• bu(bkz: fransa/#2842457) girdiyi görünce benim de aklıma benzer bir olay geldi.
    birkaç ay önce şirketteki birkaç arkadaşın davetiyle düzenli olarak halı sahada futbol oynamaya başlamıştım(türkiye’de yaşarken zaten düzenli oynuyordum.). galatasaray’ın nostaljik formalarından olan formayı giymiştim(https://encrypted-tbn0.gstatic.com/...tUrlC8ONg1qg&s). oynadığımız halı sahanın yanında dört tane daha saha var ve orada da çeşitli altyapılar ve bizim gibi gelenler top oynuyorlar. üzerimdeki formayı gören yaşı 8-10 ancak olan dünyanın en sarımsı isveçli çocuklarından bir tanesi yanıma gelip aksanlı bir şekilde “ooo galatasıray” dedi ve “that’s so good” gibisinden şeyler söyledi.

    galatasaray her yerde.
  • orospu cocugu irkci piclerin yasadigi ulkedir.

    icinizde, cok farkli yasattiginiz bir yer olarak hayal ediyorsunuz belkide bu ulkeyi. ne demisler "davulun sesi uzaktan kulaga hos gelir" ama "kazin ayagi öyle degil".

    butun dostluk iliskileri cikara dayanir ki gercek bir dostunuz zaten yoktur. turkiye'de adam yerine koymayacaginiz, iki lafi bir araya getiremeyen insanlarin bu ulke'ye gocup cebi para gorunce kendilerini bir sey sanmalarina mi kizarsiniz, sirf yabanci oldugunuz icin is bulamayisiniza mi? cevrenizde ayni dili konustugunuz insanlarin %99 lara varan oranlarla pizzaci, restorant isletmecisi, hamburgerci, temizlikci vs. gibi isler yaptigi bir ulkedir. söyle karsiniza alip kulturel bir tartisma, dosthane bir muhabbet yapamadiginiz alt tabaka insalarla bezelidir etrafiniz.

    özluyorum ulkemi... ne zaman ziyarete gelsem turkiye'ye moralim duzeliyor. o sicaklik, o gercek dostluklar, o akraba iliskileri, hesap ödemek icin tatli tatli kavga ettiginiz candan insanlarin hicbiri yok burada. "nerede dogdugun degil nerede doydugun önemli" diye atasözu cikaranlara kufurlerin en kallavisini ediyorum... söyle dusunup baktigim da aynaya, sahip olmak isteyebilecegim herseyim var gibi gelse de, aslinda cok sey kaybettigim bir ulkedeyim. 8 ay beyaz, 2 ay yesil, 2 ay gri olan iklimlerdeyim.

    sadece sana karsi degil, birbirlerine karsi da soguk olan bu karaktersiz, götu kalkik sarisin insanlar arasinda insan nasil mutlu olur? ölu gibi tenleri, yarak gibi dilleri, seni asagilik gören davranislari ile seni hayattan soguturlar ve yabanciya karsi iclerinde besledikleri o kin ve nefreti yuzunuze söyleyecek cesaretleri yoktur bu yureksiz insanlarin. 250 yildir savasmadiklari icin birlik duygulari gelismemis ama lafa geldiginde milliyetcilikten dem vuran bu insanlar, iki universite bitirmis, ingilitere'de bilisim master'i yapmis sizi yolda görduklerinde, cantalarina siki siki sarilip, yolun iyice kenarina dogru yanasirlar...

    daha ataturk havaalanina iner inmez o kosusturan, hayat mucadelesi veren, iyi gunler dediginiz candan ve guzel turkiye'li insanlari gördugunuz an, söyle bir ic sesinize kulak verir "ne isim var lan benim isvec'te?" dersiniz. sevemedim burayi, anadilim gibi ögrendigim dillerini de sevemedim... istedigim herseyi vermelerine ragmen, aslolan sevgiyi ve sicakligi hic paylasmadilar benle...

    özluyorum galatasaray'i, ali sami yen'i, mizah anlayisimizi,yemeklerimizi ve adini bilmesem bile kol kola girip "cim bom bom" diye bagirdigim o sicak insanlari özluyorum...ulkemi cok özluyorum be sevgili sözluk...