bize geri gelse iki hafta sonra tekrar gömülecek futbolcu. hiçbir şey demezlerse boyu kısa derler. osimhen’e bile bitiriciliği zayıf diyenler oldu. kerem’i kovdu bu taraftar. komşunun tavuğu komşuya kaz görünürmüş.
1627
hayat çok garip. okan buruk kendisinde ısrar ederken okan buruk hakkında “kazımcan’ı köreltiyor” eleştirileri yapılırken şimdi meğerse angelino’yu harcayan onda ısrar eden okan burukmuş. her gün yeni bir şey öğreniyoruz.
1628
gönderilmesi değil alınması yanlış olan futbolcu. milot rashica dışında sisteme uyup da vazgeçtiğimiz bir oyuncu olmadı okan buruk döneminde.
(bkz: ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlayamaz.)
1629
izlemesek inanacağız, bizdeyken kazımcan’dan bile kötü oynuyordu. bizim dörtlü sisteme uymamıştır alışamamıştır vs anlıyorum ama en iyi özelliği dedikleri orta açmayı bile beceremiyordu bizde. ne yalan söyleyeyim savunmada kazımcan bile kendisinden daha çok güven veriyordu bana. şimdi roma’daki sistemde verimli olması gol atması falan geçmişi değiştirmiyor. bizde yetersizdi ve gitti. yeterince şans verildi bu adama. öyle veya böyle, bizde tutmadı. okan hocaya eleştirilerim ortada ama angelino konusunda adamın bir suçu yok. ha belki üçlüye geçeceğimizi düşünüyorsa biraz daha takımda tutup deneyebilirdi. başka da bir hatası yok bence bu oyuncu özelinde.
kendisinden kurtulup 2 maç köhn izleyen herkes “oh çekmişti”. şimdi roma’da iki gol atınca badem gözlü olmuş. bizde kötüydü ve gitti, her hafta her maçtan sonra kendisini konuşmanın anlamı yok.
1630
şampiyonlar liginde fark yaratmıştı. ligi zaten bir şekilde koparıyoruz, bize avrupa’da oynayacak oyuncular lazımdı. kendisi de bunu sağlıyordu ama galatasaray taraftarı tarafından tefe konulup, değersizleştirildi. bizde oynadığı dönem kötü oynadığı maçları say desem, hatırlanmaz bile çünkü kötü oynamıyordu adam. standart bir performans veriyordu.
her maç 6-7’lik oynayan bir oyuncu iyidir. eğer sol bekinde marcelo oynamıyorsa, standart performans gösteren oyuncuların peşini bırakmalı taraftar. futbolu sadece golle ve asistle değerlendirmemek gerekir.
1631
tekrar transfer olsun dörtlü savunmanın beki olarak yine aynı performansı verir. o gün de defalarca yazmıştık bu arkadaş üçlü savunma oyuncusu diye.
1632
biraz kıpırdayınca ölen körümüz badem gözlü oluyor bayılıyorum. abi adam bizde olmadı. yerine getirdiğimiz adamların yetersiz ya da müzmin sakat olması başka bir fasıl. onu konuşuyoruz zaten. bizim problemimiz sacha boey'in sol bek olanını bulamamak. hatta o gittikten sonra sağ bek olanını da bulamamak. sisteme göre adam aldığımızı düşünüyoruz ama, daha ararken birbirinden taban tabana zıt adamların peşinden koşarken anlaışıyor vehbinin kerrakesi .
1633
her ayrintidan hoca elestirisi yapilmasi bezdiriyor artik. bunu okan hoca ozelinde soylemiyorum, her hocanin pozitif ve negatif yanlari var, ama bireysel oyuncular uzerinden sallamak sacma.
angelino ozelinde ders alinmasi gereken bir sey varsa futbolculara “ulkecek” daha sabirli olunmasi gerektigi. bunun icine hocasi ve taraftari birlikte dahil.
formsuz, belki mutsuz bir doneminde ugradi galatasaray’a. bekleneni veremedi. bu kadar. uzerinden destan kasmaya gerek yok. futbolcular da insan, ve herkes her yere adapte olamiyor, dogru zaman olmayabiliyor, ya da dogru yer olamiyor. dogru kisiler de olamayabiliyor belki hoca da buna dahil. en nihayetinde is futbolcuda bitiyor.
hayat boyle bir sey. kodu yazdim, enter’a bastim calismasi gerekiyor… ama calismadi? binsekizyuz parametre var.
angelino takim takim gezmis, en sonunda iyi hissettigi yeri bulduysa ne mutlu ona.
biz de elimizdeki degerleri bilelim sonra gidince herkes badem gozlu oluyor cunku.
