• 1
    ithalati azaltmak icin belirli urunlerin yurt ici uretiminin tesvik edilip ithalatina da kisit konmasiyla uygulanan, gorunurde ulkede endustriyi gelistirmeyi amaclasa da cogunlukla uygulamada yurt icinde kalitesiz urunlerin pahali fiyata satilmasiyla ve bu kalitesiz ureticilerin tuketici refahini azaltmak pahasina zenginlesmesiyle sonuclanan ekonomi politikasi.

    futbolla alakasi ise ali koc’un aile tarihiyle bugunku yoneticiligini birlestiren yaklasiminda gizlidir.
  • 2
    üretimde doğru bir modeldir. kendi iç piyasanı oluşturmadan dışardan gelen ürünleri piyasaya sürersen iç piyasayı bitirdiğin gibi ithal ettiğin kaliteli ürünleri de sadece zenginler kullanabilir. futbolda ki yabancı kisitlamasi da belli oranda doğrudur ama bu sayı 3 5 değil simdi olduğu gibi yarı yarıya modelidir. ilk 11 tamamen yerli de olabilir yabancı da olabilir. böylece rekabet doğar. ama ilk 11 için 5 türk şartı getirirsen rekabet ölür. kadronun tamamı yabancı olabilir dersen de rekabet ölür. daha az yabancı olan dönemlerde iyi kötü tesisleşme sağlandı, üretim olmaya başladı, bu üretimin sonucunda piyasa çok fazla oyuncu ile doldu. yabanci sayısı artınca da elinizde yeteneksiz oyuncular kalacağına daha verimli olanlar kalmaya başladı. bu iş seksenlerde yapılmış olsa ülke futbolu darmadağın olurdu. seksenlerde vazgecilen ithal ikamesinin kaldırıldığı dönem sonrası türk ekonomisinin bir türlü toparlanamamasi bunun en açık örneğidir.
  • 4
    türk futbolunda uygulanmaması gereken modeldir.

    geri zekalı almanlar yabancıyı serbest bırakıyor, geri zekalı ingilizler yabancıyı serbest bırakıp üstüne bir de kalitelisi gelsin diye kota koyuyor, einstein türkler ise sınırı koyalım da neresinden koyalım, bilmem neresinden ikame edelim, şurasından da belki böyle yaparız diye tartışıyor.

    eğitilmezlik bu işte.