resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:48
Uyruk:Hırvatistan
  • 3301
    ben riekerink'e de destek vermiştim çünkü futbolu bildiğine inanıyordum. ama uygulamada ipleri oyuncuların eline teslim edince kendi ipini çekmişti. geçen sezonun ilk maçında, son dakika bir galibiyet almıştık. yine geçen yıl kayseri'yi 2 maçta da yenemedik. son teknik direktör riekerink olduğu için ondan başladım ama daha öncesini de biliyorsunuz: budayan denizliler, dengeoğulları, gökyüzüne giden galibiyetler. bu adamlara az destekler vermedik. son yılların en güzel lig başlangıcını yaptık. bu saydığım isimleri düşününce en az onlar kadar desteği hak ediyor bence de tudor. hele de 19 ağustos 2017 osmanlıspor galatasaray maçı'nı iyi geçersek sonraki hafta içeride 3'te 3 yapma şansımız olur ki bence o maç tribünlere çağrılıp bir barışmayı ve takdiri fazlasıyla hak etmiş olur bence.
  • 3302
    rakiplerimiz fenerbahçe, beşiktaş ve trabzonspor lig açılışında üst üste üç pas yapamazken tudor yönetimindeki galatasaray yeni sezonun iddialı takımlarından kayserispor'u pas pas yaptı. sahada rakibi ısıran, top rakibe geçtikten maksimum üç saniye sonra topu geri kazanan, alan parselizasyonunu çok doğru yapan, taktik disipline bağlı, hücuma hızlı çıkan, yeri geldiğinde ayağa paslarla rakibi bezdiren, art arda atak yapma gücüne erişmiş bir galatasaray gördük. bununla beraber kayserispor gibi fizik gücü yüksek bir ekibe karşı dahi maç sonuna kadar fizik olarak üstün devam ettik ki normal bir üstünlük de değildi bu. kedinin fareyle oynadığı gibi rakibiyle oynayan, istediği her şeyi yapmaya yeten bir fizik kondisyon ile maçı tamamladık.

    maalesef yakın döneme kadar kendisiyle ''vur kırbacı hoccam, indiana jones, kondisyoner'' gibi alaycı ifadelerle dalga geçiliyordu. halbuki modern futbolun olmazsa olmazı koşu- doğru koşudur ve taraftarımız takımın hocası bunu önemsiyor diye onunla dalga geçiyordu. bugün geldiğimiz noktada herhalde herkes fiziki kapasitenin ne kadar önemli olduğunu, fizik kapasiteniz iyiyse rakibin nasıl elek yapılabileceğini görmüştür. sahada temposuyla, rakip takımı tiye alan bir galatasaray izledik. sanki kaç tane yersek yiyelim canımız isterse gol atacakmışız gibi bir hava hissettirdiler oyun içinde. fiziken iyi oyunculardan kurulu kayserispor bile kondisyonu muazzam seviyede olan galatasaray karşısında şöyle kaldı: https://i.hizliresim.com/6XzQ8k.jpg

    belki geçen sene tudor'un bizlere vadettiği futbolu göremeyenler olmuş olabilir ama futbolu dikkatli izleyenler tudor'un ilk maçına ve ardındaki beşiktaş maçına bakarak onun kafasındaki ısırgan- tempolu- hızlı futbolu görmüşlerdir. tudor'a destek çıkma nedenim de buydu zira karabük takımını da bu doğrultuda hangi seviyeye çıkarttığını çok net görmüştüm. bitik, toplama karabükspor takımına hiç umulmadık maçlar kazandırmış, oynattığı futbolla taraflı tarafsız herkesin taktirini toplamıştı. yine aynı karabükspor hakemler tarafından o dönem en çok haksızlığa uğrayan takım olmuş, buna rağmen kendi sahalarındaki performasla lig zirvesinde yer almışlardı. işte karabükspor'u takip edenler bu somut performansa dayanarak tudor'a sabredilmesi gerektiğini, kendi takımını kurma şansı verilmesini, yaz kampında yükleme yapmasını söylediler ki ben de dahilim bu gruba. görülen köyün kılavuz istemeyeceği üzere ligin ilk maçında gördük ki en iyi futbolu oynayan takım galatasaray, hem de ırın kırınla değil bastıra bastıra, açık ara farkla.

