resim
Gheorghe Hagi
Görev:Hissedar
Takım:FCV Farul
Yaş:61
Uyruk:Romanya
  • 6243
    94 dunya kupasindan sonra mahalle arasinda hagi, hagi, hagi seklinde hem oynayan hem de kendisine spikerlik yapanlarimiz vardi. ben hagi olamayacağımı bildiğimden daha az bilinen futbolculari secerdim. cok zaman gecmeden kendisinin kulube gelisi bizde heyecan yaratti.

    hatta o bize gelmeden once o donem gaziantepspor'da hacı diye bir futbolcu vardı. bizim alt kattaki pide salonu sahibinin yegeni, gazeteden kadrolara bakarken bu antepteki hacı'nın romanya'daki hagi oldugunu iddia ediyordu. yasca benden buyuk olduğundan ve tartismayi sevmediğimden üstelemedim.

    sonda bizim gercek haci bir geldi pir geldi. bir heyecan, bir atraksiyon.

    kendisini stadda da izledim, canli da gordum, tv'de de izledim, kendisine dokundum. tabi lan cocuguz o zaman, karpatlarin maradonasina dokunuyorsun! ne buyuk olay. simdi galatasaraylı futbolcular yanimizdan gecip gidiyor yeri geldiginde, donup bakmiyoruz bile. normal bir olay yani. ama çocukluk iste bir heves bir heyecan. ve cok fazla heyecanlar yarattı bizim icin. buyuk emegi var.

    bu tarihi unutmamak lazim aslinda. 31 temmuz 1996

    iyi ki geldin hagi! iyi ki geldin!
  • 6413
    sadece kilit açmayan oyunun temposunu da ayarlayan gerçek bir lider oyuncuydu. özellikle avrupa deplasmanlarında topla çıkma konusunda zorlandığımızda, rakibin baskısıyla bizi bunalttığı anlarda geriye gelir iki hareket yapar, rakipte hücum presi yapan oyuncuları maymuna çevirir aklını alır onlar 5 dakika hayatı sorgular haldeyken momentumun tarafımıza geçmesini sağlardı.

    şimdi oyun aklı ve tempoyu yönlendirme konusunda ilkay bu işi çok iyi yapıyor ama bir hagi değil tabii ki.
  • 6269
    “barcelona'da şatoda yaşıyordum ama galatasaray'da daha mutluydum” karpatların maradonası zamanında böyle bir söz söylemiş.

    şimdi (bkz: mauro icardi)'ye bakıyorum. müthiş bir kariyer, italya'da gol krallığı, inter kaptanlığı, psg gibi yıldızlar topluluğunda oynaması fakat açıkça görünüyor ki en mutlu olduğu yer galatasaray.

    futbol, bir çoğuna göre profesyonel bir iştir. böyle düşünen ve hareket eden hiç bir futbolcuyu yadırgamam. ama futbola kalpten bağlı, oynadığı takımı duygusal olarak sahiplenen futbolcular için galatasaray belki de dünyanın en iyi kulüplerinden biri. hagi için galatasaray bir tutkuydu. kariyerinde başaramadığı bir çok şeyi bizimle başardı. şimdi sıra mauro icardi'de.
  • 5800
    durup dururken tekrar tüylerimi diken diken etmiş.

    fifa ultimate team prime icons (kariyer maçı) kartındaki şu yazıyı ilk kez bugün gördüm.

    http://www.imgim.com/...db8-081079a22419.png

    yazıyı çevirdim:

    2000 yılında hagi kuşkusuz kariyerinin bahar dönemini geçiriyordu, ama kendisi galatasaray için ne kadar önemli olduğu uefa süper kupası finalinde eski kulübü real madride karşı kazanıldığında görülmüştür. hagi sadece maçta orta saha oyununu domine etmekle yetinmedi, bunun üstüne maçın ikinci devresinde gecenin olayında rol aldı: brezilyalı savunma oyuncusu roberto carlos ile yaşadığı kısa bir tartışmanın ardından onu akılalmaz bir çalım ile sürklase etti.
  • 1979
    efendim adam demiş ki, ne demiş;

    "misimovic konusunda ben de üzüldüm.ancak galatasaray forması giymek için isim yetmez.antrenmanlarda ve maçlarda en üst düzey performans göstermek,formayı terletmek,mesleğine saygı duymak lazım."

