• mainz günlerinin sonuna geldiğini düşünüp artık yeni maceralara atılmanın zamanıdır dediği sırada bir çok teklif alır.

    bunlardan en ciddisi hamburg semalarından gelen tekliftir.
    uzun süre görüşülür ve sonundan dünyanın en salak sportif direktörü olarak adlandırabileceğim dietmar beiersdorfer ile bir görüşme ayarlanır.

    önce dietmar beiersdorfer kimdir ondan bahsetmek lazım.
    futbolculuk döneminde stoper oynamış, köln, hamburg, bremen gibi takımların formasını giymiş 92/93'de almanya ligi şampiyonluğunu werder bremen forması giyerken yaşamış kariyeri hiç fena olmayan bir oyuncudur.

    sonra kendini redbull'un kıllı kollarına bırakmış ve redbull'un takımlarında teknik direktörlük yapmış ancak redbull yönetiminin "bu adam mal" düşüncesi doğrultusunda kovup yerine ralf rangnick'i atamış, sonrasında zenit'te bir dönem sportif direktörlük yapmış, ardından tekrar hamburg'a geçmiş biri.

    neden tekrar dedim, futbolu regina'da bıraktıktan sonra 2002'nin eylül ayında hamburg'un sportif direktörlük görevine getirildi ve hikayemiz de tam olarak orada başlıyor.

    mainz dönemindeki etkisi tüm almanya'ya yayılmış bu gözlüklü abimiz jürgen, müjde ar gibi tüm ülkeyi peşinden koşturur. bayern dahil herkesin listesindedir. ama hamburg bir adım öndedir zira jürgen o zamanlar (yıl 2008) henüz bayern'e gitmek için erken olduğunu düşünüyordur.

    bernd hoffmann ve katja kraus (dönemin hamburg yöneticileri) ile arası iyidir jürgen'in ve hamburg'a imza atmak için takımın sportif direktörü ile görüşme ayarlanmıştır. jürgen her zamanki rahatlığı ile gelir görüşmeye. sakallı ve delikli bir kot pantolon ile...

    didi diye anılan dietmar beiersdorfer, jürgen'in saha içinde ne yaptığından çok saha dışındaki o görüntüsüne takılır ve kafayı takar. bernd ve katja için iş bitmiştir çoktan, jürgen hamburg'un yeni teknik direktörüdür ama didi hayır der. ardından iki tane özel dedektif tutar. sanki boşanma arifesinde karısını takip ettirir gibi jurgen'i takip ettirir. amacı saha dışında hamburg'a yakışmayacak bir olduğunu ispatlamaktır.

    ancak, jürgen çarşı çocuğudur ve dedektifleri fark eder.
    ardından didi'yi arar ve güzel güzel kalayladıktan sonra "hala benimle ilgileniyorsanız, cehenneme kadar yolunuz var" diyerek telefonu kapatıp, dortmund'a imza atar. iki lig, bir şampiyonlar ligi finali 5-2'lik bayern galibiyetleri... dortmund'un makus talihini değiştirir klopp. hamburg ise o sezon sonu dietmar'ı kovar. o da daha önce belirttiğim gibi redbull saflarına katılır sonra hamburg'a döner ama oradanda kovulur. 2016'dan beri işsizdir. hamburg ise küme düşmüştür.
  • gelecekten bir gün hayal ediyorum. istanbul'a gelmiş bizimle sözlşeme imzalıyor. josef "jupp" derwall gibi kulübü modern zamana taşıyor altyapı dahil transfer her şeyi yeniden yapılandırılıyor. sonra bu hayalim kısa sürüyor çünkü 5 yabancı sınırı getiren federasyon, hakemler, rakipler, medya ve arkadan oynanan oyunlar ile kovulduğunu da görüyorum aynı hayal içerisinde. *

    çok seviyorum oynattığı oyunu. tam galatasaray hocası ya. tam böyle arada liverpoolu izlerken onu görüyorum gözümde canlanıyor her şey arena'da çoşarken buluyorum kendimi. inanılmaz bir futbol ziyafeti. ve çatlak böyle deli biraz ve de çok zeki. futbolu yemiş yutmuş. hayali bile süper düşün.
  • bir kere "finallerin kaybedeni" muhabbetine gebe şampiyonlar ligi serüveninde o dortmund kadrosuyla ne rakipleri mundar etmişti. mourinho'lu madrid'i bernabeu'da 4ledi falan. bundan sonra kendisinden güçlü bayern'e yenildi; halbuki ligde de 2 kez şampiyonluğu ellerinden almıştı. yani o finalde favori falan değildi; loser falan saçmalık.