    bugün televizyonlara bakın, bizi öldüremeye gelen(!) rakip takım teknik direktöründen tutun rıdvan dilmen'ine şansal büyüka'sına, aklınıza gelebilecek her türlü isime kadar galatasaray'ın sahadaki performansına hayran kaldılar ve bunu belirtiyorlar. en son böyle övgü yağmurunu herhalde real madrid'i üçlediğimiz maçtan sonra hatırlıyorum daha sonrasında dördüncü yıldızı taktığımızda dahi saha içinde futbol anlamında bu kadar çok övgü aldığımızı hatırlamıyorum. hal böyleyken galatasaray tüm türkiye'nin aklını almışken tudor'a destek olmayacağız da kime olacağız ha?

    buraya kadarki kısmı da geçelim hadi, öyle bir oyun kurgusu yaratmış ki rakipler bizi analiz ettikten sonra bir yetmişlik devirse yeridir çünkü üzerine strateji geliştirmesi çok zor bir takım olmuşuz. kendi sahanda kalıp kapansan garry, belhanda, feghouli, ndiaye, gomis gibi sihirli ayaklar ve şapkadan tavşan çıkartabilecek oyuncular var. böyle bir hücum hattına kapanan her takım illa ki gol yer ki golü yedikten sonra da tüm planın çöküyor zaten. ee hücum yapayım desen, topu kendi sahasında kaptıktan beş saniye sonra gol pozisyonuna girecek kadar hızlı hücuma çıkan bir takım var karşında. yine plan yaş. yani öyle bir takım yaratılmış ki rakipler kapansa bir dert, hücum etse iki dert. zaten kayserispor da bunu daha ilk yarıda anlayıp top yekün hücuma çıkmayı kesti. koskoca maçta bir pozisyonu falan var kayseri takımının ve bizim de en az 7-8 net gollük pozisyonumuz var aynı zamanda.

    ek olarak, defanstan ayağa pasla çıkma yaması da yüklemiş takıma, izlerken mest oldum. başakşehir de brugge takımını bu taktikle elemişti. kaleci ve defans dörtlüsü hatta orta ikili arasında sahanın köşelerine kadar açılıp pas yaparak rakibin üzerlerine gelmelerini sağlıyor ve birden ani atakla rakibi eksik bulmanın da güzelliğiyle gol pozisyonu yaratıyorsun. gol pozisyonu yaratamasan bile rakip hücumları yoruyor, rakibin press gücünü kırıyorsun ve rakip üstüne gelemiyor.

    şimdilik harikasın tudor hocam, sana inananları lig açılışında mahcup etmedin aksine bir de gurur duymamızı sağladın.
    şampiyonluk kupası ellerinde yükselsin, yolun açık olsun.

    *
  • 3303
    tudor ile ilgili mesele kötü ya da iyi olmasi değil bana göre. ostersunds maçlarından sonra asilmamasi gerekiliyordu. bugün de göklere cikarmak icin erken.

    dikkat cekmek istediğim konu başka. bu adam geçen sene geldiği günden beri bize birsey anlatmaya çalışıyor. bu takilim tempolu agrasif bir oyun oynamasi gerektiğini ancak bu oyuncu grubunun bunu yapamayacağını soyluyor. ama bizim ülkemizin klasik hastaligi tabi. dinlemiyoruz. dinleyin arkadaşlar. o basin toplantilarinin adina bakmayin. sizin icin yapiliyor o toplantılar. basın için degil. basin sizin icin var.
    tudor'u elestirmenin otesine gecip kendince futboldan men etmeye calisanlar muhtemelen yaşça daha genc arkadaslar. çünkü tudor'un futbol oynadigi donemde serie a izleyen bir insanin tudor'un futbol bilmediğini iddia ederken yüzü kızarır.

