaldırırız.
    kaleci, sağ bek, sol ayaklı stoper, merkez orta saha, kanat ve forvet. kanat işi çözüldü zaten sane ile. kaldı 5 transfer. benim osimhen'in kalacağından umudum yok. galatasaray'da iş sakız gibi uzadı mı gerçekleşmiyor zaten.

    neyse, yukarıda belirttiğim bu 13 oyuncu+sane'nin dışında alınacak her oyuncu için ortalama 10-15 harcansa maksimum 75 milyon euro bütçe gerekecek. bir şekilde satıp para kazanabileceğimiz, berkan, nelsson, köhn, jelert ve zaniolo var. bunlardan toplamda 35 gelse 3 sene üst üste şampiyon olmuş ve şampiyonlar ligine doğrudan katılan bir takım için çok olmayan bir bütçeyle galatasaray çok güzel bir kadro kurabilir.
  • 88
    barış alper yılmaz ve leroy sané’nin son 3 sezonda avrupa kupalarında ve kendi liglerindeki derbi ve kritik maçlarda, sol kanatta verdikleri katkı ve ortalamalara baktığımızda, etkili olan taraf net şekilde leroy sané olmuştur. barış alper yılmaz’ın sağ kanatta oynaması ise mantıklı değildir; çünkü yunus akgün, sağ tarafta hem leroy sané’ye göre hem de barış’a göre daha değişken, istatistiksel olarak daha yüksek katkı sağlayan ve potansiyeli yüksek bir oyuncudur. ancak barış alper, takım savunması ve rotasyon derinliği konusunda yunus ve leroy’un önündedir.

    bu sonuçlara bakarak galatasaray’ın sol kanatta, özellikle avrupa’da, istikrar yakalamasının zor olacağını düşünüyorum. çünkü eren ve jacob kendi mevkilerinde kesin olarak oynayacak ve bu pozisyonlara yeni bir transfer düşünülmüyor. jacob, sık sakatlanan ama etkili bir oyuncu; eren ise fiziksel kapasitesi yüksek, gelişime açık ama şampiyonlar ligi seviyesinde soru işareti yaratan bir sol bek. tüm bu durumları değerlendirdiğimizde, barış’ın yedek oturtulup rotasyon oyuncusu olarak kullanılması hem yerli rotasyonu hem de kadro derinliği açısından faydalı olur. ancak barış’ın hem hak ettiği mevkiyi kaybetmesi, hem de yönetimin beklediği 30 milyon euro üzeri bonservis bedelini kulübe getirmesinin zor olması nedeniyle büyük ihtimalle takımda kalacaktır.

    bu durumda, yunus’u belki 10 numaraya çekip leroy sané’yi sağ kanada kaydırmak gerekecek. fakat bu kez şöyle bir problem doğacak: sané, son 3 yılın (özellikle şampiyonlar ligi ve kritik lig maçları) istatistiklerine göre en etkili olduğu alanı kaybedecek. bu da işler kötü giderse, “sané neden beklenen performansı gösteremiyor?” sorusunun ortaya çıkmasına neden olacak. yunus’u 10 numarada düşündüğümüz senaryoda da yunus, doğal olarak yine kendi mevkisine meyil edip leroyu bozucaktir. ayrica yunus’u 10 numarada gormek ayri bir entry gerektirir.

    10 numarasız bir 4-3-3 dizilişi ise ileride ıcardi ve barış’ı yedek bırakacak, daha etkili ama okan hocanın ve taraftarın kabul etmeyeceği bir sistem sunacaktır. tüm bu ihtimallerde, ya şansla ya da osimhen gibi bireysel yeteneklerin skor katkısıyla ilerleyebiliriz. ancak bu da hoca değişikliği veya takım içinde huzursuzluklara yol açabilir.
  • 89
    2025-26 galatasaray'ında kesinlikle olmayan şey.

    bu kadar para harcayıp sol stoper ve orta saha(6-8) almamak delilikten başka bir şey değil. yabancı hakkının kullanılmaması gerçekten inanılmaz.