    2016 el finali kadar saçma bir şey görmedim zaten voleybol maçıydı, biraz da moreno kurbanı.

    bu senenin(18) finalinde de yenildiği takım real madrid. finale kadar da gayet iyi gitti. liverpool'un şl finali başarı mıdır sezon başında söylense? %99.9 liverpool taraftarı başlamadan kabul eder bunu zaten bu sezon için.

    taraftarın ağlayarak ligde ilk 4'e girelim ki şl'ye katılalım hayali kurduğu zamanda ilk sezonunda ilk 4'e girdi, sonrakinde de şl finaline çıktı. şimdi o saçma sapan rüzgarın akışına göre yazdığınız kelimelerin üzerine oturunuz bi zahmet, senede 1 tane şl maçı izleyen avrupa futbolu uzmanı oluyor ülkede.

    gelelim eksilerine;
    vasat adamlarla oynamaya çalışıyor. grosskreutz'la lig şampiyonluğu olan adama transferde tüm yetkiyi verirsen vasatları doldurur takıma. ha bu oyunculardan iyi verim alıyor, ama futbola biraz o da futbolcu bu da futbolcu çıkıp oynayacaklar mantığıyla bakıyor. wijnaldum, çoğu kişi katılmasa da bana göre ox'da sayılabilir, karius hele hele solanke ısrarı.. yedekler vasat dolu.
    bugün lallana, milner, emre can sakatlıktan döndü. ox ise yok. eğer salah çıktıktan sonra oxlade-chamberlain olsa bu kadar kötü çarpılmazdı takım.
    oyun içi yönetiminde ise genelde sınıfta kalmakta. bugünkü cl finalindeki gibi oyuncu değişikliği, sistem değişikliği pek oyun içerisinde yapmıyor. dakika 70 olunca ayıp olmasın genç oyuncu alayım diye solanke'yi oyuna alıp duruyor.

    seneye liverpool'da çok daha iyi olacak keita'nın da gelişiyle. biraz da yedekleri güçlendirirse tabi, ve kale...
  • bu sezon neden makine gibi bir takım yarattı denilmesinin emarelerini premier league'in henüz ilk üç maçında göstermiş liverpool teknik direktörü.

    gegenpressing: https://www.clippituser.tv/c/rypzag *. tamamdır.

    kontra atak oyunu: https://streamja.com/GozQ *. tamamdır.

    direkt oyun: https://streamable.com/pt2qa *. tamamdır.

    set oyunu: https://streamable.com/sr2u6 *. tamamdır.

    duran top organizasyonu: https://streamja.com/dJnA *. biraz defans hatası da olsa tamamdır.

    modern futbolda hücum etkinliği olarak heybenizde bulundurabileceğiniz hemen hemen her enstrümana daha üç haftada erişmiş bir teknik adama ancak saygı duyabiliriz.
  • çok büyük hoca. en iyisi bile olabilir çalıştırdığı takımlara bakarsak.
    dortmund liginin en iyi takımı değildi ama bayern'e kafa tuttu.
    liverpool ise liginin 3. ya da 4. takımıydı ama şampiyonluğu son maç kaçırdı ama iki defa üst üste şampiyonlar ligi finali ve ikincisinde şampiyonluk.

    ne bileyim bayern'i çalıştırıp ligi domine edebilirdi.
    barça'ya gidip keza aynı şeyleri yapabilirdi büyük topçularla.
    city'e gidip fa cup falan toplayabilirdi.

    (bkz: 1 haziran 2019 tottenham liverpool maçı)
  • 2017-18 sezonu için liverpool'un kadrosuyla ilgili eleştirilmesi bence kendisine büyük haksızlık.

    bir bahane olarak bahsetmek belki doğru olmayabilir, ancak sakatlıklar ve giden oyunculardan en çok canı yanan kulüplerden birinin liverpool olduğunu söylemek yanlış olmaz.