    bugün bu kurulan kadro sadece iyi oyunculardan kurulmuyor. ayni futbolu oynayacak aynı futbol dilini konuşacak birbirini tamamlayan oyunculardan oluşuyor. bu bugune kadar galatasaray'da sık rastlayamadığımız bir durum. transfer bir akıl ile yapılmalı. örneğin içeriye kat eden ters ayaklı iki kanat oyuncunuz varken forvet tercihiniz eren derdiyok olursa problem yaşıyorsunuz.

    tudor bu transfer donemine bu futbol aklını koyan adamdır işte. tudor genç bir teknik adam. hataları oldu, olacak. elestirildi, eleştirilecek. ama futbol bilmiyor, hiç hücum varyasyonu bilmiyor, kondisyoner falan seklindeki yüzeyselliklere gülüp geçin. dinleyin arkadaşlar. hayatta sizle iletişim kurmak isteyen herkesi dinleyin. tudor'u da dinleyin. bir oyun vaad etti bu adam bize en başından beri. başarı değil. oynanması gereken bir şablon vaadetti. kosan ısıran top rakipteyken reaksiyon
    gosteren tempolu bir futbol vaad etti. bugün itibariyle de sözünü tutan teknik adamdır. doğru işler yapıyor. umarım sonunda o da biz de mutlu oluruz.
  • 3304
    dunku mactan* once "maci kazanacagimizi ve tudor'un yavas yavas taraftarin destegini alacagina inaniyorum" demistim kimi arkadaslar da beni ve benim gibi dusunenleri balik hafizali olmakla itham etmisti. takimi bu maca iyi hazirladigi, cikardigi dogru 11 ve oyuncu degisiklikleri icin tudor'a tebrikler; ancak asy'de cift forvetle maca cikmis, oynamamiza izin veren, oyunu cirkinlestirmeyen, nispeten zayif bir takima karsi mac kazandigi icin gurur duyuyorum/terimciler nasil da hizaya geldi demiyorum. daha gidecek yolu var.

    adam copleri temizledi, yillardir gitmesini istedigimiz sabri, semih'i gonderdi ve belki selcuk-yasin de yolda. sansimiza, ilk macimizi ligin zayif takimlarindan kayserispor'a karsi oynadik. ikinci macimizi da belki de ankara deplasmani icin en guzel mevsimde, bulent uygun capsizinin calistirdigi, bence ligi gecen seneki yerinden asagida bitirecek osmanlispor'a karsi oynayacagiz. o maci da kazanacagimiza inaniyorum. ardindan icerde sivas macimiz var lige 3'te 3'le baslama sansimizi yuksek goruyorum.

    tudor'u bu sezon takimin basinda tutacak veya kovulmasina/istifasina sebep olacak haftalar 8 ila 12. haftalar bence. o haftalara bir butun halinde, taraftarla barismis sekilde girebilmek icin ilk 7 haftada min 17 puan yapmamiz gerek. zaten biz bir olursak asagidaki maclari da istedigimiz gibi atlatiriz.
    8) konya (d)
    9) fener
    10) trabzon (d)
    11) gencler
    12) ibb (d)