    - alllaaaaaaaahhhhhhh
    + evet, evet rijkardist bey, napıyosunuz?
    - bunu, alın dışarı bunu
    + evet, alalım dışarıya..

    durum budur şu anda takımda olan. ne iddia ettiği, niye itiraz ettiği, ne yapmak istediği anlaşılamayan kişilerin ortam değiştirme çabası.

    adam futbolu çözmemiş olabilir (bunu diyorlar, tamam eyvallah, hagi futbolu bilmiyor, bala göte dünyanın gelmiş geçmiş en iyi 10 numaralarından gösterildi, bende de o kadar bal olsa ben de gösterilirdim, tövbe tövbe) tamam, teknik olarak da hiiiiç birşey bilmiyor (uefa yolu nu seyretmemiş olabilirler, ya da saha içindeki hagi'yi sadece gol attığı, pas verdiği, topla oynadığı anlarda seyretmişlerdir, yoksa hagi'nin takımı saha içinde yönlendirmesini görmemek için biraz şey... neyse) motivasyon konusunda hiçbirşey bilmiyordur (misal bak takımdan futbolcu küstüremiyor, futbolcular ona ayaklanmıyor, hiç değilse saha içinde işlerini yapıp saha dışında ötüyorlar).

    rijkaard bunların hepsinde daha iyiydi hagi'den. kabul ederiz veya etmeyiz, bu bir görüş.

    ama adam galatasaray'ı biliyor işte. hangi futbolcunun forma giymesi gerektiğini biliyor. sindirmiş. rijkaard'dan duydun mu bugüne kadar böyle birşey. kafayı taktığı futbolcu oldu. ama lütfedip açıkladıysa da; - "bana" karşı hareketlerinden dolayı vs vs - dedi. "bana" !!! tekrar yazayım mı? "bana" !! sen kimsin ulan?

    (şimdi burada, sen koskoca rijkaard'a sırf kendini galatasaray'dan yukarda gördüğü için " sen kimsin" diyemezsin diyecek olan arkadaşlar; siktirin gidin okumayın bu yazıyı, hatta bence bu sözlüğe de adımınızı atmayın)

    hagi galatasaray'ı tutuyor, kim ne derse desin. ve de bence şu ana kadar başarılı. şuna karar vermek lazım; biz puan cetvelinde beklediğimiz puanı mı görmek istiyoruz? yoksa sahada beklediğimiz galatasaray'ı mı? ben ikincisini istiyorum açıkçası. ve buna dair artık ümidim var. bu gelince, o puan cetvelinde yazan rakamlar da geliyor otomatikman.

    şimdi "kariyerli teknik adam" görüşüne ufak bir karşılaştırma anam, iyi oku:

    schuster, real madrid'i çalıştırmış lan adam, ötesi var mı? ilk devre kapandı, galatasaray'dan sanırım bir 5-6 puan öndelerdi. (yanılıyorsam mesaj atın, düzeltirim)

    devre arası transferler yapıldı; simao, almeida, fernandes. guti ve quaresma da cepteydi. ve adamın elinde bizimkilerle kıyaslanmayacak 3 tane kaleci vardı. transferleri de schuster yaptırdı. hani övünmesi kolay "schuster olmasaydı gelmezlerdi".

    bizde devre arası transferler yapıldı. hagi'nin istekleri doğrultusunda. culio, yekta, stancu, zapata. daşşak malzemesi olduk. olmadık mı? adamların içinde en tanıdığımız yekta idi, o da kasımpaşa'da oynadığından.

    şimdi durum ne? aynı puandayız. hatta bu hafta bir aksilik olmazsa üstlerine çıkma şansımız oldukça yüksek. ayrıca son dakikalarda maç kazanabiliyoruz, sahada direnen "çok olmasa da" futbolcularımız var artık.