    sezon başındaki joel matip ve devre arasındaki virgil van dijk transferleriyle savunma sorunlarını çözmeye çalışmış, ancak matip'in süregelen sakatlıkları nedeniyle stoperde sezonun büyük bölümünde dejan lovren oynamıştır. stoper alternatiflerinin ragnar klavan ve dejan lovren olmasını eleştirebiliriz tabi, o ayrı bir konu. savunma anlamında van dijk'ın sürekli belirli bir standardın üzerinde oynadığını, lovren'in ise büyük çoğunlukla hayal kırıklığı olduğunu söylemek gerek.*

    bekler konusunda trent alexander-arnold ve andrew robertson'dan efsanevi bir şekilde müthiş verim almış, alberto moreno'nun kötü performansları ve nathaniel clyne'ın sakatlığına ise engel olamamıştır.

    orta sahada önce sezona çok iyi başlayan emre can'ın uzun süreli sakatlığı, daha sonra da şampiyonlar ligi çeyrek final rövanşında sakatlanan ve kanat değil merkez orta saha olarak oynatıp çok iyi verim aldığı alex oxlade-chamberlain'in yokluğu liverpool'un belki de sezon adına en önemli kayıplarıydı.

    devre arasında philippe coutinho'nun barcelona'ya transfer olması, her ne kadar önceki sezonları kadar etkili olmasa da hücumda alternatif olarak değerlendirilebilecek olan daniel sturridge'in *takımdan ayrılması kadro derinliğini düşüren etmenlerdi.

    kendisi ayrıca coutinho'nun ayrılmasının ardından orta sahada james milner, jordan henderson ve georginio wijnaldum'dan oldukça iyi şekilde yararlanmış ve sadio mane, roberto firmino ve mohammed salah'ın hücum hattındaki ölümcül performanslarının önünü açmıştır. adam lallana'nın beklenenin çok altında kalması ve hücum alternatiflerinin dominic solanke ve danny ings'le sınırlı olması da ayrı bir eleştiri konusu olabilir.

    kendisini tartışmasız eleştireceğim tek nokta ise kaleci konusu. simon mignolet ve loris karius ikilisiyle koca bir sezonu geçirmek gerçekten yanlış. mignolet sürekli saatli bomba gibi zaten, karius da zaman zaman iyi performanslar gösterse de tüm sezon kalenin emanet edilebileceği bir güven vermiyor. umarım mignolet gönderilip karius'u yedeğe çekecek kaliteli bir kaleci transferi yapılır.

    özetlemek gerekirse, kendisi bence oldukça alternatifli bir kadro kurmaya çalışmış, nispeten başarılı olmuş, ancak giden oyuncular ve sakatlıklar nedeniyle eli kolu bağlanmıştır. tüm bunlara rağmen premier lig'i 4. sırada bitirmiş* ve şampiyonlar ligi'nde final oynamıştır. sonuç olarak gerçekten başarılı bir sezon geçirdiğini düşünüyorum.
  • 14 ağustos 2019 liverpool chelsea maçının ilk yarısında takımı ağır ezilmiş, arnold gibi asist makinesini ve takımın çok değerli adamı firmino'yu yedek bırakmış olarak acaba liverpool taraftarı tarafından ağır sözlere maruz kalıyor mu ?

    bu adam ligde şampiyon olamamasın rağmen rekor puan toplamış ve 2 ay önce şampiyonlar ligi şampiyonu olmuş, dünyanın en iyi teknik direktörlerinden biri. acaba bunlar unutulup yerin dibine sokuluyor mu ? hiç sanmam.

    türkiye'de olsa hemen köyüne dönmesi istenirdi.

    bana bu hikaye bir yerden benzer geldi de.
  • takımını buraya kadar getirmesi bile inanılmaz bir başarı olan teknik adam.

    rakibiyle karşılaştırıldığında gerçekten zayıf bir kadrosu var. şampiyonlar ligi finali seviyesinde olmayan oyuncularla başarı için maalesef her şeyin kafasındaki plana uygun bir şekilde gitmesi gerekiyordu ama öyle olmadı ve çok erken bir aşamada salah'ı kaybetti.

    salah'ın çıkması sonrası maalesef yapabileceği çok bir şey kalmamıştı. elindeki oyuncu yapısı ve kalitesi daha fazlasına imkan vermedi.

    yolu açık olsun, elbet hak ettiği kupaları kazanacaktır...

    (bkz: 26 mayıs 2018 real madrid liverpool maçı)
  • loser filan olmayan teknik adam.

    salah sakatlanmasa arnold'la, milner'la, henderson'la falan belki şampiyonlar ligi'ni alacaktı dün *. eldeki malzemeden deli gibi verim alan adama loser filan denmez. liverpool'un önümüzdeki sezon için salah ayarında (süper yıldız) bir stoper bir de kaleci alması gerekiyor. o zaman görün loser dediğiniz adamı.
  • kendisine loser diyeni allah çarpar diye düşünüyorum ki çok uzakta değil az yukarıda sebepleri ile açıklayan arkadaşlar olmuş.

