• eskiden yazdığı basketbol yazılarına suratımı buruşturarak bakmıştım. tamamen benimle ilgili elbette. anlamam basketboldan, sevmem de. yeniydim o zamanlar sözlükte ve yazma mevzusunda. deli gibi yazmak istiyordum. basketbol başlığı görünce canım sıkılıyordu, ne yazıcam ki oraya. dawkins mi yazacaktım her seferinde.
    ancak anladım kıymetini, zaman geçince. bunu farkettiğimde çok da utandım açıkçası.
    şimdi anladım ki*, bu sözlük farklı olacaksa juanlepen gibi yazarlar sayesinde olacak.
    yoksa bu ülkede zaten herkes futboldan anlıyor.
  • 30 dediğimiz psikolojik sınıra bugün bir adım daha yaklaşan değerli yazarımız :) 2 sene önce barcelona'da imiş doğum gününde, geçen sene ise sınır kapısında, askerde. bu yıl olmak istediği yerde artık sanırım... dilerim hayat kendisine cömert davranır önündeki yıllarda, çünkü bunu gerçekten hak ediyor. anne ve babasına teşekkürü borç bilirim; böyle iyi kalpli, sabırlı, sevgi dolu birini bu dünyaya getirdikleri için.
  • nöbetlerini tutarken tutku ile bağlı olduğu nba maçlarını izleme imkanı bulmasını dilediğim, galatasaray'ı uzaktan sevmek başka güzel olacak dese de her branşımızı takip edebilmesini temenni ettiğim insan.
    aşkı olan izmir'den kalkıp ülkemizin diğer ucundaki yere gidecek kendisi ama her yer vatan değil mi zaten? umuyorum ki orayı da sever ve bu günler sandığından kolay geçer.
    asıl dileğim ise, internet imkanı olması ve bizi basketbolcuların hayatları ile ilgili bilgilerden mahrum bırakmaması. kendisini tahminimden de çok özleyeceğim sanırım.
  • askere gitmekle kaytaramaz. bunun pazar günleri var, internet cafe'si var. zira ben çok alıştım nba ile ilgili "ne de olsa juan açar bi gün başlığını, ben sonra yazarım altına bişiler" deyip tembellik yapma işine.*
    yokluğunu daha ilk haftadan bile hissedeceğim. inşallah güzel geçer askerliği... daha çok yazlar, playoff'lar var önümüzde kardeşim ama kobe'nin playoff mvp'si olmasını izlemeni isterdim.*
  • fransa'da çok tatlı bir kasabadan almış nickini, kendisi italya'da ada filan diyor ama hikaye elbette, bu nickin italyanca bir havası var mı? eh nick fransızca olduğuna göre başındaki j harfi ispanyolca dilinde olduğu gibi "h" değil, bildiğiniz j okunuyor, ama bu arada nickinin yazılışı da yanlış, üç kelime halinde yazması lazım filan, neyse, konumuz asıl bu değil. benim değinmek istediğim nokta "sayılı günlerin ne de çabuk geçtiği". erkekler arasındaki tabirle kendisi askerliği yemiştir, * sıfatında değildir artık, zaten birkaç güne evine barkına da gider, bir bakarsınız sol frame basketbolcu isimleri ile dolar taşar, benim gibi pek anlamayanlar "bunlar kim ola ki" diye bakınırken, nba takipçileri sevinir. hangi basketbolcu kaç para almış, hangi kavgaları etmiş, sevgilisini aldatmış mı? cevapları pek yakında... çok zor bir süreci atlattı hayatında, birçok yaşıtına göre çok zor koşullarda askerlik yaparak, geçmiş olsun, sözlüğümüzde olsun yeniden demek düşer bizlere.
  • nba'de 30 takım var ve herbirinin kadrosunda 13-14-15 civarı oyuncu var. biz ortalama 14 diyelim. basit bir hesapla bu ligdeki oyuncu sayısını 420 olarak hesaplayalım. hadi yuvarlak 400 olsun...
    iddia ediyorum juanlepen bu adamların hepsini tanıyordur. nba'de bir oyuncuyu mu merak ettiniz? girin efendim galatasaray sözlüğe, aslan ara'dan juanlepen entrylerine bakın, gerekli bilgiyi elde edeceksinizdir. istediğinizi bulamadınız mı? o zaman bir sorun var demektir. çünkü altında juanlepen imzası olmayan bir basketbolcu görmek neredeyse imkansızdır.
    konuyu sadece nba'le sınırlamak bu yazarımıza haksızlık olur. diğer konularda da son derece okunası şeyler yazmaktadır. şahsımın galatasaray sözlük'te zevkle takip ettiği ve etmeye devam edeceği yazarlardan biridir.
