• 1
    galatasaray'li eski futbolcu.12 sene galatasaray formasi giymistir.2006 yılında ise hayata veda etmistir.
    hayata veda ettikten 2 gun sonra oynanan galatasaray'in macında futbolcuların kollarına siyah bant takmaması ve 1 dakikalık saygı durusu bile yapılmaması dikkatlerden kacmamıs ve buyuk tepki toplamıstır.
  • 3
    isfendiyar açıksöz, (d. 1929 kastamonu) galatasaray ve türk milli futbol takımı'nda sağ açık pozisyonunda forma giymiş futbolcu.
    futbola galatasaray lisesi'nde başladı. 17 yaşında iken galatasaray futbol takımı'na girdi. döneminin en ünlü sağ açığı olarak isim yaptı. 18 kez milli takım'da oynadı. futbolu 1958 yılında galatasaray'da bıraktı. isfendiyor açıksöz 1 mayıs 1956'da inönü stadında yapılan türkiye - brezilya milli maçında oynayan a milli futbol takımı kadrosunda da yer aldı.

    kaynak: wikipedia

    edit: noktalamalar.
  • 5
    1935 doğumlu dayımın ( şu an halen sağdır ve an itibarı ile erdekte ki evinde içmektedir -telefonla konuştum oradan biliyorum-) senelerce anlata anlata bitiremediği, galatasarayımızın metin oktay dan önceki efsanesidir. diğer efsanelerimiz gibi unutulmuştur. (gerçi adnan polat ın kişisel çabaları olmasaydı metin oktay ı da kimse hatırlamıyor olacaktı ya. neyse)

    1929 doğumludur. galatasaray lisesi öğrencisi iken galatasaray lisesinden en az üç öğrencinin futbol takımına alınması mecburiyeti kuralı gereği yapılan yıllık seçmelerde göze batarak kulübe alınmış olup, 1945 yılında daha 16 yaşındayken galatasaray a takımı formasını giymeye başlayarak rakip takımlara kök söktürüp elli ye yakın gol atan galatasarayın efsanevi sağ açığıdır. aynı zamanda milli futbolcumuzdur.

    1950 yılında kendi isteğinin dışında vefa'ya yollanıp iki yıl orada futbol oynamak zorunda kalmış, 1952 yılında tekrar galatasaray'a dönmüştür. kısacası 17 sezonluk aktif futbol hayatının 13 sezonunu galatasaray da geçirmiş olup, futbola galatasaray da başlayıp galatasaray da bitirmiştir.

    metin oktay'ın 1955 yılında galatasaray'a transferi ile birlikte golcülüğü bırakarak metin oktay'ı gol krallığına taşıyan asistleri yapma görevini kendisine iş edinmiştir.

    milli ligin ilk sezonu olan 1959 1960 sezonunda son kez galatasaray forması giyip, futbolu bıraktıktan sonra, aynı zamanda ticaret bakanlığı dış ticaret müsteşarlığından emekli olup, antrenör olarak hayata devam etmiştir. (böyle de kaliteli ve üstün nitelikli bir adamdır)

    2006 yılında vefatının ardından bir saygı duruşu bile kendisine çok görülmüş olup, bu vefasızlığa neden olanlar dayım tarafından çok ağır küfürlerin muhattabı olmuşlardır..

    allah rahmet eylesin.. unutulmaz, unutulamaz, unutulmasın.

    ayrıca lütfen şu entry'i de okuyunuz.

    (bkz: #282569)

    aktif futbolu bıraktıktan 7 yıl sonra tekrar yeşil sahalara dönmüş ve orduspor da futbolcu antrenör olarak görev yaparken sayısız goller atmıştır.
  • 8
    bugün öğrendiğim bir bilgiyi daha paylaşayım. futbolculuk hayatı boyunca ankara da (ankara diyorum bak) ticaret bakanlığında yüksek kademe memurmuş. futbolculuk hayatı boyunca (milli maçlar hariç) hiç antremana çıkmadan (yani hiç antreman yapmadan) çalıştığı iş yerinden izin alıp (o zamanlar devlet memurları şehir dışına çıkmaları gerekince bunu bildirip izin almak zorundalarmış) trenle istanbul'a gelip maça çıkarak maçını oynar, maç bittikten sonra haydarpaşa dan tekrar trene binip ankarada ki vazifesinin başına dönermiş.

