• 6
    bu zihniyet yüzünden taraftarlar birbirine giriyor. bu zihniyet yüzünden tribünde olaylar oluyor, sahalar kapanıyor. neymiş efendim karabük bize farklı oynamış, daha çok asılmışlar.

    biz fenerbahçe değiliz renktaş, ufacık mücadele gösteren takıma teşvik iftirasında bulunalım. galibiyet, uğrunda verdiğin mücadelenin yüksekliğiyle doğru orantılı olarak haz verir. yoksa karabük gelmiş, tırışkadan oynamış biz de 4-5 sallamışız oh ne ala. elbette mücadele edecekler. etmelidirler.

    her takım bize yatsın öyleyse, şeref falan da kalmasın hep şampiyon olalım, ister misin böyle bir şey?

    bu fenerbahçe zihniyetini taşıyan galatasaray taraftarlarından nefret ediyorum. bizi diğerlerinden farklı kılan şey ne galibiyetlerdir ne kupalar. bizi farklı kılan asaletimizdir. rakibimiz kim olursa olsun, ne kadar mücadele ederse etsin aslanlar gibi mücadele ettiğimiz için biz galatasaray'ız. fenerbahçe veya beşiktaş gibi karşısındaki rakip onuruyla mücadele etti diye ağlayacak kulüp değiliz. olmadık ve olmayacağız.

    sen futbolcu olsan allah'ın alanya takımına karşı mı daha konsantre ve istekli oynarsın galatasaray'a karşı mı? azıcık empati yapın yahu, ne bu kin ne bu nefret! o zaman 3 sene önce juventus şöyle diyebilir miydi bizim için (cl grubu): ''ulan şu şerefsizlere bakın, daha kopenhag'ı yenemiyorlar ama bize karşı olunca ne biçim mücadele edip yeniyorlar.''

    hayatta en nefret ettiğim şey, elinde hiçbir delil-dayanak olmadan birilerini itham etmektir. maçtan sonra karabük başkanı çıktı insan gibi konuştu, bizi tebrik etti ve 18 saniyelik farkın bir hata olmadığından bunların futbolun içinde olan şeyler olduğundan bahsetti. aynı takımın teknik direktörü tudor maçtan sonra, son saniyelerde hakeme yaptığı itirazın yanlış anlaşılmaması gerektiğini ve kötü bi niyetinin olmadığını söyledi. rakibin böylesine saygı duymuşken sana koskoca galatasaray'ın taraftarı olarak sen karabük'e iftira atıyorsun.

    galatasaray hakemi de yener, mücadele eden rakibini de. kimse endişe duymasın bu konuda.

    konu dışı: ''lucas leiva'nın tekniği lass diarra'dan çok daha yüksek'' diyen bir insandan da mantıklı olmasını bekleyemem.
  • 11
    daha önce bana kripto fenerli iması yapmışlığı bulunan yazar. farklı bir kafa yapısıı var, farklı bir pencereden bakıyor olaylara. onu da böyle kabullenmek lazım. ben şahsen hiç takılmıyorum tespitlerine. lucas'ı diarra'dan daha teknik demişliği, linnes'i young boys'a karşı bile aksadığı maçtan sonra övmüşlüğü var.*

    ben şahsen karabük'ün oyununda eleştirilecek bişey göremedim. top oynadı gol aradı adamlar. yatıp zamana oynasalar daha mı iyiydi. o zaman sövecektik hepimiz. şampiyon mu olacaksınız lan, daha ilk hafta hayırdır diyecektik. karabük'ün koşmasını bırakıp bizim milyon euroluk eşeklerin performanslarını sorgulamak lazım.
  • 12
    yasin öztekin'in soylemedigi sozleri soyledigini israr ve inatla soylemeye devam eden, yasin ustunden kaos kovalayan gazetelere prim veren yazar arkadasimiz. (bkz: #2051893)

