• 4
    arkadaşla tartışırken kafamıza bir sorunun takıldığı ihlal. şöyle ki, kaleciye verilen geri pasta kalecinin ayağı kayıp da topa gol çizgisinde yetişip elle tuttuğunda, cezanın sarı kart mı yoksa kırmızı kart mı olduğu sorunsalının içinden çıkamadık. ben hakem olsam sarı verirdim.

    ekleme : hakem bir arkadaş vasıtasıyla aldığımız bilgi şu oldu: hücum eden takım golü yiyecek takım, yani geri pas yapan takım kendi kalesine hücum ediyor. bariz gol şansını engellemek gol atacak takım hücum ettiğinde söz konusu olduğundan, burada bariz gol şansından bahsedemeyiz. ayrıca ceza sahası içinde kalecinin elle oynama hakkı olduğundan, hakkını kullanması oyundaki en ağır ceza olan kırmızı kartla cezalandırılamazmış. şayet ceza sahası dışında topla elle oynarsa, o zaman normal oyuncu gibi muamele görüp, kırmızı kartla cezalandırılmış. ama burada kavram biraz daha bariz gole yakınsıyormuş.
  • 5
    dünya futbol kuralları kapsamında yasaklandığı gün galatasaray'ı kümeye düşürecek pas.

    galatasaray taktik varyasyonlarının yüzde 90'ınını içinde barındırır. biraz baskı yiyince orta saha çizgisinden top muslera'ya dönüyor. geçtiğimiz sezonlarda da fazlaca bu pasları yaptık. bu akımın en büyük akıl hocası ve mucidi maestro xelcuk'tur.

    unutursak kalbimiz kurusun.
  • 6
    muhtemelen gs takım soyunma odasında ilke olarak yazılmış pas türü. elbet de hoca geri pas yapın demiyordur. hatta bir ara erman toroğlu bile "herhalde fatih istiyor takımdan bunu ki her maç bu kadar geri pas yapıyorlar"dese de bunun gerçek olmadığına inanıyoruz. peki kim, neden geri pas yapar?

    çünkü geri pas en garanti-risksiz pas şekli olarak görülür. bunun nedeni oyuncunun kendini güvensiz veya yetersiz hissetmesidir. oyuncu sorumluluk almak istemez. top benden çıksın anlayışına sahiptir. hatta bu pası veren oyuncu çoğu zaman tekrar pas almak için de hareketlenmez. çünkü topun kendine gelmesini istemez. ya da topu tekrar alır ve yine geriye oynar. böylece oyuna dahilmiş gibi gözükme amacındadır. oysa yaptığı yine üretkenlikten ve sorumluluktan uzak olmaktır. bunların dışında çoğu zaman oyuncular ne yapacaklarını bilmediklerinde, diğer pas opsiyonları mümkün olmadığında bunu yaparlar.

    velhasıl kelam geri pas bir takıma dair çok şey anlatır. bunlar: öz güvensizlik, sorumluluktan kaçma, fiziksel-teknik yetersizlik, oyun şablonunun olmaması gibi başlıklar altında uzun uzun yazılabilir. işin kötüsü tüm bu özellikler, görmek isteyenler için, galatasaray futbol takımının her oyuncusunda her maç rahatlıkla görülebilir. bunlar düzelmedikçe de -ki bir anda, kolay düzelecek şeyler değildir- iyi bir oyun beklenmesi hayalcilik olur.

    ek: geri pasın dışında bizim takımın diğer bir ilkesi de durarak oynamadır. bu genellikle şöyle cereyan eder: oyuncu top ayağına gelince durur. topu tutar. top ayağının altında bir kaç saniye bekler. üstüne basıp, etrafa falan bakar. düşünür. sonra topla yürümeye başlar. bakın koşmak demiyorum çünkü burası çok önemli. koşarsa mesafe kat eder, yorulur, topu kaptırır falan maazallah .o yüzden biraz yürüdükten sonra tekrar durur.
  • 8
    daha önceleri defansta tedbir amaçlı kaleciye atarlardı şimdi bakıyorum rakip ceza sahasında da yapılır olmuş. ben futbolcuyum diyen adamın ya da sistemi olan bir takımın yapacağı iş değildir. takımda herkes birbirinin suratına baktığı için 2019-2020 sezonunda bol bol gerçekleştirdiğimiz eylem olmuştur.
  • 9
    (bkz: 22 ekim 2019 galatasaray real madrid maçı)
    bu akşam da yine diğer maçlardaki gibi geri dönüşler fazla olursa bu real madrid bizim içimizden geçer.
    tam unuttuk derken yeniden hortladı bu hastalık. muslera ileri bölgedeki oyuncularımızdan daha fazla topla oynuyor. hep yüreğimiz ağzımızda. şahsi kanaatim bunun taktikle falan alakası yok. tamamen ileride koordine olamıyoruz bir türlü.