• 1326
    gördüğüm kadarıyla kendisi beğenilmiyor.
    belhanda beğenilmiyor. falcao, nzonzi, nagatomo, mariano, babel, diagne, feghouli, marcao beğenilmiyor.

    bunun adı nedir biliyor musunuz? herkes suçlu, sadece bir kişi suçlu değil.

    bana göre bu kadar kaliteli adam biraraya gelip ortaya bir şey koyamıyorsa bunun suçlusu bellidir.
  • 1329
    galatasaray futbol takımının oyun kurucusu, pasörü. illa birileriyle karşılaştırılacaksa bu isimler jose sosa veya emre belözoğlu olmalı. elmayla armutu karıştırmamak gerek. bu adamın etkili olabilmesi için topu ayağına aldığında rakip sahadaki oyuncularımızın defans arkasına topsuz koşu yapması gerekir ki seri'nin attığı pas bir işe yarasın. top seri'deyken yüzü seri'ye dönük şekilde ayağına top isteyen 5 adam varken bu adamdan ne yapması bekleniyor tam olarak anlamıyorum. fatih hoca rize maçından sonra* ''biz onyekuru ve jesse'yi defans arkasına sarkması için aldık'' gibi bir şey söyledi. bu da mı bir şey bir şey çağrıştırmadı size? aslında seri'nin yaşadığı sorunu çok iyi anlatan ve bire bir yaşadığım bir olay var. sözlük formatına uygun mu bilmiyorum ancak anlatmak istiyorum.

    olay lise yıllarımda geçiyor ancak başlangıcı ortaokula dayanıyor. ortaokuldayken 5 yılı birlikte geçirmiş çok iyi bir voleybol takımımız vardı. katıldığımız izmir turnuvasında smaçör olan ben ve pasörüm erkan rakip okullardan birini çalıştıran ve aynı zamanda ülkemizin en iyi altyapılarıdan biri olan arkas'ta hocalık yapan biri tarafından beğenilmiş ve arkas'a transfer olmuştuk. yani ikimizde yaş grubumuzun iyi oyuncularındandık. klasik türk ailesi zihniyeti, lise sınavı, sakatlık derken bu macera kısa sürdü ve o senenin sonunda farklı liseleri kazanıp lise hayatımıza başladık. yaptığımız ilk iş voleybol takımına girmek oldu tabi. şartlar çok zordu. ben iyi bir smaçör olsam da bana pas kaldıracak iyi bir pasörüm yoktu. pas kötü gelmesine rağmen bir şekilde o topa vurup sayı alabiliyordum ama. çünkü işi bitirecek olan bendim en nihayetinde. burada beni yani smaçör olarak oynayan kişiyi futboldaki kanat oyuncularıyla eşleştirebiliriz. onyekuru'ya kötü bir pas atılsa bile topu sağa çekip bir plaseyle iş bitirebilir mesela. benimle birlikte fena oynamayan bir smaçörü daha olan lise takımım kötü pasöre rağmen yine de başarılı oldu bu yüzden. ancak pasör erkan için aynı şey geçerli değildi. benim gördüğüm en iyi pasör olmasına rağmen kendi lise takımıyla maçı bırakın set bile alamıyordu. çünkü erkan ne kadar iyi top kaldırırsa kaldırsın o topa doğru şekilde hareketlenip işi bitirecek bir smaçörü yoktu. işte ben sezonun ilk yarısında* ne zaman seri'yi izlesem aklıma hep erkan gelirdi.

    ilk yarıda oraya seri'yi değil luka modriç'i, david silva'yı da koysak çok bir şey değişeceğini sanmıyorum. zaten hoca da olayın farkına varıp yuto ve mariano yerine saracchi ve linnes'i, babel ve feghouli yerine iki pır pır onyekuru ve sekidika'yı, belhanda yerine de daha çok ceza sahası koşusu yapan taylan ve emre akbaba'yı oynatmayı planladı. yeni oyuncuların tamamının ortak özelliği hareketli olup, topsuz koşu atabilmeleri. bu şekilde devam edildiği sürece seri iş yapar.
  • 1330
    15 ocak 2020 çaykur rizespor galatasaray maçı‘nda birkaç pozisyonda net olarak aksadı. ancak maç sonunda ifade ettiği söylenen “daha iyi olacağım” sözü benim için en önemli kısım.