    bi bakmissin, 14. haftada da besiktasa cakmis, havasini almisiz. iste ancak o zaman aylavyu hozam derim.
  • 3308
    görünen o ki kendisinin kulüpteki görev süresini, selçuk inan'ın sahada alacağı süre belirleyecek. bununla ilgili ilk sınavından* da alnının ve tişörtünün* akıyla çıkmıştır. inşallah 'aman tadımız kaçmasın, taraftarın tepkisini çekmeyelim' kafasıyla yapmamıştır. yapmamışsa benden yana kredi notunu yükselmiştir. yapmışsa da -ki zaman gerçeği gösterecektir- zaten kralı gelse o koltukta tutamaz kendisini.
  • 3309
    yeni transferleri yerli yerinde oynat, selçuk'u kes, sabri ve semih gitsin; takım zaten forveti umut olan kayseri'yi harcar. bu adam ne katmış ki takıma, hakkında olumlu konuşuluyor? hangi sorunumuz çözülmüş? 40 milyon avro harcanıp hayvani transferler yapılmış, takımın urları yollanmış. ee? hoca ne kattı bunun üzerine? yan toplar yine kangren? defansif anlamda herhangi bir gelişme olduğunu düşünmüyorum. el freni selçuk gitti diye takımın tudor'un kazandırdığı oyun şablonuyla mı kazandığını sanıyorsunuz?

    tudor'un önemli maçlardaki kötü performansı yüzünden sezona dair umudum olmadı, olmayacak. bu takım şampiyon olsa bile kendisine rağmen olacak. en son bunu hamza için demiştik.
  • 3310
    ilk geldiğinde arkasındaydım yalnız şu ismini bilmediğim takıma elendiğinde düşmanım oldu gerçi alttan alttan herkes düşünmüştür rakip hazır böyle bir sürpriz olabilir ama kabul edilebilir değildi. ilk maçtan evimizde kayseri'ye galip gelip havaya girmeye de gerek yok yalnız protestolar bitmeli destek safhasına girmeliyiz kriterim ilk 3 maçı kazanmak ve mümkünse ilk 9 haftayı yenilgisiz lider olarak kapatmak.
  • 3311
    kaliteli ayaklara sahip bir takımın başına, en kötü teknik direktörü de getirseniz, bilhassa iç sahada başarılı sonuçlar çıkarır. sanki geçen yılın yada yeni sezonun en formda takımını yenmiş gibi bir maç ile yeniden kral ilan ediliyor bu arkadaşımız. kendisinin teknik direktörlük kalibresini ligin 7.haftasından sonra çıkardığı maçlarla çok daha iyi göreceğiz ve hatırlayacağız.

    adamın takıma gram katkısı yok, dün takım hiç bir hücum planı olmadan, sadece bireysel gayretlerle bir şeyler yapmaya çalışıyor resmen. tek bildiği topu kanatlara indirerek kenar bekleriyle pozisyon aramak. ve bu adamın galatasaray gibi bir takımda başarılı olabileceği hayallerini kuranlar var. allah aşkına şu adamı satır satır savunmadan önce, açın şu maçın tekrarını tekrar izleyin gözünüzü seveyim. yeni sezonun iddialı ekiplerinden kayserispor'u paspas yaptı diye savunup, geçen sezonun güzellemelerine girenler olmuş bir de. şaka gibi taraftarımız var yemin ediyorum.
  • 3312
    sezonu erken acma ve kaliteli transferlerle cok buyuk bir sans yakaladi. en iyi oldugu sey olan diri bir takim kurma isini yapmis gibi. deplasmanda da basan, isiran bir takim olmali galatasaray, oyuncu degisikligi ve oyunu okuma konusunda kendosini gelistirmeli, kadro adaletini saglarsa hayatinin firsati önünde.
    sneijder konusunu hic acmayacagım, su güzel ortami bozmak istemiyorum.

    yetersiz ve kompleksli bir hocasin ve bu takim sana ragmen kazanabilecek bir takim ama sen bizi ucur ilk ben özür dilerim.
  • 3313
    (bkz: #2198082)

    (bkz: #2194398)

    körü körüne savunmadık, yersiz eleştirmedik. beşiktaş taraftarına tinerci diyoruz, neden? kendi takımlarını göremiyorlar bizim gördüğümüz gibi ama emin olun bizde kendi takımımızı duygusal bağımız olduğu için göremiyoruz. hemen bir futbolcu bir maçla yıldız, bir teknik direktör bir oyuncu seçimiyle '' seni teknik direktör yapanın '' oluyor.

