resim
İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu
Görev:Başkan
Takım:Türkiye
Yaş:59
Uyruk:Türkiye
  • 1776
    varlığı, geldiği yer, kişiliği, yakın olduğu çevre gerek şahsi gerek galatasaray'in var oluşunun tamamen zıddı olan yaşam formu. yarım soruşturma, yarım operasyonla bizi eksik bıraktı. eren bu maçta oynasaydi jakobs yerine oynayabilirdi. çıkmazdı jakobs. ya da jakobs ile önlü arkalı oynar öne barış 'i atabilirdik.
    (bkz: 25 kasım 2025 galatasaray union saint-gilloise maçı)
  • 1779
    istifaya davet edilmelidir.

    1 maç oynayanlara ceza vermiyoruz, inceliyoruz diye talihsiz bir açıklama yaptı eren elmalı’ya 1 maçtan ceza verdiğini unutarak. dün* eren elmalı kadroda olsaydı muhtemelen yenilmeyecektik. ama bir türk takımının şampiyonlar liginde yenilmesine sebep olmuştur bu kararıyla. ülke futbolunun kaderiyle oynamıştır. bugün milyonlarca çocuğun mutsuz uyanma sebebi olmuştur. türk futbol tarihinin en kötü federasyon başkanıdır kendisi. tez zamanda yargılanır inşallah.
  • 1780
    1 kez kupon yapan topcuya ceza verilmemesi fikrinin mucidi, ustun spor adami ve futboldan sorumlu yoneticimizin cok sevdigini beyan ettigi kisi.

    buradan henuz 1 kuponluk kotasini doldurmamis tum topculara, kalecilere seslenmek isterim. tek mac kendi maciniza ozellikle de kaleciyseniz +7 oynayip geleni iceri alarak tek macla voliyi vurabilirsiniz. buyuk spor adami sadece sizi dusundugu icin bu kiyagi geciyor, hem ceza da yok tek seferlik, haydi iyisiniz koftehorlar.

    bu esnada 4 yil 10 ay once 3.ligde oynarken bir defa oynayip ceza goren tek futbolcu ve tek kulubu ise sormayin, soyleyemem cunku biz federasyon baskanini cok seviyoruz.

    (bkz: bir kereden bir sey olmaz)
  • 1781
    https://x.com/...8pbjXAjauyQ&s=19

    şu iki pozisyonda bile ne denli çifte standarda maruz kaldığımızı kör olsa fark ederdi.
    insanın sinir uçlarına basa basa veriyorlar bu kararları, galatasaray'a dair hiçbir korkuları yok.
    osimhen'in kocaelispor maçında iptal edilen golünde bile ne denli cesur davrandıklarını herkes gördü.
    aynı pozisyonlar fener aleyhine olunca herkes üç maymunu oynuyor.
    bunun sorumlusu tff başkanını geçen sene açık açık ulusal kanalda galatasaray başkanını tehdit ettiği halde hiçbir yaptırımda bulunamadık.
    yaptırımda bulunmayı da geçtim, bu sezon şampiyonlar liginde galibiyetlerimizi kutlayınca affettik, aramızı düzelttik.
    dursun aydın özbek yönetimi olduğu sürece bu çifte standart, galatasaray'a bu kadar kolay dokunulabilirlik devam edecek.
    bizde kendimizi yiyip duracağız işte.
  • 1785
    istediğimiz kadar kızalım, hakkında yazalım. bazı gerçekler var:

    birincisi, profil olarak bakıldığında kendisinin tff başkanı olması başlı başına bir komedi. hakemleri stada kilitlemesiyle gündeme gelmiş bir isimden bahsediyoruz.

    ikincisi, böyle bir ismin tff başkan adayı olarak galatasaray tarafından desteklenmesi. ikinci bir aday da yoktu da işte…

    üçüncüsü ise, galatasaray’ı yönetenlerin kendisine gücünün yetmemesi… 'arkası sağlam' gibi söylemler tamamen hikaye. galatasaraylı olup siyasi olarak kendisiyle aynı görüşte olanlar yok mu? hepsinin mi gücü yetmiyor? bu adam kim ki galatasaray’la böyle dalga geçebiliyor ve televizyonlara çıkıp rahatça konuşabiliyor?