    şimdi ligin zirvesindeki takımlara bakalım madem, ne istediğimizi anlayalım

    trabzonspor - şenol güneş; trabzon dan yetişme, uluslararası kariyeri yok. dünya üçünclüğümüz milli takımla, ben avrupa da kulüp takımı çalıştırıp kariyerine burda devam edenden bahsediyorum. şenol güneş, oranın çocuğu. puan cetvelindeki yerleri ve oynadığı futbol ortada.

    fenerbahçe - aykut kocaman; oranın çocuğu, sevsen de sevmesen de, adam ikinci yarıda 6 da 6 yaptı, inönü de yıldızlar karmasını madara etti. antifenercilik ayrı şey, objektiflik ayrı şey. aykut un kariyeri ne? hiç...

    bursaspor - ertuğrul sağlam ; yine de bu memleketin çocuğu, burada oynanan futbolu biliyor. ama kariyeri, hep dalga geçiyoruz ya, liverpool dan 8 yedi. o adam işte. demek ki futbol geçmişte oynanan bir oyun değil.

    hatta bir adım daha ileri gidelim, galatasaray 1996-2000 - fatih terim; o yuvanın çocuğu, geçmiş kariyeri; avrupa şampiyonasına katılıp gol atamadan geri dönmek, sonuç? efsane.

    peki arkadaşım, son zamanlarda, avrupa da bir takımı şampiyon yapıp türkiye ye gelen kaç hoca, şampiyonluğu geçtim ilk 3 görebildi doğru dürüst. gerets hariç? demek ki canım kardeşim, bizim kıstasımız daha önce bir takımı şampiyon yapmak, kariyer yapmak olmamalı.

    ferhan şensoy'un çok sevdiğim bir anısı var. ferhan şensoy pankreatit hastası, alkol aldığında pankreası azıyor. doktor arkadaşı da buna alkolü yasaklıyor. ancak ferhan şensoy alkolü de seven bir insan. gel zaman git zaman ferhan bey, yurtdışında bir yemeğe katılıyor, masada yanında oturan adam da uzman bir doktor. ferhan şensoy'a neden alkol almadığını soruyor, o da durumu anlatıyor. doktor bir kahkaha atıyor. bol miktarda makarna yedikten sonra alırsa, hiçbirşey olmadığını söylüyor. ferhan şensoy deniyor. gerçekten de öyle. döner dönmez hemen doktor arkadaşına koşuyor, fırça atmaya:

    - ulan, böyle bişey varmış, o adam senden daha iyi doktor demek, sen daha mı iyi biliyorsun pankreası ondan?

    arkadaşının cevabı tam bizlik:

    + ferhan cığım, elbette o doktor pankreası biliyordur, hatta benden daha iyi biliyordur, ama o adam seni bilmiyor...

    aha olay bu. bizi bilip bizi kullanacak biri lazım bize. yoksa fasa fiso. halihazırda dünya şampiyonluğu ve avrupa şampiyonluğu yaşamış kaç teknik direktörün geçtiğini hesaplayın bu topraklardan.

    hadi be hagi'm. meydan senin. ayhan'ı bile oynatsan kızmam sana. (yok lan, abartmayayım, kızarım, ayhan'ı ben oynatsam, jim carrey gibi tuvalette kendimi döverim, o derece)
  • 5706
    siz hiç maç çıkışı en sevdiğiniz oyuncuya sarıldınız mı? o sarılma anında tüyleriniz diken diken oldu mu? ayrılmak istemediğiniz oldu mu? bir kaç parça eşya imzalatabildiniz mi? ben yaptım. sanki hala o anı yaşıyorum. kendi kuzenlerimin doğum gününü bilmem ama 5 şubat oldu mu onun videolarını izlerim gün boyu.
    çok büyük oyuncu, örnek futbolcuydu. bir gün yeniden yollarımız kesişecek biliyorum ama henüz değil. fatih terim buradayken başka birine yaraşmaz o makam. allah gecinden versin hocam ne zaman cennetsporun başına geçer, hagi o zaman bu takımın başına geçmeli.
  • 2660
    hagi'nin vedasi adli videoyu izleyince galatasaray'in official facebook'unda, bi burkuldum.
    ortami gordum, 1 gr uzuntu yok kimsede.
    servet telefonu bile kapatayim demiyor,
    muna koyim emiliano insua ayaga bile kalkmiyor, insan nezaketen bile olsa kendinden buyugunu ugurlarken ayaga kalkar.

    lan yemin ediyorum sinirlendim, seni forvete koyup degerini yukselten adamla tassak gecer ' hey how are you doing? ' demen neyin nesi ya?
    ulan o hagi lan, hagi!
    lan ordaki futbolculari toplasan o hagi'nin sol tassagindaki 3 kila tekabul edemezsiniz.

    ulan servet, zaten seni sevmezdim, o formayi cikarincaya kadar ensendeyim.
    ne yapsan affettiremezsin, affettiremezsiniz.
    boyle laubalilik olur mu mina koyum?

