• 24
    “alışmış kudurmuştan beterdir” diye bir atasözü vardır. bir iyiliğin ölçüsünü kaçırırsan, sana geri dönüşü çok ağır olur. para, en karakterli adamı bile karaktersiz yapabilir. sonuçta bu hayatta hepimiz belli bir yaştan sonra akıl ve bedenimizin %80’ini para için kullanıyoruz.

    %90’ı yoksulluk içinde büyüyen ve parayı bulduktan sonra hayat konforuna konfor katan adamlara bir de yıllık maaşının üzerine ekstra para verirseniz, kendini sahada parçalar. ama bunu bir alışkanlık haline getirirseniz, paranın gelmeyeceği zamanlarda bedenlerini haddinden fazla yormazlar. bu iş hayatında da böyledir.

    “aslan besliyorsan ne yediğine bakmayacaksın” doğru. ama aslanı şişirip sürekli karnını doyurursan, senin aslanın avcılık hevesini kaybeder ve kedi gibi bir kenarda uyumaya başlar.

    sanırım ne demek istediğimi anlatabildim.
  • 23
    bu sezonun üstüne karabasan gibi çöktüğünü düşündüğüm bela. liverpool galibiyet primi 5 milyon, basaksehir galibiyet primi 3 milyon, fener galibiyet primi 5 milyon gibi her önemli maç öncesi gündeme gelen ve oyuncuların karakterlerini ve davranışlarını çok kötü etkilediğini düşündüğüm bir yeni nesil saçmalık. asgari ücretin 2 milyon euro, standart maaşın 4 milyon euro, tavan maaşının 21 milyon euro olduğu bir ortamda oyuncuları böyle bir saçmalığa alıştırmak inanılmaz riskli bir durum. oynadığı her 2-3 maçta bir oyunculara absürt primler ödemeye artık bir son vermeliyiz. 13 puan farkla şampiyon olmak mı yoksa 2 puan farkla şampiyon olurken arada 3-4 hedef maç için x5 prim almak mı? belki bu işin çıkış noktası iyi niyetle başladı ama şu an oyunculara ekstra prim vermeyince onları maça konsantre edemeyen bir yapının oluşmasına sebep oldu ve çok tehlikeli. bu hafta içi artık bol bol duyarız antalyaspor maç primi 5 milyon diye... aloooo bu oyuncular maaşlarının vergisini bile kulübe ödetiyor bu ülkede, her maç için özel galibiyet primi saçmalığı nedir? bu saçmalık son bulmadıkça, başkan ve yönetim bunu gazetecilerin karşısında marifetmiş gibi sergilemeye devam ettikçe bizim performansımız daha çok dalgalanır...
  • 22
    son dönemde sürekli gündemimizde. "şu maçı alın 1 milyon €, bu maçı diğeriyle birlikte alın 2 milyon €" diye dursun özbek'in ağzından duyuyoruz bunu.

    hatta dün berabere kalınca; taraftarın bir kısmı kalan 5 maç için de yüklü primler ödensin, şampiyonluk gidiyor kafasına girdi.

    halbuki bakınca bu prim meselesi hortladığından beri dökülüyoruz. verilen söz mü tutulmuyor, oyuncular arasında bir güvensizlik ve ciddiyetsizliğe mi dönüştü bilmiyorum ama çare prim değil. en azından prim sözü değil.

    (bkz: 12 nisan 2026 galatasaray kocaelispor maçı)
  • 15
    kalan son 3 mac ozelinde kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez kafasiyla bakiyorum.
    cepte olan sampiyonlar ligi biletinin neredeyse 300 milyon oldugunu hesaba katarsak hele.
    tabi ki oyuncu maasini aldigi icin gorevini yapmakla yukumlu de. bu sene gelecek sampiyonluk cok onemli. rakiplerin ilerleyen yillarda finansal fair play batakligina dusecekler.
    fenerol, feda gibi kampanyalarla duzeltilmeyecek seviyede kotu neredeyse tum klupler.
    bu sene sampiyonlar ligi biletini cebine koyan, digerlerine nal toplatir.
  • 14
    5 mayıs 2019 galatasaray beşiktaş maçı için belirlenenden 3 milyon primin aslında maç öncesi 2 milyon olarak belirlendiğini okumuştum. dağılım şekli de eski uygulamalara bakarsak fatih terim nasıl dağılacak derse o şekilde olacaktır. rakam diğer klüplerin primleri, örneğin konyaspor’un bize karşı belirlediği adam başı 100 bin liralık primle kıyaslanırsa şampiyonluk yolunda bir derbi için gayet makuldür. dağıtımda adaleti fatih terim zaten sağlayacaktır.
  • 19
    zaten maas ve mac basi ucret alan oyunculara 1 lira bilr prim verilmemesi taraftarı bir insanimdir. performans hedefidir zaten galatasaraylı futbolcularin sampiyon olmak. kaldi ki bircogunun sözleşmesinde de ozel madde vardir sampiyon olursak su kadar para alirim diye.
    verilmemesi taraftariyim. o parayi kulup calisanlarina prim olarak versinler. o adamlar sevinsin sevinecekse.
App Store'dan indirin Google Play'den alın