    öncelikle liverpool bazında bir değerlendirme yapmak lazım; tarih itibariyle ingilterenin en büyük takımlarından biri olsalar da 25 yılı aşkın süredir şampiyonlukları yok; bir başka ifade ile futbolun endüstriyelleştiği dönemde astronomik paraların döndüğü eplde aslan payını alamadılar; kulübü rus veya hırslı araplara değil, ticarethane gözüyle bakan amerikalılara sattılar ve arsenal gibi astronomik paralar kazanmalarına yol açacak bir politika da izleyemediler; dolayısıyla bok gibi kadrolar ile oynadılar senelerce.

    klopp elindeki imkanlar çerçevesinde gerek lig gerek ise clde önemli işler yaptı bu sene. elbette salah’ın büyük oynamasının da etkisi var ama bu adamdan bu verimi alan hocanın da payı büyük olmalıdır.

    karius mignolet ikilisi yerine dominant bir kaleci (ben olsam buffona sulanırdım) lovren matip klavan gibi birbirinden sığır ve saatli bomba elemanları kesebilecek 1 veya 2 stoper, iyi bir yedek kanat ve firmino’dan farklı tip (hızlı veya pivot) forvet alabilirlerse işin rengi değişir.

    liverpool taraftarı sürecin farkında; bazı şeylerin yavaş yavaş olacağını biliyor. yapacaktır
  • bu adama loser diyebilmek için liverpool'un kaç defa şampiyonlar ligi finali oynadığına bakmak lazım.

    fatih terim'in galatasaray'ı yarı finalde elense bu loserlık mı olur, takımın o seviyeye çıkması bir winnerlık mıdır.

    2018 şampiyonlar ligi finalini bir maçta yaşanabilecek tüm talihsizlikleri yaşayıp kaybetmiştir. ama orada olması net şekilde winnerlıktır.
  • bazı melekeler çalışarak geliştirilmez, mesela sergen’in futbol zekasını yıllarca çalışsan yapamazsın çünkü onun hayal gücü ile sınırlıdır veya popescu’nun sezgilerini bu da allah vergisidir. işte klopp da liderlik, oyuncularla arkadaşlık kurma, saygı duyulma gibi konularda allah vergisi bir yeteneğe sahip, oyuncuları bunu ondan korktukları için değil, onu gerçekten sevip gerçekten saygı duydukları için her şeyi ile oynuyorlar. bunu başarmak gerçekten çok zor, günümüzde 10 yaşındaki çocuğu bile kendine inandırmak zor iken milyon euroları kazanan dünyanın en büyük takımlarında top koşturmuş bu insanları sahada bu denli inanmış görmek gerçekten güzel.
  • dortmund'un başındayken sık rastladığım sevimsiz agresif tepkilerden arındığını ve olgunluğun doruklarında olduğunu sevinerek izlediğim, bana göre dünyanın önde gelen 3 teknik direktöründen biri. sadece teknik bilgisiyle değil; olağanüstü insancıl halleriyle tam bir fenomen olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. her basın toplantısı, tabi buna, ona soru sormak durumunda olan muhabir ya da gazetecileri de katmak gerekir, muhteşem saptama, analiz ve esprilere gebe geçiyor ve insanlar bu toplantıları keyifle izliyor.
  • cv'sinde jupp heynckes'in takımının önünde şampiyonluk olan teknik direktör. ki hepinizin malumu lewandowski bayern'e gidinceye kadar alman liginde bir rekabet var denebilirdi. son olarak da klopp'ün ayrılmasıyla dortmund da bundesliga da kağıt üzerinde bitti.

    oynattığı yüksek presli aynı zamanda ultra hızlı futbol gerçekleştirilmesi zor bir mükemmellik içeriyor. bu yüzden teknik direktörler için sabır, zaman klişeleri ancak bu adam için bahane olabilir. inanıyorum ki liverpool daha da iyiye gidecektir. yalnız coutinho cidden büyük bir kayıp. bu enerji dolu, yüreğiyle oynayan takıma işler yolunda gitmediğinde bir beceri ve akıl noktası hala şart.

