resim
José Rodríguez Martínez
Takım:Flamurtari FC
Mevki:Merkez Orta Saha
Yaş:31
Boy:1.80
Uyruk:İspanya
  • 652
    bir oyuncuyu ancak ve ancak sistemli bir takımda , istikrarlı şekilde oynatıp verim alamazsanız eleştirebilirsiniz. jose için bu geçerli değil ve o yüzden yapılan olumsuz eleştirilerin bir anlamı yok. denayer'in başlığı altında da yazmıştım ama adaletsiz forma dağıtımı ve istkrarsızlık bu oyuncuları mental olarak olumsuz etkiliyor. sahaya kendilerie veremiyor ve takımla bağ kuramıyorlar. oyuncuların yaşı çok genç ve normal bir tepki veriyorlar.
  • 595
    galatasaray futbol takımında forma şansı bulamaması tam anlamıyla bir fiyaskodur. hamza denen adamın evlatları olan selçuk ve bilal'i toplasan şu çocuğun sol ayağı etmez.

    hamza'nın yapmış olduğu bu evlatçılık, ayrımcılık, adam kayırmacılık artık benim midemi bulandırıyor. göz göre göre böyle yetenekli çocukların haksız yere piç edilmesini görmeye dayanamıyorum.

    ama pardon yine ergen ergen yorum yaptık, hay aksi. pankart yok mu pankart, ondan konuşalım.
  • 903
    kendisi türk olsaydı ya da konya'dan falan gelseydi başlığına neler yazılırdı çok merak ediyorum. yahu genç adama sabredersin ama yetenekliyse. bruma'ya sabretmeyi anlarım bak. adam yetenekli ama mental sorunları var. arkadaş bu adam pasın şiddetini, yönünü, hiçbir şeyi ayarlayamıyor. neyin sabrı bir anlatın. o çok eleştirdiğiniz yabancı düşmanlığından daha tehlikeli bir şey varsa o da her gün bu sözlükte yaptığınız yabancı seviciliği haberiniz olsun. iyi futbolcu vardır kötü futbolcu vardır. lütfen objektif olun. bilal'i zaten geçtim emre çolak'ın tırnağı etmez gözümde.
  • 35
    doğrusu hiç tanımıyoruz. genç ve real madrid kökenli. real madrid alt yapısından çıkıp real madrid'de oynamak imkansız gibi bir şeydir. tıpkı fener gibi. onun için bizde iş yapabilir ya da çıkış yakalayabilir. ancak yeterli şans bulabildcek mi?

    melo'nun yerine alınmış olması fikri çok komik. melo'nun yükünü 20 yaşındaki genç bir futbolcu kaldırabilir mi, kaldıracak kapasitede olsa bize yedirirler mi?
  • 492
    oynadigi her mactan sonra oturup hakkinda yazi yazmak geliyor icimden. oylesine muthis bir oyuncu ki, bize gelmesini sadece tembelligine baglayabiliyorum. topu gordugu ve topun arkasinda oldugu muddetce yapmasi gereken her seyi muhtesem yapiyor ve rakibin kosularini iyi analiz edip pas arasi yapiyor, rakibi kovaliyor. ancak ne zaman topun onunde kalsa hareket etmeyi birakip tembel davraniyor.

    zaten bu dedigimi de yapiyor olsa real madrid'in bu adami birakmasi mumkun olmazdi. muhtesem bir yetenek. daha once de yazdim yine yazayim, turkiye super liginden ilk 11 yapacak olsam ilk sececegim oyuncu kendisi olurdu. topun arkasinda olmadiginda yaptigi tembellikle bana ivan de la pena'yi hatirlatiyor. daha 18 yasinda barcelona a takimda oynamaya baslamisti, muhtesem yetenegini gozardi etmek imkansizdi. ancak 3 sene sonunda oyun tembelligi yuzunden gozden cikarildi. hos gittigi takim da o donemin en sukseli italyan takimi lazio'ydu. fakat yasadigi sakatliklar performans vermesine izin vermedi. ispanyaya geri donup espanyol formasi giydiginde ise oturdugu yerden takimi yoneten birine donusmustu.

