• 9676
    balık hafızalılar için hatırlatalım. galatasaray'a gelmeden evvel rakiplerden gelen geçen bizi 4'lük yapıyordu, g4l4t4s4r4y diye etiketleniyorduk sosyal medyada, ligde de yalandan dolandan skorlarla 3. sırada yer alabilmiştik şükür de puantaj olarak enkaz devralmamıştı hamzaoğlu, yoksa takımın mental olarak hali kalmamıştı, her maçta "şimdi yiyeceğiz" diyorduk ve yiyorduk. fatih terim eleştirmek için "prandelli dönemi futbolu bile bundan iyiydi" deniyor ya heh prandelli zamanında bok gibi oynuyorduk bok. hayatımda yaşadığım en rezil dönemlerden biriydi üniversite dersleri de yolunda gitmiyordu o sıra.

    hamzaoğlu'nun gelmesinden itibaren de devreye kadar oynadığımız top tudor'un ilk 7 hafta performansından daha iyiydi. son 5 senede falan izlediğim en iyi galatasaray performansı o dönemdi. ligin son 6-7 haftasında da biraz temkinli futbol seçmiş olabilir evet ancak o dar rotasyon ile yapabileceği en fazla oydu ve ona rağmen şampiyonluğu garantilediğimiz son haftaki rize maçına kadar takım gol yemeden tüm maçları galip gelerek ipi göğüsledi. şampiyonluğun hakkını hamza'dan çok sneijder'e, muslera'ya, burak'a falan verenler bir açıklasınlar bakalım hamza gelene kadar niye yoklara oynuyorlardı acaba. niye sneijder kendisini en iyi kullanan hoca sorusunun cevabını hamzaoğlu'ndan yana kullandı bir düşünsünler...

    geldik yaz transfer dönemine. buradaki eleştrilerin hepsi hamzaoğlu'nun fatih terim kadar yönetim üzerinde baskın bir karakter olamamasından kaynaklanıyor. o yaz transfer döneminde konoplyanka istedi alınamadı, kaliteli bir yabancı forvet istedi alınamadı podolski o bölgeye yama yapıldı. sağ kanat istedi groskreutz kepazeliği patlak verdi. en son dursun özbek olacak zerzevat suratlı adam hiçbir halt becermeyince hamzaoğlu'na oyuncularını korumak kaldı. o dönem tek hatası bence maxi pereira uygun şartlarda gelecek olmasına rağmen istememesiydi.

    dönemin futbol direktörü tanman'ın da matah bir insan olmadığını o dönemi yakından takip eden herkes biliyor, daha yüksek hedefler için getirdikleri denizli ile galatasaray tarihinin en kötü lig serilerinden biri yakalanmıştı ve 3. aldığı takımı ligden kopararak 5. sırada riekerink'e devretmişti, uefa'da lazio'ya elenmişti. hamza takımı bıraktığında başakşehir(d)-fb(d)-ts(d) serisini 7 puan ile geride bırakmıştı. "manevi evladı" bilal-selçuk-sneijder orta sahasıyla benfica'yı iç sahada boğmuştu deplasmanda da son sn'de puanı kaçırmıştı. matematiksel olarak halen cl grubundan çıkma şansı varken mustafa denizli ile neredeyse uefa'ya dahi katılamıyordu ki zaten katıldığında da bir bok yapamadı.

    bu sene taraftarın istediği bütün "vizyon" transferleri yapıldı bu arada. taraftara göre 33 yaşındaki babel'e 2,5 tan 3 yıllık kontrat vermek vizyon tabi, falcao'ya 7 milyon bayılmak vizyon, 456 tane kiralık futbolcu almak vizyon alın size vizyon transferleri... galatasaray bugün 9 haftada 9 gol atmış cl'de gol dahi atamadan sonuncu sırada. bu transferler cl için yapılmıştı çünkü vizyoneriz ya hani. mali durumunun da "idare edebilmesi" şampiyonluğa bağlı yoksa şu anki beşiktaş oluyorsun.

    hamza benim babamın kardeşi falan değil eleştirilecek bir dünya yönü var ama vizyonsuz, çapsız diye başlığına kusulmasına hakikaten ifrit oluyorum artık. inşallah çok başarılı olur, gerçekten çok istiyorum ama yine çok kötü tercih yaptı ve ligin en zayıf kadrolarından birine geldi. hocanın son zamanlarda hamzaoğlu'nu teknik ekibe katacak dedikodularının bir manası vardı keşke bekleseydi. 3 kupalı hamza bu sene de takımı küme düşerse mesut bakkal'a falan eşdeğer görülecek ona üzülüyorum.

