• 1
    galatasaray için birçok örneği mevcuttur. podolski ile, ilk olarak 2011 yılında ilgilendik. daha sonra arsenal'e transfer olduğu sezon da bir ilgimiz olmuştu. hatta bu süreç içerisinde bir kap da gelmişti. ancak transferi 2015 yılına nasip oldu.

    gomis de öyle. ilk olarak pandev'in transfer edildiği dönem transfer sezonu içerisinde gündeme geldi. hatta o dönem swansea'ye transfer olduğunda bize daha ucuza da gelmesi mümkündü. ancak üç sezon bekledik, 2017 yazında transferini gerçekleştirdik.

    didier drogba'nın ismi, galatasaray ile ünal aysal'ın başkanlığa geldiği ilk dönemde ortaya atıldı. taraftar, basketbol maçında bile 'taraftar çıldırdı drogba'yı istiyor' tezahüratı yaptı. sonra drogba chelsea'de sezonu tamamladı. bir buçuk yıl sonra ise bu kez drogba'nın transferi gerçekleşiyor olacaktı.

    emre mor için mustafa denizli'nin teknik direktör olduğu sezon ciddi bir araştırmamız olmuştu. hatta 5-6 milyon euroya kadar da çıkmıştık. ancak oyuncu o dönem nordsjaelland'da kalıp, sene sonu dortmund'a çok daha pahalı bir fiyata transfer oldu. transferi ise bu sezona kaldı. kiralık olarak kadroya katıldı.

    son örneği ise mario lemina. galatasaray, kendisine ilk ilgiyi juventus'tayken göstermiş, hatta imbula ile beraber transferi gündeme gelmişti. sonrasında lemina southampton'un yolunu tutarken, galatasaray ise ndiaye ve fernando transferleri ile o boşluğu doldurdu. nihayet, bu yaz döneminde lemina kiralık olarak kadroya katıldı.

    bu çok absürt bir durum olmayıp, hemen her takımın başına gelebilecek bir şey olsa da, galatasaray için nerdeyse 2-3 senede bir rutin halini alan bir şey. ben bu sezon ya da geçen sezon ilgilenip de alamadığımız bir oyuncuyu, en geç 1-2 sezon sonra transferini gerçekleştireceğimizi düşünüyorum. aklıma ilk corchia ve shaqiri geldi. shaqiri çok daha eski, 2012 ara transfer döneminde kapa da bildirmiştik. her iki oyuncunun da bu gidişle parçalı formayı giyme ihtimali var bana göre.