    aslinda de la pena'yi ilk kesfettigim yillarda tugay'a cok benzetiyordum. tugay da futbola basladigi ilk yillardan sonra benzer bir doneme girmisti. belki de 99'da takimdan gitmesine izin verilmesinde o oyun ici tembelliginin de etkisi vardi. tugay futbol icinde sacma kosular yapmadan, kosu mesafesini artirmadan ve tembellik de yapmadan tek ve net pas oyununu 32 yasindan sonra cozdu. sonrasi malum, blackburn rovers'in efsaneleri arasina girdi. de la pena ise prilo tarzinda bir oyuncu olmaya evrildi fakat asla super star olamadi.

    rodriguez ise bacak boyu nedeniyle belki, de la pena ve tugay'dan ayriliyor. tugay ve de la pena kadar teknik olmasa da onlar kadar iyi saha gorusune ve yumusak ayaklara sahip. vurus teknigi de la pena'dan cok daha dusuk, tugay kadar iyi pasor degil ancak zidane gibi iyi oldugu seyleri futbol akliyla birlestirebilen bir oyuncu. zidane'in da en buyuk avantaji bacak boyu ve ayaklarinda beyni var gibi oynamasiydi. yanlis anlasilmasin rodriguez'e zidane gibi iyi demiyorum, futbola yaklasimlari birbirine benziyor diyorum. zidane de dribling uzerinden oynayan bir oyun kurucuydu. uzun paslarla quarter back misali oynamazdi. rodriguez de oyle.

    bu noktada tekrar katedilen mesafeden bahsetmek gerekiyor. bilal'in cok mesafe katedip takima katki verdiginden bahsedilmis 26 eylul antep macinda. umut'un da cok kostugundan bahsediliyor podolski iyi oynamadi denilip. ben de sunu soyluyorum, dunyanin en sacma istatistigidir katedilen mesafe. tek basina hicbir anlam ifade etmez. turk teknik direktor masturbasyonundan baska bir sey degil. adamlar bu mesafe uzerinden disiplin uyguladiklarini falan saniyorlar. kosmayan oyuncu oynamaz deniyor mesela. peki ne zaman kosan oyuncu? nasil kosan oyuncu?

    bilal antep macinda 30 ve 65 arasi futbol oynadi dogru. ancak bunun disinda kalan zamanlarda hicbir etkisi yoktu oyuna. mac basladiginda surekli yanlis tercihle selcuk tarzinda oynadi. bunu birakmasiyla takim futbol oynamaya biraz daha yaklasti. 65 sonrasi ise aslinda rakibe basacak hali bile kalmamisti. yaptigi dusuk tempo saglik kosularinin kosu mesafesine katilmasi yaptigi isi iyi gostermemeli. ozellikle sneijder'in yerine gectiginde 3 metre onundeki oyuncuyu bile kovalamamaya basladi. cikmasi gereken kisi bilal'di, yerine emre gecmeliydi.

    rodriguez'in katettigi mesafe ise hep efektif alan kosusu. topun onunde kaldigi zamanki tembelligi atarsa bu adam her mac 12 km ile tamamlar. eger tabi bu istatistik hosunuza gidiyorsa bundan heyecanlanabilirsiniz. hamza da kendisini asla kesemez. fakat ben 12 km kosmasindansa 11 ile mac bitirip o topun pesinden kosmaya calistigi anlari yasamayip (ozellikle orta sahadaki diger oyuncularin yerlerini kaybetmesinden dolayi olan) onun yerine tembellik yapmamasini tercih ederim. cunku biri futbolcuyu yorarken digeri ise rakibin alanini daraltir.

    ideal bir dunyada galatasaray'in orta sahasi 3 oyuncuyla yapilirdi. boylelikle melo'nun eksikligini hissetmezdik. maalesef turkiye'deki futbol anlayisinda capa oyuncu fetisi var. bu nedenle chedjou'yu melo'nun yerinde gorme olasiligimiz yuksek. eger bursaspor olsaydik bunu hakli bile bulabilirdim. mesela su anki bursaspor'da huseyin cimsir olsaydi yine sampiyonluk adayi bir takim olurlardi.

    biz ise top oynamadan kazanamayiz. rakipten daha hizli top cevirip, rakipten daha iyi bosluk oyunu yapmamiz gerekiyor. cunku biz galatasaray'iz, bursaspor degil. bunu saglayabilecek takimdaki tek oyuncu rodriguez.

