• 1
    tevfik fikret tarafindan yazilan şiirdir.

    üzülerek söylüyorum gerek galatasaray gerekse ülkemiz için hangi döneme uygularsan uygula, yanılma payı hemen hemen hiç yok...

    bünyesinden bu dizelere hayat veren üstadlar çıkaran, yüzyıllardır süre gelen bir eğitim geleneği olan güzide kulübümüzün adından,şanından faydalanıp nemalanan vasıfsız, aç gözlü, sözde fedakar kişi ve gruplardan hesap sormalıdır.

    (bkz: 31 mart 2018 galatasaray olağan mali genel kurulu)

    --- alıntı ---

    han-ı yağma

    bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
    huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
    bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
    fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
    yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
    bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
    bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
    haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
    bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
    bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
    gurur-ı ihtiıamı var, sürur-ı intikaamı var.
    bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
    sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
    vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
    bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
    hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
    yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
    bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
    atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

    --- alıntı ---

    * *
    --- alıntı ---

    "bu memleket, efendiler, satılmak üzre tam hazır;
    huzurunuzda titreyen şu milletin sapır sapır,
    şu ıstıraplı milletin -ki ölmede ağır ağır-
    bütün hayatıdır, satın çekinmeden şakır şakır.

    satın efendiler satın, bütün bu memleket sizin,
    haraç mezat satın hemen, gerekmiyor izin mizin.

    evet bütün sizin ne varsa ortalıkta, vay ki vay:
    hasep, nesep, şeref, şataf, oyun, düğün, konak, saray,
    bütün sizin efendiler, bu gök, deniz, bu yıldız, ay,
    bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay.

    bu milletin malı deniz, yemezseniz domuzsunuz
    kalın bir ense, şiş göbek, ne muhteşem olursunuz!

    büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar,
    tıkınmanın övüncü var, iç etmenin kıvancı var;
    bu memleket, bu sofra hep sizinle etti iftihar;
    sizin bütün tekel mekel, sizin bütün dolar molar.

    satın efendiler satın, vatan ilelebet sizin
    apar topar satın hemen, gerekmiyor izin mizin.

    verir zavallı memleket, verir bütün hayâlini,
    vücûdunu, hayâtını, ümidini, ayalini,
    zeminini, semâsını, cenubunu, şimalini;
    hemen satın, düşünmeyin haramını, helâlini.

    bu milletin malı deniz, yemezseniz domuzsunuz
    kalın bir ense, şiş göbek, ne muhteşem olursunuz!

    bu hortumun gelir sonu, kapıştırın gider ayak,
    yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak,
    bugün söğüşlemek kolay, hazır bütün köşe bucak,
    alıp satın, çalıp satın avuç avuç, bucak bucak!

    satın efendiler satın, bütün bu memleket sizin,
    haraç mezat satın hemen, gerekmiyor izin mizin

    --- alıntı ---