1634
zaha, zaniolo ve ziyech haricinde ki onlardan bile önde keşkemdir. kendisini taraftar dahil çok erken yedik.
bu arada bir süre z harfi ile başlayan oyunculardan uzak dursak iyi olacak sanırım. bu neymiş. yeni fark ettim.
neyse.
kendisinin bizim takımımızda olmamasından sonra tek bir fikrim var. bizim takıma hücum bek olmuyor. angelino olmuyorsa kimse olmaz.
çünkü angelino hem bize çok isteyerek geldi. hem de hücum tarafında alabileceklerimiz arasında en iyisiydi. daha iyisini alıp getirebilme ihtimalimiz bence yok. oyunu da kurabilen, servis noktasında var olabilen, duran top atabilen, sürekli bindiren bir bekti angelino.
olmadı. tutunamadı.
bu sefer daha dinamik ve atletik olan bir hücum bek aldık. yine olmadı.
daha savunma meziyetlisini aldık, tam oldu dedim, yine olmadı. belki olmuştur da göremiyoruz ki jakobs'u sahada. oynasa da her maç adele tutuyor arkadaş.
bu bakımdan sanırım takım, parçalar, takım yapısı, oyuncu kimyası ve oyun sinejisi üzerine daha çok düşünmek gerekir.
aynı şeyi frankowski'de yaşama tehlikesi de var. oyuncu öğütüyoruz resmen. özellikle beklerimiz üç gün yaşamıyorlar mübarek.
1635
sezonun azımsanmayacak kısmında roma 3-5-2'sinin sol stoperi olarak oynayan, savunması kötü diye sabredemeyip gönderdiğimiz eski futbolcumuz. evet yeterince iyi değildi ama bir süre daha tölerans gösterilebilirdi. eren-angelino rotasyonu, eren-jakobs rotasyonundan daha çok güven veriyor, özellikle de devamlılık ve farklı dizilişlere adaptasyon konusunda.
1636
al-hilal'in sol bek transfer listesindeki hedeflerinden biriymiş. *
1637
20 milyon €'nun üzerinde bir teklif vermiş al hilal.
muhtemelen yeni rotası arabistan oluyor. roma da iyi kazanacak.
cuesta'ya 8, kutucu'ya 6, frankowski'ye 8, jellert'e 11 milyon patlatan takımın 5 milyon vermemek için oynatamadığı futbolcu. şimdi 20'ye yol alacak gibi görünüyor.
yani kaçan balık büyük olabilir bazen çok da takılmamak gerek fakat. büyük balığı kaçıran ekibin habire hamsi tutuyor olması mide bulandırıcı bi amatörlük seviyesinde. yani belli ki bu insanlar balıkçı değil ve gözü de görmüyor.
30m + verdiğimiz şu 4'lüye paket 20 milyon teklif gelse, o takım kardeş kulüp ilan edilir. rezilliğin vahameti o derece.
1639
galatasarayla yıldızının barışmaması hem talihsizlik, hem de taraftarın sabırsızlığıdır. bugün badem gözlü olmasın, adam bizimle olmadı yapacak bir şey yok.
1640
cuesta, jelert, frankowski, sallai, jacobs gibi isimlerle kendisine benzer bir anlaşma yapsaydık her birinden hasarsız ayrılabilirdik. erden timur vizyonunu mumla arıyoruz.
ne hikmetse dünya üzerinde sadece bizim oyunculara salça olmayan arap kulüpleri tarafından istenilen eski oyuncumuz. o paraya yunus akgün' ü alırsın, 24 neymiş angelino' ya.
1644
bizde olmadı ama kötü futbolcu da değildi. kostic’in ispanyol versiyonu bir kanat bek. bizde kalsa riera gibi sonradan açılabilirdi ama roma’daki futbolcuya 20 milyon üstü veren araplar bizde oynasa vermezlerdi.
1645
3’lü oynayan roma’da meziyetlerini göstermiş yetenekli futbolcu. 4’lünün bekinde, bir de dezavantajlarına önlem alınmadığı bir senaryoda kötü performans göstermesi şaşırtıcı değildi.
1646
henüz 28 yaşında olmasına rağmen ispanya, ingiltere, almanya, italya, hollanda, amerika ve türkiye'de forma giyen futbolcu. yakında suudi arabistan yapacağı konuşuluyor. önümüzdeki sezonlarda fransa, belçika ve portekiz'e de transfer yaparsa benzeri görülmemiş bir kariyere imza atabilir.