    yasin hic bir zaman solda oynamak istiyorum demedi, butun interneti arastirdim. sadece haberler.com ve bu yazar arkadasimiz boyle asilsiz bir iddiada bulunuyor, sonra da adini "tum basin boyle diyor" seklinde koymakta. haberler.com ve kendisi tum basin itemsil ediyor :)

    ilgili haber: http://www.haberler.com/...amak-8901569-haberi/

    insanlari soylemedigi sozler yuzunden yargilayanlari, soylemedigi sozleri cimbizlayanlari ve yalan haber yapanlari cok net sekilde sevmemekteyim. maalesef bu yazar arkadasimiz da bu tarz insanlara alet olmus durumda bu haber icin.

    internet okur yazarligi onemli, ders olarak isletilmeli.
  • 17
    (bkz: #2166428)

    bu entrysi hiç olmamış. galiba kendisi çalıştığı yerden kovulduğunda 10 milyon tl'ye yakın tazminatını bir kalemde silebilecek biri.

    gören de olcan o zamanki yönetimin kafasına silah dayayarak bu sözleşmeyi imzalattı zanneder. adama sana bu parayı 4 yıl boyunca vereceğiz demişler, hayır mı diyecek? kaldı ki olcan ilk sezonunda özellikle sol bekte şampiyonluğa katkı sağlamıştı. kadronun geri kalan çöpleriyle kıyaslandığında parasını diğerlerinden az hak ettiği söylenemez.

    alacaklarını bırakıp giden çok futbolcu olmuştur da 2 senelik sözleşme hakkından vazgeçme işi olsa olsa 1960'ların dünyasında olurdu ki o zaman da türkiye'de sözleşmeler boş imzalanıyordu. :)
  • 18
    (bkz: #2166428)

    bu entry sözleşme imzalanması, feshedilmesi gibi şekil şartları esas alınarak yazılmamıştır.

    tabi ki yasal olarak hakkıdır ve zaten yönetime yapılan beceriksizlik göndermesi bunu ifade içindir. olcan adın kağıt üstünde haklıdır. yönetim ise haksız ve beceriksiz.

    peki zarar gören kim. galatasaray ve üzülen taraftar. olcan adın'ın da yönetimin de derdinde değil tabi.

    işte bu nedenle diyorum ki; yazıklar olsun yönetime çünkü beceriksizlikleriyle takıma büyük zarar veriyorsunuz.

    yazıklar olsun olcan adın'a. vicdanlarda hak etmediği bir parayı kağıt üstündeki avantajından yararlanarak almaya çalışıyor.

    ancak; onun kağıt üstündeki haklılığı benim ona hakkımı helal etmemi gerektirmez. etmeyeceğim de. benden yana alacağı her kuruş haram olsun diyorum ve demeye de devam edeceğim. haa unutmadan semih kaya'ya, sabri sarıoğlu'na, selçuk inan'a da (ve daha birçoğuna) hakkımı helal etmiyorum.

    ayrıca yönetime artık utanın ve istifa edin demeye de devam edeceğim.
  • 19
    (bkz: #2172846)

    bu entrysini okuduktan sonra kafamda bir şimşeklenme oldu,
    aynı yazarın üçlü savunmayı övdüğü bir yazısı vardı sanki dedim. sonra kontrol ettim ve yanılmamışım.

    gael clichy başlığına girdiği yazı: (bkz: #2171732)

    yani bir iki gün farkla böyle keskin fikir değişiklikleri tuhafıma gidiyor. düşünsene bir gün uyanıyorsun damarlarından üçlü savunma akıyor,
    bir gün uyanıyorsun üçlü savunma nefretin oluyor. acayip iş.

    ayrıca elf gözlerim beni yanıltmadıysa juventus üçlü savunmayla çıkmadı cl finaline. barzagli ve alex sandro'nun beklerde yer aldığı, dani alves'in sağ açıkta oynadığı hücum kısmı serbest olan bir dizilimle çıktılar maça.
    zaten allegri'nin bugüne kadarki marifeti de buydu ya.