    her şey pamuk ipliğine bağlı, torreira veya lemina uzun bir sakatlık yaşarsa sezonu bitiriyorsunuz, diğer orta sahalarda sezon bitmese de çok büyük darbe yiyorsunuz. sisteme tamamen ters apo'yu oynatamıyorsunuz, oynatsanız 2 senedir avrupa'da neler yaşandıysa yine aynısı yaşanacak bunu biliyorsunuz. nereden tutsanız elinizde kalıyor.
  • 90
    okan buruk'un aman ağzımızın tadı bozulması kıvamında sergilediği duruş nedeniyle iyi yapılamayan şey. hatta kendisi now spor yayınında mevcut kadronun bile şişkin olduğunu söyledi.
    galatasaray özelinde artık gençleşmeye ve devşirme pozisyonlarda oynayan oyuncular yerine asıl pozisyonları eksik bölgelerimiz olan oyuncuları eklemeye ihtiyacımız olan kavram.
  • 91
    bu sezon yanlış ve eksik yaptığımız planlama. neden? çünkü herkes bas bas bağırdı. bu sene hedefimiz avrupa. tabi burada amaç kupayı almak değil, gidebildiğin kadar gitmekti.
    peki biz bu normlara uygun transferler yapabildik mi? özellikle singo'yu izledikten sonra tamamen yanlışta olduğumuzu anladım.
    bize sezon bittiğinde sağ baştan say dense 1 kaleci, 1 sağ bek, 1 sol stoper, 1 çalışkan orta saha, 1 on numara, 1 as forvet, 1 yedek forvet, 1 kanat forvet lazımdı.
    biz hangilerini yaptık?
    sondan gelelim. 1 forvet, 1 kanat forvet, 1 6-8 oynayabilen orta saha (yaş 34), 1 sağ stoper, 1 kaleci aldık. 150 milyon da para harcadık. bunun yarısı zaten alternatifsiz bir adama gitti ki doğru karardı. sonuç?
    yine takımda sağ bek yok, sol stoper yok, çalışkan adam yiyen orta saha yok, yedek forvet yok.
    ne anladım ben bu işten? sen takımın en iyi olduğu yeri oynatmak zorunda kalıyorsan burada planlama batırılmış demektir. sanchez yerine değil yanına alınacaktı. singo beke geçmediği sürece berbat bir süreç olacak bu iş.
    üstüne transfer sezonu açıkken barış krizi yaşadın. işte çalışma olmadığı için elin kolun bağlı kaldın, üstünü örttün rezilliğin. paramız var borazanlığı yaparken ve yabancı kontenjanından da 2 açığın varken adam almadan transferi kapattın. ancak hala daha eksiklerin mevcuttu.
    takım avrupa için eksik, bununda başlıca sebepleri 1 teknik heyet, 2 yönetimdir.
    profesyonel bir sportif direktör getirilmelidir bu takımın başına.
  • 92
    üçlü orta saha ile oynadığın formasyonda sezona 4 tane orta saha(lemina, torreira, sara, ilkay) ile başlamak kadro planlaması açısından faciadır. (bkz: 2025-2026 sezonu) kaldı ki ilkay son dakika transferi olarak geldi. torreira’yı dinlendiremiyoruz. bugün bir tane daha bu ayarda dinamik bir orta saha oyuncumuz olsaydı maestro gibi maçın son dakikalarında gömülmek yerine, galibiyet için yükleniyor olabilirdik. devre arası en az 1, belki 2 tane orta saha lazım.
  • 93