    melo'nun menejeri eger gelmesini sagladiysa adama ekstra'dan 1 milyon euro versinler sesimi cikarmam. eger scout ekibi baski yapip getirdiyse adamlara zam yapsinlar. bu transferi kim bilincli olarak isteyip gerceklestirdiyse allah razi olsun. dun aksam maci pep ile birlikte seyrettik, her top rodriguez'e geldiginde aaa uuuu ooo demekten yorulduk, adam guzel futbol adina hareket yapmaktan yorulmadi.

    muhtesem futbolcu.
  • 245
    vallahi ben nefret ederim tek maçlık geniş analizlerden. dzemali olsun hatta ontivero vs burda ilk maçla övülürken ben sert biçimde karşı çıktım.

    ancak interle oynadığımız hazırlık maçında 10 dk oynadı orda da hoşuma gitti bu adam.

    18 ağustos 2015 real madrid galatasaray maçında da çok beğendim. pas hatası yapıyor çok fazla diyenler olmuş belki ben kaçırmışımdır benim gördüğüm 2 tane pas hatası oldu.

    çok soğukkanlı oynuyor bir kere. güçsüz değil ayağı temiz dikine gitme konusunda da sıkıntısı yok. ve en önemlisi doğru oynuyor. ilk an diyosun böyle yapamıycak heralde. ama yapıyor genellikle istediği hareketi bu onu faydalı bir orta saha haline getiriyor.

    ben bu adamın oynadıkça faydalı olacağını düşünüyorum çok beğendiğim. yürüyedur.
  • 713
    21 kasım 2015 galatasaray antalyaspor maçında iyi oynamıyor. ilk yarıda hakan balta'ya tehlikeli alanda geri pas attı gol yiyorduk. 2. yarıda bu sefer direk rakibe topu attı yine gol pozisyonuna girdi rakip. kontraya çıkacakken 2-3 sefer de hücumda pas hatası yaptı. ayağına hakim, tek pası çok iyi yapıyor ama defansif pozisyon almada sıkıntısı var. bunları yazarken de gol yememize sebep olan hatayı yaptı.
  • 1025
    elimizdeki en iyi santrfor alternatifinin podolski olduğunu ve sinan'ın da sakatlandığını göz önüne alınca, lazio maçında rodriguez veya emre çolak'ın mutlaka kanat olarak oynaması gerektiği sonucuna varıyorum (oynama yasağı olmasa linnes de düşünülebilirdi). eğer emre'ye de rodriguez'e de forma vermezsek, geriye bir tek ihtimal kalıyor. sneijder solda, olcan sağda, bilal de forvet arkasında oynayacak. bunu yapmaktansa iki genç futbolcudan birine kendini ispatlama şansı vermek daha mantıklı diye düşünüyorum (yasin bu kadar formsuzken ancak sonradan oyuna girebilir).

    bence rodriguez emre'ye göre bir adım önde. dribling ve pas özelliği var, "rodriguez kanattan topu taşısın, ceza sahası civarına geldiğinde sneijder ve podolski ona yaklaşıp verkaç yapsın ve böylece pozisyon üretelim" deyip bunun üzerinden antrenman yaparak takımı bu hücum planına alıştırmak faydalı olurdu. yoksa yasin'in çalım deneyip top kaptırmasına, umut bulut'un topu kontrol edemeyip taca çıkmasına, sneijder'in ceza sahası çevresinde dört dönüp pas atacak biri bulamayınca eli mahkum geriye oynamasına, olcan'ın orta yapmak için gerilip önü kapandığı zaman "şimdi ne yapacağım" diye çırpınmasına aynen devam edeceğiz.

    şu anki hücum kısırlığında birilerinin topla rakibin üzerine gidip risk alması gerekiyor, bu emre olur rodriguez olur, hatta chedjou bile olur. yeter ki bunu deneyecek yeteneği ve çalışkanlığı olan bir futbolcuya şans verelim. ama hücum hattında aynı verimsiz futbolcuları oynatmaya devam edersek sahadaki oyunun değişmesi de elbette mümkün olmaz.
  • 41
    fm 2014'te teknik, pas ve uzaktan şutu 20 üzerinden 17; hız, markaj ve top kapması yine 20 üzerinden 11'dir. bu rakamlar üzerinden konuşacak olursak defansif açıdan bir savaşçı değil; fakat iki yönlü oyunu dengeli kurabilen bir orta oyuncusu jose rodriguez. ayrıca 1.80 boyunda ve 72 kilo civarındadır. yine de en güzel yanıtı elbette sahada kendisi verecektir, bekleyelim. *
  • 947
    mustafa denizli'nin aradığı türden yetenekli ve hem de real madrid patentli bir futbolcu olup da nasıl bu kadar kolay gözden çıkarılıyor akıl sır erdiremediğim futbolcu. gençler hata yaparlar, pişmeleri ve daha iyi olmaları için zaten sabır gösterilmeli ve kendilerine arka çıkılmalıdır. hem genç olsun hem de süper olsun diye bir şey yok, bu adama çıkıp "kazma yææ" diyen de iyi niyetli değildir. tamam işte elbette hiper süper değil ama bir şeyler var bu çocukta, emre çolak'ta da var, bruma'da da var, herkeste var!