    benim kızdığım milletin gözü önünde nabza göre şerbet verilip de hala usanmadan sıkılmadan yazılabilmesi. aynı adlı yazarın sneijder konusundaki entryleri de böyle.
    genel kanı gitmesi yönündeyse ''sneijder bu sezon çok kötü gitmeli'' diyor, ortam azıcık yumuşadı mı ''sneijder gayet iyi oynuyor, asla gönderilmemeli'' diyor.
    yani ben cidden anlam veremiyorum artık.
    fikir çok güzel şeydir.
    çok güzel şeydir de...

    varsın yanlış düşün saçma düşün. ancak tutarsız düşünmekten, tutarsız fikirler üretmekten iyidir.
  • 20
    yazarın tudor özelinde yazdığı ve satır arasında tudor'la devam edilmesi halinde üçlü savunmanın tercih edilmesi gerektiği yönündeki görüşlerinin çarpıtılması doğru değildir.

    çünkü tudor, italyan futbolunu beğendiğini ve dünyanın en iyisinin italyanlar olduğunu beyan etmiştir. bu da dörtlü savunmaya soğuk bakıyor demektir.

    sneijder'ın gitmesi, gönderilmesi gerektiğine ilişkin bir entry'si gösterilemez. ama iftiranın ilacı yoktur herkesin bildiği gibi.

    ayrıca yazar arkadaşını küçük düşürmeye çalışıyorsa bir kişi ona karşı kompleks içindedir. muhatap almamak lazım ama çarpıklığı da göstermek gerek.

    yazık tabi...
  • 21
    kendisine mesaj atılamayan yazar. dış dünyadan soyutlamış. #2177614 numaralı entry'sinde "3-wesley sneijder'in son haftalarda artan performansına ve maçlardaki gayretine rağmen kendisine karşı iş çevirdiği paranoyasına kapıldı" gibisinden dedikodu bir argüman öne sürmüş. tamamen nesnel verilere dayanarak öncesinde bunun hakkında bazı şeyler yazmıştım;

    (bkz: #2172408)
    (bkz: #2172867)

    ve sneijder öngördüğüm üzere tüm bu maçlarda oynadı... yani sneijder'in sıkışık ve kariyeri açısından da ayrıca anlamlı milli fikstürde kulüple orta yol bulmak adına özel bir ricası da bu şartlarda gayet kuvvetle muhtemel bir seçenek iken alt tarafı iki maçta şüpheli bir şekilde - ki sonradan açıklığa kavuştu- az süre aldı diye ilgili dedikoduyu ciddi ciddi öne sürmesini saçma buldum çünkü sneijder bu milli takvim gelip çatmadan önce zaten düzenli olarak oynuyor ve pekala takıma katkı da veriyordu. kaldı ki 9 haziran itibariyle de bu mevzu zaten netleşmiştir, diğer lig ve milli takım maçlarında kısmen az süre alan sneijder lüksemburg maçına ilk on birde 10 numara olarak başlayıp golünü atmış, takımı önemli maçta 3 puan alırken kendisi de tribünlerce tebrik edilmiştir.

    hala tam olarak neye dayanarak tudor için bunu iddia ediyor anlamak güç... ya maçları ve gelişmeleri takip etmiyor, ya da çaktırmadan tudor'u kötülemek için kaynağı belirsiz bu paranoyadan medet ummuş. hadi önceden umduysa da daha ne diye hala öne sürüyor anlamadım gitti. kaynağı kesin sağlam olmalı...
  • 22
    bir adet albert einstein tarafından eleştirilen yazarımız. hakikaten ya, takımı bam üçlüsü varken de seyrediyorduk. o zaman duygun yarsuvat'ın dediği gibi küçülmeye gitmek en doğrusu. nasıl olsa kim gelirse gelsin seyredeceğiz galatasaray'ı. en azından çok maaş gitmez.