    madem gücünü siyasetten aldığı söyleniyor, o siyasiler 35–40 milyon galatasaray taraftarını 'bize artık oy vermezler' diye hiç mi düşünmüyor? hayır, çünkü galatasaraylı olup aynı zamanda ak partili olan ve seçimde aklına galatasaray’ı getirecek bir kişi bile tanımıyorum.

    son olarak, fenerbahçe’yi bu kadar kollamasından ötürü kendi memleketinde bile 'ne yaptığını sanıyorsun?' diyecek bir kişi bile yok mu?
  • 1786
    çok sevgili federasyon başkanımızın yeni icraatı ile heyecan dolu dakikalar yaşayacağız.*
    bir çırpıda tff başkanımızın galatasaray sevgisini sayarsak;
    - ilk yabancı hakem
    -yabancı var
    -görüntüden disiplin cezası verme ve vermeme
    -galatasaray başkanını canlı yayında tehdit etme
    -futbolcuları filtreleyerek bahis disiplin cezası çalıştırma
    -çift sözleşme yok diyip k.a ya ses çıkartmama
    uzar gider...

    şimdi bunlara yenisini eklemek için heralde akşamki maça yasin kol atandı.
    futbolu bilmeyen hakemi derbiye atayarak "ağam eylenir bizimle" tadında yönetim sergilenecekdiye ümit ediyorum.
    ve akşamı sabırsızlıkla bekliyorum.
  • 1789
    maşası yasin kolu sonuca etki etmedi diye savunacak tip. rakibin pek çok sarı/kırmızı kartını vermeyerek, ataklarımızı uyduruk faullerle keserek, ikinci yarı boyunca gaddarca faulleri bile görmezden gelerek, duran toplarımızı hiç ederek, tüm takdir haklarını rakipten yana kullanarak, saldırıya uğramış futbolcumuzu dışarıya alıp takımı on kişi bırakarak sonuca etki etmedi mi yani.

    dilerim ki kendisi de kankası da rezil olarak gider, en önemsediği şeyden darbe yer ve ağır adaletsizlikler yaşar.
  • 1791
    ben karadenizliyim. anam da babam da laz; hem de kırma değil, tam laz. o yüzden kendisini "laz kimliği" üzerinden eleştiren ya da ona öfke kusan herkes önce şunu bilsin: kendisi laz değildir.

    bizde önce allah sevgisi öğretilir. istanbul’un en lüks semtinde de doğsan böyledir, taşrada dünyaya gelsen de böyledir. sonra vatan–millet sevgisi gelir. ardından da temiz bir hayat sürmek, parasını emek vererek alnının teriyle kazanmak, kimsenin gönlünü kırmamak öğretilir.
    kendine yürekten “ben trabzonluyum” diyen herkes böyledir. siz bakmayın bugün trabzonluluğunu kullanıp ahkam kesen bir kesime; bu şehrin gerçek sahipleri her türlü haksızlığı, her türlü suçu lanetler. sayıları geçmişe göre günümüzde azalsa da bunlar trabzon şehrinin ana değeridir.

    şimdi buradan ibrahim hacıosmanoğlu’na soruyorum:
    için rahat mı? vicdanın rahat mı?
    merkez hakem kurulu’ndan çıkan, senin süzgecinden geçen bir hakemin 40 milyon insanın hakkını yemesini içine sindirebiliyor musun?
    john duran’ın golü attıktan sonra canlı yayında cinsel organını tutup sallaması, senin ahlaki değerlerine uygun mu?
    galatasaray tribününde en ufak bir küfür edildiğinde stadın %70’ine ceza verirken, galatasaray’a her maç akla hayale gelmeyecek küfürler edenlere hiçbir yaptırım uygulamamanızın sebebi nedir? bu işi kendi aklınızla mı yönetiyorsunuz, yoksa her gün birileri elinize bir a5 kâğıdı sıkıştırıp ne yapmanız gerektiğini mi söylüyor?