    hala aynı şeyi söylüyorum sabredin, ne '' ulan ne teknik direktörmüşsün be tudor, nasıl top oynadık'' deyin, ne de '' senden bir şey olmaz deyin'' sadece arkasında durun çünkü şuan galatasaray'ın teknik direktörü. mazoşist değilse bile bile takımı kötü bir yola sürüklemeyecektir zaten. ne yaparsa galatasaray'ın ve kendi kariyerinin iyiliği için yapıyor.

    üstteki entrylerimde daha öncedende bahsettim ama defalarca yineliyeceğim. tudor çıt kırıldım futbolcu sevmiyor, teknik olacaksın ve fiziksel mücadelen üst düzey olacak. kim bu belhanda. belhanda 10 numara ama düşüyor kalkıyor tekrar düşüyor. lincoln gibi değil yani. kim bu rodrigues, topu kaptırıyor 50 metre adamın peşinden koşuyor. kim bu gomis, 2 kişiyi sırtına alıp gol atıyor. her transferine bakın, en az ortalama üstü bir teknik kapasite ama en önemlisi fiziksel güç. peki neden? kendisi çünkü 90 ların ve 2000 lerin başının italyan futbolundan geliyor ondan dolayı.

    igor tudor eğer geleceğini düşünüyorsa, asomoah, 1 stoper ve 1 santrafor almalı, aldırmalı. neden?

    müzmin sakat serdar ve koray'a güvenerek sezona başlamamalı. ahmet çalık denen, benim gözlerimi kanatan kişiye kalırsak. yedirdiği gollerle takım saçma sapan puanlar kaybeder. bakın sezonun ilk haftasında trabzonspor 90+2 de 3 puan aldı. fenerbahçe ofsayttan gol ile 1 puan aldı. beşiktaş dünyanın hiç bir yerinde almadığı penaltı aldı. kardeşim ne alakası var deme! o 1 puanları, 2 puanları lig sonunda arıyorsun. ahmet çalık hiç kaybettirmese 6 puan kaybettirir sana. geçen yıl serdar aziz fenerbahçe maçında o hatayı yapmasa galatasaray ligi 1 - 2 hafta geç acacaktı. bunları arıyorsun.

    santrafor gomis ( maşallah deyin) şuan sakatlansa 3 ay sahalardan uzak kalsa (allah korusun), elinde sadece eren var. 3 ay boyunca erene mahkumsun. havlu atma ihtimalin var lig yarışına o derece kritik. asamoah ise şu takıma seviye atlatır. şampiyonlar ligi kadrosu olur gelirse. demiyorum ki stoper ve santrafor maliyetli olsun. 18 - 19 yaşlarında seni idare edecek birisini al. tüm ligi götürmesede muadilleri sakatlandığında seni 3 - 5 hafta idare edebilecek bu şekilde pişecek 2 tane adam al. kadro zaten hala yaşlı.