    öncelik savunma değil hücum diyen her teknik direktörü seviyorum. klopp'ün karakter olarak bir falsosunu da görmedik. umarım daha da başarılı olur ve şampiyonlar ligini alır. neden olmasın? liverpool havaya girdi mi real madrid'e de 4 tane atıyor, hatırlayınız. messi ve ronaldo şayet izin verirse city'yi rahat eleyen bir liverpool'un kupada şansının olmadığını söylemek kötümserlik olur. an itibariyle oyun olarak özgün, radikal ve enerjik bir takım var karşınızda. bu takım herkese ters gelebilir.
  • öncelikle liverpool'a çok yakışıyor. çok da sempatik, centilmen ve pozitif bir adam. taktisyenliğine kimse zaten bir şey söyleyemez. zira oynattığı futbolun riskleri çok fazla. bunun hakkından kimse öyle kolay kolay gelemez. liverpool bu noktaya acı çekerek geldi. ancak klopp'ün 3. senesinde istediklerini muazzam bir şekilde sahaya yansıtmaya başladı.

    sezon başlangıcında liverpool'un iki temel sorunu vardı.
    birincisi öne geçtiği maçlarda skoru tutamamaydı. bunu virgil van dijk transferiyle hemen hemen halletti. van dijk'in komple bir stoper olması çok büyük bir avantaj. hem hızlı, hem teknik, hem havadan yerden iyi kesici, hem de henüz göstermese de lider özellikleri var. 10 numara 5 yıldız transfer oldu liverpool için. van dijk en pahalı stoper sıfatının karşılığını fazlasıyla verdi şimdilik.
    skoru tutamamasının ikinci sebebi takımın temposunu ve enerjisini dengede tutamamasıyla ilgiliydi. yani ultra pres+ultra hızlı oyunun böyle sakıncaları var muhakkak. bunu da sallıyorum 20 dakika basıp 10 dakika dinlenerek halletmeye başladılar. takım zamanla bu konuda tecrübe de kazandı. takım sadece pres yaptığında değil, geri çekildiğinde hızlı oyuncularının etkisiyle kontra atak olarak da iş yapar hale geldi. yani liverpool bu süreçte pragmatik oynamayı da öğrendi.

    ikincisi de liverpool'un kapanan takımlara karşı set oyununda yaşadığı sıkıntılardı. ki bunu hiçbir zaman halledemediler. zaten ligde ondan çok puan kaybettiler. coutinho'nun da gidişiyle bu sorun iyice ayyuka çıktı. mesela klopp'ün mourinho'ya karşı zorlanması tesadüf değil. bu noktada klopp'ün transferini düşündüğü jorginho mükemmel bir çözüm olur. jorginho hem hızlı hem isabetli karar veren bir oyuncu. tam klopp'ün aradığı adam yani.

    18-19 sezonunda m.city yine birinci şampiyon adayı olacaktır. ona kafa tutacak bir takım varsa da liverpool olacaktır. tekrar söylüyorum ki liverpool'un kapanan takımlara karşı performansını yükseltmesi şart. bunu hallederse şampiyon da olabilir. tottenham hala şampiyonluk için yeterli tecrübede ve seviyede değil. chelsea gerileme döneminde, conte kalır mı belli değil. united'in ise ne kadro yapısı ne oyunu şampiyonluk için yeterli değil. city için artık rakip olarak sadece liverpool var.

    son olarak klopp oyuncularından mükemmel verim alıyor. terim, şenol etkisine benzer bir etki bu. adam yönetiminde, motivasyonda çok başarılı. firmino'dan mükemmel bir sahte forvet yarattı. salah'ı kanada hapsetmek yerine ikinci forvete devşirdi. salah'ın bu performansında mane ve firmino'nun payı da çok büyük. kapalı kutu robertson'u sol beke adapte etti. chamberlain'i walcott'un kaderinden kurtardı. adam taş gibi merkez orta saha oldu. henderson, emre, milner'i zaten söylemeye gerek yok. kaleyi karius'a emanet etti, bay basit hata mignolet'ten kurtuldu(ki alisson becker söylentileri var). lovren'i bile adam etti ki yine de lovren'in yerine bir adam alsa fena olmaz.

    durumu böyle. daha çok gelecek sezon için klopp'ü değerlendirdim. ama 17-18 sezonunda şampiyonlar ligi'ni liverpool'un almaması için bir sebep yok. bu radikal, enerjik ve disiplinli bir liverpool'un sorun yaratamayacağı bir takım inanın yok.