    (bkz: #2177742)

    gayet haklı bir entry girmiş.

    edit: adamın ne demek istediğini anlamadığınız için yazıyorum. diyor ki, takımı seyretmek için motivasyon veren iyi oyuncu bugün sneijder. ancak sizin iftiracı the tudors bey, paranoyakça sneijder'in kendisine komplo kurduğunu iddia ediyor. buna da iftira deniyor.
  • 23
    kardeş yavaş. şu entryde: (bkz: #2177742) sneijder dünya'nın en iyilerinden demişsin de bu pek objektif gelmedi bana. genç bir sneijder yok. 33 yaşına gelmiş artık yavaş yavaş kariyerinin sonlarına yaklaşan bir sneijder var. sneijder var. ayrıca hala sneijder odaklı takım kuralım diyen yazar. (bkz: #2177727) hocam antalyaspor bizim örnek alacağımız düzeyde bir kulüp mü? ha dersin şu anki halimizle tff 1. lig takımlarını bile örnek alabiliriz ona diyecek lafım yok. biz de 33 lük adama göre kadro yaparsak nerede kaldı bizim vizyonumuz, çapımız? kısaca bazı entrylerine katıldığım, bazı entrylerine katılmadığım değerli bir yazar.
  • 24
    (bkz: #2177742)

    igor tudor'un başakşehir maçında wesley sneijder ve podolski'ye yaptığını izledik. maç 0-3 olduktan sonra dalga geçercesine oyuna sokmasını unutmadık. yetmedi milliyet'te nevzat dindar'a verdiği röportajı da okuduk. bütün maçları ve gelişmeleri de takip ettik.

    milliyet'teki röportajında, "başarısız olunan son iki sezonda sneijder'de vardı" mealindeki azim fikri ile ne yapmak istediğini açık etmiş bir td.

    o gün basına yansıyanlardan hareketle ben, igor tudor'un o sözleri söylediğini tahmin ediyorum. ancak yine de %100 emin olmadığımdan "eğer böyle dediyse" diye şarta bağladım sözlerimi.

    bendeniz igor tudor düşmanı değilim ve argümanlarım tamamen galatasaray odaklıdır. galatasaray'a sneijder kadar fayda versin başıma tac ederim onu.

    lakin eğer tudor yetersiz diye düşünüyorsam bunu yazmaktan ne alıkoyar ki beni. sabri'yi, selçuk'u, josue'yi istiyorsa, sneijder ve bruma'ya tavır koyuyorsa benim için tartışılacak bir şey kalmamıştır.

    sneijder'in galatasaray'a kattıklarını buradan yazıp dökmemin faydası yok. ama sadece şunu söyleyeyim; ali öğüdücü'ye sorun bakalım bu güne kadar kaç sneijder forması satılmış. ona yaklaşabilen başka bir futbolcumuz var mı? bu taraftarın nabzını tutmak için başka ispata gerek var mı?

    sneijder evet bana göre şu anda dünyanın en iyi on numaralarından biridir. asist gol sayısı bakımından avrupada ilk üçe girmiştir. hem de asistlerinin %80'i harcanmış olmasına rağmen. yaşı 33'tür ve en az iki, belki üç yıl daha yüksek verimle oynayacak seviyededir.

    bir adım daha atıyorum ve diyorum ki; bruma'nın yıldızlaşmasının ve 15 m €'ya satılmasının baş aktörü sneijder'dir. inanmıyorsanız bruma'ya sorun. onu harika paslarıyla nasıl beslediğini hepimiz gördük.

    sonuç olarak şu anda elimizde bir dünya yıldızı var ve birileri bunu harcamak istiyor. melo'ya yapılanın aynısı sneijder'e yapılıyor. bizde hala uyan(a)mayanlar var.