    edit: sigthorsson ve podolski'nin transfer zamanlarında karışıklık yapmıştım, onu düzelttim. uyaran earhan7 ye teşekkürler
  • 9678
    en ofsayt entry’lerimin öznesi.

    https://i.hizliresim.com/POdvYQ.jpg

    kadro planlaması kötü, vizyonu kötü, teknik bilgisi iyi, oyun görüşü iyi, takımı hücum oynattıran, takımı çok gol atan ve bununla beraber çok gol yiyen “son teknik direktörlerimiz arasında en yüksek galibiyet yüzdesine sahip” (evet özellikle tırnak içinde yazıldı) 3 kupalı, 4 yıldızlı ama hayalleri görece küçük(kinaye içermemekte. terim’le karşılaştırılamaz) hoca.
  • 9680
    ben artık hamza hamzaoğlu başlığını yan tarafta gördüğümde tıklamaya korkuyorum. entry girmeye de korkuyorum, çünkü biliyorum girdiğim entry ofsayt manyağı olacak. belki bu entry de olacak ama yine de yazacağım artık.

    prandelli döneminde aldığımız mağlubiyetler bir yana, inanılmaz kötü top oynuyorduk. ben hayatımda mustafa denizlinin son dönemi hariç hiçbir dönem galatasaray'ı o kadar kötü gördüğümü hatırlamıyorum. her maç en az 2 gol yeriz düşüncesiyle maç izliyordum. hamza hoca geldikten sonra ise her maçı kazanabileceğimiz algısı bende yerleşmişti.

    şu an hakkında söylenilenleri gördükçe taraftarımızın ne kadar nankör olduğunu bir kez daha anlıyorum. 4. yıldızı getiren, sezonu 3 kupayla kapatan bir teknik direktör daha fazla saygıyı hak ediyor. hala rütbemiz farklı diye sağda solda rahatça konuşabiliyorsak, kendisi sayesindedir.

    ligin son 6-7 haftası 1-0'lık galibiyetlerle ilerledik evet. ama kimse sezon başı sürekli 4'lük olan takımın nasıl gol yemeden maç tamamlayabildiğini konuşmadı.

    transfer döneminde içerde neler yaşandı bilemeyiz. ben de hocanın dursun özbek kurbanı olduğunu düşünenlerdenim. melo yerine bilali aldırdığı için eleştiriliyor. melo'nun inter'e gitmek istediğini herkes görmezden geliyor nedense. arkadaşlar biz melo'dan 33 yaşında para kazandık. telles'ten para kazandık. yerlerine alınan isimlere gelirsek bilal'in alınma sebebi hamza hocanın takıma pas oyunu oynatmak istemesiydi. bence bunu başarıyordu da. carole'dan bile maksimum verimi aldı bu adam.

    18 ağustos 2015 real madrid galatasaray maçını hatırlayanlar vardır. iki takım arasındaki kalite farkı bu kadar fazlayken inanılmaz pas oyunu oynadık. maçı izlerken keyif aldığımı hatırlıyorum.

    15 eylül 2015 galatasaray atletico madrid maçında hakan baltayı ön libero oynattığı için yerden yere vuruldu. anlıyorum hepimiz alıştık avrupada başarılı maçlar çıkarmaya. hoca da bunu yeniden başarmak için dar kadrosunda denemeler yapmak zorundaydı, denedi olmadı. kağıt üzerinde bakınca ayağı iyi bir stoperi oraya koymak mantıklı görünüyordu. maçtan sonra yaptığı taraftarımız her maçtan galibiyet bekliyor açıklaması çok çarpıtıldı. bu açıklamayla beraber şunu gördük ki türkiyede realist açıklamalar yaparsan başını ezerler. onun yerine herkesin gazını alsaydı kimse sesini çıkarmayacaktı.

    30 eylül 2015 fc astana galatasaray maçında galibiyeti son dakikada kaçırdık. tepki sesleri iyice yükselmeye başladı. o statta yanlış hatırlamıyorsam, grupta kazanan takım yoktu. çeyrek finalist benfica ve finalist atletico madrid dahil.

    21 ekim 2015 galatasaray benfica maçı o sezon oynadığımız en iyi futboldu. o sezon çeyrek finalde bayern münih'e ucu ucuna elenen benficayı eze eze yendik. evet bunu bilal'le, selçuk'la, carole'le, yasin'le yaptık.