    vay anasını....
  • 9
    oynadığı sezonlar:

    01-(bkz: 1945 1946 sezonu)-galatasaray
    02-(bkz: 1946 1947 sezonu)-galatasaray
    03-(bkz: 1947 1948 sezonu)-galatasaray
    04-(bkz: 1948 1949 sezonu)-galatasaray
    05-(bkz: 1949 1950 sezonu)-galatasaray
    06-(bkz: 1950 1951 sezonu)-vefa
    07-(bkz: 1951 1952 sezonu)-vefa
    08-(bkz: 1952 1953 sezonu)-galatasaray
    09-(bkz: 1953 1954 sezonu)-galatasaray
    10-(bkz: 1954 1955 sezonu)-galatasaray
    11-(bkz: 1955 1956 sezonu)-galatasaray
    12-(bkz: 1956 1957 sezonu)-galatasaray
    13-(bkz: 1957 1958 sezonu)-galatasaray
    14-(bkz: 1958 1959 sezonu)-galatasaray
    15-(bkz: 1959 1960 sezonu)-galatasaray

    1959 1960 sezonu bitiminde, jübile yapmadan futbolu bırakıp, devlet memurluğundan da emekli olarak antrenörlüğe başlamıştır.

    16-(bkz: 1967 1968 sezonu)-orduspor
    17-(bkz: 1968 1969 sezonu)-orduspor

    futbolu bıraktıktan 7 yıl sonra orduspor da futbolcu-antrenör olarak sahalara dönmüştür.. aktif futbol oynadığı 17 sezonun 13 ünü galatasaray da geçirmiştir.

    not: bu kadar detaylı yazmamızın sebebi internet denizinde hakkında çok detaylı bilgi olmaması, olan bilgilerinde bir çoğunun yanlış olmasıdır.
  • 10
    --- alıntı ---

    a milli takımı, bir anda bütün sevgilerin, bütün güzelliklerin odak noktası olmuştu. maçtan birkaç gün sonra, cumhurbaşkanı celal bayar ve başbakan adnan menderes, milli takımı ankara'ya davet etmişlerdi.

    uçağımız istanbul'dan havalanalı henüz 10 dakika olmuştu... isfendiyar, benim yanımda oturuyordu. birden bana döndü ve "metin'ciğim" dedi. "ben şu hostes kızla evlenmek istiyorum!"

    bastım kahkahayı. katıla katıla gülmeye başladım. çünkü, böylesine yıldırım bir aşka, ilk defa tanık oluyordum. isfendiyar, biraz ayran gönüllüydü. 10 dakika içinde hiç tanımadığı, hiç konuşmadığı, adını dahi bilmediği hostese aşık olmuştu...

    isfendiyar'ın evlenme kararı, uçağı bir uçtan bir uca sardı. durumu a milli takım tek seçicisi eşfak aykaç'a da duyurdu ve "lütfen hocam" dedi, "kızı allah'ın emriyle siz ister misiniz?"

    eşfak aykaç önce şaşırdı, sonra isfendiyar'ın ısrarları karşısında, kalktı, hostesi allah'ın izni, peygamberin kavliyle bir güzel istedi...

    uçakta kıyametler kopuyordu. hostes kız da teklifi kabul edince, yüzüksüz bir nişan töreni yapıldı uçakta...
    türk hava yolları'nın istanbul-ankara seferini yapan uçağı esenboğa havaalanı'na inerken, ünlülerle dolu uçaktan bir nişanlı çift çıkıyordu...

    --- alıntı ---

    metin oktay'ın top ve ben isimli kitabından.
  • 11
    rahmetli babamla futbol sohbetlerimizin geldiği son nokta hep isfendiyar olurdu. ben metin oktay'ı anlat, turgay şeren'den bahset derdim, o lafı evirir çevirir isfendiyar'a getirirdi. adamın resmen gözü parlardı anlatırken. böyle bir futbolcu bir daha gelmez diyip dururdu hep. özellikle süratinden ve dripling yeteneğinden bahsederdi. sonra da hep aynı şeyi söylerdi; "bir de ali kemal denizci vardı. o da çok fenaydı ama bizde oynamadı hiç".

    rahmetli belli ki fuleli kanat oyuncularını seviyormuş.