• 1
    var böyle bir şey.

    özellikle internetin ve sosyal medyanın hayatlarımızın vazgeçilmezleri arasına girmesi sonrası daha da belirgin şekilde gözlemlenen bir vaka-i hayriye vaziyeti. galatasaray'ın türk futbolundaki en büyük evrensel değer oluşu, markanın yurt dışındaki bilinirliği, "batıya açılan pencere" temelleri bu durumun en önemli dayanakları belki de.

    bi' düşünün yeniden eskiye doğru takımımızda forma giymiş yabancı futbolcuları; maddi açıdan anlaşmazlık yaşayan gomis'inden yönetimle uyuşamayan sneijder'e, podolski'sinden elmander'e, drogba'sından kewell'a, kiralık olarak bizimle olsa da bizden biri olan onyekuru'dan adımıza fas ekolünü başlatan amrabat'a, muhtemelen türk futbolunda tutunabilmiş tek ispanyol olan riera'dan bir galatasaray efsanesi olan melo'ya... bruma'sı, keita'sı, rodrigues'i...

    açıkçası bu aidiyet hissiyatına tarafsız olarak yaklaşamadığım için, "her takım taraftarı aynı şeyi düşünüyordur kendi futbolcusu adına" diyordum fakat dün fenerbahçeli bir dostum, "hacı sizin yabancılar size bağlanıyor, ondan da başarılısınız"a getirince lafı dillendirmek istedim. demek ki dışarıdan da böyle görünüyor. ^^

    çok mu çok güzeliz.