    niçin elimizdekini yok pahasına defedip komşunun tavuğuna halleniriz ki?
  • 610
    maxi pereira'ya ne gerek var, elimizde mis gibi sabri var diyenler tarafından yönetiliyoruz. bernabau'da real'le oynadığımız maçta enfes top oynayan adamı doğru düzgün oynatmadı birdaha hamza. kendi adamlarını kayırıyor işte, gözünüzle izleyin şu takımı, beynini kullan biraz gözünü açık tut. sene başında bilal transferiyle ortalığı yıkanlar, iki üç galibiyetle yuttu sözlerini. ben yutmuyorum. ha inşallah yeneriz bugün ve inşallah bilal yine gol atar. ama bu gerçekleri değiştirmeyecek yine.
  • 671
    malum 7 kasım 2015 rize deplasmanında güzel bir mağlubiyet alarak evimize döndük.

    sonuç rize'yi küçümsememizin cezasıydı.

    ancak maça ilişkin bir kaç kelime jose rodriguez üzerinden etmek istiyorum. çünkü mağlubiyetin faturasının bu adama kesilmesine gönlüm razı gelmiyor. zira jose rodriguez rizespor karşısındaki kadronun oyuncusu değil. bu adam sürekli pas isteyen ve topu kaybetmeyen oyunculardan kurulu bir takımın futbolcusu. özetle umut bulut, sabri sarıoğlu ve burak yılmaz ile aynı futbol düzleminde bile yer almıyor.

    rodriguez sürekli geri koşmaların oyuncusu olamaz. sen atak yapacaksın. umut efendi kaval kemiğiyle topu rakibi için stop edecek ya da en olmaması gereken yerde elini kaldırıp pas isteyecek, sonra da tekrardan aynı senaryo için tüm takım geriye koşup top kapacaksın...

    işte böyle olunca sneijder ve jose rodriguez'den kurulu orta saha başarısız oldu.

    futbol aynı dili konuşan oyuncularla oynanır.
    yoksa kötü takım olursun. tıpkı rizespor karşısındaki gibi.
    galatasaray jose rodriguez ile oynar. bence çok da iyi oynar. hatta çıkarabileceğimiz en iyi kadronun içerisinde jose rodriguez var. ama o takımın forveti mesela eldeki oyuncular içerisinden podolski. sağ taraf oyuncusu emre çolak. malesef taş gibi maç başına 13 km koşu mesafesini geçen bir orta alan oyuncumuz yok. o zaman selçuk veya bilal... belki lisansını çıkarmayı ocak ayında becerebilirlerse großkreutz...

    ama umut, burak ve sabri değil.

    bu sezon kimin şampiyon olacağı umrumda değil. fakat eleştiriler haklı çıktı. bana göre hamza hoca kendisine verilen şansı kullanamadı. evlatlarım diyerek takım yönetilmiyor. leş gibi futbol oynuyoruz. elimizde fenerbahçe'yi 10 sene geriye götürecek bir fırsat var. bol keseden harcadıkları paranın fenerbahçe'yi batırması bir başarısızlıklarına bakar. azıcık futbol oynasak ligi rahatlıkla alırız. ama bu şansı kullanmıyoruz. çünkü evlatlar oynayacak. üzülmemek elde değil. sene 2015. hala burak, umut ikilisi ile maça çıkıyoruz. burak ve umut ikilisi ile maça çıkıp sonra da iyi futbol ve galibiyet beklemek... pille çalışan aleti şebeke elektriğine bağlamak gibi. olmuyor makina yanıyor haliyle.
App Store'dan indirin Google Play'den alın