    3 kasım 2015 benfica galatasaray maçında yenildik ama ezilmedik. kazanabilirdik, yasin son dakikada golü atsa 1 puan alıyorduk. benficadan 2 maçta 4 puan. sezon başlamadan kime sorsan oynamadan kabul edeceği bir tablo.

    sonrasında da hoca deyim yerindeyse teneke bağlanarak gönderildi. yönetim kendini kurtardı, herşey düzelecekmiş gibi mustafa denizliyi takımın başına getirip taraftarın gazını aldı. sonrasını biliyorsunuz tam bir kara delik sezonu.

    özetle hamza hamzaoğlu galatasaray'a elindeki imkanlar dahilinde gayet güzel futbol oynatmıştır. podolskiyi transfer ettiren adam gomezi mi istemez, konoplyanka'yı mı, dani alves'i mi sizce? grosskreutz faciası gerçekleşmeseydi kadro kalitemiz bir tık daha artacaktı. futbol tarihimizde bir ilki yaşattılar bu adama ya.

    çok uzattım, bitiriyorum. kendisi tamamen yönetim tarafından taraftara yem edilmiştir. dördüncü yıldızı takan hocaya büyük bir vefasızlık örneği sergilenmiştir. daha evvel de yazmıştım ama ofsayt yağmuruna tutulmuştum. fatih terimden sonra galatasaray'ımızın başında görmek isteyeceğim tek yerli teknik direktör kendisidir. tabi ki doğru bir yönetim altında.
  • 9683
    09/11/2019 tarihinde yani yarın ankara'da kayserispor maçına çıkacak eski hocamız.alt sıralardan kurtulması için mutlak galibiyet alması gerekiyor.kayseri geçen hafta fenerbahçeyi yendi,kayseri'de moraller yerinde.

    asıl maçın önemine gelirsek çok sevdiği umut bulut ile yarın rakip olacak,eski dostların buluşması,bilirsiniz çok severdi umut bulut'u.
    umut bulut kendisini üzerse hiç şaşırmam. *

    (bkz: umut gibi kim mücadele ediyor bu takımda)
    (bkz: umut'un sözleşmesi otomatik uzamasaydı da ben uzatacaktım)
  • 9685
    burak yılmaz, schneider, drogba gibi yıldızların kadromuzda olduğu dönemde, hamzaoğlu'nun bu sözleri büyük eleştiri almıştı.
    umut 37 yaşına geldi sanki her sene üstüne koyarak oynuyor.
    bugün bizler yıldızlarla!! dolu kadromuzda, çalışıyor, koşuyor diye ömer bayram'ı alkışlıyoruz.
    nereden nereye gelmişiz.....
  • 9695
    abi bu adam çok kötü teknik direktör yahu çok nasıl ve ne çabuk unuttunuz açın son 8 maça bakın şampiyon olduğumuz yıl her maç onlarca pozisyon muslera formu sayesinde şampiyon olduk... bu unutkanlık bizi götürür internet var aç bak transfer sezonundaki demeçlere hangi futbolcu yerine kimleri tercih ettiğine yapmayın allah aşkına bu adamdan bize yardımcı bile olmaz. iyidir hoştur uzaktır uzakta kalsın.
  • 9696
    hazır kurulu kadrodan verim alma konusunda ligdeki bir çok hocadan iyidir, fakat iş takım kurma sezon başı takımı oluşturma aşamasına geldiğinde felaket kararlar alabilir. eğer takım bir kaç sene üst üste üstüne koya koya giderek belli bir oyunu benimsesin istiyorsanız uzak durmanız gerekir çünkü ilk yaz transfer döneminde takımın içine eder.
  • 9697
    ilk geldiği zamanla alakalı "futbolcular birbirinden uzak oturuyordu, kimse kimseyle konuşmuyordu, bunu düzeltmeye çalıştık" gibilerinden açıklamaları olduğunu hatırladığım teknik direktör. o sezon gerçekten güzel kenetlenilmişti. taraftar çok benimsemişti, takım kötü futbola rağmen özellikle wesley sneijder, yasin öztekin ve fernando muslera'nın muazzam performansıyla sonuç alıyordu. mutlaka bunlara katkısı oldu ama 4. yıldız takıldıktan sonra başlayan saçmalıklar kredisini çok çabuk bitirdi. takım kurmada sınıfta kaldı, açıklamalarında sınıfta kaldı. sonuç olarak da enkaz bırakarak gitti.