• 1
    1935-1938 yılları arasında istanbul'da faaliyet göstermiş ve bir kez (1937-1938 sezonu) istanbul ligi şampiyonu olmuş sarı-kırmızı renkli spor kulübüdür.
    kulübün sarı-kırmızı renklerini alması tesadüf değildir. 1935 yılında galatasaray spor kulübü içinde yaşanan sıkıntılar sonucu bir grubun kulüpten ayrılarak yeni bir oluşuma gitmesi nedeniyle kurulmuş olup, herhangi bir temeli bulunmayan her organizasyonda olduğu gibi en başarılı olduğu sezon sonunda dağılmış ve yeniden ana bünyesine dönmüştür.
  • 2
    ntvmsnbc'den cem ertuğrul'un araştırmasında güneş spor kulübü macerası kısaca ve akıcı bir biçimde özetlenmektedir.

    kulüp içinde başgösteren ikilik, olimpiyat adlı spor dergisinde yazdığı galatasaray kulübü aleyhtarı yazıları öne sürülerek eşref şefik (atabay) bey'in ihracıyla sonuçlanmıştı. bu olay, galatasaray içindeki muhalefette bardağı taşıran son damla olmuş ve istifalar art arda gelmeye başlamıştı. en sonunda, uzun yıllar sarı-kırmızılı kulübe başkanlık yapmış olan yusuf ziya (öniş) bey'in de istifası ile gündeme oturmuştu.

    galatasaray kulübü'nden ayrılan 25 üye, yusuf ziya bey'in etrafında toplanıp yeni bir kulüp kurmak üzere girişimlere başladılar. istanbul valiliği'ne yapılan başvuruda yeni kulübe verilmek istenen "sarı-kırmızı" ismi reddedilince, bu kez bu renklerden esinlenerek "ateş-güneş" adı kararlaştırıldı ve yeni kulüp bu isimle tescil edildi.

    kısa zaman sonra, "güneş" adı altında fırtınalar estirecek kulüp böylece, galatasaray'ın bünyesinden koptu ve başkanlığına atatürk'ün yakınlarından cevat abbas bey'in getirilmesinden sonra yıllarca, başta galatasaray olmak üzere bütün büyük takımlarımızın belalısı haline geldi.

    güneş takımı ilk olarak katıldığı 1935-36 istanbul ligi'nde, 12 takım arasında ligi 5. olarak tamamlamış, gitgide ısındığı 1936-37 sezonunda ise 29 puanla lig ikincisi olarak tamamlamıştı. artık tüm takımların korkulu rüyası olmaya başlayan güneş, 1938 yılında ise fırtına gibi esti...

    güneş, 5 aralık 1937 günü şeref stadı'nda fenerbahçe'nin karşısına çıktığında, tribünleri dolduran binlerce seyirci, zevkli bir karşılaşma izleyeceklerinden, ama tıpkı geçen sezon olduğu gibi fenerbahçe'nin maçı kazanacağından emindiler. ancak, artık lig şampiyonluğuna göz dikmiş olan güneş, o gün fikret ve bülent'in gollerine melih ve murat'ın ikişer golüyle cevap veriyor ve sarı-lacivertlileri 4-2'lik bir skorla mağlup etmeyi başarıyordu.

    aynı sezon güneş takımı, 19 aralık 1937'de taksim stadı'nda galatasaray'ın karşısına çıktığında tüm sporseverler; güneş'in aynı başarıyı galatasaray'a karşı da gösterip gösteremeyeceğini merak ediyorlardı. o maçta cihat- reşat, faruk- ömer, rıza, yusuf- rebii, murat, melih, rasih ve salahaddin'den kurulu güneş takımı, ilk yarısı 2-0 biten maçta galatasaray'ı murat'ın 2, melih, rasih, rebii ve salahaddin'in birer golüyle tam 6-0'lık bir hezimete uğratıyordu.

    güneş, o yıl üç takımın ligi aynı puanda bitirmesi üzerine ilk defa uygulanan averaj kuralıyla fenerbahçe ve beşiktaş'ın üstünde istanbul ligi'ni şampiyon olarak tamamlıyordu. güneş, kendisiyle beraber istanbul'da ilk dört sırayı paylaşan fenerbahçe, beşiktaş ve galatasaray; ankara'dan muhafızgücü ile harbiye; izmir'den de alsancak ve üçok ile beraber katıldığı 1938 milli küme maçlarından en zorlusunu oynamak üzere 13 şubat 1938 günü taksim stadı'nda fenerbahçe'nin karşısına çıkıyordu. cihat- faruk, reşat-yusuf, ziya, boncuk ömer- salahaddin, niyazi, melih, murat ve rebii'den kurulu güneş takımı, sahada fırtına gibi esiyor, melih (2), salahaddin, murat ve niyazi'nin golleriyle sarı-lacivertlileri 5-2'lik bir bozguna uğratmayı başarıyordu.