    açıkçası seri ilk yarı boyunca umursamaz bir hava veriyordu. son maçlarda ise bunu değiştirme emareleri göstermişti. eğer performansındaki eksikliklerin farkındaysa ve üzerine çalışma isteği varsa ikinci yarı hem kendisi hem de bizim için iyi geçer. zira en büyük eksikliklerimizden biri seri’nin atacağı alan açan, pozisyon yaratan paslar.
    onu yapacak tek bir adam daha var ama ne onun oynamaya ne de taraftarın sabretmeye mecali var.
  • 1333
    genel bakış açısına göre bu ülke topraklarındaki futbolcuda olması gereken ilk özellik fiziktir. fiziğin iyi değilse işin zor kardeşim. oyuncuların geneli iki mücadeleye girmekten kaçınmaz hatta ayağını rakibin ağzına sokacak kadar da cüretkar adamlar doludur. hele ki orta sahada mücadelenin merkezinde oynuyorsanız işiniz daha da zor. orta sahada geneli çapa (kazma) ile oynayan takımlar nadiren seri gibi fiziği zayıf adamı yakaladılar mı eziyorlar. sanki herkes inadına onunla ikili mücadeleye girip ezmeye çalışıyor. ilk geldiğinde sneijder de bu problemi yaşamıştı ama sneijder rakipten uzak durarak bu sorunu minimize etmişti.

    seri ve dahası falcao'da gözlemlediğim problem bu. özellikle seri'nin fiziki zayıflığını görüyorlar ve inadına ezmeye çalışıyorlar. 8 yada 6 numarada oynadığı için sneijder gibi rakipten de uzak duramıyor, eziyorlar garibimi.
  • 1334
    15 ocak 2020 çaykur rizespor galatasaray maçı'nda özellikle kendisini dikkatlice izledim. top hem rakipteyken hem de bizdeyken gayet konsantre bir hali vardı. sürekli top istedi ve sorumluluk aldı, ikili mücadeleden de kaçınmadı. dikkatimi çeken en önemli detayı ise özellikle orta sahada topla ne zaman buluşsa mutlaka kafasını kaldırıp defansın ya da beklerin arkasına kaçan biri var mı diye kontrol yaptı, boşa çıkan birilerini aradı ama çoğu zaman bulamadı. şu ana kadar seri'nin en önemli özelliğini sahaya yansıtabilmesi için gerekli olan birçok argümana (oyuncu tipi, hücum planı vs.) sahip değildik. oyuncu anlamında yapılan transferler bir nebze olsun kendisini de etkileyecektir ama asıl sorun hücum planı.
  • 1335
    kendisinden ne beklendiğini anlamakta zorlanıyorum. bu adam orta alanda pas organizasyonunu sağlayacak olan oyuncu. bunu da yapmaya çalışıyor. ancak lemina geride kaldığı için orta alanda çok fazla tek kaldığını gördük. en azından rakip yarı alana geçtiğimizde lemina kendisine yaklaşmalı. bu şekilde tüm pas bağlantılarını kurma görevi seri'ye kalıyor.

    (bkz: 15 ocak 2020 çaykur rizespor galatasaray maçı)
  • 1336
    kendisinden beklenti neler? biz kendisine ne görev veriyoruz? kendisinin yapabileceği şeyler neler?