    adnan polat sana her yapilani hakediyorsun, hagi'yi de boyle harcadin ya senin de pesindeyim.

    http://on.fb.me/gJCkuD
    facebook olmayanlara geliyor : http://galatasaray.com/news/football/cqhcmQcy6S
  • 5533
    --- alıntı ---

    bu röportajı ilk bizim futbolarena ekibinden bir arkadaş gördü. doğru çevirmek için rumen arkadaşım eden'e gönderdim. hagi'nin röportajında pişman olduğunu söylediği iddiası tamamen yalan
    dahası ayıp kardeşim. alex röportajı olsa yine portekizce bilen adam arardım. bunlar sıradan adamlar değil. ülke sporuna, gençliğine, almak isteyene büyük değerler katmış adamlar. bu adamlar hakkında hiç değilse hassas olmak lazım

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...894338170368003?s=21
    https://twitter.com/...895673951338497?s=21

    hagi'nin bize gelmek yerine newcastle'a gitmediği için pişman olduğunu bir röportajında belirttiği iddia edilmişti. sağ olsun sinan yılmaz olması gerektiği gibi araştırıp doğrusuna ulaşmış. bir çoğumuzun zaten tahmin ettiği gibi haber külliyen yalan.

    böylece bu haber de ibne basının üretmiş olduğu bir diğer yalan haber olarak arşivlerimizdeki yerini almış oldu.
  • 6312
    bazı insanlardan 1 tane olur, onlar da her takımda olmaz. hagi gibi futbol efsaneleri her kulübe nasip olmaz. hele hele böyle bir oyuncunun kulübünüzde 5 yıl oynayıp 4 şampiyonluk 1 uefa kupası 1 de süper kupa kazanıp bayrak adam seviyesine gelmesi yalnızca galatasaray gibi büyük takımlara nasip olur. bunun bilincini hiçbir zaman kaybetmemek lazım.

    bu kulübe bir daha hagi gibisi gelmeyecek. metin oktay gibisi de gelmeyecek fatih terim gibisi de. insanları bu isimlerle kıyas etmeyi bırakmak lazım. bunlar çok ağır taşlar. bu isimleri geride bırakma ihtimali olan olur, geride bırakmaya yaklaşan olur hatta belki bir gün geride bırakan da olur, hayatın ne getireceği belli olmaz ama geride bırakan çıksa bile bu isimlerden bir tane daha gelmiş olması anlamına gelmez. daha iyisi gelse de daha ağırı gelmez, gelemez.

    efsanelerimize sahip çıkalım, iyi işler çıkarttı diye kimseyi onların yanına koymayalım, onlara saygısızlık etmeyelim. daha iyisini umalım, mümkünse bulalım ama bulsak dahi "daha iyisi geldi." diye yabana atmayalım. daha iyisi gelse bile daha eskisi gelemez. bu isimlerin başardığı ilkleri başaramaz çünkü ilklerin en güzel özelliği tek olmalarıdır. ilklerin insanlarına hak ettiği değeri verelim. saçma sapan kıyaslara girmeyelim.

    fazla romantik yaklaştığımı düşünenler olabilir, saygı duyarım lakin ben böyle düşünüyorum hagi ve diğer ölümsüz isimlerimiz hakkında.
  • 6244
    https://twitter.com/...148992325124096?s=20

    takımımıza imza attığında 12 yaşındaydım. eh tabii sosyal medya yok, öyle avrupa'yı da şimdiki gibi kolay takip edemiyorsun, kim ne yapıyor bilmiyorsun. o zamanlar barcelona gibi takımlardan bizim buralara futbolcu gelmesi çok zordu. günün gazetesini aldım. ilk yaptığım iş gazeteyi okumaya son sayfadan yani spor sayfasından okumaya başlamaktı. 24 yıl önce bugün de öyle yaptım. spor sayfasını açtım ve hagi galatasaray'da başlığını gördüm. ilk okuduğum şey barcelona'dan geldiğiydi, tüylerim diken diken oldu. heyecanla akşam spor haberlerini bekledim, attığı golleri gösterdiler. o zamanlar bir çok şey hayal gücünüz ile sınırlı. hayallerimde bile öyle goller atmıyordum.

    sonrası ise malum. bize hayal bile edemeyeceğimiz şeyler yaşattı.

    iyi ki sarı-kırmızı formayı girdin comandante.
App Store'dan indirin Google Play'den alın