• 1
    nedendir bilmem sürekli başıma gelen durum.
    örnekle açıklayayım hemen. bugün bir alışveriş için şehir dışına çıkacaktım. telefon geldi "abi siz gelmeyin benim işim çıktı ben yarın akşam geleyim yanınıza ürünle" dedi. kesin şimdi aramaz aramaz tam maç saati ben geldim der. eminim olacağına.
    geçen hafta mesela. bizim takımın halı saha koordinatörü benim. gizli ayarlamalarla halı saha maçlarını galatasarayın maçı olmadığı günlere alırım. bir cuma günü çok yoğunum arkadaşa maç ayarla dedim. o da tamam dedi. gitmiş ölüm kalım maçını tam galatasaray maçı saatine almış. rakibe de iptal diyemeyecez. artık yağmur duasına çıktım maç iptal olsun diye. allahtan bir terslik oldu halı saha out galatasaray in oldu.
    daha da vahimi yazın oluyor. eşin dostun akrabanın haftasonu düğün fantazisinin galatasaray maçına denk gelmesi ki en cinnet geçirdiğim. düğün salonu tuvaletlerinde elimde telefon maç izlemeye kadar gider bunun ucu.

    neyse konuyu çok sevdiğim bir alıntıyla bitiriyorum.

    --- alıntı ---
    -galatasaray şampiyonlar ligi finali ile düğününüz aynı güne denk gelse ne yapardınız?
    -düğünün özetini izlerdim.
    --- alıntı ---
  • 5
    5 mayıs 1997 fenerbahçe galatasaray maçı varmış, varmış diyorum çünkü stadın önünden geçene kadar aklımda yoktu bile.
    o zamanlar başımda kavak yelleri demeyeceğim zira öyle değil tam bir rahvan vaziyeti, evliliğin kıyısından dönmüşüm içimde bir hazmedememişlik, bir yarım kalmışlık duygusu, sinsi sinsi ısıran aşk kırıntıları öte yandan hayat bana deli deli gülüyor, zamanına göre fena kazanmıyorum, peşimde bir sürü hatun, her yerden hayat adına fırsat fışkırıyor, ben de salmışım çayıra nerede akşam orada sabah gelişine yaşıyorum.
    akşamdan kalmış olamam, sabaha kalmışımdır muhtemel, geç de uyanmışım yine de bir şantiyeye gideyim görüneyim dedim. caddeye inip taksim dolmuşuna atladım, ağzım hala leş gibi, su içsem kafa tekrar güzelleşiyor, boş boş bakınıyorum camdan dışarıya birden sarı lacivert çirkin lekeler görmeye başladım ne oluyor yahu derken aaa bir baktım maç kalabalığı, oralarda sarı kırmızı görmek mümkün değil tabi dolmuş içinden biri söylenirken anladım galatasaray maçıymış. kaptan dur dur dedim ve atladım dolmuştan aşağı ne bilet var ne bilet bulma ihtimali, kolaçan ediyorum çevreyi en sonunda kalabalık bir galatasaray'lı guruba denk geldim takıldım peşlerine, o sırada bir söylenti misafir tribünü açılıyormuş hurra koşturduk o yöne derken kale arkası doğu tribününde buldum kendimi. hasretle geniş ve uzun yeşile baktım önce doya doya sonra sıkıntıyla cep telefonuma neyse ki arayan soran yok alışmışlar başı boşluğuma, rahatlattım kendimi maça bıraktım.
    ama ne gezer ah galatasaray'ım yine bir fener derbisinde yapmadık sakarlık bırakmıyor hele hakan şükür top kaleye girecek olsa rüştü'den evvel davranıp çıkartacak nitekim çıkartıyor da, tam bir gol kaçırma şovu. atıyor okunup üflenmişler bir tane devreyi 1-0 mağlup kapatıyoruz. 2. devre aslanım tugay çakıyor füzeyi, asıyor fener ağlarına, olursa böyle olur zaten bu ballı tayfaya, sonra bir tane daha atıyor onlar hadi hiç olmazsa beraberlik derken bir füze de okocha'dan geliyor, oluyor 3-1, başlıyor stada hakim güruh meşhur tezahüratına jay jay okocha diye, allah'ım susmuyorlar.
    kös kös çıkıyorum maçtan, kulağımda okocha yankılanıyor küfredip ırkçılık yapıyorum, ulan hem işe gitmedik hem yenildik, sonra gülümsüyorum sanki 10 yaş daha gencim, okulu kırıp maça gittiğim günlerdeyim, galatasaray için değer diyorum ve ne çok ihmal etmişim sevgilimi bir daha aramıza iş dahil bir şeyin girmesine izin vermeyeceğime söz veriyorum.
  • 6
    benim için bundan başka bir şey değildir:

    (bkz: galatasaray'ın maçı olduğu gün çıkan işi sallamak)

    (hayat memat meselesi olmadığı sürece)

    daha geçen hafta 23 şubat 2018 galatasaray bursaspor maçı'nın olduğu gün çalıştığım şirketin yönetim kurulu saat 17:00'de bitecek olan eğitimden sonra toplantı yapmak istediğini söyledi. ben de akşam işim olduğunu ve kalamayacağımı söyledim. hatta eğitimi de erken terk ettim. o kadar erken terk etmişim ki aşağıdaki mevzu vuku buldu :)

    (bkz: 23 şubat 2018 galatasaray bursaspor maçı/#2357486)

    çünkü benim için söz konusu galatasaray'sa gerisi teferruattır. para kazanmak bir amaç değil araçtır. galatasaray ise hayatın kendisidir, aşktır. ben aşkımı ve hayatımı yaşamak için para kazanıyorum. bunu yapamayacaksam para kazanmanın bir anlamı yok. ayrıca şımarık şirket sahiplerine iş yerinden önemli şeyler olduğunu ve aciliyeti yoksa toplantıların iş saatlerinde yapılması gerektiğini hatırlatmak da çalışanların görevidir.

    sanmayın ki yönetici oldum, tuzum kuru diye böyle davranıyorum. 5 sene önce mühendis olarak çalışıyorken de durum şöyleydi:

    (bkz: 11 aralık 2013 galatasaray juventus maçı/#2142741)

    merak etmeyin işler hallolur. doğru organize edildiğinde her şeye mesai saatleri içinde yetişilir. zaten mesai saatleri de ayrı bir ezberdir. 8:00-17:00 çalışmak gereksiz bir klişedir. işler o kadar uzun sürüyorsa esas o zaman problem var, verimsiz çalışılıyor demektir. mühim olan işi verimli ve doğru yapmak, hayatı ise sevdiklerinizle geçirmektir. hiç bir iş sevdiklerimizden önemli olamaz.

    not: maç günü düğünü olan, sevgilisiyle bir şey kutlayan, evlilik yıl dönümüne denk gelenler... bunları da basitçe organize edip maçı kaçırmamak mümkün. sen risk yönetimi yapmayıp nikahı derbi gününe çakıştırıyorsan ben ne yapayım? :)