    igor tudor'un başarılı olmasını çok isteyen bir galatasaray sevdalısı olarak. tudor'u sadece galatasaray'ın fizik gücü için şuan tebrik edebilirim. geri kalanlar temennilerim o kadar. ben elinde kırbaçla oyuncuları kırbaçlıyor dediğimde, burada dalga geçen arkadaş çok oldu, olsun. yine yazsınlar '' ama tudor hocam kırbaçlıyor'' diye. demek istediğim buydu. bu takım kaybetse üzülecek 1 galatasaraylı var mı? 34 maçın 34 ünüde kaybetsin bu takım üzülür müsünüz? ben üzülmem. 14 ağustos 2017 galatasaray - kayseri maçı için konuşacak olursam, ben maçı evde sıcaktan boxerla izlerken galatasaraylı her futbolcu, kalp krizi geçirecek kadar koştu ve mücadele etti. 1 kişi bile mücadeleden kaçmadıysa, teşekkürler igor tudor. ( tudor'a 1 maç oldu diye teşekkür etmiyorum sadece fizik olarak çok diri bir takım yarattığı için teşekkür ediyorum.)
  • 3315
    ilk maçı iyi oynadık; ama adamın deplasman karnesi oldukça kötü. deplasmanda seri yaparsa bu sene kolay olacak; ama yok yine takılırsa deplasmanlarda işte o zaman sıkıntı büyük. umarım her maçımızı yeneriz. hocayı sevmesem de, yeteneksiz bulsam da başarmasını istiyorum, öyle ya da böyle lig başladı ve igor başımızda, mecburen destekleyeceğiz. inşallah başarılı olur.
  • 3316
    kendisini saha içinde satan adam olmadıkça, kendini geliştirebilir. bunu gördük.

    sabri, semih'i yollaması, selçuk, yasin ve sinan'ı kenarda oturtması büyük iş.
    futbolda 1 adam kader değiştirir.

    bu 5'li adam yiyordu. teknik direktör göndermek istediklerinde 5 maçlık bir seri yapıyorlardı.

    bunun da önüne geçti. geçmeye devam ederse, başarılı olacak.
  • 3318
    kimse destek olmayın demiyor, tuttuğumuz takım galatasaray zaten onun selameti için elbette desteklenecektir. fakat öyle komik argümanlarla savunuluyor ki, ağzım açık okuyorum yazılanları. doğru düzgün hiç bir hücum planı yok dedik, buna karşılık küfür yemişiz bazı arkadaşlardan. önceki dört oyuncunun serbestçe belli bir mevkisi olmadan oynayarak rakibin kafasını karıştırması gibi, futbolun en anlamsız cümleleri de cabası. hücum geçişlerinden dem vurulmuş ek olarak. hangi hücum geçişleri bunlar cidden merak ettim? topu kanatlara yayarak, beklerle pozisyon aramak mı bu hücum geçişleri? hem de iç saha maçında, hem de galatasaray gibi bir takımı yönetirken. üzerine doğru düzgün 1 defa gelebilecek kadar plansız oynayan rakibine, pozisyon vermemesi de harika savunma yerleşiminin ürünüymüş(!)

    geçen sene 3 teknik direktör değiştirip, lige son anda tutunan, bu sezon türkiye ligini zerre tanımayan yepyeni bir teknik direktör ile yapılanmaya gidip, oynadığı 6 hazırlık karşılaşmasında sadece 2 beraberlik alarak diğer 4 maçını kaybeden kayserispor'a karşı alınan bir galibiyet gözleri kör ettiyse, bizden bu sene de bir şey olmaz. aslında tudor'u suçlamakta yersiz belki de. adam benim kapasitem bu diyor, bu adamı abartan asıl kesim şakşakçıları.