    berkan kutlu yusuf demir ve ahmet kutucu’nun sahaya girmediği, kadroda olsalarda aslında eksik kaldığımız bir dönem daha yaşıyoruz.
    bu 3 oyuncu yerine bir sol stoper, orta saha ve yedek santrafor alsaydık kadromuz daha ideal olurdu.
    özellikle orta saha ve sol stoper çok elzem.
    mümkünse devre arası maliyeti düşük ama osimhen çıktığında ön tarafta rakibi yıpratacak bir santrafor almak gerekiyor.
    bu 3 oyuncu geldiğinde kadromuz daha derinlikli olacak ve torreira’yı dinlendirebileceğiz.
  • 94
    sezon başında berkan ve kağan ayhan konusunda “yedek olarak bile giremezler oyuna bu yeni galatasaray sürecinde” yazdığım için özelden olsun entry bazında olsun ciddi laflar işitmiştim. yok berkan ne iyi cimbomluymuş, yok tutkal oyuncuymuş yok çok koşuyormuş. kendisine güvenip orta saha almayınca şu anda ciddi bir 6 numara eksiğimiz peydahlandı. kağan ayhan zaten yavaşlıktan ancak kaleci olabilecek hallere düştü maalesef. ikisini satıp maestro tarzı bir dikine delişmen orta saha alabilirdik. almadık.
    ayrıca santrfor pozisyonunda osi de, mauro da yarı sakat haldeler ve performans veremiyorlar. romulo resmen bizi çağırıyordu o da olmadı. onu da almadık.
    barış alper sıkıntı yaşattığı anda elden çıkartmalıydık bence. onu da yapmadık.
    tüm bunların arkasında kankacılık ve adamcılık var maalesef. okan hoca sevdiği isimlerden ayrılmak istemiyor. ama bu durum gayri profesyonel bir hal aldı artık ve kadroyu zorlamakta.
  • 95
    yanlış yaptığımız planlama. her şeyi geçtim forvet yedeğimiz yok. sadece osimhen ve icardi olacak iş miydi bu? misal onachu bize gelmez miydi? banza istesen alamaz mıydın? çok bitirici olmasına gerek yok. zaten takım olarak doğruları yaptığında gol noktasında buluşturuyorsun. barış kadar takoz değil bu iki oyuncu da. ya da potansiyelli bir genç forvet neden bulamadık? fener gitti nene'ye 18 milyon verdi. performansı tartışılır. ancak bir yatırım yaptı. biz neden yapmadık? bir bruma dahi bulamayacak durumda mıyız? ya da gomis tarzı tecrübeli bir isim mutlaka şarttı.
    şimdi ocak ayında 2 boşluğu kaliteli adamlarla doldurmak istesen de yapamayacaksın. çünkü kimse ocak ayında as oyuncusunu vermez. potansiyelli adam almak zorundayız.
    yapabilecek bir transfer komitesi olmadığı için de beklentiye girmiyorum.
  • 96
    bir takımın bütçesini 20 tane birbirine benzer, eş değerde oyuncuya harcamak doğru bir kadro planlaması olmaz sanırım. 100 milyonluk bütçeniz varsa 20 tane 5 milyonluk oyuncu almak sanırım en ideal planlama olmaz. sahaya 10 tane oyuncu çıkabileceği için geriye kalan 10 tane oyuncunuz yani 10 çarpı 5 milyon = 50 milyon ya kulübede yada tribünde kalır ve buda sizin bütçenizin yarısını yedekte oturduğunuz kullanmadığınız anlamına gelir.