    bu bağlamda bakmak lazım. mesela kendisi bir melo tipinde ortasaha değil. 2012 model selçuk inan değil. kendisi çok iyi bir pasör, daha fazlasını beklememek lazım. pasör derken kendisini küçümsemeyelim, kendisini koy barça'ya sırıtmaz. o derece kaliteli bir pasör. kendisi burdayken beğenmiyoruz ama seneye de 'seri burda olsaydı' deriz.
  • 1338
    lütfen bu sözlerimi ırkçılık olarak anlamayın ama bir siyahi oyuncuya göre inanılmaz zayıf ve güçsüz olan oyuncumuz ve bu durum beni inanılmaz şaşırtıyor. hani burda geyik yaparken adam yiyen orta saha, kımız içer, kemikle beslenir, 25 cm falan esprileri yapıyoruz ya siyahi oyuncularla ilgili şaka ile karışık, bu adamda saydıklarımızın hiç biri yok ya da ben göremiyorum. hani adam yiyen orta saha tabiri seri için değil ama yani hani siyahi oyuncu denince akla gelen güç ya da direnç özelliklerinin birazını bile göremedim bu adamdan. kendisi ile düşüncelerimi önceki entrylerimde bulabilirsiniz topla ilişkisini (oyundan kopmadığı zamanlarda) çok beğeniyorum, hızlı düşünmesi düşündüğünü hızlıca yerine getirmesi, aniden attığı klas paslar.. tabi ki melo gibi (zaten pozisyonları farklı) her adamı bozmasın her topu kesmesin ama insan bekliyor bir ort saha oyuncusu olarak bi tackle yap, bi kere kayarak bi topu al, bi omuz omuzada topu alamasan bile rakibi boz (kendisi ile omuz omuza mücadeleye giren herkes yoluna hızlanarak devam ediyor) ama yok. kısacası takıma defansif anlamda 0 katkısı olduğunu düşünüyorum e bir de oyundan düşüp yeteneğinin altında oynayıp takıma ayak uydurmaya başladı mı izlemesi zorlaşıyor. takım toparlarsa toparlar ya da takımı toparlayanların başında gelir hala umudum var ama biraz daha istekli hırçın yırtıcı görmek istiyorum kendisini.
  • 1339
    lemina ile arka arkaya değil, yanyana oynaması gereken merkez orta sahamiz. ayrica daha önce 7 8 kişi burada yazdik ama ısrarla sanki öyle değilmiş gibi davraniliyor: hızlı, deplase, boş koşu yapacak oyuncunun potansiyel tehlike noktasina top atmasıyla meşhurdur. feghouli gibi durduğu yere top bekleyen oyuncular ile oynaması zordur seri'nin. dinamik ve progresif bir oyunda akar. durağandaysa özelliklerini yitirir.
    çok kötü bir takımız bu arada. acil onyekuru ve jesse lazim. çok acil.
  • 1340
    hakkında yazılanları görünce artık şuna kesin kanaat getirdim ki bir şekilde ben de galatasaray futbol takımında kendime yer bulsam (ki ben futbolcu falan değilim) beni de övecek , yaptığım tuhaflıkları mazur görecek , beni yapamadıklarıma değil de yanımda pogba falan olsa yapabileceklerimle değerlendirecek renktaşlarım mevcut sözlüğümüzde.
    eğer sözlük yazarlarımızın çoğu galatasaray dışındaki hayatlarında da futbolcumuz seri için kullandıkları bakış açısı ile olayları inceliyorlar ve bir şekilde her olayda olumlu yan bulabiliyorlarsa kendileri adına çok mutlu olacağım zira bu renktaşlarım hem uzun hem de sağlıklı bir ömür süreceklerdir. bu duruma elbette seviniyorum herbirimiz adına. ve ben de bu bakış açısına sahip olmak istiyorum en kısa zamanda.
    o zaman belki ben de seri mizin iki metreye pas atamayışlarını yeteneksizliğine değilde aslında çok derin düşünmüş olmasına, rakip yanından geçerken düşmesini isteksizliğine değil de naifliğine falan bağlayabilirim.
  • 1341
    futbolu aklıyla oynuyor. etrafında hızlı ve mücadeleci oyuncular olduğu zaman cevheri daha çok ortaya çıkar. dünkü kupa maçında da fena oynamadı. daha da iyi olacak. sezonun ilk yarısında kağnı gibi hareket eden orta saha ve hücum hattı olduğu zaman kötü gözükmesi normaldi. galatasaray'ın büyüklüğünü ve bu ligin ciddiyetini nzonzi ile birlikte kavrayamadı. bir de adaptasyon süreci eklenince istenilen performansı veremedi ama daha da iyi olacağını hissediyorum öyle ki gelecek sezon bile kiralık da olsa transferi için adım atabiliriz diye düşünüyorum. terim suanda takımın ihtiyacı olan şeyi gördü ve ona göre transfer istiyor. istediği tipteki futbolcuları da şu kadroda oynatabilecek tek adam kendisi.. görelim bakalım neler olacak...