  • türkçe olarak girdiği entrylerin %90'ı yabancı sitelerden, nba oyuncularına ait twitterlardan, futbolcuların kişisel sitelerinden el emeği göz nuru olarak çevrilmiş entrylerdir. nerden biliyorsun diye soranlara "gözümle gördüm" diyebilirim. kendisi bazı yerlerde sözlüğü okumamakla vs suçlanmış, entrylerini niye çevirmiyor diye tepki alıyor. yahu ayıptır günahtır, daha bir kere gs sözlük moderasyonuna patlamamış, bir kere ortadaki tartışmalara girmemiş, kendi tarzında yazılar yazan bir arkadaşımız. mesaj alıyor, alıntıları da çevirin diye, ona da ok diyor ama bir bakıyor ki alıntı yaptığı halde entrysi siliniyor, ona da ses çıkarmadan devam ediyor yazmasına, ama yine eleştiriliyor. sanırım geriye dönük tüm alıntılarını çevirmesi beklendi ama bir insanın zamanının kıymetli olabileceği hiç akla gelmiyor. yakınım olduğu için değil, bizzat nasıl bir yazar olduğuna 2 seneye yakın zamandır şahit olduğum için vurgulamak isterim ki, juanlepen gibi farklı renkte yazanları buraya küstürmeye gerek yok, bir şey rica edildiğinde "peki" diyen bir adamın entrysini silip ( hem de formata uygun olduğu halde), bir de orda burda "s.kinde değil", "ingilizce bilmeyenleri küçümsüyor" tarzı ifadelerle laf sokarsanız, o adam da madem hakkım var çevirmemeye, çevirmem der, geçer gider. * *

    burda bazen entrysi silinecek arkadaşlara mesaj atarım "yahu olmaz bu, düzelt diye". kendisinde ait entryleri ise, format dışı ise çat diye silerim, bilirim ki hiç bir itiraz etmeden ya düzeltir ya tamamen siler.

    juanlepen, galatasaray sözlük'te farklı yeri ile kalması gereken değerler arasındadır, sizlerin 1 cümle halinde okuduğu entryleri bile araştırıp, doğrulayıp öyle yazmaktadır. kendisi gibi 30 yazar olsa burası çok daha renkli, geniş yelpazeli bir sözlük olurdu.
  • bir insan tüm basketbolcuların değerlerini nasıl aklında tutar arkadaş? anladık, kendisi iyi bir iktisatçı ama bu kadar hafıza da bence akıllara ziyan. sadece basketbol olsa yine iyi, dünya futbolu konusunda da yaşlardan mevkiilere, transfer ücretlerinden sakatlıklara her konuda bir fikri var. bir de sanmayın ki yazmasa da galatasaray ile ilgisi az, tam tersine puan kaybedilen galatasaray maçlarında modu 180 derece değişebilen bir fanatik ve de galatasaray konusunda bilgili. kimse biz ne konuşurken bu adam ne diyor diye düşünmemeli, ben şahsen kendisinin dertsiz tasasız sakince yazılmış, tartışmaya açık olmayan entrylerini gülümseyerek okuyorum.
  • kendisinin yerinde olsam iddaa olayını bırakırdım. zira 6 maç yazdığı ve de tamı tamına 3 liraya 5888 tl veren kuponu tek golden, evet evet tek golden yattı. hani yazdığı takım handikaplı yeniverse olacak ama 45. dakikada 1-0 olan maç 1-0 bitiverdi. şimdi normalde insan isyan eder, bu iddaa oynanmaz der filan di mi? yok efendim, bu bir ışıkmış, sevinmek lazımmış, bugün bir golle kaybeden yarın bir golle kazanırmış. daha da bir şey diyemeyeceğim. *