    dünyanın en büyük en zengin takımları da dahil olmak üzere takımının önemli oyuncular sakatlık veya başka bir nedenle takımdan ayrı kaldiklarin da zorlanır. misal premier lig 2024-2025 sezonunda (bkz: bukayo saka), martin odegaard ve gabriel sakatlandiginda, şampiyonlukta hiç iddalı olamadı ve liverpool rahat bir şampiyonluk kazandı. yine ayni arsenal 3-4 senedir forvet ve sag kanat sikintisi cekmekte idi.

    galatasaray 2 tane as stoper kaybetti ama hala abdulkerim + lemina, arda, kaan gibi opsiyonları elinde var. eğer son maçta yunus + barış kaybetseydik o zaman kutucu veya yusufun kadroda kalması değerli bir hale gelirdi.

    veya torreira + lemina kaybetseydik o zaman kaan + berkan değerlenirdi. eğer başka maaliyetli bir orta saha oyuncusu alınmış olsaydı belki de bugüne kadar hiç forma giyememiş olacakti ve önemli bir maaliyeti yedek klübesinde oturtmuş olacaktık.

    galatasaray'ın mevcut kadrosu şu anki sakatlık+ceza durumuna yeterince cevap verecek kapasite görülüyor. önemli olan okan hoca'nın sıklıkla vurgu yaptığı atletik performans ekibinin basarisi ile de baglantili olan çok fazla sakat vermeden sezonu tamamlayabilmek ki kadroya harcanan bütçeden en verimli şekilde yararlanılmış olsun.
  • 97
    bir önemi olmayan konu. okan buruk’a 20 tane net rotasyon yapabileceği oyuncu versen yine kaleci hariç 13 kişiye indirecek. kalan 7 oyuncudan sonra satın alma opsiyonlu kurtulmaya çalışacağız daha sonra yine 7 tane başka oyuncu gelecek sonra olmayanlarla yine aynı döngüye gireceğiz. kafa yormamak lazım o yüzden bu kadro planlaması işine ben şahsen saldım. bir sonraki maç stoperde arda yerine lemina-kaan ikilisinden birini göreceğiz neyin kadro planlamasını yapalım.
  • 98
    doğru ve eksiksiz yapıldığına yıllardır pek rastlamadım. orta sahanın problem olacağı belliydi zaten, bas bas bağırdık. orası güçlendirilmedi. kanat rotasyonu eksik dedik, zaniolo gidiyorsa yerine birini getirin dedik, gelmedi. kanatlardan verim alamıyoruz.

    şimdi ise barış efendinin takımdan ayrılması bence çok muhtemel. peki scout ekibi ve transfer işlerinden sorumlu kişiler sizce barış yerine barış'ın özelliklerine benzer bir futbolcu bakıyor mudur? taraftarın %95'inin hayır diyeceğine eminim.

    biz hatayı sadece transfer dönemlerinde yapmıyoruz ki, bu hata daha sezon devam ederken başlıyor.
  • 99
    bu sene çok fazla uğradım bu başlığa. daha önce de belirttiğim gibi yanlış ve eksik yaptığımız bu planlama başımıza çok iş açıyor ve açacak gibi de duruyor. kimileri yönetimi, kimileri hocayı suçluyor bu konuda. çok dar bir kadromuz var. ne stoperlerimizin yedeği var ne orta sahanın ne de kanatların.
    2 kişi sakatlanırsa ya da ceza alırsa takım kilitleniyor. uzaktan şut atan adam sayısı 0. 3 bek var. biri singo bunların. o da tartışılır bek mi kanat bek mi diye. 3 bekin hepsi defansif. jakops'un ofans ile alakası yok. eren çok standart bir adam. tepesi belli. ne yapar biliyorsun. sana muz orta atmaz, çizgiye çok inmez. singo canavar gibi defansif. adam geçirmez, rakibi bırakmaz ve geride pas opsiyonu olur.
    orta sahaya geliyorsun. lemina savunma, torreira savunma, sara kimliksiz. yunus'u 10 numaraya çevirmeye çalışıyorsun, ilkay'ın yaşı ve temposu sorun.
    kanat forvet olarak barış-sallai-sane-yunus var. hepsi bambaşka profil ama zaten yer yer hepsini aynı anda sahaya atıyorsun. forvet desen 2 tane var. epi topu 2 forvetin var ve bazen ikili forvet anlayışı ile çıkıyorsun.
    yedekten girerek skor bulma ihtimali olan adam sayısı yok ki. sana sürpriz golcü lazım. sana sürpriz asist yapan adam lazım.
    14 kişi ile lig bitmez dedik, mutlaka hücumcu almak lazım dedik, barışa'a güven olmaz yerine adam alın dedik. gelen başarılı skorlar herkesi kör etti. şimdi 2 ayı nasıl çıkaracağız diye tırmalayacağız.
    daha afrika kupası var. işimiz bu sene çok daha zor.
  • 100
    şu anda yönetimsel zaafiyetleri ve plansızlık konuşmamızın tek nedenini hala sakatlıkların ve cezaların toplu şekilde aynı döneme denk gelmesi olarak görüyorum. hiçbir takım 2 sağ beki, 2 sol beki, 3 yedek orta sahası, 1 as kanadının aynı anda sakatlandığı / ceza aldığı bir periyodu kaldıramaz. biz iyi bile geldik buraya. usg maçında bir beraberlik çıkartabilseydik "mükemmel" bile derdim şu anki pozisyonumuza.

    ama tüm bunlara rağmen; ahmed kutucu, yusuf, berkan, kaan, metehan... bunlarla olmuyor işte. ısrar etmemek ve devre arasında, yabancı sınırımız da açıkken, gerekli önlemleri almamız gerekiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın