resim
José Mário dos Santos Félix Mourinho
Görev:Teknik Direktör
Takım:Benfica
Yaş:63
Uyruk:Portekiz
  • 3620
    yapı muhabbetini son verdiği röportaj ile italya basınına taşımış olan kişi. "her düzeyde kendini gösteren bir siyasi güç" olarak tanımlamış olması birilerini zor durumda bırakmış olacak ki kulübün iletisim sorumlusu alper yemeniciler kendisine "kibarca" bir tekzip geçmiş.

    oysa bunu ağzından salya akıtarak söyleyen adamlar kanaat önderi. aynı alper yemeniciler ile whatsapp üzerinden sürekli dirsek temasında. taraftarını bu fikriyata getiren, jose mourinho'ya 20 milyon euro bağlayan ile aynı fenerbahçe.

    hocanın yurtdışı röportajında siyaset kelimesi geçtiiye fırça yiyip hemen geri vitese takan son kale mi olur?
  • 3005
    "türkiye'deki rakiplerimizin maçlarını olabildiğince fazla izlemeye çalıştım. hem canlı, hem televizyonda. rizespor, benim bu ligde gördüğüm en iyi takım."

    maç öncesi böyle bir yorumuna denk geldim. ilk troll sandım ancak değilmiş. ya olası puan kaybı için yol yapıyor da futbol kendisinden geçmiş.

    (bkz: 25 ağustos 2024 çaykur rizespor fenerbahçe maçı)
  • 3529
    kibir abidesi.

    köpek çağırır gibi hakem çağırması yakışıksızdı.

    kendisine yansıması olacak bir nokta gözden kaçırılıyor. bjk’nin hollandalı yabancı hocası yollanıp camianın çocuğu serdar topraktepe göreve geldi, o da bütün kadroda unutulanlar dahil takımı verimli kullanıp fb’yi yendi. eğer bjk’de bu durum sürerse ve fb’de mo bir iki defa daha teklerse, “ne varsa yerlide, camianın çocuğunda var” muhabbeti gene hortlar. balıkçı yaka kazak reis aşağıda kalorifer dairesinde aportta bekliyormuş zaten.

    otelde yaşayıp daha önce defalarca yaptığı gibi tazminat hesapları yaparak guardiola’ya laf yetiştiriyor muhtemelen. alsana bir tüyo jose mo : eğer “ galatasarayın kadrosu daha iyi zaten daha büyük ve başarılı kulüp” vs.. gibi laflarla galatasaray’ı översen, seni ertesi gün kovarlar ve tazminatını alırsın. bu da kıyağım olsun sana “crying one”.
  • 2013
    2007 yılında chelsea’den kovulduktan sonra tottenham jose’ye teklif yapmış ancak portekizli çalıştırıcı londra’nın mavilerinin koyduğu madde gereği tazminat dönemi boyunca ingiltere’den chelsea dışında bir takım çalıştıramayacağı için kuzey londra ekibinin başına geçememişti.

    2008 yazında ise portekizli çalıştırıcının, jorge mendes ile beraber son iki sezonu kupasız kapatan katalan ekibi barça’nın koltuğunu gözüne kestirdiğini biliyorum.hatta iş sadece imzaya kalmıştı. barcelona’lı yöneticiler chelsea ile olan maçlardaki açıklamalarından dolayı portekizliye sıcak bakmasalarda portekiz’e giderek ünlü menajer jorge mendes’in lizbon’daki ofisinde mourinho ile görüşme yaptılar. jose oyun anlayışında defansif anlayışından vazgeçeceğini ve hücum planlarını etkileyici bir sunum ile anlatarak yöneticileri ve başkan laporta’yı etkilemişti.

    sunumun sonunda anlaşma kesinken başkan laporta son bir şartını sundu ve jose’den basınla ilişkisinde sivri dilini yumuşatmasını istedi. o ana dek yöneticilerin her isteğine karşılık şeyler sunan mourinho durdu ve “bunu düzeltmem çünkü ben bu yüzden mourinho’yum” dedi. bu sözün ardından başkan laporta eşliğinde barcelona’lı yöneticiler odadan çıktılar ve görüşme sonlandı. bir kaç hafta sonra barcelona alt yapı antrenörü guardiola'yı takımın başına getirirken, portekizli çalıştırıcı italya'nın yolunu tuttu.
  • 3621
    itaya'da verdiği röportajda galatasaray'ın siyasi gücü sayesinde başarılı olduğunu ima eden zat. italyanlar gerçeği merak edip 21 eylül 2024 fenerbahçe galatasaray maçının tekrarını izlerlerse okan hocanın mourinho'nun suratını hiç olmayacak organlarıyla tokatladığını görerek gerçeğe vakıf olabilirler.

    daha sonra aynı kulvarda yarıştığımız avrupa liginde iki takımın performaslarına bakıp kafasına huni, altına bez koyup ali koç'un yalısına geri gönderebilirler bu özel keresteyi. keza saçmalıkları sadece orada alıcı buluyor.
  • 1700
    vay benim garip hocam vay benim yiğit hocam deyu peşine takılasım var mourinho hocamızın. önce madrid'te kurda kuşa yem oldu, sonra da gitti ''uzun zamandır yoktum biri demiş öldü, şimdi de yazsınlar kral geri döndü'' edalarıyla londra'ya. o üstünden güneşler eksik olmayan, cennetten bir köşe şehre(!) ikinci senesinde bir şampiyonluk bahşetti. bununla da yetinmeyip mavilerde ne kadar çer çöp artık varsa hepsini temizledi. üstüne bir de premier lig buglarından olan kendisinin chelsea default taktiğini entegre etti. tam arayı açıp ligi domine edecekken de birkaç kendini bilmez sonradan görme çocuğun ihanetine kurban gitti.

    ha mou hocamın bu süreçte belki de tek suçu kurt zouma denen futbola yabancı elemanı ilk on birde oynatmasıydı. ne vardı bu elemanda bu kadar ısrar edecek onu hala anlamış değilim ama çok net ki kellenin gitmesinin en büyük sebeplerindendi. gerçi zouma'nın da hakkını bir konuda vermek lazım, neredeyse tüm takım kasten kötü oynarken kendisi gerçekten kötü olduğu için kötüydü. yani ihanet etmeyen ender isimlerden biri oldu zira futbol ona ihanet etmişti, kendisiyle hiç iyi anlaşamayarak.

    chelsea'de mou hocanın adamları da var mıydı elbette vardı ancak diğer taraf daha kalabalık olunca savaşı kazanamadı mou hocam. yok eva carneiro'yu neden kovmuş falan. canım mou'nun başını yemek için olmayacak bahaneler ürettiler. zaten türlü dedikodulara göre eva denen mahalle karısı! * (doğuş denen cahile selamlar) kovulduktan sonra chelsea futbolcularını ayartıp mourinho'ya karşı dolduruşa getirmiş. olmayacak iş mi? değil, babacım orası ingiltere ingiltere. imparatorlukları yıkan, savaşlar çıkartan, milyonlar öldüren entrikanın vatanı orası. ha bir de eva hanım üstüne gitti mourinho hocaya tazminat davası açtı. sonra da davayı geri çekti durduk yerde. kim bilir el altından nelerin pazarlığını yapmıştır bu kadın. şeytan yemin ediyorum ya, rıdvan yanında halt etsin.

    neyse sakinim, mou londra'dan ayrılınca manchester taraftarları ellerini ovuştura ovuştura beklemeye başladı tabi. taraftar istiyordu ama taraftarın istemesi yetmezdi. kulübün tanrısı sir alex ferguson'un oluru alınmadan manchester semalarında kuş uçmazdı. gözler sir alex'e çevrildi. sir, mourinho'ya epey de istekli bir şekilde onay verip destek olunca manchester united'ın patronu oldu. oldu da... işlerin kötüleşmesi duraklamadı. gitti pogba denen gamsıza 100 milyon avroyu verdirdi, bütün okları gereksiz yere üzerine çekti. sene boyunca da pogba'nın kötü oynadığı her maç kendisi de ağır eleştiriler aldı. olmayacak transferlerle kendi meşhur taktiğini bozdu, ben her şekilde başarırım dedi ama başaramadı. statik forvet ibra başına bela olunca, ses de çıkartamadı. ander herrera olmasa kefeni yine giydireceklerdi ama sayesinde yırttı. pogbalar, ibralar değil kendisini sezon başında üvey evlat muamelesi yaptığı herrera kurtardı. yine de sezon başında alınması ihtimal dahilinde olan 6 kupanın 3'ünü kazandı, 1'ini de daha oynayacaklar. mourinho bu, o kadar da fark yaratsın değil mi! mesela pep sezonu sıfır kupayla kapattı.

    onun dışında esas mevzu gelecek sezon özelinde. yıllardır mou'yu yakınen takip ederim ama hiçbir dönem şimdiki kadar çaresiz kaldığını görmemiştim. seneye manchester'daki son şansı olacaktır. premier lig'i aldı aldı alamazsa kellesini alacak yönetim. geçen seneki futbolla almasına imkan yok, ee yeni bir taktik üretecek kadar vakti de olmadı. chelsea default taktiğine dönmeye niyetli ama o taktiği oturtmak daima bir seneden fazla sürüyor. yani chelsea taktiğine dönse önünde 2 yıllık bir şans olmadığı için yine kelle gidecek. tek çare şimdiki düzenini geliştirmek gibi duruyor. lukaku transferi bu konuda hayati önemde zira geçtiğimiz sezon manu'yu yakan ibra'nın statikliği ve az koşması oldu. lukaku tam ters profilde bir oyuncu. hem hareketli, hem fizikli, hem de golcü. bir kanat takviyesi ve hakiki bir ön libero ile acaba dedirteceklerdir. yine manu'nun bir başka sorunu da mata ve rooney'nin aynı anda kullanılmasıydı ki rooney de gidecek gibi gözüküyor. stopere lindelöf gelince o bölge biraz soluklandı. şu an orta sahaya yoğunlaşacaklar.

    şimdilik bekleyeceğiz mourinho hocamızın son bir hamlesi daha var mı yok mu öğrenmek için. yeni sezondaki ilk epl maçını iple çekiyorum manchester united'ın. orada az çok detaylar belli olacaktır, diziliş, mentalite, kadro vs. açıkçası tek umudum, italyanların zeki ama asi çocuğu conte'nin londra cephesinde bir kavga çıkartıp sezon ortasında takımdan ayrılması. yoksa işler zor gözüküyor hem de çok zor gözüküyor.
  • 4603
    (bkz: 16 ağustos 2025 göztepe fenerbahçe maçı)

    çok uyanık, çok sinsi. yaptığı, konuştuğu her şeyi belli bir plan çerçevesinde gerçekleştiriyor.

    dünkü maçta rakibinin sert savunmasını ön plana çıkaran konuşmalar yaptı.

    oysa ki mevzu bu değildi. fb zaten hiçbir şekilde kaleye gidemedi. birçok pozisyon verdi. rakip biraz akıllı olsa çok rahat iki gol yerdi. penaltı dışında şutun bile olmamış.

    kötü oyununu gizleyen konuşmalar bunlar. sanki 90 dk tek kale oynayıp rakibi şut yağmuruna tutmuş da olmayınca olmuyor diyor.
  • 3395
    artık ağlamaları başka bir boyuta ulaştı.

    sen kimsin de ne kadar kötü ya da seviye olarak düşük de olsa bu lafları edebiliyorsun paranı kazandığın bu ülkenin futboluna?

    bir de çıkıp "we are clean" demiş. herkesten özür dilerim ama ulan bok çukurunun içerisinde yuvarlanan, herkesi bu pisliğe bulaştırmaya çalışan bir camia nasıl olur da temiz kalır. he eğer temiziz diyorsan o zaman sen elini boka bulaştırmıyorsun yerine başkaları yapıyordur. hani şu dilinizden düşürmediğiniz "yapı" olmasın sakın pis işlerinizi yapan?

    utanmadan bir de akıl veriyor. sanki bana bilir kişi. yok instagramına koyacakmış falan filan. sen kimi neyle tehdit ediyorsun? hadi diyelim burada yapı var avrupada ne var sapı mı?

    en çok kızdığım da "türkiye ligi'nin ne olduğunu görecekler" demesi. madem beğenmiyorsun s.ktir git. ulan tamam biz seni yıllardır izleriz biliriz nasıl konuştuğunu da sen hakikaten pislikmişsin. ingilterede, italyada, ispanyada bunları söylesen adamı sınır dışı ederler. o yüzden adam asıl yüzünü saklıyormuş.

    valla en çok buna sinirlendim. adam marka değerinin, ülkenin insanının, kendi yarattığı değerlerin içinden geçti kimse sesini çıkartamıyor. fatih hoca organize kötülük dedi diye yemediği ceza kalmamıştı zamanında. adam koca ülkeyi "instagram" ile tehdit etti ya. hala inanamıyorum. 5 milyon takipçim var diyor bir de. güler misin sabaha mı bırakırsın? ne zannediyorsun sen kendini kardeşim?

    edit: az alkmaar maçında göreceğiz bakalım yapıyı. s.a.ç filan aklınca yok mourinho döndü, işte bu filan diyorlar. 3 gün sonra göreceğiz bakalım mourinho dönmüş mü? bitik trabzonspor'u hakemle uzatmada zar zor yenen takımın taktik dehasını övenler 3 güne yine gerçekle yüzleşecekler.
App Store'dan indirin Google Play'den alın