    dediğim gibi iç sahada basit maçları kazanır, kritik maçların hepsini kaybeder, sezon sonunu görmeden gider diye tahmin ediyorum. aksi olur da başarılı olursa ki paok ve hajduk kariyerini bildiğim için imkansız bir ihtimal bu, çıkıp helal olsun der özür dilemesini de biliriz. ama bu adamın kalibresi galatasaray seviyesine uygun değil ve başarılı olması çok çok çok zor.
  • 3321
    valla zaman zaman eleştiriyoruz ama dün maçın tümünü izledim ve bir kez olsun oturup maçı izlediğini görmedim. sahadaki takım kadar yaşadı maçı. el kol hareketleri, gollerden sonraki sevinçleri, kaçan gollerden sonraki hayıflanmaları... gerçi daha önce de böyleydi. ancak selçuk'u ya kadro dışı bırakarak, ya kiralık vererek ya da satarak takımdan uzaklaştırmanın bir yolunu bulmalı. aksi takdirde işler kötüye gidebilir. futbol fena halde bir psikoloji oyunudur. hava yakalarsan, takım olabilirsen, oyuncularını senin için savaşan askerlere dönüştürebilirsen başarıyı yakalarsın. bunları yapabilmek için lider olabilmek önemlidir. liderliğin birinci vasfı da güvenilirliktir. güvenilirliğin olmazsa olmazı adalettir. hepsi bir birbirine bağlıdır. kadroyu belirlerken adaletten ayrılmamalı. selçuk ve avanesinin yer almaması bu bakımdan da önemli. halihazırda galatasarayın teknik direktörü ve başarılı olmasını istemekten başka bir seçeneğimiz yok şimdilik bana göre tabi. tudor bir ivme yakalarsa çok enteresan yerlere gelebilir ancak işler kötü giderse de teknik direktörlük kariyeri de bitebilir. şovla pek işi yok gibi, işine odaklanmış. o giydiği fanilayı (herhalde başkalarının uyarılarını dikkate aldı) tişörtle değiştirmesi filan.. ilginç. tudor normal bir tip değil, kafa kırık.
  • 3324
    östersunds'a bok gibi kadro ile elenirken; kadronun önemi yok, başında adam gibi hoca olsa turu geçerdi takım,

    kayseri'yi transferli kadroyla parçalarken; hocanın önemi yok, bu kadroyla kim olsa böyle oynar bu takım.

    ahahahahahaa.

    östersunds'a elendik, galatasaray için rezalet ötesi bir sonuçtur ama 1 numaralı sorumlusu hoca değildir diye çok yazdım burada. o leş kadro ve yetişmeyen transferlerle östersunds'dan farkın yoktu senin.

    sabır dedik, biraz sabır. şu adam kendi kadrosunu kursun kendi sistemini oynatsın bi görelim. ondan sonra başarısız olursa da gidebilir sorun yok, arkasında enkaz olmayacak çünkü yenilenmiş bir kadro olacak. itin götüne soktunuz adamı. sabır falan hakgetire.

    ulan bari şu ilk maçtaki futbolu görünce biraz utanın ve artık sabırlı olun. bu tempolu oyun devam etmezse ben de eleştiririm tudor'u doğal olarak. ama şöyle bi maçın ardından 7. hafta kovulur falan yazmak dümdüz galatasaray'a zarar veren hareketler.

    sezon başı sürekli itin götüne soktuğun kondisyonerden şu futbolu görmek seni üzmüş olabilir anlıyorum, ama sakin, derdimiz galatasaray, ben haklıydım demek değil. başında kondisyoner de olsa beden eğitimi hocası da olsa kendi istediklerini yapana kadar sabırla desteklenmeli.

    ha bide bu transferleri tudor yaptırdı güzel kardeşim, hoşuna gitmese de bu takımı tudor kurdu. yine tudor'a bok atmak için cenk ergün mehmet özbek kurdu falan deniyor ya bu takımı, tam komedi. alınan bütün transferler tudor'un istediği tempolu fizik oyununa uygun, hatta 10 numarası bile. sneijder canımız ciğerimizdir ama tudor'un sistemine neden uymadığını defanstan top kapmaya gelen, hava topu alan, it gibi koşan belhanda'yı görünce anladım dün.

    neyse özet olarak, adamı 2 aydır her gün eleştirdiniz, kondisyoner, hırvat köylüsü dediniz anladık. bari şu maçtan sonra biraz sabredin adama karşı da bi sinerji oluşturalım. ben de demiyorum ki tudor mükemmel hoca. sabır diyorum sabır, biraz sabredersek kendi kurduğu takımla neler yapacak göreceğiz diyorum. ilk maç da bayaa ümit verdi bana gelecekle ilgili. o yüzden sabır ve sinerji.
App Store'dan indirin Google Play'den alın