    artık bu ligde tüm dikkatler güneş takımının üzerindeydi. 20 mart 1938'de taksim stadı'nda galatasaray'ın sacit- reşat, adnan- musa, eşfak, suavi- necdet, süleyman, bülent, haşim ve mehmet'ten kurulu kadrosunun karşısına cihat- faruk, reşat- yusuf, rıza, ömer- salahaddin, rasih, melih, niyazi ve eski ünlü galatasaraylı rebii erkal dizilişiyle çıkan güneş, milli takım antrenörü avusturyalı herlinder'in yönetiminde başlayan maçın henüz 8. dakikasında melih'in golüyle öne geçmiş, ardından 24. dakikada salahaddin'in golüyle ilk yarıyı 2-0 önde kapatmıştı. ikinci devrede perdeyi yine melih aralamış, 64'te rasih, bir dakika sonra yine salahaddin, 80 ve 87'de de melih'in golleriyle galatasaray, tarihinin en ağır yenilgilerinden biriyle karşılaşmış ve sahayı 7-0 gibi büyük bir farkla yenik terketmişti.

    aynı güneş, 10 nisan'da beşiktaş'ı 80. dakikada niyazi'nin attığı golle 1-0 yendikten sonra, 5 haziran 1938 günü taksim stadı'nda bir kez daha galatasaray'ın karşısına çıkıyordu. 7-0'lık hezimetin intikamını almak isteyen galatasaray, penaltıdan necdet ve mehmet'le 2 gol bulmasına rağmen, rebii, niyazi (2) ve salahaddin'in gollerine engel olamayarak yine sahadan 4-2'lik bir yenilgiyle ayrılıyordu.

    güneş, stat anlaşmazlığı yüzünden fenerbahçe'nin çekildiği milli küme maçlarında; 13 galibiyet ve bir beraberlik alarak, 40-11'lik bir gol averajıyla şampiyonluğa ulaşıyor ve zaferlerine bir yenisini daha ekliyordu. 1938-39 istanbul ligi'nde oynadığı 3 maçta beykoz'u 3-2, topkapı'yı 2-1 yenip, fenerbahçe ile de 0-0 berabere kalarak gücünü bir kez daha ispatlayan güneş, ardından şok bir kararla ligden çekilmiş, futbolun yanı sıra atletizm, kürek ve güreşte de başarıdan başarıya koşmuş şubeleri ile birlikte feshini ilan etmişti.

    böylece galatasaray'dan koparak, ortalığı kasıp-kavuran güneş, yine istanbul'da, bir daha doğmamak üzere batıyordu.
  • 5
    renklerinden ve bizim içimizden çıkan futbolcular tarafından kurulduğundan, dolayı sempati duyulan halbuki neredeyse galatasaray'ın sonunu getirecek olan kulüptür. ayrılma olayını destekleyenler arasında atatürk'ün olduğuda söylenir. nedeni ise atatürk'ün; ali sami yen ile daha önceden osmanlı idman cemiyeti örgütü meselesi yüzünden ters düştüğü ve galatasaray kulübüne sempatisi olmadığından dolayıdır. tabi bunlar söylentidir. gerçeği o dönem yaşamışlar bilir ancak.

    bu ayrılma bizim son derece ağır bedeller ödememize, hatta kulübün neredeyse fesih durumuna gelmesine sebep olsada, galatasaray'ın liseli himayesinden kurtulmasının ilk adımı o zaman atılmıştır.

    merak edenler için;

    (bkz: ateş güneş olayı)
  • 6
    1935 sezonun'da galatasaray-güneşspor maçında sahaya ayva atilarak sahaya yabanci madde atmanin fitili ateslenmistir.

    - alinti -

    1929 yılında galatasaray klübü bir iç ayrılık yaşar. profosyonelliği savunanlar ile muhafazakarlar arasında soğuk savaş ortaya çıkr. 4 yıl süren gerginlik 1933te aleyhte yazılar yazan eşref şefikin klüpten ihracıyla yerini bölünmeye bırakır. yusuf ziya öniş 25 arkadaşıyla klüpten ayrılır.. yenı bir klüp kurulur ilk isim sarı-kırmızı olur, ama galatasaray bu ismi engeller, bunun yerine klüp ateş-güneş ismini alır. 1935 yılında ateş-güneş ismini güneşspor olarak değiştirir.. mustafa kemal'in de bu klübe destek verdiği söylenir.
    klüp galatasaray'dan ünlü futbolcuları kadrosuna katar.. galatasaray ile ilk maçları 1 aralık 1935te oynanır..

    güneşspor'a büyük öfke duyan galatasaray lisesi öğrencileri ateş güneş isiminin baş harfelerinde esinlenerek klübe "ayva göt" adını takarlar. 1935teki maça bu gerginlik hakim olur.. liseliler başta soğan nazımolmak üzere 2 küfe ayvayı tribüne sokarlar.

    galatasaray maça avni-osman,lütfü-kadri, nihat, fahir- saim, selahattin, gündüz, fazıl, danyal 11iyle çıkar. maç sert başlar güneşli futbolcu melih, lütfü'nün tekmesiyle sakatlanır ve alman hastanesine kaldırılır, takımı 10 kişi kalır oyuncu değişikliği olmadığı nedeniyle.. tribünlerden ise sürekli sahaya ayva atılır..
    ilk yarıyı galatasaray 3-0 önde kapar.. maç ise 6-2 biter. maçın sonuna doğru atılacak ayva kalmaz, ama galibiyete rağmen öfke dinmez.. yeniden toplanan ayvalar bu sefer güneşspor'un klüp binasına atılır. camlar kırlır, eşyalar parçalanır.. o yılın ikinci yarısında galatasaray-güneşspor maçı oyananmaz.. daha sonrakı 6 maçta ise güneş 3 galibiyet 3 beraberlık alır. 1938de ise kapanır.
    - alinti -

    yazar alintiyi http://www.nedir.net internet sitesinden alinti yapmistir.