önce 26. şampiyonluğun tadını doya doya çıkarmalıyız. sezon boyunca yapılan tüm kahpelikleri, hacıosmanoğlu’nun fenerbahçesini şampiyon yapmak için üzerimize saldığı maşalı hakemlerini ve kirli oyunlarını içlerinde patlattığımızın coşkusuyla sevinin. coğrafi ofsaytları, tff’nin bize özel attığı twitleri unutmadan sevinin. suyun karşı tarafındaki rakibimizin hasretini 12 yıla çıkarmanın verdiği hazla sevinin. sonrasında hedef 27 moduna gireriz, önce düşmanlarımızı çatlatalım.
2002-2012 arasını yaşamış her galatasaraylı, 1 şampiyonluğun ne kadar altın değerinde olduğunu bilir. hele hele şampiyonluğu rakibine verip onu maddi manevi rahatlatmanın nasıl sonuçlara gebe olacağını da iyi bilir. 2012-2026 arasında ise her şampiyonluk bizi bir sonrakine yaklaştırdı. avrupa’da çıta atlattı. rakibi hep bir kaosa sürükledi. gelirlerini azalttı, borçlarını artırdı, zengine muhtaç etti. kendi içinde böldü durdu. o yüzden şampiyonluk asla küçümsenemez, hor görülemez. inşallah aynı konsantrasyon ile 2027 hedef 27!
bu açıklama gösteriyor ki hedef ve vizyon küçültmüşüz.
yazının hiçbir yerinde avrupaya dair bir vizyon yok. bu da demek oluyor ki biz bu sene şampiyonlar liginde herhangi bir başarı hedeflemiyoruz, hele hele geçen seneki son 16 başarısının üstüne çıkabilmeye dair bir talep yok. tek başarı hedefimiz ligde üst üste 5. kez şampiyon olabilmek.
durum böyle olunca geçen seneki kadromuza şampiyonlar ligi seviyesinde herhangi bir kaliteli ekleme beklemiyorum.