    40 milyon galatasaraylının bedduası, yaşadığı öfke, şu an elde ettiğin kazançlara değer mi?

    allah kiminin cebinden parasını alır, kiminin kalbindeki huzuru alır götürür.
    tövbe kapısı her zaman açıktır; ama o kapıdan sürekli kaçarsan gün gelir o kapı da kapanır.
    bu hayatın değişmeyen yasasıdır.

    etrafındakilerden çekiniyorsa ve bu yüzden hakkımızın yenmesine göz yumuyorsa derhal istifa etsin.
    yok, hakkımızı bilerek ve isteyerek yiyor ve bundan rant sağlıyorsa…
    o zaman biz de hakk’ın adaletinin tecelli edeceği günü bekleriz.

    ne de olsa karşısında bir dakika dik duracak bir galatasaray yönetimi bile yok..
  • 1793
    köyüne mercedes gelince peşinden koşacak kalitede olup maybach'e binen birisidir. bu tipler bozuk düzenin en büyük savunucuları olurlar çünkü bilirler ki normal şartlar altında asgari ücretten 5 kuruş fazlasını hak edecek hiç bir vasıfları yoktur. taraftar kimliğimizle yapabileceğimiz en güzel şey her maç burada yazamayacağım sıfatlarla gen havuzunun kulaklarını çınlatmak olacaktır.
  • 1795
    özellikle son 1.5 senede büyük meblağlı işlerini koç çözmüştür. koç ve sabancı soyadının bu ülkede nüfuz edemeyeceği yer, kuramayacağı bağlantı yok. hacıosmanoğlu da sistemin içinde ilk kez yoğun bir koç soyadı görünce fırsat bu fırsat, hizmetim karşılıksız kalmaz diyerek bodoslama daldı işte.

    çaresizlik içinde o kadar bodoslama daldı ki “ne iş olsa yaparım abi” moduyla kabak gibi ortaya saçıldı. düz adam, incelik bilmez anlamaz o yüzden aman koç gitmeden maksimumu yapayım maksimumu kapayım yangını vardı. koç’un başkanlık ömrü vefa etmedi ama ligin de derbi nedeniyle kopması, gs’nin derbi sonucuyla up yapıp işleri düzene koyması işine gelmiyor. para kadar büyük motivasyon yok hayatta.
  • 1797
    alenen galatasaray düşmanlığı yapmaktadır. herkes hakem yanlış yapmıştır demesine rağmen hakemi hala koruyor. neden? hani barış sivas maçı olayında canlı yayına bağlanıp gereği yapılacak demişti, orada bile bir şey olmadı. galatasaray yönetimi ne işe yarar ya?
    madem kendisi türk futbolunun en büyüğü galatasaray’a düşman ve operasyon çekiyor hakemleriyle beraber, galatasaray yönetimi buna tepki vermeli. gidip görüşmekle olacak iş değil, bunu anlamadınız mı? milli takıma kendisi gidene kadar oyuncu vermemek örneğin bir yaptırımdır. fenerbahçe basketbola oyuncu vermeyince bir şey mi oldu? sen milli takım oyuncularının hakemler tarafından böyle ezilmesine razıysan bizde o oyuncuları göndermeyiz diyebilmeli galatasaray. süper kupanın oynanacağı tarihte aynı şekilde planlanmış. izleyip bekleyip yine demiştik mi diyelim? ya da paf takımı gönderip 1.dk çekin! nasıl olsa yaptırımı yok, değil mi?
  • 1798
    tff ve ona bağlı mhk ile girdiğimiz darboğazın tek çözümü istifa ettirilmesi. 38 yaşına geldim bu çapsız kadar kulübe baskı kuran bir tff başkanı görmedim. nihat özdemir bile yönetti bu federasyonu ama bizi bu duruma sokamadı.

    bu çakma mafya alenen bizi tutup indirmeye çalışıyor. hakkımızı savunduğumuz her konuda dalga geçer gibi aksini iddia edip bizi başından savuyor. başkanı tehdit ediyor.

    artık camia olarak yine topyekün savaşa girme zamanımız geldi. o savaş bizim lehimize bitene kadar da durmak yok. alıştık nasıl olsa.
App Store'dan indirin Google Play'den alın